Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/967 K.2024/2969
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/967
Karar No:2024/2969
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Fonu (...)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 3.738.656,29-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun ve dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6183 sayılı Kanun, 4389 sayılı (mülga) Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde 3.738.656,29-TL'lik Fon alacağı belirlenirken davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemlerdeki kredi kullanımlarının değerlendirildiği, 06/03/1998 tarihli ve 900.000-DEM tutarlı, 30/09/1999 tarihli ve 68.865-TL tutarlı ve de 01/10/1999 tarihli ve 258,24-TL tutarlı kredi kullandırımlarından anılan Kanun hükümleri uyarınca davacının sorumlu olduğu, davacının görev süresi sonrası kullandırılan kredilerin Fon alacağı hesaplamasında dikkate alınmadığı, dava konusu ödemeye çağrı mektubuna konu edilen meblağın davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemde kullandırılan ve ödenmeyen kredilerden kaynaklandığı, davacının hesaplanan Fon alacağının ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeyi de dosyaya sunamadığı, bu itibarla, davacının 3.738.656,29-TL tutarındaki Fon alacağından sorumluluğuna ilişkin düzenlenen dava konusu ödemeye çağrı mektubunda ve bu ödemeye çağrı mektubunun dayanağı Fon Kurulu kararının ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'ye ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 14/09/2023 tarih ve E:2018/15, K:2023/3535 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 10/07/2001 tarih ve 24458 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/07/2001 tarih ve 384 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3’inci maddesi kapsamında yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmeyen, alınması gereken tedbirleri almayan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden ... Bank A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, davacının ... Bank A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de 19/12/1996-13/12/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, davalı idarenin savunma dilekçesinde yer alan tablolarda davacının sorumlu tutulduğu kredilerin gösterildiği, davacının görev süresi içerisinde 30/09/1999 tarihinde kullandırılan 68.865-TL tutarlı ve 01/10/1999 tarihinde kullandırılan 258,24-TL tutarlı kredilerin 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredinin bir kısmı ile kapatıldığı, 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredi ile hem bahsi geçen kredilerin hem de davacının görev süresinden sonra 13/10/2000 tarihinde ... referanslı fişle kullandırılan 140.000-TL tutarlı kredinin kapatıldığı, 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredinin ise 22/02/2001 tarihinde kullandırılan 345.046,99-TL nakit kredinin 286.939,38-TL tutarlık kısmı ile anapara ve faiz ödemesi yapılarak kapatıldığı, 345.046,99-TL nakit krediden geriye kalan bakiye 58.107,61-TL'nin ise "... kredi kapama hesabı 1600069/9040" açıklaması ile Kredi Faiz Gelirleri hesabına geçirildiği, buradan da firmanın başkaca kredilerinden kaynaklanan Faiz+BSMV+KKDF ödemelerinin yapıldığı anlaşıldığından, davacının sorumlu tutulduğu kredilerin bir kısmının davacının görev yaptığı dönem içerisinde kullandırılan kredilerin kapatılması amacıyla kullanılmadığı, davacının görev süresinden sonra kullandırılan kredilerin kapatılması amacıyla kullanıldığı, bir kısmının da davacının sorumlu tutulabileceği kredilerden kaynaklı Faiz+BSMV+KKDF alacağı olup olmadığının davalı idarece ortaya konulmadan davacının sorumluluk tutarına dahil edildiği, bu nedenle davalı idarece sunulan tabloda yer alan kredilerin tamamından davacının sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı hususu dikkate alındığında, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının sorumluluk tutarının hesaplanmasında görev süresi öncesinde ve görev süresinde kullandırılan kredilere ilişkin Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edildiği, görev süresinden sonra kullandırılan kredilere ait Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/967
Karar No:2024/2969
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Fonu (...)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 3.738.656,29-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun ve dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6183 sayılı Kanun, 4389 sayılı (mülga) Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde 3.738.656,29-TL'lik Fon alacağı belirlenirken davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemlerdeki kredi kullanımlarının değerlendirildiği, 06/03/1998 tarihli ve 900.000-DEM tutarlı, 30/09/1999 tarihli ve 68.865-TL tutarlı ve de 01/10/1999 tarihli ve 258,24-TL tutarlı kredi kullandırımlarından anılan Kanun hükümleri uyarınca davacının sorumlu olduğu, davacının görev süresi sonrası kullandırılan kredilerin Fon alacağı hesaplamasında dikkate alınmadığı, dava konusu ödemeye çağrı mektubuna konu edilen meblağın davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemde kullandırılan ve ödenmeyen kredilerden kaynaklandığı, davacının hesaplanan Fon alacağının ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeyi de dosyaya sunamadığı, bu itibarla, davacının 3.738.656,29-TL tutarındaki Fon alacağından sorumluluğuna ilişkin düzenlenen dava konusu ödemeye çağrı mektubunda ve bu ödemeye çağrı mektubunun dayanağı Fon Kurulu kararının ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'ye ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 14/09/2023 tarih ve E:2018/15, K:2023/3535 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 10/07/2001 tarih ve 24458 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10/07/2001 tarih ve 384 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3’inci maddesi kapsamında yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmeyen, alınması gereken tedbirleri almayan, faaliyetine devamı mevduat sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz eden ... Bank A.Ş.’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığı ve temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, davacının ... Bank A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de 19/12/1996-13/12/1999 tarihleri arasında yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, davalı idarenin savunma dilekçesinde yer alan tablolarda davacının sorumlu tutulduğu kredilerin gösterildiği, davacının görev süresi içerisinde 30/09/1999 tarihinde kullandırılan 68.865-TL tutarlı ve 01/10/1999 tarihinde kullandırılan 258,24-TL tutarlı kredilerin 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredinin bir kısmı ile kapatıldığı, 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredi ile hem bahsi geçen kredilerin hem de davacının görev süresinden sonra 13/10/2000 tarihinde ... referanslı fişle kullandırılan 140.000-TL tutarlı kredinin kapatıldığı, 16/02/2001 tarihinde kullandırılan 252.720-TL tutarlı kredinin ise 22/02/2001 tarihinde kullandırılan 345.046,99-TL nakit kredinin 286.939,38-TL tutarlık kısmı ile anapara ve faiz ödemesi yapılarak kapatıldığı, 345.046,99-TL nakit krediden geriye kalan bakiye 58.107,61-TL'nin ise "... kredi kapama hesabı 1600069/9040" açıklaması ile Kredi Faiz Gelirleri hesabına geçirildiği, buradan da firmanın başkaca kredilerinden kaynaklanan Faiz+BSMV+KKDF ödemelerinin yapıldığı anlaşıldığından, davacının sorumlu tutulduğu kredilerin bir kısmının davacının görev yaptığı dönem içerisinde kullandırılan kredilerin kapatılması amacıyla kullanılmadığı, davacının görev süresinden sonra kullandırılan kredilerin kapatılması amacıyla kullanıldığı, bir kısmının da davacının sorumlu tutulabileceği kredilerden kaynaklı Faiz+BSMV+KKDF alacağı olup olmadığının davalı idarece ortaya konulmadan davacının sorumluluk tutarına dahil edildiği, bu nedenle davalı idarece sunulan tabloda yer alan kredilerin tamamından davacının sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı hususu dikkate alındığında, tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının sorumluluk tutarının hesaplanmasında görev süresi öncesinde ve görev süresinde kullandırılan kredilere ilişkin Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edildiği, görev süresinden sonra kullandırılan kredilere ait Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.