‹ Ana sayfa
Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2023/5295 K.2024/1501

Esas No: 2023/5295 · Karar No: 2024/1501 · Karar Tarihi: 14.03.2024
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/5295
Karar No: 2024/1501

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Güvenlik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle sözü edilen faturalara konu indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Haziran ila Ağustos, Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce hakkında sahte belge düzenleme yönünden inceleme başlatılan davacı tarafından, inceleme devam ederken sözü edilen Kanun kapsamında vergi artırım talebinde bulunulduğu, davalı idarece, inceleme devam ettiğinden bahisle talebin reddedildiği, söz konusu inceleme sonucunda tanzim edilen 04/02/2020 tarihli vergi tekniği raporunda sahte belge düzenleme fiili yönünden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, sahte belge kullanma yönünden vergi inceleme raporu düzenleneceği ve 7143 sayılı Kanun Genel Tebliğinin V-E-6-f-fç bölümünde belirtilen açıklamalara göre işlem tesis edilmesi gerektiği tespitlerine yer verildiği, bunun üzerine davalı idarece sahte belge kullanma yönünden düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca dava konusu tarhiyatın yapıldığı ve özel usulsüzlük cezalarının kesildiği ve buna ilişkin ihbarnamelerin 06/09/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, 15/09/2020 tarihinde ise anılan Genel Tebliğin ilgili bendi uyarınca bir ay içerisinde vergi artırımında bulunulabileceğine ilişkin yazının tebliğ edildiği, davacı tarafından 19/09/2020 tarihinde vergi artırımında bulunulduğu olayda, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan sahte belge düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi üzerine öncelikle bu durumun tespitine ilişkin raporun tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde 7143 sayılı Kanun kapsamında vergi artırım talebinde bulunulabileceğine ilişkin yazı tebliğ edilerek davacıya vergi artırım hakkı tanınması ve eğer artırım talebinde bulunulmaz ise ilgili dönemler için tarhiyat yapılması gerekirken, 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrası ve Genel Tebliğinin V-E-6-f-fç bendinde öngörülen usul aşılarak vergi artırım hakkı tanınmadan ilgili dönemler için sahte belge kullanma fiili tespiti nedeniyle tarhiyat yapılmasında ve özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?