‹ Ana sayfa
Danıştay 3. Daire Vergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2019/2256 K.2022/918

Esas No: 2019/2256 · Karar No: 2022/918 · Karar Tarihi: 07.03.2022
Özet: (1) Davacı, kanuni temsilciliği sona ermiş bir şirketin 2002 ve 2005 yıllarına ait kamu alacakları için düzenlenen ödeme emirlerinin iptalini ve bu alacakların tahsilini talep ederken, ödeme emirlerinin şirketin temsilciliği sona erdikten sonra yapılan defter ve belge ibraz etmeme ve form eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunu iddia etmiştir; (2) Danıştay 3. Daire, temyiz başvurularını usul ve hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle reddederek, Vergi Dava Dairesi kararını onamış ve ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2019/2256
Karar No: 2022/918

TEMYİZ EDENLER:1- (DAVACI) ...

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Tasfiye Halinde ... Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2002 ve 2005 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacağının davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket tüzel kişiliğinin 2002 yılına ait yasal defter ve belgelerinin, 2007 yılında incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan tarhiyattan kaynaklandığı, ... takip numaralı ödeme emrine konu edilen kamu alacağının ise söz konusu tarhiyata karşı açılan davada verilen mahkeme kararına istinaden düzenlenen (2) no'lu ihbarname içeriği gecikme zammına ve 2005 yılına ait Ba-Bs formlarının kanuni süresinde verilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu, şirketteki hisselerini devrederek şirketin kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı hususu 16/12/2005 tarihli ve 6454 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan davacının, kanuni temsilcilik görevi sona erdikten sonra gerçekleşen defter ve belge ibraz etmeme ile Ba-Bs formu vermeme eylemlerinden kaynaklanan kamu alacağından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiş, dosyaya sadece 26/03/2018 tarihinde vekaletname sunan dolayısıyla davaya katkısı bulunmadığı anlaşılan davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, sözü edilen hüküm ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2., 3., 5., 6. ve 15. maddelerinde düzenlemeler dikkate alındığında lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının ait olduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...... DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesinin kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ... TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/03/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?