‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2021/7171 K.2023/2687

Esas No: 2021/7171 · Karar No: 2023/2687 · Karar Tarihi: 17.05.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7171
Karar No : 2023/2687

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği
.

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın gerekçesi değiştirilerek onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 05/06/2017 günlü, E:2016/16723, K:2017/16163 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Elazığ-Palu İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü emrinde görev yaptığı döneme ilişkin ek mal beyanında bulunmadığı gerekçesiyle hakkında tesis edilen Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4. maddesi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına dair ...günlü, ... sayılı İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesince; davacının mal varlığında değişiklik olmasına rağmen ilgili mevzuat uyarınca süresi içerisinde ek mal beyanında bulunmadığı görülmekle birlikte, süresi içerisinde mal bildiriminde bulunmama fiiline ilişkin tayin edilecek cezada bir alt cezanın uygulanması hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmakta ise de, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların takdir yetkisini kullanırken öncelikle ilgililerin bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerekmekte olup, uyuşmazlığa konu işlemde, fiilin işleniş şekli niteliği ve mesleğin özelliğine vurgu yapılarak bir alt cezanın uygulamasına gerek görülmediği şeklinde açıklama yapılmış ise de, söz konusu olayın niteliğine bakıldığında, davacının kasıtlı bir tavrı olmaksızın ihmali davranışı yüzünden fiilin vuku bulduğu ve geçmiş yıllara ilişkin sicillerinin çok iyi olduğu, bir alt cezanın uygulanması olanağı bulunmasına karşın değerlendirmeye alınmadığı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesince; İdare Mahkemesince, alt cezanın uygulanma imkanı varken uygulanmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş ise de, davacının mal beyanında bulunulması ihtarının ardından 30 gün içinde ek mal beyanında bulunduğu, bu sebeple de dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, işlemin iptali yolundaki mahkeme kararı sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunarak gerekçesi değiştirilerek onanmıştır.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının fiilinin bilgi ve belgelerle sabit bulunduğu ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararının düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Mal bildirimi” başlıklı 14. maddesinde “Devlet memurları, kendileriyle, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında, özel kanunda yazılı hükümler uyarınca, mal bildirimi verirler.” düzenlemesi yer almıştır.
657 sayılı Kanun'un 14. maddesinde bahsi geçen ve emniyet teşkilatı mensupları açısından da uygulanması gereken 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinde, bu kanun kapsamına giren görevlilerin, eşlerine ve velayeti altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile her biri ayrı olmak üzere para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynaklarının, borçları ve sebeplerinin mal bildiriminin konusunu teşkil edeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4 maddesinde yer alan, "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiilleri nedeniyle tesis edilmiş olup, karar düzeltme istemine konu kararda, mal bildiriminde bulunmadığı tespit edilen davacının, mal bildiriminde bulunması için davalı idarece 3628 sayılı Kanun'un 6 ve 10. maddesi hükümleri uyarınca ihtar edilmesi, ihtara rağmen otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmadığı takdirde disiplin cezası ile tecziye edilmesi gerektiğinden bahisle hüküm kurulduğu göz önüne alındığında, dava konusu disiplin suçunun manevi unsurunun ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.
Mal bildiriminde bulunmayı sağlayarak rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele etmek amacıyla yürürlüğe konulan 3628 sayılı Kanun'da, mal bildiriminde bulunacaklar, bildirimlerin konusu, zamanı, birden fazla mal bildiriminde bulunulması, bildirimin yenilenmesi, bildirimin verileceği merciler ve bildirimlerin gizliliğine ilişkin hususlara yer verilerek, mal bildirimine ilişkin esaslar belirlenmiş ise de, belirtilen sürelerde mal bildiriminde bulunulmaması hali için herhangi bir yaptırım öngörülmemiştir.
Anılan Kanun'da; gerçeğe aykırı bildirimde bulunma ve haksız mal edinme gibi, suçun manevi unsurları dikkate alınarak, hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülmüş; ayrıca, Kanun'la belirlenen sürelerde mal bildiriminde bulunmayanlara, bildirimde bulunması için ihtar edilmesine rağmen mal bildirimde bulunulmaması halinde de hapis cezası verileceği öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere; 3628 sayılı Kanun'da "suç" olarak kabul edilen eylemlerle (gerçeğe aykırı bildirimde bulunma, haksız mal edinme ve ihtara rağmen bildirimde bulunmama), Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4 maddesinde disipline aykırı davranış kabul edilen, "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" amaçları ve nitelikleri itibarıyla birbirinden tamamen farklı eylemlerdir.
Bu itibarla, 3628 sayılı Kanun'da düzenlenen ve suç sayılan eylemlere ilişkin manevi unsurların, uyuşmazlık konusu "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" eylemleri için de aranmasının hukuki dayanağı bulunmadığından, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesi'nin 05/06/2017 günlü, E:2016/16723, K:2017/16163 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Dava dosyasının incelenmesinden; halen Elazığ Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında, 20/03/2011 tarihinde edindiği aracını ek mal beyanı vermek suretiyle bildirmediğinden 09/03/2011 tarihinde tahkikata başlandığı, soruşturma neticesinde düzenlenen 23/12/2011 tarihli soruşturma raporuyla getirilen teklif doğrultusunda, davacının ''belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek'' fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4. maddesi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ve Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına gerek görülmemesine ilişkin İl Polis Disiplin Kurulunun ...günlü kararı üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.



**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4 maddesinde, "Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiili, 12 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda yer verilen Anayasal ve yasal düzenlemeler ile Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan "uygulanabilir" ibaresi birlikte değerlendirildiğinde, emniyet teşkilatı mensuplarının geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması halinde disiplin cezasına konu fiillerin karşılığı olan disiplin cezasından bir derece hafif cezanın verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, aksi durumun yerindelik denetimine sebep olacağı açıktır.
Dava konusu olayda; belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmadığı sabit olan davacıya verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmamakta olup, davacının geçmiş yıllara ilişkin sicilleri çok iyi olup bir alt cezanın uygulanması şartlarının oluştuğu halde alt ceza uygulaması yapılmadığından bahisle 12 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemin iptali yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 17/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?