Danıştay 13. Daire İdare Hukuku Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2024/352 K.2024/630
Özet: (1) Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Mersin’de bulunan taşınmazın satışına ilişkin açık artırma sürecinin, taşınmazın orman alanında kalmasından dolayı iptal edilmesine ilişkin uyuşmazlık. (2) Mahkeme, bu işleme ilişkin yetkili yargı yeri olarak Ankara İdare Mahkemesi’ni belirledi ve davayı bu mahkemeye göndererek geçerli bir karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/352
Karar No: 2024/630
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. vekili Av. ... tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca 06/04/2023 tarihinde açık artırma usûlüyle gerçekleştirilen Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satışına ilişkin ihalenin söz konusu taşınmazın orman alanında kaldığından bahisle iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Emlak Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na karşı açılmıştır.
Mersin 2. İdare Mahkemesi'nin 01/08/2023 tarih ve E:2023/1069, K:2023/1127 sayılı kararıyla; uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca dava konusu işlemi tesis eden idari merci olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih ve E:2023/1454, K:2023/1498 sayılı kararıyla ise uyuşmazlığın taşınmazın doğrudan aynını ilgilendirdiği, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin devir ve mülkiyet hakkından kaynaklandığı, bununla birlikte taşınmazlar ile ilgili uyuşmazlıklarda özel yetki kuralının getiriliş amacının uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmazlara kolayca erişilebilmesi olduğu göz önüne alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Mersin İdare Mahkemesi'nin yetkisinde olduğu sonucuna varılarak yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü özel yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (Kâzım YENİCE/Yüksel ESİN, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; "idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden" idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ankara, 2022, s.1301).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Bu itibarla, Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın açık artırma usulüyle satışına ilişkin ihalenin söz konusu taşınmazın orman alanında kaldığından bahisle iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine yönelik uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu ihalenin iptaline ilişkin işlemi tesis eden idarî merci olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ'NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 7. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Mersin 2. İdare Mahkemesi'ne ve taraflara bildirilmesine, 08/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2024/352
Karar No: 2024/630
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. vekili Av. ... tarafından, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nca 06/04/2023 tarihinde açık artırma usûlüyle gerçekleştirilen Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın satışına ilişkin ihalenin söz konusu taşınmazın orman alanında kaldığından bahisle iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Emlak Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na karşı açılmıştır.
Mersin 2. İdare Mahkemesi'nin 01/08/2023 tarih ve E:2023/1069, K:2023/1127 sayılı kararıyla; uyuşmazlığın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca dava konusu işlemi tesis eden idari merci olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ankara 7. İdare Mahkemesi'nin 13/09/2023 tarih ve E:2023/1454, K:2023/1498 sayılı kararıyla ise uyuşmazlığın taşınmazın doğrudan aynını ilgilendirdiği, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin devir ve mülkiyet hakkından kaynaklandığı, bununla birlikte taşınmazlar ile ilgili uyuşmazlıklarda özel yetki kuralının getiriliş amacının uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmazlara kolayca erişilebilmesi olduğu göz önüne alındığında, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Mersin İdare Mahkemesi'nin yetkisinde olduğu sonucuna varılarak yetki uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü özel yetki kuralı kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (Kâzım YENİCE/Yüksel ESİN, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara, 1983, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; "idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden" idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ankara, 2022, s.1301).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Bu itibarla, Mersin ili, Erdemli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın açık artırma usulüyle satışına ilişkin ihalenin söz konusu taşınmazın orman alanında kaldığından bahisle iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine yönelik uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu ihalenin iptaline ilişkin işlemi tesis eden idarî merci olan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ'NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 7. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Mersin 2. İdare Mahkemesi'ne ve taraflara bildirilmesine, 08/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.