Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2001/762 K.2002/1786
Özet: Davacı, serbest bölgede vergi muafiyeti bulunan bir limited şirketten aldığı kar payının menkul sermaye iradı olarak kabul edilip 1998 yılına ilişkin gelir vergisi ve fon payının tahakkuk ettirilmesine itiraz etti. Danıştay Üçüncü Dairesi, kar payının menkul sermaye iradı olduğu ve vergilendirilmesinin yasal olduğuna hükmederek temyiz isteğini reddetti, kararını onadı.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2001/762
Karar No: 2002/1786
Temyiz Eden : …
Karşı Taraf : Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü-İZMİR
İstemin Özeti : Davacının, … faaliyette bulunan …. Limited Şirketi'nden elde ettiği kar payının menkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi sonucu 1998 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verdiği gelir vergisi beyannamesi üzerinden adına tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve fon payına karşı açılan davayı; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 6'ncı maddesinde serbest bölgelerin gümrük hattı dışında sayılacağının, bu bölgelerde vergi, resim, harç, gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağının, Türkiye'deki tam ve dar mükellef gerçek ve tüzel kişilerin serbest bölgedeki faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazanç ve iratların, Türkiye'nin diğer yerlerine getirildiğinin kambiyo mevzuatına göre tevsiki halinde de, gelir ve kurumlar vergilerinden muaf olacağının hükme bağlandığı, bu hükme göre gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin serbest bölgelerdeki faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç ve iratlar gelir ve kurumlar vergisine tabi olmamakla birlikte, kurumlar açısından serbest bölgedeki faaliyetlerden sağlanan kazanç ve iratların ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde, bu kar payını elde eden ortaklar açısından serbest bölgede elde edilen bir kazanç veya irat olmaktan çıkıp, Gelir Vergisi Kanunu'na göre beyanı gereken menkul sermaye iradı olduğu görüldüğünden tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve fon payında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden … Vergi Mahkemesinin …gün ve E:…, K:… sayılı kararının; kurumlar vergisine tabi olmayan şirketin dağıttığı kar payı nedeniyle ortağının da vergilendirilmemesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Savcı : …
Düşüncesi : Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin serbest bölgelerdeki faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç ve iratlar gelir ve kurumlar vergisine tabi olmamakla birlikte kurumlar açısından serbest bölgedeki faaliyetlerden sağlanan kazanç ve iratların ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde, kar payını elde eden ortaklar açısından serbest bölgede elde edilen bir kazanç veya irat olmaktan çıkıp gelir vergisi kanununa göre beyanı gereken bir menkul sermaye iradı olduğu kabul edilmiştir.
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca temyizen incelenen dosyalarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay'ın kararına bağlı olup, temyiz isteminde bulunan davacının duruşma talebinin yerine getirilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varıldığından dosya incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nisbi harç alınmasına, 1.5.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2001/762
Karar No: 2002/1786
Temyiz Eden : …
Karşı Taraf : Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü-İZMİR
İstemin Özeti : Davacının, … faaliyette bulunan …. Limited Şirketi'nden elde ettiği kar payının menkul sermaye iradı olarak kabul edilmesi sonucu 1998 yılına ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verdiği gelir vergisi beyannamesi üzerinden adına tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve fon payına karşı açılan davayı; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 6'ncı maddesinde serbest bölgelerin gümrük hattı dışında sayılacağının, bu bölgelerde vergi, resim, harç, gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağının, Türkiye'deki tam ve dar mükellef gerçek ve tüzel kişilerin serbest bölgedeki faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazanç ve iratların, Türkiye'nin diğer yerlerine getirildiğinin kambiyo mevzuatına göre tevsiki halinde de, gelir ve kurumlar vergilerinden muaf olacağının hükme bağlandığı, bu hükme göre gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin serbest bölgelerdeki faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç ve iratlar gelir ve kurumlar vergisine tabi olmamakla birlikte, kurumlar açısından serbest bölgedeki faaliyetlerden sağlanan kazanç ve iratların ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde, bu kar payını elde eden ortaklar açısından serbest bölgede elde edilen bir kazanç veya irat olmaktan çıkıp, Gelir Vergisi Kanunu'na göre beyanı gereken menkul sermaye iradı olduğu görüldüğünden tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve fon payında yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden … Vergi Mahkemesinin …gün ve E:…, K:… sayılı kararının; kurumlar vergisine tabi olmayan şirketin dağıttığı kar payı nedeniyle ortağının da vergilendirilmemesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istemidir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Savcı : …
Düşüncesi : Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin serbest bölgelerdeki faaliyetlerinden elde ettikleri kazanç ve iratlar gelir ve kurumlar vergisine tabi olmamakla birlikte kurumlar açısından serbest bölgedeki faaliyetlerden sağlanan kazanç ve iratların ortaklara kar payı olarak dağıtılması halinde, kar payını elde eden ortaklar açısından serbest bölgede elde edilen bir kazanç veya irat olmaktan çıkıp gelir vergisi kanununa göre beyanı gereken bir menkul sermaye iradı olduğu kabul edilmiştir.
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca temyizen incelenen dosyalarda duruşma yapılması tarafların istemine ve Danıştay'ın kararına bağlı olup, temyiz isteminde bulunan davacının duruşma talebinin yerine getirilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varıldığından dosya incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nisbi harç alınmasına, 1.5.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.