‹ Ana sayfa
Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2024/1066 K.2024/4529

Esas No: 2024/1066 · Karar No: 2024/4529 · Karar Tarihi: 07.11.2024
Özet: (1) Konuf, Konya Karapınar’daki hazineye ait taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca açık teklif usulüyle satışının iptali talebidir; (2) Mahkeme, taşınmazın paylı mülkiyete sahip olmadığını, ön alım hakkının uygulanmadığını belirleyerek ihalenin geçerli olduğunu ve talebin reddi kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1066
Karar No:2024/4529

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kaymakamlığı

VEKİLİ: Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti.

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mülkiyeti Hazineye ait Konya ili, Karapınar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına yönelik 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle 02/08/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali talebiyle yapılan başvurunun reddine dair Karapınar Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/İ maddesinde, "(Ek: 30/4/2014-6537/5 md.) 8/C maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca aile malları ortaklığı veya kazanç paylı aile malları ortaklığı kurulduğu takdirde, ortaklardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer ortaklar önalım hakkına sahiptir.

(Mülga fıkra: 28/10/2020-7255/20 md.)
Önalım hakkının kullanılmasında Türk Medeni Kanunu hükümleri uygulanır.

" kuralına,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Önalım hakkı sahibi" başlıklı 732. maddesinde ise, "Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler." kuralına yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, davalı idarece mülkiyeti Hazineye ait dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca satışının yapıldığı, davacı tarafından, her ne kadar 5403 sayılı Kanun ve 4721 sayılı Kanun uyarınca ön alım hakkının olduğu ileri sürülmekte ise de dava konusu taşınmazın paylı mülkiyete konu olmadığı gibi 5403 sayılı Kanun'un 8/İ maddesinde belirtilen durumun da mevcut olmadığının görüldüğü;
Bu itibarla, davacının, iddia ettiği şekilde ön alım hakkının bulunmadığı, mülkiyeti Hazineye ait olan dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun uyarınca satışına ilişkin ihalenin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihaleye konu taşınmaz ile sınırdaş olan tarımsal arazinin maliki olduğu, bu nedenle 5403 sayılı Kanun'un 8/İ maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ön alım hakkının bulunduğu, anılan Kanun'da 6537 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ile sınırdaş arazilerin ekonomik bütünlük arz ettiğinin düzenlendiği, ihaleye davet edilmediği, yasal ön alım hakkının kullandırılmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının ihaleye konu taşınmazla ilgili olarak ön alım hakkı bulunmadığından, ihalenin iptal edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 07/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?