Danıştay3. DaireTicaret Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2021/3797 K.2023/2036
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3797
Karar No : 2023/2036
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu … İthalat ve İhracat Limited Şirketi'nden alınamayan 2010, 2011, 2013 ila 2017 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla araçları üzerine uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağını oluşturan … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin, davacının Mernis adresinde 25/07/2019 tarihinde tebliğine çalışıldığı, söz konusu adresin kapalı olması nedeniyle iade edildiği, 15/08/2019 tarihinde ikinci tebligatın da aynı sebeple yapılamaması üzerine kapıya tebligat pusulası yapıştırılmak suretiyle usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı ve dava açılmadığı anlaşıldığından, kamu alacağının tahsili amacıyla davacının araçlarına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu haczin dayanağını oluşturan ödeme emirlerinin kendisine tebliğ edilmediği, asıl borçlu şirket tarafından tür değişikliğine gidildiğinden öncelikle yeni şirket hakkında takibin yapılması gerektiği, borca yetecek kadar malvarlığı bulunduğu halde asıl borçlu şirketin malvarlığı araştırılmaksızın uygulanan haczin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … -TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
Sözü edilen düzenlemeye göre, kısmen veya tamamen tahsil imkansızlığı koşulu şirketin tahakkuk eden borcu vadesinde ödememesi nedeniyle cebren takip edilmesinden sonra alacağın tahsili olanaklı malı, hak ve alacağı bulunmaması yahut kamu alacağını tahsile yetersiz kalmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla kanuni temsilcinin şirket borcundan sorumlu tutulabilmesi için kamu alacağının şirket varlığından kısmen veya tamamen tahsil olanağı kalmadığının saptanması ve borcun ilişkin bulunduğu vergilendirme döneminde ilgilinin kanuni temsilci sıfatını taşıması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idare tarafından asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucu şirket mal varlığının bulunmadığından bahisle takibatın sonuçsuz kaldığı belirtilmiş ise de davacı tarafından asıl borçlu şirketin borca yetecek miktarda fabrika binasının ve malvarlığının bulunduğu iddia edildiğinden bu hususun araştırılarak karar verilmesi gerektiği görüşüyle davacı temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3797
Karar No : 2023/2036
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu … İthalat ve İhracat Limited Şirketi'nden alınamayan 2010, 2011, 2013 ila 2017 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla araçları üzerine uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağını oluşturan … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin, davacının Mernis adresinde 25/07/2019 tarihinde tebliğine çalışıldığı, söz konusu adresin kapalı olması nedeniyle iade edildiği, 15/08/2019 tarihinde ikinci tebligatın da aynı sebeple yapılamaması üzerine kapıya tebligat pusulası yapıştırılmak suretiyle usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı ve dava açılmadığı anlaşıldığından, kamu alacağının tahsili amacıyla davacının araçlarına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu haczin dayanağını oluşturan ödeme emirlerinin kendisine tebliğ edilmediği, asıl borçlu şirket tarafından tür değişikliğine gidildiğinden öncelikle yeni şirket hakkında takibin yapılması gerektiği, borca yetecek kadar malvarlığı bulunduğu halde asıl borçlu şirketin malvarlığı araştırılmaksızın uygulanan haczin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … -TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
Sözü edilen düzenlemeye göre, kısmen veya tamamen tahsil imkansızlığı koşulu şirketin tahakkuk eden borcu vadesinde ödememesi nedeniyle cebren takip edilmesinden sonra alacağın tahsili olanaklı malı, hak ve alacağı bulunmaması yahut kamu alacağını tahsile yetersiz kalmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla kanuni temsilcinin şirket borcundan sorumlu tutulabilmesi için kamu alacağının şirket varlığından kısmen veya tamamen tahsil olanağı kalmadığının saptanması ve borcun ilişkin bulunduğu vergilendirme döneminde ilgilinin kanuni temsilci sıfatını taşıması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idare tarafından asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucu şirket mal varlığının bulunmadığından bahisle takibatın sonuçsuz kaldığı belirtilmiş ise de davacı tarafından asıl borçlu şirketin borca yetecek miktarda fabrika binasının ve malvarlığının bulunduğu iddia edildiğinden bu hususun araştırılarak karar verilmesi gerektiği görüşüyle davacı temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.