‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku

Danıştay 3. Daire E.2023/3196 K.2024/4480

Esas No: 2023/3196 · Karar No: 2024/4480 · Karar Tarihi: 01.07.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/3196
Karar No : 2024/4480

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
2-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...


**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının vergi borçlarını ödemediğinden bahisle banka hesaplarına uygulanan hacizlerin,... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılmasına karşın banka hesabından çekilen paradan 1.397,50-TL’nin iade edilmemesi nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle 12.500,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının banka hesaplarına 2010 ila 2012 yıllarında uygulanan hacizleri kaldıran... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen itiraz başvurusu, ... Bölge İdare Mahkemesi ...Kurulunca ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedilerek Mahkeme kararının kesinleştiği buna rağmen haczedilen emekli maaşının, 1.397,50-TL'lik kısmının vergi borçlarına mahsup edildiği, kalan kısmının ise 29/05/2012 tarihinde davacıya iade edildiği hususunda hiçbir çekişmenin bulunmadığı olayda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 1. fıkrası uyarınca esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hükme bağlandığından davacının 12.500,00-TL maddi tazminat isteminin 1.397,50-TL'lik kısmının kabulü gerektiği, manevi tazminat isteminin ise 5.000,00-TL kısmının tazmini gerektiği gerekçesiyle 1.397,50-TL maddi, 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiş, maddi tazminat isteminin 11.102,50 TL'lik kısmı ile manevi tazminat isteminin 195.000,00-TL'lik kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının, davacıya, 1.397,50-TL maddi, 5.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davalı idarenin avukat aracılığıyla temsil edildiği davada, davanın kısmen reddine karar verildiği halde, idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gibi vekil arayıcılığıyla temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından Vergi Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti kaldırılmış davalı idare lehine 2.270,00-TL vekalet ücreti hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, tazminat ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için bir zararın meydana gelmesi gerektiği, zararın meydana gelmemesi durumunda hukuki olarak sorumluluğun da bulunmayacağı nitekim Danıştay Sekizinci Dairesinin 18/11/1997 tarih ve E:1995/376, K:1997/3431 sayılı kararında idarenin tazminata hükmedilebilmesi için zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağının bulunmasıyla birlikte zararın da somut bir şekilde gerçekleşmiş olmasının gerektiğinin hüküm altına alındığı, öte yandan, idare hukukundaki hakim ilkelere göre genel olarak manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fiziksel yapısını zedeleyen, yaşama gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi yahut kişinin şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş olmasının gerektiği gibi manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak da kullanılamayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?