Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/367 K.2024/2253
Özet: Uyuşmazlık, 09/05/2017 denetiminde LPG istasyonunda yetkili personel belgesi olmayan personel çalıştırıldığı iddiası üzerine verilen 91.907,00‑TL idari para cezasının iptali üzerine açılan temyiz davasıdır. Mahkeme, denetim tutanağı ve benzeri kanıtları dikkate alarak Kurul kararının hukuka uygun bulunduğunu, cezayı iptal etmediğini ve dava talebini reddettiğini hükümlemiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/367
Karar No:2024/2253
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Kuyumculuk İletişim Petrol Tekstil Gıda Turizm
Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait LPG istasyonunda 09/05/2017 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda LPG yetkili personel belgesi olmayan personel çalıştırıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanun'u ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 91.907,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait istasyonda 09/05/20017 tarihinde yapılan denetimde, istasyonun LPG faaliyetlerinde LPG yetkili personel belgesi bulunmayan personelin (...) çalıştırıldığı tespit edilerek tutanak düzenlendiği, düzenlenen tutanakta şirket müdürünün imzasının bulunduğu, bu husus tutanakla sabit olduğundan, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 04/10/2023 tarih ve E:2020/39, K:2023/3834 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; temyiz aşamasında Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce 09/03/2023 tarihinde yapılan ara kararına verilen cevaplardan, LPG yetkili personel belgesi sahibi ..., ... ve ...'in denetim yapılan istasyonun çalışanı olduğu ve denetim tarihinde bu belgenin mevcut olduğunun anlaşıldığı;
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan "LPG dolumu/ikmali yapılan bir tesiste çalışan ve ilgili SGK hizmet döküm listesinde yer alan kişilerden en az birinin LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası olduğu hâlde söz konusu sertifika sahibi olmayan başka bir çalışanın dolum/ikmal yapması" fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddede yer alan düzenleme uyarınca ihtar mekanizmasının, ilgili maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tesis edilen idari para cezaları hakkında uygulanamayacağı, ayrıca yapılan değişikliklerin idari yaptırım uygulanmadan önce takip edilecek usule ilişkin olduğu, anılan değişikliklerin fiillerin niteliklerinde ve cezalandırılmaları yönündeki iradede değişiklik yapmadığı, yalnızca idari yaptırım uygulama usulüne ilişkin değişiklikler içerdiği göz önünde bulundurulduğunda, bu düzenlemelerin şekli ceza normlarında değişiklik yapan düzenlemeler olduğu ve kanun koyucu tarafından geriye yürüyecekleri de düzenlenmediğinden, zaman bakımından uygulanma noktasında geriye yürümeyecekleri, sonuç olarak dava konusu işlemin mevzuattan doğan yükümlülüğün yerine getirilmesi kapsamında 5307 sayılı Kanun'a, usule, normlar hiyerarşisine ve mevzuatın amacına uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2024/367
Karar No:2024/2253
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Kuyumculuk İletişim Petrol Tekstil Gıda Turizm
Akaryakıt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait LPG istasyonunda 09/05/2017 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda LPG yetkili personel belgesi olmayan personel çalıştırıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanun'u ve Elektrik Piyasası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 91.907,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya ait istasyonda 09/05/20017 tarihinde yapılan denetimde, istasyonun LPG faaliyetlerinde LPG yetkili personel belgesi bulunmayan personelin (...) çalıştırıldığı tespit edilerek tutanak düzenlendiği, düzenlenen tutanakta şirket müdürünün imzasının bulunduğu, bu husus tutanakla sabit olduğundan, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 04/10/2023 tarih ve E:2020/39, K:2023/3834 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; temyiz aşamasında Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce 09/03/2023 tarihinde yapılan ara kararına verilen cevaplardan, LPG yetkili personel belgesi sahibi ..., ... ve ...'in denetim yapılan istasyonun çalışanı olduğu ve denetim tarihinde bu belgenin mevcut olduğunun anlaşıldığı;
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan "LPG dolumu/ikmali yapılan bir tesiste çalışan ve ilgili SGK hizmet döküm listesinde yer alan kişilerden en az birinin LPG Yetkili İşletme Personeli Sertifikası olduğu hâlde söz konusu sertifika sahibi olmayan başka bir çalışanın dolum/ikmal yapması" fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddede yer alan düzenleme uyarınca ihtar mekanizmasının, ilgili maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tesis edilen idari para cezaları hakkında uygulanamayacağı, ayrıca yapılan değişikliklerin idari yaptırım uygulanmadan önce takip edilecek usule ilişkin olduğu, anılan değişikliklerin fiillerin niteliklerinde ve cezalandırılmaları yönündeki iradede değişiklik yapmadığı, yalnızca idari yaptırım uygulama usulüne ilişkin değişiklikler içerdiği göz önünde bulundurulduğunda, bu düzenlemelerin şekli ceza normlarında değişiklik yapan düzenlemeler olduğu ve kanun koyucu tarafından geriye yürüyecekleri de düzenlenmediğinden, zaman bakımından uygulanma noktasında geriye yürümeyecekleri, sonuç olarak dava konusu işlemin mevzuattan doğan yükümlülüğün yerine getirilmesi kapsamında 5307 sayılı Kanun'a, usule, normlar hiyerarşisine ve mevzuatın amacına uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.