Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2025/2244 K.2025/3789
Özet: (1) Davacılar, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin kampüsünde bulunan 1.403 m²’lik restoran ve kafeterya alanının 1 yıl süreyle devleti ihale kanunu çerçevesinde katılımcı firmalarla pazarlık usulüyle kiraya verilmesine ilişkin ihaleye davet işlemlerinin iptali talebinde bulunmuşlardır. (2) Mahkeme, temyiz sayısını kabul ederek bir önceki kararın bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmesi için ilgili Mahkemeye gönderilmesine ve yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/2244
Karar No:2025/3789
TEMYİZ EDENLER: 1. (DAVACI)... ve Yemek Hizmetleri
Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
2. (DAVALI) ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ..
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Yıldız Teknik Üniversitesi ... Kampüsünde bulunan 1.403 m² yüzölçümlü restaurant ve kafeterya alanının 1 yıl süreyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulüyle kiraya verilmesine ilişkin 22/05/2025 tarihli ihalenin, davacının anılan ihaleye davet edilmesine ilişkin ... sayılı işlemin ve ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen kararda; ihaleye davet işlemlerinin, ... tarih ve ... hale kayıt numaralı Yıldız Teknik Üniversitesi Taşınmaz Yönetim Biriminin "... Kampüsünde 1.403 m² restoran ve kafeterya alanının 1 yıl (12 ay) süreyle pazarlık usulüne göre kiraya verilmesi işi için yapılan ihaleye katılmak üzere 3 firmaya davet mektubu gönderilmiş olup, bir firma ihale dokümanı almış fakat ihaleye hiçbir firma iştirak etmemiştir. Komisyonumuzca yapılan değerlendirme neticesinde söz konusu ihalenin, iptal edilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir." içeriğini haiz işlemi ile iptal edildiği anlaşıldığından, davanın konusuz kaldığı ve uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı;
Öte yandan, işbu davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ile taraflar lehine herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, esas yönünden, uyuşmazlığa konu yere ilişkin davalı idareyle kira sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmede sözleşme tarihi ve kiranın başlangıç tarihinin bulunmadığı, sadece kira süresinin 60 ay olarak belirlendiği, anılan sözleşme devam ederken yeniden ihaleye çıkıldığı, kiracılık sıfatının devam ettiği; yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, işbu davanın 23/05/2025 tarihinde açıldığı, ihalenin iptali kararının ise taraflarına 28/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, taraflarının ihalenin iptali kararını bilmelerinin ve tahmin etmelerinin mümkün olmadığı, bu sebeple davanın açılmasına davalı idare sebep olduğundan yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesi ve şirketleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, temyize konu kararın vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, ihaleye davet yazılarının hazırlık işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle idari davaya konu edilebilir olmadığı, ihalenin iptali istemi yönünden davacının menfaati bulunmadığından davacının haksızlığının tespit edilmesinin uzun bir yargılama gerektirmediği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, sözleşme sona erdiğinde yeni kiracının tespiti bakımından kira sözleşmesi devam ederken yeni bir ihaleye çıkıldığı, davacı tarafından ihale kararının ne olduğu bilinmeden dava açıldığı, davanın açılmasına davacının sebep olduğu; davacı tarafından, taraflarının ihalenin iptali kararını bilmelerinin ve tahmin etmelerinin mümkün olmadığı, bu sebeple davanın açılmasına davalı idarenin sebep olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ
OLAY:
Yıldız Teknik Üniversitesi ... Kampüsünde bulunan 1.403 m² yüzölçümlü restaurant ve kafeterya alanının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulüyle 1 yıl süreyle kiraya verilmesine 29/04/2025 tarihli ihale onay belgesi ile karar verilmiştir.
Davacı şirket 22/05/2025 tarihinde gerçekleştirilecek olan söz konusu ihaleye; anılan ihalenin 3 yıl süreyle gerçekleştirileceği belirtilerek ... sayılı işlemle ve anılan ihalenin 1 yıl süreyle gerçekleştirileceği belirtilerek ... tarih ve ... sayılı işlemle davet edilmiştir.
Bunun üzerine 22/05/2025 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin ve söz konusu ihaleye davet yazılarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. (...) 2. İvedi yargılama usulünde: (...) g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (...) i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. (...); "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasında, "Konular aydınlandığında meseleler sırasıyla oya konulur ve karara bağlanır." kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Yıldız Teknik Üniversitesi ... Kampüsünde bulunan 1.403 m² yüzölçümlü restaurant ve kafeterya alanının 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verilmesine ilişkin 22/05/2025 tarihli ihalenin ve davacının anılan ihaleye davet edilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde, söz konusu alanın 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verilmesine ilişkin 04/04/2019 tarihli ihale neticesinde davalı idareyle 60 ay süreli kira sözleşmesi imzalandığı, tadilat süresi ve Covid-19 salgınında geçen süre dikkate alındığında mezkur sözleşmenin süresinin dolmadığı, kiracılık sıfatı devam ettiğinden tarafına gönderilen ihaleye davet yazılarının ve 22/05/2025 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür.
Davaya konu ihale, ihaleye katılan olmadığından bahisle 22/05/2025 tarihli ihale komisyonu kararı ile iptal edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu ihaleye davet işlemlerinin 22/05/2025 tarihli işlemle iptal edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, 22/05/2025 tarihli ihalenin iptali istemi hakkında hukuka uygunluk denetimi yapılmamış, dava konusu tüm işlemler yönünden davacının iddiaları (taşınmazın ihaleye çıkarılmaması gerektiği) karşılanmamıştır. Bu durumda, idarenin aynı taşınmazı yeniden kiraya verilmek üzere ihaleye çıkarmasının önünde bir engel bulunmadığı ve davacının bu taşınmazın ihaleye çıkarılmaması gerektiği yönündeki iddiaları da göz önüne alınarak 22/05/2025 tarihli ihalenin ve anılan ihaleye davet işlemlerinin iptali istemi hakkında hukuka uygunluk denetimi yapılması gerekirken, Mahkemece dava konusu ihaleye davet işlemlerinin anılan ihaleye katılım olmadığından bahisle iptal edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu noktada, Mahkeme kararının bozulmasıyla birlikte Dairemizce işin esası hakkında bir karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinde öngörülen özel yargılama usulünde genel kural, temyiz incelemesine konu olan kararda hukuki isabet görülmediğinin temyiz mercii tarafından tespit edilmesi halinde, dosyanın kararı veren mahkeme veya daireye geri gönderilmesi yerine, uyuşmazlığın esasının bizzat çözümlenerek karara bağlanması olup bozma ile birlikte dosyanın geri gönderilmesi sadece ilk inceleme üzerine verilen kararlarla sınırlı tutulmuştur.
Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünde geçen "nihai kararlar”dan anlaşılması gereken, davaya konu edilen işlemlerin ilk derece yargı yeri olarak hukuka uygunluk denetiminin yapılması ve bu konularda verilmiş nihai bir kararın varlığı olduğundan, ilk derece yargı yerince davanın konusunun yanlış nitelendirilerek uyuşmazlık ile ilgili hukuka uygunluk denetimi yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı durumlarda, ilk derecede uyuşmazlıkla ilgili verilmiş nihai bir karardan söz edilmesi mümkün olmayıp temyiz aşamasında Danıştayca, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmayan işlemle ilgili olarak uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması halinde Kanun'un öngördüğü iki aşamalı yargısal denetimin gerçekleşmeyeceği açıktır.
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde, ilk derece mahkemelerince, uyuşmazlığa konu edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapılmamış olması halinde, üst derece mahkemesince ne yönde bir karar verileceği hususunda açık bir kural öngörülmemiş ise de bu konunun kanun koyucu tarafından önceden öngörülmesinin mümkün olmaması ve hukuka uygun olanın, uyuşmazlığın tüm boyutuyla ele alınıp bu çerçevede bir hüküm kurulması olduğundan, bu istisnai durumun ayrıca düzenlenmesine yasama organınca gerek görülmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, dava konusu uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında ivedi yargılama usulüne tabi "ilk derece" ve "temyiz" olmak üzere iki aşamalı olarak incelenmek zorunda olunması nedeniyle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlıkla ilgili hüküm kurulmayan bir konuda, temyiz mercii tarafından dava konusu işlemlerin esasına ilişkin doğrudan yargılama yapılarak bir hüküm kurulmaması gerekir.
Bu itibarla, adil yargılanma hakkı kapsamında iki aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi, dolayısıyla 22/05/2025 tarihli ihalenin iptali istemi hakkında hüküm kurulmak üzere ve dava konusu ihale kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında irdeleme yapılarak yeniden bir karar verilebilmesi için dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, işbu bozma kararı üzerine dava konusu işlemler yönünden yeniden hukuka uygunluk denetimi yapılacağı ve yargılama neticesine göre yargılama giderleri ile vekalet ücreti hakkında yeniden karar verileceğinden, tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin talepleri hakkında bu aşamada karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2025/2244
Karar No:2025/3789
TEMYİZ EDENLER: 1. (DAVACI)... ve Yemek Hizmetleri
Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
2. (DAVALI) ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ..
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Yıldız Teknik Üniversitesi ... Kampüsünde bulunan 1.403 m² yüzölçümlü restaurant ve kafeterya alanının 1 yıl süreyle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulüyle kiraya verilmesine ilişkin 22/05/2025 tarihli ihalenin, davacının anılan ihaleye davet edilmesine ilişkin ... sayılı işlemin ve ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen kararda; ihaleye davet işlemlerinin, ... tarih ve ... hale kayıt numaralı Yıldız Teknik Üniversitesi Taşınmaz Yönetim Biriminin "... Kampüsünde 1.403 m² restoran ve kafeterya alanının 1 yıl (12 ay) süreyle pazarlık usulüne göre kiraya verilmesi işi için yapılan ihaleye katılmak üzere 3 firmaya davet mektubu gönderilmiş olup, bir firma ihale dokümanı almış fakat ihaleye hiçbir firma iştirak etmemiştir. Komisyonumuzca yapılan değerlendirme neticesinde söz konusu ihalenin, iptal edilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir." içeriğini haiz işlemi ile iptal edildiği anlaşıldığından, davanın konusuz kaldığı ve uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı;
Öte yandan, işbu davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ile taraflar lehine herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, taraflar lehine/aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, esas yönünden, uyuşmazlığa konu yere ilişkin davalı idareyle kira sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmede sözleşme tarihi ve kiranın başlangıç tarihinin bulunmadığı, sadece kira süresinin 60 ay olarak belirlendiği, anılan sözleşme devam ederken yeniden ihaleye çıkıldığı, kiracılık sıfatının devam ettiği; yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden, işbu davanın 23/05/2025 tarihinde açıldığı, ihalenin iptali kararının ise taraflarına 28/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, taraflarının ihalenin iptali kararını bilmelerinin ve tahmin etmelerinin mümkün olmadığı, bu sebeple davanın açılmasına davalı idare sebep olduğundan yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesi ve şirketleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, temyize konu kararın vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, ihaleye davet yazılarının hazırlık işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle idari davaya konu edilebilir olmadığı, ihalenin iptali istemi yönünden davacının menfaati bulunmadığından davacının haksızlığının tespit edilmesinin uzun bir yargılama gerektirmediği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, sözleşme sona erdiğinde yeni kiracının tespiti bakımından kira sözleşmesi devam ederken yeni bir ihaleye çıkıldığı, davacı tarafından ihale kararının ne olduğu bilinmeden dava açıldığı, davanın açılmasına davacının sebep olduğu; davacı tarafından, taraflarının ihalenin iptali kararını bilmelerinin ve tahmin etmelerinin mümkün olmadığı, bu sebeple davanın açılmasına davalı idarenin sebep olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ
OLAY:
Yıldız Teknik Üniversitesi ... Kampüsünde bulunan 1.403 m² yüzölçümlü restaurant ve kafeterya alanının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulüyle 1 yıl süreyle kiraya verilmesine 29/04/2025 tarihli ihale onay belgesi ile karar verilmiştir.
Davacı şirket 22/05/2025 tarihinde gerçekleştirilecek olan söz konusu ihaleye; anılan ihalenin 3 yıl süreyle gerçekleştirileceği belirtilerek ... sayılı işlemle ve anılan ihalenin 1 yıl süreyle gerçekleştirileceği belirtilerek ... tarih ve ... sayılı işlemle davet edilmiştir.
Bunun üzerine 22/05/2025 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin ve söz konusu ihaleye davet yazılarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. (...) 2. İvedi yargılama usulünde: (...) g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (...) i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. (...); "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasında, "Konular aydınlandığında meseleler sırasıyla oya konulur ve karara bağlanır." kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, Yıldız Teknik Üniversitesi ... Kampüsünde bulunan 1.403 m² yüzölçümlü restaurant ve kafeterya alanının 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verilmesine ilişkin 22/05/2025 tarihli ihalenin ve davacının anılan ihaleye davet edilmesine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde, söz konusu alanın 2886 sayılı Kanun uyarınca kiraya verilmesine ilişkin 04/04/2019 tarihli ihale neticesinde davalı idareyle 60 ay süreli kira sözleşmesi imzalandığı, tadilat süresi ve Covid-19 salgınında geçen süre dikkate alındığında mezkur sözleşmenin süresinin dolmadığı, kiracılık sıfatı devam ettiğinden tarafına gönderilen ihaleye davet yazılarının ve 22/05/2025 tarihinde gerçekleştirilecek ihalenin hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür.
Davaya konu ihale, ihaleye katılan olmadığından bahisle 22/05/2025 tarihli ihale komisyonu kararı ile iptal edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu ihaleye davet işlemlerinin 22/05/2025 tarihli işlemle iptal edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, 22/05/2025 tarihli ihalenin iptali istemi hakkında hukuka uygunluk denetimi yapılmamış, dava konusu tüm işlemler yönünden davacının iddiaları (taşınmazın ihaleye çıkarılmaması gerektiği) karşılanmamıştır. Bu durumda, idarenin aynı taşınmazı yeniden kiraya verilmek üzere ihaleye çıkarmasının önünde bir engel bulunmadığı ve davacının bu taşınmazın ihaleye çıkarılmaması gerektiği yönündeki iddiaları da göz önüne alınarak 22/05/2025 tarihli ihalenin ve anılan ihaleye davet işlemlerinin iptali istemi hakkında hukuka uygunluk denetimi yapılması gerekirken, Mahkemece dava konusu ihaleye davet işlemlerinin anılan ihaleye katılım olmadığından bahisle iptal edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu noktada, Mahkeme kararının bozulmasıyla birlikte Dairemizce işin esası hakkında bir karar verilip verilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinde öngörülen özel yargılama usulünde genel kural, temyiz incelemesine konu olan kararda hukuki isabet görülmediğinin temyiz mercii tarafından tespit edilmesi halinde, dosyanın kararı veren mahkeme veya daireye geri gönderilmesi yerine, uyuşmazlığın esasının bizzat çözümlenerek karara bağlanması olup bozma ile birlikte dosyanın geri gönderilmesi sadece ilk inceleme üzerine verilen kararlarla sınırlı tutulmuştur.
Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünde geçen "nihai kararlar”dan anlaşılması gereken, davaya konu edilen işlemlerin ilk derece yargı yeri olarak hukuka uygunluk denetiminin yapılması ve bu konularda verilmiş nihai bir kararın varlığı olduğundan, ilk derece yargı yerince davanın konusunun yanlış nitelendirilerek uyuşmazlık ile ilgili hukuka uygunluk denetimi yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı durumlarda, ilk derecede uyuşmazlıkla ilgili verilmiş nihai bir karardan söz edilmesi mümkün olmayıp temyiz aşamasında Danıştayca, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulmayan işlemle ilgili olarak uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması halinde Kanun'un öngördüğü iki aşamalı yargısal denetimin gerçekleşmeyeceği açıktır.
2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde, ilk derece mahkemelerince, uyuşmazlığa konu edilen işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapılmamış olması halinde, üst derece mahkemesince ne yönde bir karar verileceği hususunda açık bir kural öngörülmemiş ise de bu konunun kanun koyucu tarafından önceden öngörülmesinin mümkün olmaması ve hukuka uygun olanın, uyuşmazlığın tüm boyutuyla ele alınıp bu çerçevede bir hüküm kurulması olduğundan, bu istisnai durumun ayrıca düzenlenmesine yasama organınca gerek görülmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak, dava konusu uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında ivedi yargılama usulüne tabi "ilk derece" ve "temyiz" olmak üzere iki aşamalı olarak incelenmek zorunda olunması nedeniyle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlıkla ilgili hüküm kurulmayan bir konuda, temyiz mercii tarafından dava konusu işlemlerin esasına ilişkin doğrudan yargılama yapılarak bir hüküm kurulmaması gerekir.
Bu itibarla, adil yargılanma hakkı kapsamında iki aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi, dolayısıyla 22/05/2025 tarihli ihalenin iptali istemi hakkında hüküm kurulmak üzere ve dava konusu ihale kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında irdeleme yapılarak yeniden bir karar verilebilmesi için dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, işbu bozma kararı üzerine dava konusu işlemler yönünden yeniden hukuka uygunluk denetimi yapılacağı ve yargılama neticesine göre yargılama giderleri ile vekalet ücreti hakkında yeniden karar verileceğinden, tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin talepleri hakkında bu aşamada karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.