Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/1047 K.2024/2137
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1047
Karar No:2024/2137
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İl Özel İdaresi Encümeni tarafından 30/11/2023 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usûlüyle gerçekleştirilen Düzce ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 452,70 m² yüz ölçümlü taşınmazın satışına ilişkin ihalenin itâ âmiri tarafından iptaline yönelik işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetkinin, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlendiği, bu itibarla, 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile itâ âmirine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle anılan madde ile itâ âmirine tanınan yetkinin ihaleyi onaylamama yönünde kullanılması hâlinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, itâ âmirince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmadığı, bir kamu malının satışından mümkün olduğunca yüksek gelir elde edilmesi kamunun yararına olacağından, muhammen bedelin aşılmış olduğu durumlarda dahi, söz konusu taşınmazın daha yüksek bir fiyata satılabileceğinin itâ âmirince anlaşılması ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğinin davacı tarafından ortaya konulamaması hâlinde, takdir yetkisinin ihalenin iptal edilmesi yolunda kullanılmasının hukuka aykırı sayılamayacağı;
Her ne kadar ihaleye iki isteklinin katıldığı görülse de taşınmazın, muhammen bedelinin çok az üstünde bir fiyatla davacının üzerinde bırakıldığı, aynı ihale ilanıyla birçok taşınmazın ihaleye çıkartıldığı ve ita amirince onaylanan ihalelerin tümünde birden fazla katılımla ve birden fazla pey sürülerek muhammen bedelin çok üzerinde ihalelerin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davaya konu taşınmaz yönünden rekabet ortamının ve sağlıklı fiyat yarışmasının sağlanamadığı; öte yandan, itâ amiri tarafından takdir yetkisinin keyfi şekilde ve hukuka aykırı olarak kullanıldığına ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğine ilişkin de dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı tarafından da somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bu itibarla, itâ âmiri tarafından ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkesi ile kamu yararı gözetilerek 2886 sayılı Kanun'nun kendisine tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde ihalenin iptal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, itâ âmirinin ihaleyi iptal etme gerekçesi ile tarafına bildirilen iptal gerekçesinin farklı olduğu, ihaleye iki istekli katıldığı, 4 tur artırım yapıldığı, teklifinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, dolayısıyla rekabet ortamının oluşmadığından bahsedilemeyeceği, ihaleye konu her parselin konumu, geometrik düzeni ve özellikleri birbirinden farklı olduğundan işbu ihalenin m² fiyatının 3.000,00-TL'nin altında olduğundan bahisle iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, söz konusu miktarın neye göre belirlendiğinin belli olmadığı, soyut ve gerekçesiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1047
Karar No:2024/2137
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... İl Özel İdaresi
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İl Özel İdaresi Encümeni tarafından 30/11/2023 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usûlüyle gerçekleştirilen Düzce ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 452,70 m² yüz ölçümlü taşınmazın satışına ilişkin ihalenin itâ âmiri tarafından iptaline yönelik işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetkinin, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlendiği, bu itibarla, 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile itâ âmirine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle anılan madde ile itâ âmirine tanınan yetkinin ihaleyi onaylamama yönünde kullanılması hâlinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, itâ âmirince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmadığı, bir kamu malının satışından mümkün olduğunca yüksek gelir elde edilmesi kamunun yararına olacağından, muhammen bedelin aşılmış olduğu durumlarda dahi, söz konusu taşınmazın daha yüksek bir fiyata satılabileceğinin itâ âmirince anlaşılması ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğinin davacı tarafından ortaya konulamaması hâlinde, takdir yetkisinin ihalenin iptal edilmesi yolunda kullanılmasının hukuka aykırı sayılamayacağı;
Her ne kadar ihaleye iki isteklinin katıldığı görülse de taşınmazın, muhammen bedelinin çok az üstünde bir fiyatla davacının üzerinde bırakıldığı, aynı ihale ilanıyla birçok taşınmazın ihaleye çıkartıldığı ve ita amirince onaylanan ihalelerin tümünde birden fazla katılımla ve birden fazla pey sürülerek muhammen bedelin çok üzerinde ihalelerin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davaya konu taşınmaz yönünden rekabet ortamının ve sağlıklı fiyat yarışmasının sağlanamadığı; öte yandan, itâ amiri tarafından takdir yetkisinin keyfi şekilde ve hukuka aykırı olarak kullanıldığına ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğine ilişkin de dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı tarafından da somut bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, bu itibarla, itâ âmiri tarafından ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkesi ile kamu yararı gözetilerek 2886 sayılı Kanun'nun kendisine tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde ihalenin iptal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, itâ âmirinin ihaleyi iptal etme gerekçesi ile tarafına bildirilen iptal gerekçesinin farklı olduğu, ihaleye iki istekli katıldığı, 4 tur artırım yapıldığı, teklifinin muhammen bedelin üzerinde olduğu, dolayısıyla rekabet ortamının oluşmadığından bahsedilemeyeceği, ihaleye konu her parselin konumu, geometrik düzeni ve özellikleri birbirinden farklı olduğundan işbu ihalenin m² fiyatının 3.000,00-TL'nin altında olduğundan bahisle iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, söz konusu miktarın neye göre belirlendiğinin belli olmadığı, soyut ve gerekçesiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.