‹ Ana sayfa
Danıştay2. DaireCeza Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2021/9307 K.2023/3397

Esas No: 2021/9307 · Karar No: 2023/3397 · Karar Tarihi: 13.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9307
Karar No : 2023/3397

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VASİSİ : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı

**VEKİLİ:** I. Hukuk Müşaviri Yrd. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi gereğince 18 kez ayrı ayrı meslekten çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; disiplin cezasına konu fiillerin işlendiği tarihte polis memuru olarak görev yapan davacının telekomünikasyon yoluyla önleme amaçlı istihbarat faaliyetleri ile ilgili olarak iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak, siyasi parti üyeleri ve çeşitli kurum ve kuruluşlarda görev yapan kamu görevlileri olmak üzere onsekiz farklı şahsın organize suç örgütü mensubu olarak gösterilerek, GSM hatları üzerinden iletişimlerine müdahale edilmesinde, istihbarat raporları düzenlemek suretiyle sorumluluğunun bulunduğunun, hakkında yapılan disiplin soruşturması ile tespit edildiğinin görüldüğü; her ne kadar davacı tarafından, yapılan işlemlerin 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesi kapsamında yapıldığı ileri sürülmekte ise de, söz konusu düzenlemenin amacının, kamu güvenliğinin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi olduğu, ilgililerin iletişimine müdahale edilmesine gerekçe olarak gösterilen ve ciddi bulunması halinde o kişiler hakkında adli soruşturma başlatılmasını gerektiren, organize suç örgütü üyeliği iddiasının somut kanıtlarla desteklenmesi gerekli olduğu halde, söz konusu iddia somut kanıtlarla desteklenmeksizin, yalnızca ilgili şube müdürlüğünde görevli personelin tasarrufu ile ilgililerin organize suç örgütü üyeliğinin mevcut olduğu yönünde raporlar hazırlandığı ve bu çerçeve içerisinde hakim kararlarının alınarak iletişimlere müdahale edildiği, örgüt üyeliği iddiasını destekleyen somut hiç bir vakıaya dayanılmaması karşısında, iletişime müdahalelerin hukuki dayanağının bulunmadığı, dolayısıyla isnat edilen fiillerin sabit olduğu; iletişime müdahale eyleminin, Anayasa'da ve ilgili uluslararası sözleşmelerde işaret edilen, özel hayatın gizliliğini ve haberleşme hürriyetini kısıtlayan meşru bir gerekçeye dayandırılamadığı da açık olduğundan, davacının onsekiz eylem için ayrı ayrı olmak üzere onsekiz kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin tesisine dayanak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı olan Emniyet Teşkilat Kanunu'nun ilgili maddesinin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, dayanaksız kalan Tüzüğe göre tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, soruşturmanın usulüne uygun olarak yapılmadığı, fiillerin zaman aşımına uğradığı, aynı fiiller nedeniyle birden çok meslekten çıkarma cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu iletişime müdahale faaliyetlerinden şube müdürünün sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan davacının temyiz istemine ilişkin olarak UYAP kayıtlarının incelenmesinden; ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davacının (sanığın) kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek suçlarından hapis cezası cezalandırılmasına karar verildiği; anılan karara yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … günlü günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?