‹ Ana sayfa
Danıştay 2. Daire İdare Hukuku Ceza Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2021/9105 K.2024/810

Esas No: 2021/9105 · Karar No: 2024/810 · Karar Tarihi: 13.02.2024
Özet: İşinde, Elazığ Polisi Disiplin Kurulu tarafından verilen 16 aylık uzun süreli durdurma cezasının, polis memurunun davranışının tazminat/yaralanma sebebiyle adil olmadığını iddia eden davacının temyiz yönelimiyle ilgili uyuşmazlık; mahkeme, “tüzüğün 15. maddesi uygulanmadan verilen bu cezanın hukuka aykırı” gerekçesiyle kararı bozalak şekilde, disiplin cezasının geçersiz olduğunu kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/9105
Karar No: 2024/810

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Valiliği

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; davacının, Elazığ ili, Alacakaya İlçe Emniyet Amirliğinde polis memuru olarak görev yapmakta iken işlediği fiilden dolayı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, anılan Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin Elazığ Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının görev yerinde nöbet tuttuğu sırada başka bir polis memuru ile aralarında yaşanan tartışma sonrasında, diğer polis memurunun davacıya telsiz fırlatması sonucunda yaralanması nedeniyle davacının olumsuz bir ruh haline büründüğü, bunun neticesi olarak da bir buhran geçirdiği kendi beyanlarından ve olaya tanık olan şahısların gerek soruşturma kapsamında gerekse Polis Merkezi Amirliği'nde verdikleri ifadelerden anlaşılmakta ise de, anılan ifadelerde davacının kendisini kaybetmişcesine silahını kafasına dayadığı, ayrıca üzerine gelmeleri durumunda arkadaşlarını ve amirini vuracağını söylediği yönündeki iddiaların, tereddüte yer vermeyecek şekilde açık ve net olarak belirtilmediği, davacıya isnat edilen eylemin esasen ispatlanamadığı ve suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğü, bu durumda davacının sicillerinin olumlu olması ve geçmişte hiç disiplin cezası almamış olması gözetilerek, Tüzüğün 15. maddesi de uygulanmaksızın verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının silahını kafasına dayadığı ve üzerine gelmeleri durumunda arkadaşlarını ve amirini vuracağını söylediğinin tanık beyanları ile sabit olduğu, polislik mesleğinin özelliği ve suçun niteliği göz önüne bulundurularak Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına gerek görülmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesi tarafından Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesine, anılan Daire tarafından da Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; Elazığ ili, Alacakaya İlçe Emniyet Amir Vekili Başkomiser M.K. tarafından tanzim edilen 17/10/2010 tarihli rapor üzerine başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen raporda, davacı hakkında "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak'' suçunun sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasının önerildiği, getirilen teklif doğrultusunda, mesleğin özelliği ve suçun niteliği göz önüne alındığında, aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarİ eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmü yer almaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde: "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak'' fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen Anayasal ve yasal düzenleme ile Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan "uygulanabilir" ibaresi birlikte değerlendirildiğinde, emniyet teşkilatı mensuplarının geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması halinde disiplin cezasına konu fiillerin karşılığı olan disiplin cezasından bir derece hafif cezanın verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, alt ceza verilmesi konusunda idarenin yargı kararıyla zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı açık olup, temyize konu kararın buna yönelik kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Esasen, İdare Mahkemesince davacıya isnat edilen eylemin ispatlanamadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunması nedeniyle, Tüzüğün 15. maddesinin nasıl uygulanacağına ilişkin hukuki denetim yapılmasına gerek bulunmamakta ise de, bu husus, temyize konu kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?