‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2024/2249 K.2024/3488

Esas No: 2024/2249 · Karar No: 2024/3488 · Karar Tarihi: 24.09.2024
Özet: Uyuşmazlık, davacının bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesinin reddiyle ilgili Kurul kararı ve onun bozulması talebini içerir.(1) Mahkeme, davacının yetkilendirme talebinin yasama düzenine uygun olmadığını belirterek Kurul kararının iptalini ve buna bağlı yargıtay kararlarının iptali istenen temyiz taleplerinin reddini kabul etti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2249
Karar No:2024/3488

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi uyarınca reddine ilişkin Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının yeniden değerlendirilmesi için yapmış olduğu 23/05/2017 tarihli başvurusunun reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının davalı idareye başvurusu sırasında sunduğu adlî sicil arşiv kaydında, ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi vermek fiilinden mahkumiyetine ve sonuç olarak 4.500,00-TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yapılan temyiz başvurusu sonucunda kararın Yargıtay ... Ceza Dairesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verildiğinin görüldüğü, suça konu fiilin, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu bir şirketin nevi değiştirme işlemleri sırasında, bir kişinin bilgisi ve izni olmadan yönetim kurulu kararıyla şirket denetçisi olarak gösterilmesine ilişkin olduğu, davalı idarece yapılan değerlendirmede söz konusu fiilin bağımsız denetim mesleği ile bağdaşmadığına ve davacının Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendindeki şartını sağlamadığına karar verildiği, davacının mahkum olduğu fiilin niteliği göz önünde bulundurulduğunda bağımsız denetim mesleğinin gerektirdiği nitelikler ile bağdaşmadığı anlaşıldığından, davacının talebinin reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 12/03/2024 tarih ve E:2019/1044, K:2024/1216 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının "... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi vermek fiilinden mahkumiyetine ve sonuç olarak 4.500,00-TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği, adli para cezasına esas teşkil eden fiilin, sadece şirket hakkında yanlış bilgi vermekten ibaret olmadığı, ilgilinin bilgisi ve onayı alınmadan yapılan işlemin sahteciliği de içinde barındırdığı, yanlış beyana konu edilen kişinin gerek özel hayatında, gerekse iş hayatında ağır sonuçlara sebep olmasının mümkün bulunduğu, bağımsız denetim faaliyetinin sonuçları itibarıyla kamuoyunu ilgilendiren boyutu dikkate alındığında, benzer nitelikteki bir fiilin bağımsız denetim mesleği ile bağdaştırılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının Bağımsız Denetim Yönetmeliği'nin 14. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendindeki şartı sağlamadığı ileri sürülerek reddedildiği, anılan Kurul kararının yeniden değerlendirilmesi istemiyle 23/05/2017 tarihinde yapılan başvurunun da ... tarih ve ... tarih Kurul kararında değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığından bahisle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı;
Davacının yetkilendirme başvurusunun reddine gerekçe olarak ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına konu fiilin niteliğinin gösterildiği ancak anılan Mahkeme kararı ile davacıya 4.500,00-TL adli para cezası verildiği, başvuru tarihi itibarıyla da anılan adli para cezası dışında davacının aldığı başkaca herhangi bir disiplin ya da adli cezasının bulunmadığı, başvuru tarihinden uzun bir süre önce gerçekleştirilen fiiller nedeniyle verilen adli para cezası gerekçe gösterilerek bağımsız denetçi olarak yetkilendirilme başvurusunun reddedilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, dava konusu işleme dayanak alınan kuralda öngörülen amaçla davacı hakkında tesis edilen işlem arasında hakkaniyete uygun, adil ve makul bir dengenin bulunmadığı;
Bu itibarla, davacı tarafından bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun, aldığı ceza gerekçe gösterilerek reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nin davanın reddi yolundaki kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, benzer bir olayda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 18/01/2024 tarih ve E:2023/1846, K:2024/43 sayılı kararında davalı idare lehine karar verildiği, bağımsız denetçi olarak yetkilendirilmek isteyen kişilerde işin gerektirdiği şeref ve itibarın arandığı, davacının şirket hakkında yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiğinin kesinleşen Mahkeme kararıyla sabit olduğu, davacının bağımsız denetimle tamamen zıt bir fiil gerçekleştirdiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?