‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2024/518 K.2024/5642

Esas No: 2024/518 · Karar No: 2024/5642 · Karar Tarihi: 18.12.2024
Özet: 1. Uyuşmazlık, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrası (g) bendine dayalı olarak, bir akaryakıt istasyonunun geçici mühürlenmesinin iptali talebinə göre ortaya çıkmıştır. 2. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararının tasarrufu konusunda mahkeme kararını bozamamış ve davalıya karşı verilen kararın ONANMASI’na (yani kararın kesinliğine) karar etmiş, dava talebini reddetmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/518
Karar No:2024/5642

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya ait akaryakıt istasyonunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Denetim Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme istinaden tesis edilen 15/08/2022 tarihli mühürleme işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi davacının ilgili hesap dönemi işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi suçu raporunda sahte belge kullandığının tespit edildiği ve hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesinde yazılı suçları işlediğinden bahisle Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağı olan 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde yer alan “... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur...” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğu itiraz yolu ile iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, Kanun koyucu tarafından söz konusu iptal gerekçeleri dikkate alınarak 27/12/2023 tarihinde kabul edilen ve 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle anılan maddenin yeniden düzenlendiği, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendinde yapılan yeni düzenlemede, Kanun’da tedbir işleminin değişen şartlara göre soruşturma ve kovuşturma aşamasında gözden geçirilmesine imkan tanınmasına yönelik olarak davalı Kuruma, geçici durdurma (mühürleme) işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağının bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilmesine yönelik yükümlülük getirildiği, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen yasal düzenlemeden farklı olarak mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşme beklenilmeksizin geçici durdurma işleminin Kurum tarafından kaldırılacağına dair değişiklik yapıldığı;
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında hazırlanan vergi suçu raporu üzerine başlatılan adli süreç sonrasında, davacı hakkında "Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet" suçlamasıyla açılan ceza soruşturmasında Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının durumunun Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi kapsamında kaldığı ve mühürleme işleminin (Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere) davacıya yüklediği aşırı külfet ve yol açtığı mağduriyet gözetilerek anılan iptal kararının bakılan davada derhal uygulanmasının hakkaniyet gereği olduğu, bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 20/2-g maddesinin dava konusu mühürleme işlemine hukuki dayanak oluşturamayacağı anlaşıldığından, işlemde hukuka uygunluk, İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Suçu Raporu'nda davacının muhteviyatı itibarıyla sahte fatura kullandığının tespit edildiği, Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasının ardından durumun taraflarına bildirildiği, dava konusu işlemin mevzuattan doğan yükümlülüğü yerine getirmek üzere tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi'nce davacı hakkında "Vergi Usul Kanunu'na Muhalefet" suçlamasıyla açılan ceza soruşturmasında Gürpınar Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmekle birlikte anılan kararın henüz kesinleşmediğinin belirtildiği, ancak temyiz incelemesi aşamasında UYAP kayıtlarında yapılan incelemede, kovuşturmaya yer olmadığına dair ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararına karşı ilgili tarafça yapılan itirazın ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.

Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?