Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2000/231 K.2001/2552
Özet: 1) Davacı kurumun, 1997 yılı için altı bağımsız daireyi gerçek satış değerinin altında fatura ederek kurumlar vergisi ve fon payı açısından usulsüz beyan yaptığı iddiasıyla açılan vergi tarhı davası; satış fiyatının düşük gösterilmesi, maliyet bedelinin doğru tespiti ve emsal fiyat uygulamasının usulüne uygunluğu tartışıldı. 2) Danıştay Üçüncü Dairesi, temyiz dilekçesindeki iddiaların kararı bozmaya yetmediğine hükmederek temyiz istemini reddetti ve Vergi Mahkemesi kararını onaylayarak tarhiyatın yürürlükte kalmasına karar verdi.
T.C. D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİREEsas No: 2000/231Karar No: 2001/2552 Temyiz Eden : Kalekapı Vergi Dairesi Müdürlüğü - ANTALYA Karşı Taraf : … İstemin Özeti : Arsa payı karşılığı inşaat taahhüdünde bulunan davacı kurumun 1993 yılında inşaına başlayarak tamamladığı site inşaatının bir blokunda kendisine kalan altı bağımsız bölümü satan ancak, gerçek satış fiyatının altında kalan değerler üzerinden fatura düzenleyerek kazancını noksan beyan ettiği saptanan davacı kurum adına 1997 yılı için re'sen salınan ağır kusur cezalı kurumlar vergisi ile fon payına karşı açılan davada; defter ve belgelerin ihticaca salih olmadığından bahsedebilmek için usulsüzlük, noksanlık ve karışıklığa ilişkin sebeplerin açıkca ortaya konulması gerektiği, olayda bu yönde yapılmış bir tespit bulunmadığından re'sen tarh sebebinin oluşmadığı, öte yandan inceleme elemanınca emsal bedeli belirlenirken ortalama fiyat ve maliyet bedeli esası uygulanmadan doğrudan takdir esasının uygulandığı ancak, dairelerin maliyetinin davacının defter ve belgelerinden tespit edildiğinin de sabit olduğu, vergi kanunlarında maliyet bedeline yeniden değerleme oranı uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle defter kayıtlarındaki maliyet bedeli ile dairelerin faturalardaki satış bedelleri karşılaştırılarak bir değerlendirme yapılması gerekirken bu yola gidilmeden olayla ilgisi bulunmayan emlak komisyoncusu ifadeleri ve nitelikleri ile konumu farklı dairelerin emsal alınmasında ve takdir komisyonunca somut veriler ortaya konulmadan emsal bedel tespitinde kanuna uygunluk görülmediği gerekçesiyle tarhiyatı kaldıran … Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararının; tarhiyatın inceleme raporunda yer alan tespitlere dayandığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı : … Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Vergi Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 26.6.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi. X- K A R Ş I O Y: Gerçek tahsilatı yansıtması koşuluyla fatura nizamına ilişkin Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun düzenlenmiş hasılat faturaları kanıt oluşturur. Bu niteliklerden herhangi birini taşımayan faturaların gerçek tahsilatı yansıttığının yükümlüler tarafından kanıtlanması gerekir. Diğer yönden, ekonomik, teknik ve ticari gereklere uygun düşmeyen durumların da bunlara dayananlarca kanıtlanması, Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesi gereğidir. Davacı kurumun, birini paydaşına olmak üzere sattığı altı bağımsız bölümün satış değerini düşük gösterdiği, inceleme raporu, fatura tutarları ve ekonomik gerçeklerden açıkca anlaşılmaktadır. Bu durumda vergi mahkemesince, tarh matrahının miktarı yönünden gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tarhiyatın kaldırılması hukuka uygun düşmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerektiği görüşüyle, temyiz isteminin reddi yolundaki karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.