‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2024/5053 K.2024/6422

Esas No: 2024/5053 · Karar No: 2024/6422 · Karar Tarihi: 26.12.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/5053
Karar No : 2024/6422

**DAVACI:** ...

**DAVALI:** ... Genel Komutanlığı

İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından; Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Eğitim Merkezi Komutanlığı Eğitim - Öğretim Yönetmeliği'nin 25. maddesinin, 1. ve 4. fıkralarının; 26. maddesinin 1, 2 , 5, 6, ve 8. fıkralarının; 28. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13/A maddesinin 13. fıkrasının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi ...'nun açıklamaları dinlenildikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**


**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa'nın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı 152. maddesinde;"Bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Mahkeme, Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara bağlanır..." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar olarak tanımlanmış; 3. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 7. maddesinin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin 3/g bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1/d bendinde de, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kuralları yer almış; aynı maddenin 5. bendinde ise, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda metnine yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2/b bendi uyarınca; davacı tarafından, davanın konusu ve sebeplerinin, dayanaklarıyla birlikte, belirgin bir biçimde ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması zorunlu olup, uyuşmazlığın, ancak bu şekilde yargı yerlerince hukuki irdelemesinin yapılmasından sonra hükme bağlanabileceği tartışmasızdır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılık ilkesi olduğundan, iptali istenen idarî işlemle sınırlı inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilmesi için hangi işlemlerin iptalinin istendiğinin ilgilisi tarafından net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Öte yandan, düzenleyici işlemin yürürlük tarihinin üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra o işlemin iptali istemiyle dava açılabilmesi için düzenleyici işlemin ilgilisine yönelik tesis edilen bir uygulama işleminin bulunması gerekmektedir. Bu durumda ilgilinin, sadece düzenleyici işlem veya uygulama işlemi yahut her ikisi aleyhine birden dava açması mümkün olabilecektir.
Hatırlanması gereken bir diğer husus da mahkemenin uyuşmazlığa uygulanacak hükmü Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakması gerektiği, kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılık iddiasının ancak Anayasa Mahkemesince karara bağlanabileceği hususudur.
Dava dilekçesi ile dilekçe ekinde sunulan ve davacının davalı idareye yaptığı başvuruların cevabı olduğu anlaşılan Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı yazılarından, davacının anılan akademide öğrenci iken yeterlilik sınavında başarısız olması nedeniyle okulla ilişiğinin kesildiği, sınav sonuçlarının ilan edilmemesi nedeniyle sınav sonucunu öğrenemediği ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu hükümleri çerçevesinde davalı idareye çeşitli başvurular yaptığı, okulla ilişiğinin kesilmesine neden olan Yönetmelik hükümleri ile birlikte Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13/A maddesinin 13. fıkrasını da dava konusu ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın net bir şekilde anlaşılabilmesi için davacı tarafından uyuşmazlığın doğumuna sebep olan sürecin açıklanması, davacıyı Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Eğitim Merkezi Komutanlığı Eğitim Öğretim Yönetmeliği hükümlerinin iptali istemine yönelten uygulama işleminin bir örneği de sunulmak suretiyle bu işlemin de dava konusu edilip edilmediğinin belirtilmesi ve dava konusu ediliyorsa sebeplerinin açıklanması, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu bakımından ise Anayasa'ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması talebinde bulunulup bulunulmadığı netleştirildikten sonra, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Eğitim Merkezi Komutanlığı Eğitim Öğretim Yönetmeliği'nin iptali istenen hükümlerinin hem konu, hem açıklamalar, hem de sonuç kısmında ve her üç kısım birbirleri ile tutarlı olacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde belirtilmesi ve her bir madde yönünden hukuka aykırılık sebeplerinin açıklanması suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde, aynı Kanun'un 3. maddesine uygun şekilde düzenlenerek, noksanları tamamlandıktan sonra, dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştayda yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DİLEKÇENİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 15/5. maddesi hükmüne göre, dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde, davanın reddedileceğinin davacıya tebliğine,
3. Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına,
4. Davanın yenilenmemesi durumunda, adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle alınmamış olan yargılama giderinin davacıdan tahsili için kararın kesinleşmesini müteakip ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?