Danıştay2. Daireİdare HukukuCeza Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/16466 K.2023/6001
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16466
Karar No : 2023/6001
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ... - Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak veya umursamamak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-4 maddesi uyarınca "üç günlüğe kadar aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılması gerekse de, aynı Tüzüğün 14. maddesi uyarınca bir derece ağır ceza uygulanarak "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Iğdır Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, E:... , K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Temyize konu ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesinin 16/06/2020 günlü, E:2016/17021, K:2020/2365 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle; emniyet amirince düzenlenen 20/10/2011 tarihli denetim raporu ve emniyet amirinin makam şoförünün soruşturma kapsamındaki ifadesi dayanak alınarak davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan fiili işlediği değerlendirmesinde bulunulduğu görülmekte ise de, söz konusu değerlendirmenin emniyet amiri tarafından tutulan rapor ile aynı amirin makam şoförünün ifadesi haricinde kamera kayıtları, tanık ifadeleri gibi delillerle desteklenmemesi nedeniyle anılan rapordaki tespitlerin ve ifadelerin ceza verilmesi için yeterli delil olarak kabul edilmesinin olanaklı olmadığı, emniyet amiri tarafından düzenlenen denetim raporunda makam şoföründen bahsedilmediği, ancak soruşturma aşamasında makam şoförünün ifadesine başvurulduğu, olay anında arka nizamiye nöbetçisi olan ve çay almak için davacının yanına gelen G.S.'nin ifadesinde havanın soğuk olması nedeniyle davacının çelik yeleği üzerinde, silahı yanında, nizamiye girişinde içeride beklediğini ifade ettiği, davacı tarafından verilen ifadede masanın üzerindeki çelik yelek ve silahın tuvalet ihtiyacı için çıkan S.G.'ye ait olduğu belirtilmesine karşın, soruşturma kapsamında bu şahsın ifadesine başvurulmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında fiilin işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; emniyet amiri tarafından tutulan raporda makam şoföründen bahsedilmemiş olsa da, denetleme gününde makam şoförünün de orada olduğu ve emniyet amirinin raporunu destekler nitelikte ifade verdiği, davacının daha önce de nöbet görevini yürütürken kurallara uygun davranmadığına ilişkin disiplin cezalarının bulunduğu, toplumun huzur ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olan emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının, ülke içinde emniyet hizmetlerini öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütmesi gerektiği ileri sürülerek temyize konu Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16466
Karar No : 2023/6001
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ... - Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak veya umursamamak" suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-4 maddesi uyarınca "üç günlüğe kadar aylık kesimi" cezasıyla cezalandırılması gerekse de, aynı Tüzüğün 14. maddesi uyarınca bir derece ağır ceza uygulanarak "4 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Iğdır Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, E:... , K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Temyize konu ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesinin 16/06/2020 günlü, E:2016/17021, K:2020/2365 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle; emniyet amirince düzenlenen 20/10/2011 tarihli denetim raporu ve emniyet amirinin makam şoförünün soruşturma kapsamındaki ifadesi dayanak alınarak davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan fiili işlediği değerlendirmesinde bulunulduğu görülmekte ise de, söz konusu değerlendirmenin emniyet amiri tarafından tutulan rapor ile aynı amirin makam şoförünün ifadesi haricinde kamera kayıtları, tanık ifadeleri gibi delillerle desteklenmemesi nedeniyle anılan rapordaki tespitlerin ve ifadelerin ceza verilmesi için yeterli delil olarak kabul edilmesinin olanaklı olmadığı, emniyet amiri tarafından düzenlenen denetim raporunda makam şoföründen bahsedilmediği, ancak soruşturma aşamasında makam şoförünün ifadesine başvurulduğu, olay anında arka nizamiye nöbetçisi olan ve çay almak için davacının yanına gelen G.S.'nin ifadesinde havanın soğuk olması nedeniyle davacının çelik yeleği üzerinde, silahı yanında, nizamiye girişinde içeride beklediğini ifade ettiği, davacı tarafından verilen ifadede masanın üzerindeki çelik yelek ve silahın tuvalet ihtiyacı için çıkan S.G.'ye ait olduğu belirtilmesine karşın, soruşturma kapsamında bu şahsın ifadesine başvurulmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında fiilin işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilerle ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; emniyet amiri tarafından tutulan raporda makam şoföründen bahsedilmemiş olsa da, denetleme gününde makam şoförünün de orada olduğu ve emniyet amirinin raporunu destekler nitelikte ifade verdiği, davacının daha önce de nöbet görevini yürütürken kurallara uygun davranmadığına ilişkin disiplin cezalarının bulunduğu, toplumun huzur ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olan emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının, ülke içinde emniyet hizmetlerini öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütmesi gerektiği ileri sürülerek temyize konu Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.