Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2017/1230 K.2023/2878
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/1230
Karar No : 2023/2878
**DAVACI:** ... Sendikası (...-Sen)
**VEKİLİ:** Av. ...
**DAVALI:** ...Bakanlığı
**VEKİLLERİ:** I. Hukuk Müşaviri Av. ...
Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi Sekreter ve Daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde yer alan "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile "Memurun Görevleri" başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde yer alan "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri” başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen “ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
22 Mayıs 2014 günlü, 29007 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’in “Diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde iş ve görev tanımları” başlıklı ekinde yer alan tıbbi sekreter düzenlemesinde tıbbi sekreterin görevlerinin “a) Sağlık kurum ve kuruluşlarında, sağlık hizmet sunumunun devamlılığı esası ile tıbbi iş ve işlemlerin gerektirdiği haberleşme ve yazışma hizmetlerini yürütür.
b)Sağlık kurum ve kuruluşlarında randevu hizmetlerini ve hasta kabul işlemlerini yapar.
c) Hastaya ait tıbbi ve idari kayıtları tutar, elektronik ve/veya sesli ortamlara kayıt edilen tıbbi verileri tıbbi belgelere dönüştürür.
ç) Hasta dosyalarını ve gerekli görülen diğer belge ve raporları dosyalar, arşivleme ve hizmete sunma işlemlerini yürütür.
d) Belirlenen sınıflandırma ve kodlama sistemlerine göre klinik kodlama işlemlerini yapar.
e) Tıbbi istatistikler ile ilgili verileri derleyerek sonuçlarını üst yönetime raporlar.
f) Hasta dosyaları arşivinin kurulum ve işleyişinde görev alır.
g) Hasta dosyalarındaki eksikliklerin giderilmesini sağlar.
ğ) Hastanın taburcu ve transfer işlemlerini yapar, kurumlar arası iletişimi sağlar.” şeklinde sayıldığı; madde metninde, tıbbi sekreterin görevleri arasında ayniyat saymanının yapacağı işlerin bulunmadığı, yine Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin “Tıbbi sekreterin görev ve yetkileri” başlıklı 160. maddesinde tıbbi sekreterin görev tanımının yapıldığı, buna göre tıbbi sekreterin görevlerinin “Hasta müşahade kağıtlarını, tıbbi raporları ve tıbbi mesleki mektupları tabiplerin söyledikleri şekilde ve usulüne uygun olarak daktilo ile yazmak, tabipler tarafından teyp, pikap ve diğer kayıt cihazlarına söylenenleri deşifre etmek, bilimsel toplantılarda konuşulanları not almak, gerektiğinde hasta müşahade kağıtları ve raporların örneklerini çıkartmak” olduğu, burada da tıbbi sekreterin ayniyat saymanı bulunmayan yerlerde ayniyat saymanına yüklenen iş ve yükümlülükleri yerine getireceği yönünde bir düzenlemenin mevcut olmadığı, iptali istenen ibare ile tıbbi sekreter ve daktilografa fazla iş ve fazla yükümlülük getirildiği, bunun ise angarya olduğu, Anayasa'ya göre angaryanın yasak olduğu ve düzenlemenin dinlenme hakkına da aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Memurun görevleri” başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen “tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
İptali talep edilen maddede memurun görev tanımı yapıldıktan sonra tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek görevinin memura bırakılmasıyla anılanların yapması gereken iş ve görevlerin de memura yükleneceği, bu düzenleme ile ilgili kurumda “nasıl olsa memur var, diğer unvanlı kimseleri istihdam etmeyelim” düşüncesinin yerleşeceği ve keyfi uygulamaların önünün açılacağı, diğer yandan yalnızca bu unvanda görev yapan kişiler tarafından yapılması gereken özel ve teknik bilgi gerektiren işlerin memura ayrıca sorumluluk getireceği, memurun yanlış ya da eksik yaptığı işler nedeniyle disiplin soruşturmasına yahut cezai soruşturmaya tabi tutulabileceği, bu görevlendirmelerin angarya olduğu, devletin bu görevleri, alanında uzmanlaşmış kişileri görevlendirmek suretiyle yerine getirebileceğinin açık olduğu,
Memurların sınıfı dışında çalıştırılamayacağı, maddede geçen görevlendirmelerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 45. maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği, dava konusu edilen düzenleme ile bir kısım çalışanın ayrımcılığa maruz kalacağı, anılanların emsallerine nazaran hem maddi hem de manevi zarara uğrayacakları,
Dava konusu edilen düzenlemelerin Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan sosyal devlet ilkesi ve 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri” başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen “ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
Devletin sağlık seviyesinin yükseltilmesi ve halkın sağlık hizmetlerinden eşit ve kolay ulaşılabilir bir biçimde yararlandırılması için gerekli her türlü önlemi alması gerektiği, aile hekimliği uygulamasından önce 1. basamak bireye yönelik teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri ile topluma yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin il ve ilçelerde sağlık ocakları, verem savaş dispanserleri, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri, 112 acil sağlık istasyonları, halk sağlığı laboratuvarları, ilçe sağlık grup başkanlıkları ve sağlık evleri gibi çok çeşitli 1. basamak sağlık kuruluşları eliyle verilmekte iken, aile hekimliği sistemine geçişle birlikte tüm bu hizmetlerin bir parçası olan bireye yönelik koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin, aile hekimleri eliyle aile sağlığı merkezlerinde verilmeye başlandığı, 1. basamak sağlık kuruluşlarının görevlerinin büyük bir kısmının aile hekimlerine verildiği ve bu sağlık kuruluşlarının toplum sağlığı merkezi çatısı altında toplandığı, bu değişiklik nedeniyle yeni bir teşkilat yapılanmasına gerek duyulduğu, Bakanlığa verilen reorganizasyon yetkisi ve mülga 181 sayılı KHK’nin 43. maddesi hükmüne istinaden Aile Hekimliğinin Pilot Uygulandığı İllerde Toplum Sağlığı Merkezleri Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair Yönerge'nin hazırlandığı ve 26/01/2010 günlü, 2365 sayılı makam onayı ile yürürlüğe girdiği, mezkur Yönerge’nin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 10. Dairesinin E:2010/3859 ve E:2011/798 sayılı dosyaları ile 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin doğrudan anlan Yönergenin dayanak maddesi olamayacağından bahisle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu karara istinaden Bakanlığın 03/08/2011 günlü, 25143 sayılı makam olurları ile Toplum Sağlığı Merkezlerinin Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair Yönerge’nin yürürlüğe konulduğu, bu Yönergenin iptali istemiyle açılan davada ise Danıştay 15. Dairesinin E:2013/2812, K:2014/4380 sayılı kararı ile söz konusu düzenlemelerin en az yönetmelik seviyesinde bir norm ile düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal kararı verildiği, bunun üzerine dava konusu Yönetmelik'in hazırlanarak yürürlüğe konulduğu, dava konusu Yönetmelik ile toplum sağlığı merkezlerinin yönetsel ve operasyonel yapısının güçlendirilmesinin sağlandığı, toplum sağlığı merkezlerinin standartlarının yükseltilmesi ve merkezlerde görev alan personelin halk sağlığı alanında niteliğinin artırılmasının amaçlandığı, Yönetmelik kapsamında, toplum sağlığı merkezlerine organizasyon, eşgüdüm, eğitim ve denetim görevleriyle birlikte toplumsal sağlık hizmeti sunma görevlerinin de verildiği, böylelikle toplum sağlığı hizmetlerinin münhasıran bu hizmete yönelik görevleri olan merkezler marifetiyle verilmesinin hedeflendiği,
Yönetmelik'in “Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri” başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen dava konusu “ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek” ibaresiyle ilgili olarak; davacı, iddialarını tıbbi sekreterlerin görevlerinin düzenlendiği Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik ve Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’ndeki hükümlere dayandırsa da eş düzeydeki düzenleyici işlemler arasında hiyerarşik ilişki kurulmasının isabetsiz olduğu, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin diğer yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu yönündeki iddiaların esas yönünden mesmu olmadığı, her bir yönetmelikteki düzenlemenin düzenleyici işlemin amaç, kapsam ve dayanaklarına göre farklılık gösterdiği, davacı iddiasının kabulü halinde Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği hükümlerinin öncelikli ve daha üst görülmesi gerekeceği, böyle bir kabulün Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’teki düzenlemenin de Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'ne uymaması sebebiyle hukuka aykırı olduğu savına yol açacağı, halbuki her bir yönetmeliğin, üst hukuk normu olarak dayanağı olan mevzuat ile ilişkili olarak değerlendirilmesi gerektiği,
İptali istenen Yönetmelik hükmünün, Yönetmelik'in 44. maddesinin 2. fıkrasındaki “Hizmette olmayan personelin işini yürütmek üzere, toplum sağlığı merkezi başkanı, personelden uygun birisini görevlendirir. Görevlendirilen personel, görevleriyle ilgili yetki ve sorumlulukları dahilinde çalıştırılır.” hükmü çerçevesinde ve özellikle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile bu Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliği’nde yer alan taşınır, kayıt ve kontrol yetkililerine ilişkin düzenlemlere uygun olduğu, Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında “Taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri, harcama yetkililerince memuriyet veya çalışma unvanına bağlı kalmaksızın taşınır kayıt ve işlemlerini bu yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde yapabilecek bilgi ve niteliklere sahip personel arasından görevlendirilir. Dış temsilciliklerde taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri misyon şefleri tarafından görevlendirilir. Taşınır işlemleri yoğun olan harcama birimlerinde birden fazla taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi görevlendirilebilir.” hükmünün yer aldığı, taşınır kayıt ve kontrol işlemlerine ilişkin görev tevdiinde memuriyet veya unvanın esas alınmadığı, dava konusu Yönetmelik hükmüyle tıbbi sekreterlere süreklilik arz eden bir görev şeklinde taşınır kayıt ve kontrol işi verilmesinin söz konusu olmadığı, taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi (ayniyat saymanı) bulunmayan hallerde görevleri ve nitelikleri itibarıyla uygun personel olmaları hasebiyle istisna olarak bu görevin tevdi edildiği, kaldı ki ilgili mali mevzuat hükümleri gereğince taşınır kayıt ve kontrol işlemlerinin sürekli bir görev olarak tıbbi sekreterlere tevdiinin de hukuken mümkün olduğu, ayniyat saymanlığı istihdamının taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak değiştirildiği, bundan dolayı artık ayniyat saymanlığı ve ambar memurluğu kadro standardının istihdam edilmediği, ancak daha önce bu kadro standardında istihdam edilenlerin görevlerine devam ettiği, yeniden istihdam edilmedikleri için gittikçe sayılarının azaldığı, buna bağlı olarak da idarelerin Taşınır Mal Yönetmeliği’nde belirtildiği gibi memuriyet veya çalışma unvanına bağlı kalmaksızın görevi bu Yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde yapabilecek bilgi ve niteliklere sahip personel arasından görevlendirme yapmak ve uygun personeli takdir etmek dışında imkanının olmadığı savunulmaktadır.
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Memurun görevleri” başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen “tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
Genel İdare Hizmetleri Sınıfına giren memurların Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesi gereğince bu sınıf için belirlenen yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri yapmakla görevli ve yükümlü oldukları; ayrıca, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına Tabi Kadrolar” başlıklı 5/1. maddesinin (ç) bendinde İdari Hizmetler Grubunun “1) Ayniyat saymanı, muhasebeci, sayman, 2) Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, daktilograf, veznedar, santral memuru, ambar memuru, memur, redaktör, koruma ve güvenlik görevlisi, 3) Şoför” olarak sayıldığı, bu meyanda veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun aynı hizmet sınıfı içinde bulunduğu ve Yönetmelikteki düzenlemelerde 657 sayılı Kanun'da bu hizmet sınıfı için belirlenen görevler verildiğinden davacının iddiasında olduğu gibi Kanun’da sayılmayan görevlerin verildiğinden veya 657 sayılı Kanun’un 45/1. maddesindeki “Hiçbir memur sınıfının dışında çalıştırılamaz.” hükmüne aykırı bir düzenlemeden söz edilemeyeceği, toplum sağlığı merkezleri bakımından sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve bütünlük içerisinde sunumu sağlanırken, insan gücünden tasarruf sağlamak, verimini artırmak ve sağlık sunumunda müşterek hareket edilmesi için Yönetmelikteki düzenlemelere ihtiyaç olduğu, dava konusu Yönetmelik hükmüyle memurlara süreklilik arz eden bir görev şeklinde iş verilmesinin söz konusu olmadığı, tıbbi sekreter, VHKİ, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda görevleri ve nitelikleri itibarıyla uygun personel olmaları hasebiyle istisna olarak görev tevdii edildiği, keza tıbbi sekreterlere verilen görevlerin de evvelce esas itibarıyla genel idare hizmetleri sınıfı içinde memurlarca yürütülen iş ve işlemler olduğu, bu unvanda yeterli çalışanın istihdam edilemediği durumlarda anılan görevlerin aslen bu görevleri yürüten Genel İdare Hizmetleri Sınıfındaki memurlara tevdiinde kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, mevcut personelin dengeli ve eşit dağılımı halinde dahi unvan ve görev itibarıyla halihazırdaki personel sayısıyla ihtiyacın karşılanmasına imkan bulunmadığı, bütün toplum sağlığı merkezlerinde öngörülen standart kadrodaki personelin tam olarak istihdamı arzu edilse de bunun gerçekleşmesinin yetişmiş ve nitelikli insan kaynağının yeterli sayıda olmasına ve bütçe imkanlarına bağlı olduğu, mevcut personel sayısı nazara alındığında hizmetin aksamaması bakımından Yönetmelik’teki düzenlemelerin yapılmasının zaruri olduğu savunulmatadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen; "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile Memurun Görevleri başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen; "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibarelerinin iptali istenilmektedir.
Anayasanın 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 124. maddesinde, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi, (e) bendinde insan gücünde ve maddi kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, (f) bendinde kamu ve özel tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetmek ve politikaları belirlemek Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmış; 40. maddesinde de, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin -işlem tarihinde yürürlükte bulunan- (mülga) 26. maddesi ile Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, temel sağlık hizmetlerini yürütmekle görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu kurulmuş; halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek; birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak; bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bununla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek, gerekli önlemleri almak, bu konuda politika ve düzenlemelerin oluşturulması için Bakanlığa teklifte bulunmak; yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek, Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 36. maddesinin 4. fıkrasında, hizmet birimlerinin görev tanımları, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hususu hüküm altına alınmış; mezkur hükme istinaden hazırlanan ve 7/3/2012 tarihli ve 28226 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Bağlı Kuruluşları Hizmet Birimlerinin Görevleri İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinde, "(1) Bağlı kuruluşların taşra hizmet birimlerinin görevleri, çalışma usul ve esasları, kadro standartları ve iş tanımları ile ilgili diğer hususlar Kurumlarının teklifi ve Bakan onayı ile yürürlüğe konulacak yönerge ile belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik hükmüne dayanılarak çıkarılan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Taşra Teşkilatı Hizmet Birimlerinin Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları İle Kadro Standartları Hakkında Yönerge'nin 6. maddesinde de, taşra teşkilatının halk sağlığı müdürlükleri, toplum sağlığı merkezleri ve halk sağlığı laboratuvarlarından oluştuğu hükmü yer almıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine istinaden, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinin açılması, kapatılması, organizasyonu ve görevleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla ve toplum sağlığı merkezleri ile bağlı birimlerinin fiziki ve teknik yapısını, görev ve yetkilerini, diğer kurum ve kuruluşlarla olan ilişki ve işbirliğini kapsayacak şekilde 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5 inci maddesi ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ncı maddesine dayanılarak hazırlanan dava konusu Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği 05/02/2015 tarihli ve 29258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliği'nin "Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri" başlıklı 57.maddesinde;"(1) TSM’de görev yapan tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri şunlardır:
a) Toplum sağlığı merkezinin tüm yazışma işlerini yürütmek,
b) Gelen ve giden yazılara ait defter ve dosyaları ilgili mevzuatlar dahilinde tutmak, bu yazıların asıl ve/veya suretlerini saklamak,
c) Yazıların cevaplarını süresinde hazırlayarak buna ilişkin bütün işlemleri sonuçlandırmak,
ç) Giden evraka ait her türlü posta işlemlerini yapmak ve resmi pul hesaplarını tutmak,
d) Yazı ve çoğaltma makinelerinin bakım ve temizliğini yapmak, korunmasını sağlamak,
e) TSM'nin hizmetinde kullanılan bilgileri bilgisayara kaydetmek,
f) Tüm saha araştırmalarının ham verilerini bilgisayara kaydetmek,
g) İdareden kendisine verilen her türlü yazışma iş ve işlemlerini yapmak,
ğ) Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek,
h) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak." hükmü yer almış,
"Memurun görevleri" başlıklı 61.maddesinde de;" (1) TSM’de görev yapan memurun görevleri şunlardır:
a) İdari ve mali işlerin yürütülmesinde görev almak,
b) Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek,
c) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak." düzenlemesine yer verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda; ayniyat saymanı kadrosuna yer verilmediği, kanunun getirdiği yeni kamu mali yönetim ve kontrol sistemi çerçevesinde harcama yetkililerine verilen sorumluluğun taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri aracılığıyla yerine getirileceği hükme bağlanmış, taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi kadro unvanı olarak değil, görev unvanı olarak yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, personel dağılımını en verimli ve ihtiyaca uygun şekilde planlamakla yükümlü olan davalı idarece; ayniyat saymanı bulunmayan hallerde taşınır kayıt ve kontrol işlemlerinin görevleri ve nitelikleri itibariyle bilgi ve beceri bakımından toplum sağlığı merkezinde görevli personel içinden tıbbi sekreterlerce ve daktilograflarca yürütülmesine ve tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurundan herhangi birinin olmaması halinde aynı hizmet sınıfı içerisindeki memurlarca yerine getirileceğine ilişkin düzenlemelerin kamu hizmetinin aksamamasını sağlamak amacıyla getirildiği anlaşıldığından dava konusu yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinde kamu yararı, hizmet gereği ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/05/2023 günü davacı vekili Av. ...'nun geldiği, davalı vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısı ...'nun hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ
**OLAY:**
Davacı Sendika, 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi Sekreter ve Daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde yer alan "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile "Memurun Görevleri" başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde yer alan "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibaresinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava konusu edilen düzenlemeler şu şekildedir:
Madde 57- (1) TSM’de görev yapan tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri şunlardır:
a) Toplum sağlığı merkezinin tüm yazışma işlerini yürütmek,
b) Gelen ve giden yazılara ait defter ve dosyaları ilgili mevzuatlar dahilinde tutmak, bu yazıların asıl ve/veya suretlerini saklamak,
c) Yazıların cevaplarını süresinde hazırlayarak buna ilişkin bütün işlemleri sonuçlandırmak,
ç) Giden evraka ait her türlü posta işlemlerini yapmak ve resmi pul hesaplarını tutmak,
d) Yazı ve çoğaltma makinelerinin bakım ve temizliğini yapmak, korunmasını sağlamak,
e) TSM'nin hizmetinde kullanılan bilgileri bilgisayara kaydetmek,
f) Tüm saha araştırmalarının ham verilerini bilgisayara kaydetmek,
g) İdareden kendisine verilen her türlü yazışma iş ve işlemlerini yapmak,
ğ) Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek,
h) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak.
.....
MADDE 61 – (1) TSM’de görev yapan memurun görevleri şunlardır:
a) İdari ve mali işlerin yürütülmesinde görev almak,
b) Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek,
c) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa'nın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 124. maddesi uyarınca Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilirler.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinde sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık Bakanlığınca koordine edilip, mali yönden desteklenip geliştirileceği, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağlımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu düzenlenmiş;
663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 36. maddesinde de hizmet birimlerinin görev tanımları, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir.
05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin;
"Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinin açılması, kapatılması, organizasyonu ve görevleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.";
"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, toplum sağlığı merkezleri ile bağlı birimlerinin fiziki ve teknik yapısını, görev ve yetkilerini, diğer kurum ve kuruluşlarla olan ilişki ve işbirliğini kapsar.";
"Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönetmelik, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 5 inci maddesi ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.";
"Toplum Sağlığı Merkezinde Çalışanların Görev Tanımları ve Sorumlulukları" başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan "Genel hükümler" başlıklı 44. maddesinin 2. fıkrasında; "Hizmette olmayan personelin işini yürütmek üzere, toplum sağlığı merkezi başkanı, personelden uygun birisini görevlendirir. Görevlendirilen personel, görevleri ile ilgili yetki ve sorumlulukları dahilinde çalıştırılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan sağlık hakkı, kişilerin sağlık hizmetlerinden layıkıyla yararlanması amacını güden temel bir hak olup, bu hakkın korunup geliştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin sunumu noktasında Devlete bazı yükümlülükler yüklenmiştir. Devlete düşen yükümlülüklerin doğal sonucu olarak, bu alanda Devlete birtakım düzenleme ve sınırlamalar getirmesi konusunda yetkiler tanınması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa ile davalı idareye tanınan yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi çerçevesinde 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin çıkarıldığı; Yönetmelik'in 57. maddesinde tıbbi sekreter ve daktilografın, 61. maddesinde de memurun görev tanımlarının sayma usulüyle belirlendiği; 44. maddesinin 2. fıkrasında ise hizmette olmayan personelin işini yürütmek üzere personelden uygun birisini görevlendirme yetkisinin toplum sağlığı merkezi başkanına verildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinde sağlık hizmeti sunumunun sürekliliğini sağlayarak, hizmetin aksamasına engel olmak amacıyla getirilen anılan Yönetmelik'in 57. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendiyle "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" işinin tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri arasında, Yönetmelik'in 61. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" işinin de memurun görevleri arasında sayılmasına ilişkin dava konusu düzenlemelerde hizmet gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi Sekreter ve Daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen; "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile "Memurun Görevleri" başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen; "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibaresinin iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare vekili duruşmaya katılmadığından duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/1230
Karar No : 2023/2878
**DAVACI:** ... Sendikası (...-Sen)
**VEKİLİ:** Av. ...
**DAVALI:** ...Bakanlığı
**VEKİLLERİ:** I. Hukuk Müşaviri Av. ...
Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi Sekreter ve Daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde yer alan "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile "Memurun Görevleri" başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde yer alan "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri” başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen “ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
22 Mayıs 2014 günlü, 29007 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’in “Diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde iş ve görev tanımları” başlıklı ekinde yer alan tıbbi sekreter düzenlemesinde tıbbi sekreterin görevlerinin “a) Sağlık kurum ve kuruluşlarında, sağlık hizmet sunumunun devamlılığı esası ile tıbbi iş ve işlemlerin gerektirdiği haberleşme ve yazışma hizmetlerini yürütür.
b)Sağlık kurum ve kuruluşlarında randevu hizmetlerini ve hasta kabul işlemlerini yapar.
c) Hastaya ait tıbbi ve idari kayıtları tutar, elektronik ve/veya sesli ortamlara kayıt edilen tıbbi verileri tıbbi belgelere dönüştürür.
ç) Hasta dosyalarını ve gerekli görülen diğer belge ve raporları dosyalar, arşivleme ve hizmete sunma işlemlerini yürütür.
d) Belirlenen sınıflandırma ve kodlama sistemlerine göre klinik kodlama işlemlerini yapar.
e) Tıbbi istatistikler ile ilgili verileri derleyerek sonuçlarını üst yönetime raporlar.
f) Hasta dosyaları arşivinin kurulum ve işleyişinde görev alır.
g) Hasta dosyalarındaki eksikliklerin giderilmesini sağlar.
ğ) Hastanın taburcu ve transfer işlemlerini yapar, kurumlar arası iletişimi sağlar.” şeklinde sayıldığı; madde metninde, tıbbi sekreterin görevleri arasında ayniyat saymanının yapacağı işlerin bulunmadığı, yine Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin “Tıbbi sekreterin görev ve yetkileri” başlıklı 160. maddesinde tıbbi sekreterin görev tanımının yapıldığı, buna göre tıbbi sekreterin görevlerinin “Hasta müşahade kağıtlarını, tıbbi raporları ve tıbbi mesleki mektupları tabiplerin söyledikleri şekilde ve usulüne uygun olarak daktilo ile yazmak, tabipler tarafından teyp, pikap ve diğer kayıt cihazlarına söylenenleri deşifre etmek, bilimsel toplantılarda konuşulanları not almak, gerektiğinde hasta müşahade kağıtları ve raporların örneklerini çıkartmak” olduğu, burada da tıbbi sekreterin ayniyat saymanı bulunmayan yerlerde ayniyat saymanına yüklenen iş ve yükümlülükleri yerine getireceği yönünde bir düzenlemenin mevcut olmadığı, iptali istenen ibare ile tıbbi sekreter ve daktilografa fazla iş ve fazla yükümlülük getirildiği, bunun ise angarya olduğu, Anayasa'ya göre angaryanın yasak olduğu ve düzenlemenin dinlenme hakkına da aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Memurun görevleri” başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen “tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
İptali talep edilen maddede memurun görev tanımı yapıldıktan sonra tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek görevinin memura bırakılmasıyla anılanların yapması gereken iş ve görevlerin de memura yükleneceği, bu düzenleme ile ilgili kurumda “nasıl olsa memur var, diğer unvanlı kimseleri istihdam etmeyelim” düşüncesinin yerleşeceği ve keyfi uygulamaların önünün açılacağı, diğer yandan yalnızca bu unvanda görev yapan kişiler tarafından yapılması gereken özel ve teknik bilgi gerektiren işlerin memura ayrıca sorumluluk getireceği, memurun yanlış ya da eksik yaptığı işler nedeniyle disiplin soruşturmasına yahut cezai soruşturmaya tabi tutulabileceği, bu görevlendirmelerin angarya olduğu, devletin bu görevleri, alanında uzmanlaşmış kişileri görevlendirmek suretiyle yerine getirebileceğinin açık olduğu,
Memurların sınıfı dışında çalıştırılamayacağı, maddede geçen görevlendirmelerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 45. maddesi hükmüne aykırılık teşkil ettiği, dava konusu edilen düzenleme ile bir kısım çalışanın ayrımcılığa maruz kalacağı, anılanların emsallerine nazaran hem maddi hem de manevi zarara uğrayacakları,
Dava konusu edilen düzenlemelerin Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan sosyal devlet ilkesi ve 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri” başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen “ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
Devletin sağlık seviyesinin yükseltilmesi ve halkın sağlık hizmetlerinden eşit ve kolay ulaşılabilir bir biçimde yararlandırılması için gerekli her türlü önlemi alması gerektiği, aile hekimliği uygulamasından önce 1. basamak bireye yönelik teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri ile topluma yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin il ve ilçelerde sağlık ocakları, verem savaş dispanserleri, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri, 112 acil sağlık istasyonları, halk sağlığı laboratuvarları, ilçe sağlık grup başkanlıkları ve sağlık evleri gibi çok çeşitli 1. basamak sağlık kuruluşları eliyle verilmekte iken, aile hekimliği sistemine geçişle birlikte tüm bu hizmetlerin bir parçası olan bireye yönelik koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin, aile hekimleri eliyle aile sağlığı merkezlerinde verilmeye başlandığı, 1. basamak sağlık kuruluşlarının görevlerinin büyük bir kısmının aile hekimlerine verildiği ve bu sağlık kuruluşlarının toplum sağlığı merkezi çatısı altında toplandığı, bu değişiklik nedeniyle yeni bir teşkilat yapılanmasına gerek duyulduğu, Bakanlığa verilen reorganizasyon yetkisi ve mülga 181 sayılı KHK’nin 43. maddesi hükmüne istinaden Aile Hekimliğinin Pilot Uygulandığı İllerde Toplum Sağlığı Merkezleri Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair Yönerge'nin hazırlandığı ve 26/01/2010 günlü, 2365 sayılı makam onayı ile yürürlüğe girdiği, mezkur Yönerge’nin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 10. Dairesinin E:2010/3859 ve E:2011/798 sayılı dosyaları ile 5258 sayılı Kanun'un 8. maddesinin doğrudan anlan Yönergenin dayanak maddesi olamayacağından bahisle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu karara istinaden Bakanlığın 03/08/2011 günlü, 25143 sayılı makam olurları ile Toplum Sağlığı Merkezlerinin Kurulması ve Çalıştırılmasına Dair Yönerge’nin yürürlüğe konulduğu, bu Yönergenin iptali istemiyle açılan davada ise Danıştay 15. Dairesinin E:2013/2812, K:2014/4380 sayılı kararı ile söz konusu düzenlemelerin en az yönetmelik seviyesinde bir norm ile düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle iptal kararı verildiği, bunun üzerine dava konusu Yönetmelik'in hazırlanarak yürürlüğe konulduğu, dava konusu Yönetmelik ile toplum sağlığı merkezlerinin yönetsel ve operasyonel yapısının güçlendirilmesinin sağlandığı, toplum sağlığı merkezlerinin standartlarının yükseltilmesi ve merkezlerde görev alan personelin halk sağlığı alanında niteliğinin artırılmasının amaçlandığı, Yönetmelik kapsamında, toplum sağlığı merkezlerine organizasyon, eşgüdüm, eğitim ve denetim görevleriyle birlikte toplumsal sağlık hizmeti sunma görevlerinin de verildiği, böylelikle toplum sağlığı hizmetlerinin münhasıran bu hizmete yönelik görevleri olan merkezler marifetiyle verilmesinin hedeflendiği,
Yönetmelik'in “Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri” başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen dava konusu “ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek” ibaresiyle ilgili olarak; davacı, iddialarını tıbbi sekreterlerin görevlerinin düzenlendiği Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik ve Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’ndeki hükümlere dayandırsa da eş düzeydeki düzenleyici işlemler arasında hiyerarşik ilişki kurulmasının isabetsiz olduğu, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin diğer yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu yönündeki iddiaların esas yönünden mesmu olmadığı, her bir yönetmelikteki düzenlemenin düzenleyici işlemin amaç, kapsam ve dayanaklarına göre farklılık gösterdiği, davacı iddiasının kabulü halinde Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılan Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği hükümlerinin öncelikli ve daha üst görülmesi gerekeceği, böyle bir kabulün Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’teki düzenlemenin de Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği'ne uymaması sebebiyle hukuka aykırı olduğu savına yol açacağı, halbuki her bir yönetmeliğin, üst hukuk normu olarak dayanağı olan mevzuat ile ilişkili olarak değerlendirilmesi gerektiği,
İptali istenen Yönetmelik hükmünün, Yönetmelik'in 44. maddesinin 2. fıkrasındaki “Hizmette olmayan personelin işini yürütmek üzere, toplum sağlığı merkezi başkanı, personelden uygun birisini görevlendirir. Görevlendirilen personel, görevleriyle ilgili yetki ve sorumlulukları dahilinde çalıştırılır.” hükmü çerçevesinde ve özellikle 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile bu Kanun’a dayanılarak yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliği’nde yer alan taşınır, kayıt ve kontrol yetkililerine ilişkin düzenlemlere uygun olduğu, Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında “Taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri, harcama yetkililerince memuriyet veya çalışma unvanına bağlı kalmaksızın taşınır kayıt ve işlemlerini bu yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde yapabilecek bilgi ve niteliklere sahip personel arasından görevlendirilir. Dış temsilciliklerde taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri misyon şefleri tarafından görevlendirilir. Taşınır işlemleri yoğun olan harcama birimlerinde birden fazla taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi görevlendirilebilir.” hükmünün yer aldığı, taşınır kayıt ve kontrol işlemlerine ilişkin görev tevdiinde memuriyet veya unvanın esas alınmadığı, dava konusu Yönetmelik hükmüyle tıbbi sekreterlere süreklilik arz eden bir görev şeklinde taşınır kayıt ve kontrol işi verilmesinin söz konusu olmadığı, taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi (ayniyat saymanı) bulunmayan hallerde görevleri ve nitelikleri itibarıyla uygun personel olmaları hasebiyle istisna olarak bu görevin tevdi edildiği, kaldı ki ilgili mali mevzuat hükümleri gereğince taşınır kayıt ve kontrol işlemlerinin sürekli bir görev olarak tıbbi sekreterlere tevdiinin de hukuken mümkün olduğu, ayniyat saymanlığı istihdamının taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak değiştirildiği, bundan dolayı artık ayniyat saymanlığı ve ambar memurluğu kadro standardının istihdam edilmediği, ancak daha önce bu kadro standardında istihdam edilenlerin görevlerine devam ettiği, yeniden istihdam edilmedikleri için gittikçe sayılarının azaldığı, buna bağlı olarak da idarelerin Taşınır Mal Yönetmeliği’nde belirtildiği gibi memuriyet veya çalışma unvanına bağlı kalmaksızın görevi bu Yönetmelikte belirtilen usule uygun şekilde yapabilecek bilgi ve niteliklere sahip personel arasından görevlendirme yapmak ve uygun personeli takdir etmek dışında imkanının olmadığı savunulmaktadır.
Dava konusu edilen Yönetmelik'in “Memurun görevleri” başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen “tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek” ibaresinin iptali istemi bakımından;
Genel İdare Hizmetleri Sınıfına giren memurların Devlet Memurları Kanunu’nun 36. maddesi gereğince bu sınıf için belirlenen yönetim, icra, büro ve benzeri hizmetleri yapmakla görevli ve yükümlü oldukları; ayrıca, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına Tabi Kadrolar” başlıklı 5/1. maddesinin (ç) bendinde İdari Hizmetler Grubunun “1) Ayniyat saymanı, muhasebeci, sayman, 2) Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, daktilograf, veznedar, santral memuru, ambar memuru, memur, redaktör, koruma ve güvenlik görevlisi, 3) Şoför” olarak sayıldığı, bu meyanda veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun aynı hizmet sınıfı içinde bulunduğu ve Yönetmelikteki düzenlemelerde 657 sayılı Kanun'da bu hizmet sınıfı için belirlenen görevler verildiğinden davacının iddiasında olduğu gibi Kanun’da sayılmayan görevlerin verildiğinden veya 657 sayılı Kanun’un 45/1. maddesindeki “Hiçbir memur sınıfının dışında çalıştırılamaz.” hükmüne aykırı bir düzenlemeden söz edilemeyeceği, toplum sağlığı merkezleri bakımından sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve bütünlük içerisinde sunumu sağlanırken, insan gücünden tasarruf sağlamak, verimini artırmak ve sağlık sunumunda müşterek hareket edilmesi için Yönetmelikteki düzenlemelere ihtiyaç olduğu, dava konusu Yönetmelik hükmüyle memurlara süreklilik arz eden bir görev şeklinde iş verilmesinin söz konusu olmadığı, tıbbi sekreter, VHKİ, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda görevleri ve nitelikleri itibarıyla uygun personel olmaları hasebiyle istisna olarak görev tevdii edildiği, keza tıbbi sekreterlere verilen görevlerin de evvelce esas itibarıyla genel idare hizmetleri sınıfı içinde memurlarca yürütülen iş ve işlemler olduğu, bu unvanda yeterli çalışanın istihdam edilemediği durumlarda anılan görevlerin aslen bu görevleri yürüten Genel İdare Hizmetleri Sınıfındaki memurlara tevdiinde kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, mevcut personelin dengeli ve eşit dağılımı halinde dahi unvan ve görev itibarıyla halihazırdaki personel sayısıyla ihtiyacın karşılanmasına imkan bulunmadığı, bütün toplum sağlığı merkezlerinde öngörülen standart kadrodaki personelin tam olarak istihdamı arzu edilse de bunun gerçekleşmesinin yetişmiş ve nitelikli insan kaynağının yeterli sayıda olmasına ve bütçe imkanlarına bağlı olduğu, mevcut personel sayısı nazara alındığında hizmetin aksamaması bakımından Yönetmelik’teki düzenlemelerin yapılmasının zaruri olduğu savunulmatadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen; "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile Memurun Görevleri başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen; "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibarelerinin iptali istenilmektedir.
Anayasanın 56. maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; 3. fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; 4. fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; 124. maddesinde, bakanlıkların kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır.
11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi, (e) bendinde insan gücünde ve maddi kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, (f) bendinde kamu ve özel tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yönetmek ve politikaları belirlemek Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında sayılmış; 40. maddesinde de, Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabileceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin -işlem tarihinde yürürlükte bulunan- (mülga) 26. maddesi ile Bakanlık politika ve hedeflerine uygun olarak, temel sağlık hizmetlerini yürütmekle görevli, Bakanlığa bağlı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu kurulmuş; halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek; birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu hususta gerekli düzenlemeleri yapmak; bulaşıcı, bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar ve kanser ile anne, çocuk, ergen, yaşlı ve engelli gibi risk gruplarıyla ilgili olarak izleme, sürveyans, inceleme, araştırma, bağışıklama ve kontrol çalışmaları yapmak, bununla ilgili verilerin toplanmasını sağlamak, belirlenen hedefler doğrultusunda plan ve programlar hazırlamak, uygulamaya koymak, denetlenmesini sağlamak, değerlendirmek, gerekli önlemleri almak, bu konuda politika ve düzenlemelerin oluşturulması için Bakanlığa teklifte bulunmak; yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırarak toplumdaki tüm bireylerin sağlığını geliştirmek; hatalı beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve benzeri zararlı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, bu hususları izlemek, araştırmak, veri toplanmasını sağlamak ve değerlendirmek, Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 36. maddesinin 4. fıkrasında, hizmet birimlerinin görev tanımları, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hususu hüküm altına alınmış; mezkur hükme istinaden hazırlanan ve 7/3/2012 tarihli ve 28226 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Bağlı Kuruluşları Hizmet Birimlerinin Görevleri İle Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinde, "(1) Bağlı kuruluşların taşra hizmet birimlerinin görevleri, çalışma usul ve esasları, kadro standartları ve iş tanımları ile ilgili diğer hususlar Kurumlarının teklifi ve Bakan onayı ile yürürlüğe konulacak yönerge ile belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik hükmüne dayanılarak çıkarılan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Taşra Teşkilatı Hizmet Birimlerinin Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları İle Kadro Standartları Hakkında Yönerge'nin 6. maddesinde de, taşra teşkilatının halk sağlığı müdürlükleri, toplum sağlığı merkezleri ve halk sağlığı laboratuvarlarından oluştuğu hükmü yer almıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarının belirlenmesinin, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırılmasının ve sınıflarının değiştirilmesinin, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarının, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasının, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine istinaden, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinin açılması, kapatılması, organizasyonu ve görevleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla ve toplum sağlığı merkezleri ile bağlı birimlerinin fiziki ve teknik yapısını, görev ve yetkilerini, diğer kurum ve kuruluşlarla olan ilişki ve işbirliğini kapsayacak şekilde 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5 inci maddesi ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ncı maddesine dayanılarak hazırlanan dava konusu Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği 05/02/2015 tarihli ve 29258 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliği'nin "Tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri" başlıklı 57.maddesinde;"(1) TSM’de görev yapan tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri şunlardır:
a) Toplum sağlığı merkezinin tüm yazışma işlerini yürütmek,
b) Gelen ve giden yazılara ait defter ve dosyaları ilgili mevzuatlar dahilinde tutmak, bu yazıların asıl ve/veya suretlerini saklamak,
c) Yazıların cevaplarını süresinde hazırlayarak buna ilişkin bütün işlemleri sonuçlandırmak,
ç) Giden evraka ait her türlü posta işlemlerini yapmak ve resmi pul hesaplarını tutmak,
d) Yazı ve çoğaltma makinelerinin bakım ve temizliğini yapmak, korunmasını sağlamak,
e) TSM'nin hizmetinde kullanılan bilgileri bilgisayara kaydetmek,
f) Tüm saha araştırmalarının ham verilerini bilgisayara kaydetmek,
g) İdareden kendisine verilen her türlü yazışma iş ve işlemlerini yapmak,
ğ) Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek,
h) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak." hükmü yer almış,
"Memurun görevleri" başlıklı 61.maddesinde de;" (1) TSM’de görev yapan memurun görevleri şunlardır:
a) İdari ve mali işlerin yürütülmesinde görev almak,
b) Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek,
c) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak." düzenlemesine yer verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununda; ayniyat saymanı kadrosuna yer verilmediği, kanunun getirdiği yeni kamu mali yönetim ve kontrol sistemi çerçevesinde harcama yetkililerine verilen sorumluluğun taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri aracılığıyla yerine getirileceği hükme bağlanmış, taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi kadro unvanı olarak değil, görev unvanı olarak yer almıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, personel dağılımını en verimli ve ihtiyaca uygun şekilde planlamakla yükümlü olan davalı idarece; ayniyat saymanı bulunmayan hallerde taşınır kayıt ve kontrol işlemlerinin görevleri ve nitelikleri itibariyle bilgi ve beceri bakımından toplum sağlığı merkezinde görevli personel içinden tıbbi sekreterlerce ve daktilograflarca yürütülmesine ve tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurundan herhangi birinin olmaması halinde aynı hizmet sınıfı içerisindeki memurlarca yerine getirileceğine ilişkin düzenlemelerin kamu hizmetinin aksamamasını sağlamak amacıyla getirildiği anlaşıldığından dava konusu yönetmeliğin iptali istenilen hükümlerinde kamu yararı, hizmet gereği ve üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/05/2023 günü davacı vekili Av. ...'nun geldiği, davalı vekilinin gelmediği, Danıştay Savcısı ...'nun hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ
**OLAY:**
Davacı Sendika, 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi Sekreter ve Daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde yer alan "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile "Memurun Görevleri" başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde yer alan "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibaresinin iptali istemiyle dava açmıştır.
Dava konusu edilen düzenlemeler şu şekildedir:
Madde 57- (1) TSM’de görev yapan tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri şunlardır:
a) Toplum sağlığı merkezinin tüm yazışma işlerini yürütmek,
b) Gelen ve giden yazılara ait defter ve dosyaları ilgili mevzuatlar dahilinde tutmak, bu yazıların asıl ve/veya suretlerini saklamak,
c) Yazıların cevaplarını süresinde hazırlayarak buna ilişkin bütün işlemleri sonuçlandırmak,
ç) Giden evraka ait her türlü posta işlemlerini yapmak ve resmi pul hesaplarını tutmak,
d) Yazı ve çoğaltma makinelerinin bakım ve temizliğini yapmak, korunmasını sağlamak,
e) TSM'nin hizmetinde kullanılan bilgileri bilgisayara kaydetmek,
f) Tüm saha araştırmalarının ham verilerini bilgisayara kaydetmek,
g) İdareden kendisine verilen her türlü yazışma iş ve işlemlerini yapmak,
ğ) Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek,
h) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak.
.....
MADDE 61 – (1) TSM’de görev yapan memurun görevleri şunlardır:
a) İdari ve mali işlerin yürütülmesinde görev almak,
b) Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek,
c) Hizmetle ilgili verilen diğer görevleri yapmak.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa'nın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 124. maddesi uyarınca Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilirler.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 3. maddesinde sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık Bakanlığınca koordine edilip, mali yönden desteklenip geliştirileceği, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağlımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu düzenlenmiş;
663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 36. maddesinde de hizmet birimlerinin görev tanımları, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlemesine yer verilmiştir.
05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin;
"Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; Sağlık Bakanlığı taşra teşkilatı yapılanmasında yer alan toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinin açılması, kapatılması, organizasyonu ve görevleri ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir.";
"Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik, toplum sağlığı merkezleri ile bağlı birimlerinin fiziki ve teknik yapısını, görev ve yetkilerini, diğer kurum ve kuruluşlarla olan ilişki ve işbirliğini kapsar.";
"Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Yönetmelik, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu'nun 5 inci maddesi ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 36 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.";
"Toplum Sağlığı Merkezinde Çalışanların Görev Tanımları ve Sorumlulukları" başlıklı Beşinci Bölümünde yer alan "Genel hükümler" başlıklı 44. maddesinin 2. fıkrasında; "Hizmette olmayan personelin işini yürütmek üzere, toplum sağlığı merkezi başkanı, personelden uygun birisini görevlendirir. Görevlendirilen personel, görevleri ile ilgili yetki ve sorumlulukları dahilinde çalıştırılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan sağlık hakkı, kişilerin sağlık hizmetlerinden layıkıyla yararlanması amacını güden temel bir hak olup, bu hakkın korunup geliştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin sunumu noktasında Devlete bazı yükümlülükler yüklenmiştir. Devlete düşen yükümlülüklerin doğal sonucu olarak, bu alanda Devlete birtakım düzenleme ve sınırlamalar getirmesi konusunda yetkiler tanınması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa ile davalı idareye tanınan yönetmelikle düzenleme yapma yetkisi çerçevesinde 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin çıkarıldığı; Yönetmelik'in 57. maddesinde tıbbi sekreter ve daktilografın, 61. maddesinde de memurun görev tanımlarının sayma usulüyle belirlendiği; 44. maddesinin 2. fıkrasında ise hizmette olmayan personelin işini yürütmek üzere personelden uygun birisini görevlendirme yetkisinin toplum sağlığı merkezi başkanına verildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, toplum sağlığı merkezleri ve bağlı birimlerinde sağlık hizmeti sunumunun sürekliliğini sağlayarak, hizmetin aksamasına engel olmak amacıyla getirilen anılan Yönetmelik'in 57. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendiyle "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" işinin tıbbi sekreter ve daktilografın görevleri arasında, Yönetmelik'in 61. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" işinin de memurun görevleri arasında sayılmasına ilişkin dava konusu düzenlemelerde hizmet gereklerine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 05/02/2015 günlü, 29258 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Toplum Sağlığı Merkezi ve Bağlı Birimler Yönetmeliği'nin "Tıbbi Sekreter ve Daktilografın görevleri" başlıklı 57. maddesinin (ğ) bendinde düzenlenen; "Ayniyat saymanı yok ise onun görevlerini yürütmek" ibaresi ile "Memurun Görevleri" başlıklı 61. maddesinin (b) bendinde düzenlenen; "Tıbbi sekreter, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, ayniyat saymanı ve ambar memurunun bulunmadığı durumlarda bu kişilerin görevlerini yürütmek" ibaresinin iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare vekili duruşmaya katılmadığından duruşmasız işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.