Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/3364 K.2024/3179
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3364
Karar No : 2024/3179
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:.. sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğün'ün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 06/04/2014 günü yol uygulaması sırasında yakalanan kaçak cep telefonları içerisinden çıkan ve daha sonradan 662 adet olarak Gümrük Müdürlüğüne teslim edilen hafıza kartlarının Gümrük Müdürlüğüne teslim edilmeden önce, bir kısmını satması ve karşılığında masasına sümen takımı alması için komiser yardımcısı ...'nin, bilirkişi ...'ye verdiği hafıza kartlarını örtbas etmek amacıyla polis memurları ... ve .... ile birlikte ... günlü,15:30 saatli, cep telefonu hafıza kartları ve bataryaları ile ilgili tespit tutanağını sonradan düzenlediğinin yürütülen soruşturma neticesinde sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, bu karar Danıştay Beşinci Dairesinin 07/05/2019 günlü, E:2018/1489, K:2019/3268 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyularak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince yeniden yapılan inceleme üzerine verilen temyize konu karar ile; davacıya isnat edilen sahtecilik eyleminin fiil tarihi itibarıyla sonradan mülga olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde yer aldığı, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan 682 sayılı KHK'nin meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 8/6 maddesinde ise sahtecilik suçuna yer verilmediği hususunda duraksama bulunmamakta ise de, 682 sayılı KHK'nin 9. ve 34/1 maddesindeki atıf uyarınca davacının fiilinin, 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği, davacıya isnat edilen sahtecilik suçunun da 657 sayılı Kanun'un 125/E maddesinin (g) bendinde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçu kapsamında bulunduğundan, fiilin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektireceği, fakat Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, meslekten çıkarma cezasına göre daha ağır sonuçları bulunması hasebiyle davacının daha lehine olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının gerekeceği sonucuna varıldığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla davacının "resmî belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 ay hapis" cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği gözönünde bulundurulduğunda, davacının sahte tutanağın düzenlenmesi ile bu tutanağın resmi işlemlerde kullanılarak yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak eylemlerinin iki ayrı ihlale sebep verdiği açık olup, davacının sahte belge düzenlemesi nedeniyle sahtecilik fiilinden dolayı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında sadece müfettiş raporu baz alınarak, mahkeme tarafından ise eksik incelemeyle karar verildiği, karara konu tutanağın geçmiş tarihli düzenlendiği ve menfaat temin etmek için hafıza kartlarının bir kısmının satıldığı, bununla komiser yardımcısına sümen takımı alındığı iddia edilse de, ...'nin masasında sümen takımının var olmadığının tutanakla tespit edildiği, disiplin dosyasında bulunan iki farklı tutanağın karıştırıldığı, sahte olduğu tespit edilen ve adli olarak ceza alınan tutanağın 662 adet hafıza kartı ile 1930 adet bataryanın Gümrük Müdürlüğüne teslimine dair tutanak olduğu, bu tutanağın sahte olarak sonradan tanzim edildiğine dair herhangi bir beyan, tespit ve kriminal inceleme olmadığı gibi tespit tutanağının adli yargılama dosyası içerisinde olup olmadığının ... Asliye Ceza Mahkemesine yazı ile sorulduğu, tespit tutanağının baştan beri dosya içerisinde mevcut olduğunun cevaben mahkeme tarafından Polis Müfettişine bildirildiği, meslekten çıkarma kararının tahmin yürütme yoluyla diğer belgelerde sahtecilik varsa bu belgede de olacağı zannıyla verildiği, aynı konu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında verilen ek takipsizlik kararının bulunduğu, aksi düşünülse dahi 682 sayılı KHK'nin 8. maddesinin 6. fıkrasında meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında “sahtecilik” fiiline yer verilmediği, aynı KHK'nin 9. maddesinde Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 657 sayılı Kanun'da sahtecilik suçuna verilecek cezanın 1 yıldan 3 yıla kadar kademe ilerlemesi cezası olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı, zamanaşımı süresinin ihlal ediliği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, ... İdare Mahkemesine gönderilmesine 23/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3364
Karar No : 2024/3179
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:.. sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğün'ün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 06/04/2014 günü yol uygulaması sırasında yakalanan kaçak cep telefonları içerisinden çıkan ve daha sonradan 662 adet olarak Gümrük Müdürlüğüne teslim edilen hafıza kartlarının Gümrük Müdürlüğüne teslim edilmeden önce, bir kısmını satması ve karşılığında masasına sümen takımı alması için komiser yardımcısı ...'nin, bilirkişi ...'ye verdiği hafıza kartlarını örtbas etmek amacıyla polis memurları ... ve .... ile birlikte ... günlü,15:30 saatli, cep telefonu hafıza kartları ve bataryaları ile ilgili tespit tutanağını sonradan düzenlediğinin yürütülen soruşturma neticesinde sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8. maddesinin 6. fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup, bu karar Danıştay Beşinci Dairesinin 07/05/2019 günlü, E:2018/1489, K:2019/3268 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Bozma kararına uyularak, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince yeniden yapılan inceleme üzerine verilen temyize konu karar ile; davacıya isnat edilen sahtecilik eyleminin fiil tarihi itibarıyla sonradan mülga olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde yer aldığı, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan 682 sayılı KHK'nin meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 8/6 maddesinde ise sahtecilik suçuna yer verilmediği hususunda duraksama bulunmamakta ise de, 682 sayılı KHK'nin 9. ve 34/1 maddesindeki atıf uyarınca davacının fiilinin, 657 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerekeceği, davacıya isnat edilen sahtecilik suçunun da 657 sayılı Kanun'un 125/E maddesinin (g) bendinde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçu kapsamında bulunduğundan, fiilin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektireceği, fakat Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, meslekten çıkarma cezasına göre daha ağır sonuçları bulunması hasebiyle davacının daha lehine olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının gerekeceği sonucuna varıldığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla davacının "resmî belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 6 ay hapis" cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği gözönünde bulundurulduğunda, davacının sahte tutanağın düzenlenmesi ile bu tutanağın resmi işlemlerde kullanılarak yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak eylemlerinin iki ayrı ihlale sebep verdiği açık olup, davacının sahte belge düzenlemesi nedeniyle sahtecilik fiilinden dolayı Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında sadece müfettiş raporu baz alınarak, mahkeme tarafından ise eksik incelemeyle karar verildiği, karara konu tutanağın geçmiş tarihli düzenlendiği ve menfaat temin etmek için hafıza kartlarının bir kısmının satıldığı, bununla komiser yardımcısına sümen takımı alındığı iddia edilse de, ...'nin masasında sümen takımının var olmadığının tutanakla tespit edildiği, disiplin dosyasında bulunan iki farklı tutanağın karıştırıldığı, sahte olduğu tespit edilen ve adli olarak ceza alınan tutanağın 662 adet hafıza kartı ile 1930 adet bataryanın Gümrük Müdürlüğüne teslimine dair tutanak olduğu, bu tutanağın sahte olarak sonradan tanzim edildiğine dair herhangi bir beyan, tespit ve kriminal inceleme olmadığı gibi tespit tutanağının adli yargılama dosyası içerisinde olup olmadığının ... Asliye Ceza Mahkemesine yazı ile sorulduğu, tespit tutanağının baştan beri dosya içerisinde mevcut olduğunun cevaben mahkeme tarafından Polis Müfettişine bildirildiği, meslekten çıkarma kararının tahmin yürütme yoluyla diğer belgelerde sahtecilik varsa bu belgede de olacağı zannıyla verildiği, aynı konu hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında verilen ek takipsizlik kararının bulunduğu, aksi düşünülse dahi 682 sayılı KHK'nin 8. maddesinin 6. fıkrasında meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında “sahtecilik” fiiline yer verilmediği, aynı KHK'nin 9. maddesinde Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 657 sayılı Kanun'da sahtecilik suçuna verilecek cezanın 1 yıldan 3 yıla kadar kademe ilerlemesi cezası olduğu, savunma hakkının kısıtlandığı, zamanaşımı süresinin ihlal ediliği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, ... İdare Mahkemesine gönderilmesine 23/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına katılmıyorum.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.