Danıştay 2. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 2. Daire E.2021/6855 K.2024/1899
Özet: 1. Uyuşmazlık, çalışan bir polis memurunun asılsız ihbar mektupları göndererek Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’ne göre “hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem” yapması nedeniyle verilen 16 ay kısa süreli durdurma cezasının iptali yönünde açılmış bir temyiz davasında ortaya çıktı. 2. Danıştay 2. Daire Başkanlığı, İlk Derece İdare Mahkemesi’nin esasında davacının bu eylemlerinin disiplin suçunu oluşturduğunu belirterek verdiği kararı bozulmadığını, yargılamanın esası hâlinde kalmak üzere, temyiz kararını iptal edildiği yönünde karar verdi.
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6855
Karar No: 2024/1899
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava, Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan davacı tarafından; Van İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemde asılsız ihbar mektuplarını internet üzerinden gönderdiği, ihbar mektuplarını PTT üzerinden gönderen kişi ve kişinin kardeşi ile yakın ilişkisinin bulunduğu iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucunda "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay kısa süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacının, asılsız ihbar mektuplarını internet üzerinden gönderdiği; ihbar mektuplarını PTT üzerinden gönderen kişi ve kişinin kardeşi ile yakın ilişkisinin bulunduğunun düzenlenen soruşturma raporu kapsamında alınan ifadeler ve bilgi belgelerden anlaşıldığı; davacının sübut bulan eylemlerinin, hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işleme ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında beraat ettiği, Y.T. ve kardeşi S.T. ile tanışıyor olmasının asılsız ihbar mektuplarının gönderilmesinden haberi olduğu anlamına gelmeyeceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; Van ili, Süphan Mahallesindeki bir internet kafeden Van İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki (KOM) bazı personel ile ilgili ihbarların elektronik ortamdan çeşitli kurumlara gönderildiği, aynı şekilde benzer ihbarların mektup şeklinde de gönderildiği, söz konusu ihbarlar üzerine ilgili şahıslar hakkında soruşturma açıldığı, muhakkikin ceza tayinine mahal olmadığı ve dosyanın işlemden kaldırılması yönündeki teklifi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği; öte yandan, haklarında ihbar bulunan personelin ihbarı yapan şahıslardan şikayetçi olmaları üzerine soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturmada ihbar mektuplarının S.T. isimli şahıs tarafından gönderildiği, bu durumun S.T.'nin ifadesiyle de teyit edildiği; internet kafe sahibi A.G.'nin Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde ve teşhis tutanaklarında ihbarı yapan personelin davacı olduğunu belirttiği, ancak A.G.'nin ceza yargılamasındaki ifadesinde "Ben şu an huzurda bulunan sanık Süleyman Kundakçı'nın iddianamede bahsi geçen internet kafeye gelen polislerden olup olmadığını bilmiyorum. Çünkü o polisleri ben arkalarından gördüm. Dolayısıyla sanığın olup olmadığını bilmiyorum." dediği ve davacının iftira suçuna ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat ettiği, söz konusu beraat kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/6/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzük'ün 1. maddesiyle, bu Tüzük'ün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 7/B-1 maddesinde yer alan "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-b-2 maddesinde de, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve maddi olay birlikte incelendiğinde; olay ile ilgili olarak ifadesine başvurulan internet kafenin sahibi A.G.'nin ceza yargılamasında verdiği ifadesinde internet kafeye gelen polisleri kesin olarak tanıyamadığı, kendisine teşhis ettirilen şahısların daha önce internet kafeye gelen şahıslar olup olmadığından emin olamadığı; öte yandan, ihbar mektuplarını posta yoluyla ilgili kurumlara gönderen S.T.'nin kendisine mektupları veren kişinin "Kenan" isimli bir şahıs olduğunu ifadesinde belirttiği, davacının ceza yargılamasında beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği; tüm bu hususların değerlendirilmesi sonucunda davacının doğrudan veya dolaylı olarak ihbar mektuplarının gönderilmesi olayında dahli olduğunu gösterir somut delil elde edilemediği ve davacıya isnad edilen eylemin sübuta ermediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu, işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen... günlü; E:..., K:... sayılı temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/6855
Karar No: 2024/1899
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava, Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan davacı tarafından; Van İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemde asılsız ihbar mektuplarını internet üzerinden gönderdiği, ihbar mektuplarını PTT üzerinden gönderen kişi ve kişinin kardeşi ile yakın ilişkisinin bulunduğu iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturması sonucunda "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay kısa süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davacının, asılsız ihbar mektuplarını internet üzerinden gönderdiği; ihbar mektuplarını PTT üzerinden gönderen kişi ve kişinin kardeşi ile yakın ilişkisinin bulunduğunun düzenlenen soruşturma raporu kapsamında alınan ifadeler ve bilgi belgelerden anlaşıldığı; davacının sübut bulan eylemlerinin, hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işleme ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında beraat ettiği, Y.T. ve kardeşi S.T. ile tanışıyor olmasının asılsız ihbar mektuplarının gönderilmesinden haberi olduğu anlamına gelmeyeceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; Van ili, Süphan Mahallesindeki bir internet kafeden Van İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki (KOM) bazı personel ile ilgili ihbarların elektronik ortamdan çeşitli kurumlara gönderildiği, aynı şekilde benzer ihbarların mektup şeklinde de gönderildiği, söz konusu ihbarlar üzerine ilgili şahıslar hakkında soruşturma açıldığı, muhakkikin ceza tayinine mahal olmadığı ve dosyanın işlemden kaldırılması yönündeki teklifi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği; öte yandan, haklarında ihbar bulunan personelin ihbarı yapan şahıslardan şikayetçi olmaları üzerine soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturmada ihbar mektuplarının S.T. isimli şahıs tarafından gönderildiği, bu durumun S.T.'nin ifadesiyle de teyit edildiği; internet kafe sahibi A.G.'nin Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde ve teşhis tutanaklarında ihbarı yapan personelin davacı olduğunu belirttiği, ancak A.G.'nin ceza yargılamasındaki ifadesinde "Ben şu an huzurda bulunan sanık Süleyman Kundakçı'nın iddianamede bahsi geçen internet kafeye gelen polislerden olup olmadığını bilmiyorum. Çünkü o polisleri ben arkalarından gördüm. Dolayısıyla sanığın olup olmadığını bilmiyorum." dediği ve davacının iftira suçuna ilişkin olarak yapılan ceza yargılamasında ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat ettiği, söz konusu beraat kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/6/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzük'ün 1. maddesiyle, bu Tüzük'ün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 7/B-1 maddesinde yer alan "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-b-2 maddesinde de, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilinin, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Yargı yerlerince, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ilgilinin fiilinin sübut bulup bulmadığı, sübut bulmuş ise eylemine uyan disiplin cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmadığı tespit edilerek hukuki denetim yapılmaktadır.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler ve maddi olay birlikte incelendiğinde; olay ile ilgili olarak ifadesine başvurulan internet kafenin sahibi A.G.'nin ceza yargılamasında verdiği ifadesinde internet kafeye gelen polisleri kesin olarak tanıyamadığı, kendisine teşhis ettirilen şahısların daha önce internet kafeye gelen şahıslar olup olmadığından emin olamadığı; öte yandan, ihbar mektuplarını posta yoluyla ilgili kurumlara gönderen S.T.'nin kendisine mektupları veren kişinin "Kenan" isimli bir şahıs olduğunu ifadesinde belirttiği, davacının ceza yargılamasında beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği; tüm bu hususların değerlendirilmesi sonucunda davacının doğrudan veya dolaylı olarak ihbar mektuplarının gönderilmesi olayında dahli olduğunu gösterir somut delil elde edilemediği ve davacıya isnad edilen eylemin sübuta ermediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu, işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen... günlü; E:..., K:... sayılı temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.