‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2021/15975 K.2024/2800

Esas No: 2021/15975 · Karar No: 2024/2800 · Karar Tarihi: 09.05.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/15975
Karar No : 2024/2800

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Kilis İl Emniyet Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde,"yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasının ve Mahkemelerinin E:... ve E:... sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden; davacının Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde emrinde görev yaptığı dönemde hakkında başlatılan soruşturma sonucunda, ayrı ayrı iki kez "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada verilen Mahkemelerinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 30/05/2019 günlü, E:2016/22027, K:2019/4027 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle verilen 24/10/2019 günlü, E:2019/997, K:2019/1002 sayılı dilekçe ret kararının davacıya 12/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, dilekçe ret kararı üzerine 30 günlük yenileme süresinin son günü olan 12/12/2019 tarihine kadar yeni bir dava dilekçesiyle davanın açılması gerekirken, bu tarih geçtikten sonra 13/12/2019 tarihinde Mahkemelerinin kayıtlarına giren yenileme dilekçesi ile davanın açıldığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1–b maddesi uyarınca davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, dava konusu disiplin cezanını hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ :Dilekçe ret kararında hukuki isabet bulunmadığından temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Üye ...'nın; "uyuşmazlıkta; ... İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin bozma kararına uyularak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi hükmü gereğince verilen dilekçe ret kararı sonucunda, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan iki meslekten çıkarma cezasının her birine ayrı ayrı dava açıldığı, dilekçe ret kararının niteliği gereği bu davaların her birinin yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu, dolayısıyla dilekçe ret kararı üzerine açılan yeni davalarda kararın verildiği tarih itibarıyla davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunda yürürlükte bulunan 2577 sayılı Kanun'un 45'inci maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından verilen esasa ilişkin ilk karar, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten (20/07/2016) önce olmasına rağmen, bozmaya uyularak 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne aykırılık nedeniyle verilen dilekçe ret kararı üzerine, iki kez meslekten çıkarma cezasının her birine karşı ayrı ayrı açılan davaların yeni ve birbirinden bağımsız davalar olduğu ve bu davalarda verilen kararların da bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten (20/07/2016) sonra verildiği dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan kanun yolu başvurusunun istinaf başvurusu olduğu ve anılan Kanun hükümleri uyarınca bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesine tabi olduğundan, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın temyiz incelemesine tabi olması gerektiği" yolundaki ayrışık oyuna karşılık, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda adı geçen mahkemece verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın da, ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilmek suretiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı kaldırılarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdari Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere,09/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Kilis İl Emniyet Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, Antalya İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde,"yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verilen 15/03/2023 günlü, 2019/38387 sayılı kararında; tek işlemle tesis edilen birden fazla disiplin cezasına karşı açılan iptal davasında dilekçenin Mahkemece reddedilmesi üzerine aynı yanlışlıkların yeniden yapıldığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi nedeniyle başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yönelik bir müdahalede bulunulduğu; tek bir idari işlemle tesis edilen birden fazla disiplin cezası için ayrı ayrı dava açmak zorunda bırakılmasına ilişkin değerlendirmenin başvurucunun mahkemeye erişim imkânını ortadan kaldırarak başvurucu üzerinde ağır bir külfete yol açtığı; üstelik Anayasa'nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasına göre davaların en az giderle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu; dolayısıyla, başvurucunun katlanmak zorunda kaldığı külfetin hedeflenen meşru amaçlarla orantısız olduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı gerekçesiyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçeleri üzerinde 5. madde hükümlerine uygun olup olmadıkları yönünden ilk inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 5/1 maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, Antalya'da görevli iken M.K.K. adlı bir şahsın yönettiği suç örgütü üyeleriyle ilişki ve irtibat kurduğu tespitine dayalı olarak açılan soruşturma sonucunda "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca 2 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada Mahkemece her bir cezaya karşı ayrı ayrı dilekçe ile dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçe red kararının verildiği; bu karar üzerine davacı tarafından yenilenen dilekçenin süresinde olmadığı nedeniyle bu kez davanın süre aşımından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacıya verilen her iki cezanın aynı olay kapsamında olması nedeniyle ilk verilen dava dilekçesinin usulüne uygun ve zamanında Mahkemeye verildiği gözetildiğinde; Mahkemece her iki disiplin cezası hakkında tek bir yargılama yaparak karar verilebileceği davada usul hükümleri hatalı uygulanmak suretiyle dilekçe ret kararı vererek davacının yanlış yönlendirildiği, dolayısıyla gereksiz yere davacının yeniden dava dilekçesiyle Mahkemeye başvurmaya zorlandığı bu yönlendirme sonrasında yenilenen dilekçenin ise süresinde olmaması nedeniyle davacı yönünden yargı önünde hak arama hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğurduğundan davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki temyize konu ... İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Nitekim yukarıda özetlenen benzer uyuşmazlıklarda Anayasa Mahkemesinin kararları da aynı yöndedir.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?