Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2023/2669 K.2023/5463
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2669
Karar No : 2023/5463
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...adına ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı ...Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta olan davacının, aynı Genel Müdürlük emrinde ... kadrosuna (... görev yapmak üzere) atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, işlemin 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği belirtilmekte ise de, davacının öğrenimi, geçmiş hizmetleri ve bu görevlerin niteliği değerlendirildiğinde, daire başkanlığı görevine atanmadan önce 17 yıl hizmeti bulunduğu, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevinden alınmasını gerektirecek bir fiili, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunduğu yönünde bir tespitin, daire başkanlığı görevinden alınıp hiyerarşik bakımdan daha alt bir görev olan şube müdürlüğüne atanmasını gerektiren hukuken geçerli herhangi bir somut sebebin veya hakkında yürütülen adli/idari soruşturma bulunduğu hususunda herhangi bir beyan yahut bilginin dava dosyasında mevcut olmadığı, ayrıca yine yürütmekte olduğu görev alanıyla ilgili olarak çok sayıda sertifika ve belgelerinin olduğu hususları bütün olarak dikkate alındığında, salt takdir yetkisine dayanılarak bu görevden alınmasına ve şube müdürü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde gerek mevzuat gerekse Danıştay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında vurgulanan temel ilkeler bağlamında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; üst düzey kamu yöneticilerinin; kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle atama yapma ve görevden alma konusunda ise idareye takdir yetkisi tanınmış olduğu göz önüne alındığında ve idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı anlaşılmakla, kadro derecesi de korunmak suretiyle davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; daire başkanlığı görevinden alınıp şube müdürü kadrosuna atanmasında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı, daire başkanı olarak görev yapmış olduğu dönemde herhangi bir disiplin cezası almadığı, kariyer ve liyakat bakımından yetersiz olduğuna dair herhangi bir tespitin ya da yetkili makamdan görevden alınması veya görev yerinin değiştirilmesi hususunda resmi bir yazının bulunmadığı; daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek objektif hiçbir neden gösterilmediği, görevini başarılı bir şekilde yürüttüğü halde idarece, takdir yetkisinin hizmet gereklerine aykırı bir şekilde keyfi olarak kullanıldığı; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş tercih ve takdir hakkı bulunduğu, idarenin bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı; daire başkanlığı görevine devam etmekte iken davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı inceleme/soruşturma raporunda, disiplin yönünden "aylıktan kesme cezası" ile tecziye edilmesi ve idari yönden ise daire başkanlığı görevinden alınarak durumuna uygun bir kadroya atanması yolunda teklifte bulunulduğu; dava konusu işlemin hukuka ve usule uygun olarak tesis edildiği, temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2669
Karar No : 2023/5463
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...adına ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) :... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı ...Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta olan davacının, aynı Genel Müdürlük emrinde ... kadrosuna (... görev yapmak üzere) atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, işlemin 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği belirtilmekte ise de, davacının öğrenimi, geçmiş hizmetleri ve bu görevlerin niteliği değerlendirildiğinde, daire başkanlığı görevine atanmadan önce 17 yıl hizmeti bulunduğu, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevlerde belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevinden alınmasını gerektirecek bir fiili, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunduğu yönünde bir tespitin, daire başkanlığı görevinden alınıp hiyerarşik bakımdan daha alt bir görev olan şube müdürlüğüne atanmasını gerektiren hukuken geçerli herhangi bir somut sebebin veya hakkında yürütülen adli/idari soruşturma bulunduğu hususunda herhangi bir beyan yahut bilginin dava dosyasında mevcut olmadığı, ayrıca yine yürütmekte olduğu görev alanıyla ilgili olarak çok sayıda sertifika ve belgelerinin olduğu hususları bütün olarak dikkate alındığında, salt takdir yetkisine dayanılarak bu görevden alınmasına ve şube müdürü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde gerek mevzuat gerekse Danıştay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında vurgulanan temel ilkeler bağlamında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle; dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; üst düzey kamu yöneticilerinin; kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle atama yapma ve görevden alma konusunda ise idareye takdir yetkisi tanınmış olduğu göz önüne alındığında ve idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı anlaşılmakla, kadro derecesi de korunmak suretiyle davacının daire başkanlığı görevinden alınarak, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak şube müdürü kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; daire başkanlığı görevinden alınıp şube müdürü kadrosuna atanmasında takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı, daire başkanı olarak görev yapmış olduğu dönemde herhangi bir disiplin cezası almadığı, kariyer ve liyakat bakımından yetersiz olduğuna dair herhangi bir tespitin ya da yetkili makamdan görevden alınması veya görev yerinin değiştirilmesi hususunda resmi bir yazının bulunmadığı; daire başkanlığı görevinden alınmasını gerektirecek objektif hiçbir neden gösterilmediği, görevini başarılı bir şekilde yürüttüğü halde idarece, takdir yetkisinin hizmet gereklerine aykırı bir şekilde keyfi olarak kullanıldığı; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş tercih ve takdir hakkı bulunduğu, idarenin bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararıyla zorlanamayacağı; daire başkanlığı görevine devam etmekte iken davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve... sayılı inceleme/soruşturma raporunda, disiplin yönünden "aylıktan kesme cezası" ile tecziye edilmesi ve idari yönden ise daire başkanlığı görevinden alınarak durumuna uygun bir kadroya atanması yolunda teklifte bulunulduğu; dava konusu işlemin hukuka ve usule uygun olarak tesis edildiği, temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.