‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 2. Daire E.2020/2179 K.2024/591

Esas No: 2020/2179 · Karar No: 2024/591 · Karar Tarihi: 05.02.2024
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2020/2179
Karar No: 2024/591

DAVACI: ...

DAVALI: ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

DAVANIN KONUSU: Milli Eğitim Bakanlığı ... Başkanlığında Başdenetçi olarak görev yapan davacı; 6528 sayılı Kanun gereğince Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine Maarif Müfettişi unvanıyla atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlem ile 24/05/2014 günlü, 29009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı ile Maarif Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e), (g), (ğ) ve (h) bentlerinin, 33, 34, 37, 38, 39, 41, 43, Geçici 1, Geçici 2, Geçici 3 ve Geçici 4. maddelerinin iptaline karar verilmesi; ayrıca dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6528 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik) 17. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile (aynı Kanun'un 23. maddesiyle değişik) 41. maddesinin 1, 5. ve 6. fıkralarında yer alan hükümlerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile iptali için Anayasa Mahkemesine itirazen başvurulması istemiyle dava açmıştır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak; yargılama giderlerinin haklılık oranı dikkate alınarak yarısının davalı idareden alınarak davacıya verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: ...

DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen incelenebileceği öngörülmüştür.

Dosyanın incelenmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı ... Başkanlığında Başdenetçi olarak görev yapan davacı tarafından, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine Maarif Müfettişi unvanıyla atanmasına ilişkin ... tarih ... sayılı işlem ile 24/05/2014 tarih ve 29009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı ile Maarif Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin, 1. fıkrasının (e), (g), (ğ) ve (h) bentlerinin, 33, 34, 37, 38, 39, 41, 43, Geçici 1, Geçici 2, Geçici 3 ve Geçici 4. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İkinci Dairesinin 17.12.2018 günlü, E:2016/615, K:2018/7129 sayılı kararıyla; düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının Maarif Müfettişi unvanıyla atanmasına ilişkin işlem yönünden ise davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18.06.2020 gün ve E: 2019/960, K:2020/1022 sayılı kararıyla, davacının, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, yargılama giderinin haklılık oranına göre belirlenmesi gerekeceği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Dairemizin 17/12/2018 günlü, E:2016/615, K:2018/7129 sayılı kararının, yargılama giderlerine ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/06/2020 günlü, E:2019/960, K:2020/1022 sayılı kararı ile bozulması üzerine; bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Milli Eğitim Bakanlığı ... Başkanlığında Başdenetçi olarak görev yapan davacı, ... günlü, ... sayılı işlem ile 6528 sayılı Kanun gereğince Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine Maarif Müfettişi unvanıyla atanmıştır.

Bunun üzerine davacı, anılan bireysel işlem ile işlemin dayanağı olan 24/05/2014 günlü, 29009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı ile Maarif Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (e), (g), (ğ) ve (h) bentlerinin; 33, 34, 37, 38, 39, 41, 43, Geçici 1, Geçici 2, Geçici 3 ve Geçici 4. maddelerinin iptaline karar verilmesi; ayrıca, dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6528 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik) 17. maddesinin 3. ve 4. fıkraları ile (aynı Kanun'un 23. maddesiyle değişik) 41. maddesinin 1, 5. ve 6. fıkralarında yer alan hükümlerin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile iptali için Anayasa Mahkemesine itirazen başvurulması istemiyle dava açmıştır.

Danıştay İkinci Dairesinin 17/12/2018 günlü, E:2016/615, K:2018/7129 sayılı kararıyla; davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek, dava konusu edilen Yönetmelik'in, 20/08/2017 günlü, 30160 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılması nedeniyle iptali istenilen maddelerine ilişkin kısmının konusuz kaldığı gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davacının maarif müfettişliği kadrosuna atanmasının ise 6528 sayılı Kanun hükümleri gereği yapıldığı, anılan hükmün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla yapılan itiraz başvurusunun Anayasa Mahkemesince reddedildiği, İdareye herhangi bir takdir hakkı ya da başka türlü işlem yapma imkanının tanınmadığı, işlem tesisi konusunda İdarenin bağlı yetki içinde olduğu anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle bireysel işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine; yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/06/2020 günlü, E:2019/960, K:2020/1022 sayılı kararıyla; Dairemiz kararının karar verilmesine yer olmadığına, davanın reddine ve vekalet ücretine ilişkin kısmının onanmasına; yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesine ilişkin kısmının ise idarenin iptal davasının konusunu oluşturan genel düzenleyici nitelikteki işlemlerinin, değiştirildiği, geri alındığı, ortadan kaldırıldığı durumlarda, konusu kalmadığından esası incelenemeyen davada, davacının haksız çıktığından, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olacağından söz edilemeyeceği; belirtilen hukuksal durum karşısında, bakılan uyuşmazlıkta davacının, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı; bu itibarla, dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen davanın reddine dair karar verildiğinden, yargılama giderlerinin haklılık oranı dikkate alınarak, yarısının davalı idareden alınarak davacıya verilmesi gerekirken, tamamının davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına hükmedilmiştir.

İNCELEME VE

GEREKÇE:
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava daireleri tarafından ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği belirtilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği; 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştay İdari ve Vergi Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmış olup, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen bozulması halinde Danıştay dava dairelerine ısrar olanağı tanınmamıştır.

Bu itibarla, Dairemizin 17/12/2018 günlü, E:2016/615, K:2018/7129 sayılı kararının yargılama giderlerinin tamamının davacıya yüklenmesine ilişkin kısmının bozulması nedeniyle yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin, haklılık oranına göre yarısı olan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
2. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?