Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/6229 K.2024/804
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanun2577 sayılı Kanun2577 sayılı İdari5271 sayılı Ceza2559 sayılı Polis2577 sayılı Kanun'
Özet: Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6229 E. , 2024/804 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6229 Karar No : 2024/804 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6229
Karar No : 2024/804
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Uşak İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "10 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Cinayet Büro Amirliği'ne davet edilen şahısla, büro içerisinde yapılan mülakat ve görüşme sırasında, şahsın saldırganlaşması üzerine polis memurlarınca etkisiz hale getirilmesi esnasında şahsın yaralandığı, davacının da aralarında bulunduğu polislerin gerekli önlemi almayarak şahsın yaralanmasına sebebiyet verdiklerinden bahisle yapılan soruşturma sonucunda dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler" başlıklı 90/4. maddesinde, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun 13/H maddesinde ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 7. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda dahi kelepçe takma zorunluluğu getirilmediği ve bu konuda durumun ciddiyetine göre kelepçe takıp takmama kararının güvenlik güçlerine bırakıldığı, şahsın ifadesinde, daha önceden tanıdığı bir komiser ile iki polis memurunun evine gelerek bir konuyla ilgili ifadesine başvurmak istediklerini söyledikleri, kelepçe takılmaksızın bürodaki odaya geldiğini beyan ettiği ve olayın meydana gelmesine kadar herhangi bir şüpheli durumun olmadığı da gözönüne alındığında, dava konusu uyuşmazlıkta davacının kelepçe takmama fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 13. maddesi uyarınca görevin yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama fiili olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan davacının maaşından kesilen tutarın, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacıdan yapılan kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, müştekinin ifadesinde, davacının darp ve cebir uygulamadığı, hakaret ve küfür etmediğini beyan ettiği, ancak yaralama olayının şüphelisi olarak şubeye getirilen ve geçmiş sabıka durumu hakkında her türlü bilgiye sahip olduğu halde, gerekli güvenlik önlemlerini almada ihmal gösterdiği ve bu suretle yaralanmasına neden olduğu sabit olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6229
Karar No : 2024/804
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Uşak İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "10 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Cinayet Büro Amirliği'ne davet edilen şahısla, büro içerisinde yapılan mülakat ve görüşme sırasında, şahsın saldırganlaşması üzerine polis memurlarınca etkisiz hale getirilmesi esnasında şahsın yaralandığı, davacının da aralarında bulunduğu polislerin gerekli önlemi almayarak şahsın yaralanmasına sebebiyet verdiklerinden bahisle yapılan soruşturma sonucunda dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler" başlıklı 90/4. maddesinde, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun 13/H maddesinde ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 7. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda dahi kelepçe takma zorunluluğu getirilmediği ve bu konuda durumun ciddiyetine göre kelepçe takıp takmama kararının güvenlik güçlerine bırakıldığı, şahsın ifadesinde, daha önceden tanıdığı bir komiser ile iki polis memurunun evine gelerek bir konuyla ilgili ifadesine başvurmak istediklerini söyledikleri, kelepçe takılmaksızın bürodaki odaya geldiğini beyan ettiği ve olayın meydana gelmesine kadar herhangi bir şüpheli durumun olmadığı da gözönüne alındığında, dava konusu uyuşmazlıkta davacının kelepçe takmama fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 13. maddesi uyarınca görevin yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama fiili olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan davacının maaşından kesilen tutarın, kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacıdan yapılan kesintinin, kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, müştekinin ifadesinde, davacının darp ve cebir uygulamadığı, hakaret ve küfür etmediğini beyan ettiği, ancak yaralama olayının şüphelisi olarak şubeye getirilen ve geçmiş sabıka durumu hakkında her türlü bilgiye sahip olduğu halde, gerekli güvenlik önlemlerini almada ihmal gösterdiği ve bu suretle yaralanmasına neden olduğu sabit olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.