‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku

Danıştay 3. Daire E.2022/1199 K.2023/6589

Esas No: 2022/1199 · Karar No: 2023/6589 · Karar Tarihi: 29.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1199
Karar No : 2023/6589

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının araçlarına ve banka hesaplarına, kanuni temsilcisi olduğu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 2012 yılına ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının 1. ve 3. bent hükümleri gereğince alınan ihtiyati haciz kararına dayanılarak uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, araçları ile banka hesaplarına uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması amacıyla 25/07/2017 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvurulduğu, başvurunun reddi üzerine bu işlemin iptali istemiyle açılan davada ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, söz konusu işlemin yargısal denetimi yapılarak ihtiyati hacizlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara yöneltilen istinaf başvurusunun ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve temyiz yoluna başvurulmadığından kararın kesinleştiği, daha sonra davacı tarafından, araçları ile banka hesaplarına uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması amacıyla 18/01/2021 tarihli dilekçeyle yeniden davalı idareye başvuru yapıldığı, bu başvurunun ... tarih ve ... sayılı işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, dava konusu ihtiyati haciz işleminin kaldırılması istemiyle daha önce İstanbul 1. Vergi Mahkemesinde açılan davanın, uyuşmazlığın esası incelenerek reddedildiği dolayısıyla dava konusu işlemin yargısal denetiminin daha önce yapıldığı dikkate alındığında dava konusu işlemin hukuki denetiminin en baştan itibaren değil, .... Vergi Mahkemesi kararından sonra ihtiyati hacizleri hukuka aykırı hâle getiren yeni bir hukuki durumun ortaya çıkıp çıkmadığı yönünden incelenebileceği, davacı tarafından ileri sürülen iddialar incelendiğinde ise iddiaların ilk yargılamada ileri sürülen iddialarla aynı mahiyette olduğu, diğer bir ifadeyle yeni bir hukuki durumun bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu ihtiyati hacizlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin ancak kesinleşen ve tüzel kişiliğin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından dolayı sorumlu tutulabilecekleri ve haklarında şirket borçlarıyla ilgili olarak ancak bu aşamada ihtiyati haciz gibi kamu alacağının korunmasına ilişkin bir işlemin uygulanabileceği dikkate alındığında, davacı hakkında, kanuni temsilcisi olduğu şirket tüzel kişiliğinin vergi borçları nedeniyle uygulanan ihtiyati haciz işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ihtiyati hacizler kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında uygulanan ihtiyati hacizleri hukuka aykırı hâle getiren yeni bir hukuki durumun bulunmadığı, davacı iddialarının, .... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında ileri sürülen iddialarla aynı olduğu, sözü edilen dosya ile işbu davanın, tarafları ve konusu aynı olduğundan ve ihtilaf konusu işlem hakkında kesin hüküm bulunduğundan Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanundaki Terimler" başlıklı 3. maddesinde; kamu borçlusu teriminin, kamu alacağını ödemek zorunda olan gerçek veya tüzel kişiler yanında kişilerin kanuni temsilcileri, mirasçıları vergi mükellefleri, vergi sorumluları, kefil ve yabancı şahıs kuruluşların temsilcilerini ifade ettiği açıktır. Buna göre ihtiyati haciz kararının muhatabı kamu borçlusudur. İhtiyati haciz işlemi de amme alacağının korunması amacına yönelik bir işlem olduğundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında şirket kanuni temsilcilerinin ihtiyati haciz aşamasından sorumlu tutulmalarında yasal bir engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılan hallerden birisinin varlığı halinde, asıl amme borçlusu şirketin kanuni temsilcisi hakkında ihtiyati haciz uygulanabileceği sonucuna ulaşılmakla, temyiz isteminin esasının diğer yönlerden incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X)-KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesinin ilk fıkrasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirlenen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği; 13. maddede ihtiyati haczin, maddede sayılan hallerden herhangi birinin mevcudiyeti halinde hiçbir müddette mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla derhal tatbik edileceği belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde; tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde de amme borçlusu teriminin; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısların yanında bunların kanuni temsilcilerini de ifade edeceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, tahsil aşamasında şirket borçlarından sorumlu tutulabilecek olan kanuni temsilciler, şirket borçlarından ihtiyati haciz aşamasında da sorumlu tutulabileceklerinden dava konusu ihtiyati haciz işleminde bu yönden hukuka aykırılık bulunmadığı görüşüyle, temyiz isteminin esasının diğer yönlerden incelenmesi gerektiği oyuyla Daire Kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?