Danıştay2. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 2. Daire E.2021/6160 K.2024/1944
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6160
Karar No: 2024/1944
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI):...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Konya ili Beyşehir ilçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Bingöl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. ve 15. maddeleri uyarınca 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu'nun... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu, eki tanık ifadeleri ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının görevini savsakladığı sonucuna varıldığı, ancak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi uyarınca "3 günlüğe kadar maaş kesimi" cezası ile tecziyesi gerekirken, Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar için uygulanamayacak olan yani Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışındaki davranışlar hakkında uygulanabilecek olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca tecziye edilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda görevi savsaklama suçunu işlediğinin belirlendiği, söz konusu fiilin Devleti ve kişileri zarara uğrattığı, ayrıca hizmetin gecikmesine ve aksamasına da neden olduğu, verilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacının, polis memuru olarak Bingöl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda, "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama göstermek" suçunu işleyerek Devleti ve kişileri zarara uğrattığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde, "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmü yer almış olup; aynı Tüzüğün 15. maddesinde, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezaları" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmü; 8. maddesinin 2. fıkrasında, ''Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır: ... ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek'' hükmü; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında da, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca, görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklaması görülen memurun kınama cezası ile cezalandırılabileceği, ancak kınama cezasından daha ağır bir ceza verilebilmesi için, görevi savsaklama fiilinin Devleti veya kişileri zarara uğrattığının veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olduğunun ortaya konulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu işlemin dayanağı niteliğindeki soruşturma raporu, alınan ifadeler ve 155 operatör kayıtları incelendiğinde, davacının Bingöl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Çocuk Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, bir bölgede çocuğun alıkonulması ve cinsel istismara uğraması olaylarıyla ilgili ihbarlar yapılmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmadığından bahisle hakkında soruşturma açıldığı, 04/01/2013 tarihinde saat 17:29'da 155 polis imdat hattına bir çocuğun amcası tarafından ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine olayın yönlendirildiği Çocuk Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru F.Ç.'nin ihbarcı ile görüştüğü, ihbarcının saat 19:30 sıralarında geleceğini beyan etmesi üzerine durumu 155 polis imdat hattına bildirdiği ve nöbetinin saat 19:00'da bitmesi nedeniyle de olayı davacının da aralarında bulunduğu sonraki ekibe devrettiği, aynı gün saat 23.43 ve 23.55'de 155 operatörünün davacı ve birlikte görev yaptığı ekip arkadaşıyla yaptığı görüşmelerde, mağdur çocukla ailesinin ifade için gelip gelmediğini sorduğu, ailenin gelmediği bilgisinin verilmesi üzerine olayın hassasiyeti de hatırlatılarak olay, çocuk, ailesi ve iletişim bilgilerini ayrıntılı olarak davacıya verdiği, operatörün birden fazla kere ihbarla ilgili işlem yapılması gerektiğini, başka bir çocuğa zarar gelmesi durumunda vatandaşın ihbar yapılmasına rağmen ekiplerin işlem yapmadığını düşüneceğini hatırlattığı, davacının saati de göz önüne alarak ertesi gün sabah saat 8.00'da ailenin şubeye gelmesi için gerekenin yapılacağını, aileyle konuşup saat 8.00'da getireceğini söylediği, ancak söz konusu ihbarla ilgili olarak Çocuk Şube Müdürlüğünce herhangi bir işlem yapılmadığı ve durumun Cumhuriyet Savcılığına bildirilmediği görülmüştür.
Olayda, İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davacının görevini savsakladığı sabit olup, söz konusu ihbarla ilgili emniyet birimlerinde gereken işlemlerin yapılmaması, durumun Cumhuriyet Savcılığına bildirilmemesi nedeniyle hizmetin geciktiği ve aksadığı, dolayısıyla mağdur çocuk ve ailesinin zarara uğradığı açıktır.
Bu durumda, davacının, disiplin cezasına konu fiiline uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/6160
Karar No: 2024/1944
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI):...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Konya ili Beyşehir ilçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Bingöl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. ve 15. maddeleri uyarınca 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu'nun... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu, eki tanık ifadeleri ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının görevini savsakladığı sonucuna varıldığı, ancak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-6. maddesi uyarınca "3 günlüğe kadar maaş kesimi" cezası ile tecziyesi gerekirken, Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar için uygulanamayacak olan yani Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışındaki davranışlar hakkında uygulanabilecek olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca tecziye edilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda görevi savsaklama suçunu işlediğinin belirlendiği, söz konusu fiilin Devleti ve kişileri zarara uğrattığı, ayrıca hizmetin gecikmesine ve aksamasına da neden olduğu, verilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacının, polis memuru olarak Bingöl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı dönemdeki fiili nedeniyle hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda, "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama göstermek" suçunu işleyerek Devleti ve kişileri zarara uğrattığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde, "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmü yer almış olup; aynı Tüzüğün 15. maddesinde, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." kuralına yer verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezaları" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmü; 8. maddesinin 2. fıkrasında, ''Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır: ... ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek'' hükmü; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında da, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca, görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklaması görülen memurun kınama cezası ile cezalandırılabileceği, ancak kınama cezasından daha ağır bir ceza verilebilmesi için, görevi savsaklama fiilinin Devleti veya kişileri zarara uğrattığının veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olduğunun ortaya konulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu işlemin dayanağı niteliğindeki soruşturma raporu, alınan ifadeler ve 155 operatör kayıtları incelendiğinde, davacının Bingöl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda Çocuk Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, bir bölgede çocuğun alıkonulması ve cinsel istismara uğraması olaylarıyla ilgili ihbarlar yapılmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmadığından bahisle hakkında soruşturma açıldığı, 04/01/2013 tarihinde saat 17:29'da 155 polis imdat hattına bir çocuğun amcası tarafından ihbarda bulunulduğu, ihbar üzerine olayın yönlendirildiği Çocuk Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru F.Ç.'nin ihbarcı ile görüştüğü, ihbarcının saat 19:30 sıralarında geleceğini beyan etmesi üzerine durumu 155 polis imdat hattına bildirdiği ve nöbetinin saat 19:00'da bitmesi nedeniyle de olayı davacının da aralarında bulunduğu sonraki ekibe devrettiği, aynı gün saat 23.43 ve 23.55'de 155 operatörünün davacı ve birlikte görev yaptığı ekip arkadaşıyla yaptığı görüşmelerde, mağdur çocukla ailesinin ifade için gelip gelmediğini sorduğu, ailenin gelmediği bilgisinin verilmesi üzerine olayın hassasiyeti de hatırlatılarak olay, çocuk, ailesi ve iletişim bilgilerini ayrıntılı olarak davacıya verdiği, operatörün birden fazla kere ihbarla ilgili işlem yapılması gerektiğini, başka bir çocuğa zarar gelmesi durumunda vatandaşın ihbar yapılmasına rağmen ekiplerin işlem yapmadığını düşüneceğini hatırlattığı, davacının saati de göz önüne alarak ertesi gün sabah saat 8.00'da ailenin şubeye gelmesi için gerekenin yapılacağını, aileyle konuşup saat 8.00'da getireceğini söylediği, ancak söz konusu ihbarla ilgili olarak Çocuk Şube Müdürlüğünce herhangi bir işlem yapılmadığı ve durumun Cumhuriyet Savcılığına bildirilmediği görülmüştür.
Olayda, İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davacının görevini savsakladığı sabit olup, söz konusu ihbarla ilgili emniyet birimlerinde gereken işlemlerin yapılmaması, durumun Cumhuriyet Savcılığına bildirilmemesi nedeniyle hizmetin geciktiği ve aksadığı, dolayısıyla mağdur çocuk ve ailesinin zarara uğradığı açıktır.
Bu durumda, davacının, disiplin cezasına konu fiiline uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.