‹ Ana sayfa
Danıştay 3. Daire Vergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2018/4595 K.2021/1506

Esas No: 2018/4595 · Karar No: 2021/1506 · Karar Tarihi: 23.03.2021
Özet: (1) Davacı, 2010‑2013 dönemlerinde sahte faturalar kullanarak katma değer vergisi indirimlerini görmezden gelmiş ve bu nedenle vergi müfettişliğinin kararına itiraz edip verdiği kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasını talep etti. (2) Danıştay, Vergi Dava Dairesi’nin kararının aleyhli hüküm fıkrasının bozulmasını, davacının harç ödemesini ve kararın ilgili taraflara tebliğini göz önünde bulundurarak oybirliğiyle kesin olarak onayladı.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2018/4595
Karar No: 2021/1506

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Nakliyat Turizm Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Malmüdürlüğü/…

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmesi nedeniyle sözü edilen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerin reddi suretiyle sonraki yıla devreden indirilebilecek katma değer vergisinin azaltıldığı da gözetilerek yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca takdir komisyonu kararına dayanılarak 2011 yılının Şubat ila Nisan, Ekim ve Kasım dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından takdir komisyonunca yasal defter ve belgelerinin istenilmediği, hakkında vergi incelemesi yapılmadan yalnızca vergi müfettişliğinden gelen bir yazıya dayanılarak karar verildiği iddia edilmiş ise de, Mahkemelerinin E:… esas sayılı dosyasında verilen ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacının 2009 ila 2013 dönemlerine ait defter ve belgelerinin 22/05/2014 tarihli defter ve belge isteme yazısı ile istenilmesi sonucu idarelerine sunulduğu ve sahte belge kullanımının davacının defter ve belgeleri üzerinden tespit edildiği anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmediği, dava konusu tarhiyatın önceki yıldan devreden indirilebilecek katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu 2010 yılının Eylül ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ve tekerrür nedeniyle artırılarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla tarhiyat yönünden dava reddedildiğinden bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık görülmediği, 2012 yılı için kesilen ve 03/06/2013 tarihinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ise kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Takdir komisyonunun katma değer vergisi indirimlerini reddetme ve beyanları düzeltme yetkisinin bulunmadığı, takdir komisyonu kararı ekinde vergi inceleme raporları tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı, mal alışlarının tamamının gerçek olduğu, faturaların sahteliğinin somut olarak ortaya konulamadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacının kaçak akaryakıt organizasyonu dahilinde elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığının somut olarak saptandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 23/03/2021 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?