Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2023/707 K.2024/5817
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/707
Karar No:2024/5817
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 4,5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında, KOBİ'den alındığı belirtilen ürünlere ilişkin menşei belge numaralarına yer verilmemesi ve söz konusu belgelerin birer örneğinin Kuruma iletilmemesi suretiyle bilgi ve belgelerin eksik raporlandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddenin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2017 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 7. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 131.925,94-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'yla davalı idareye elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleme görevi verildiği ve yapılan bu denetim sonucu yaptırım uygulama yetkisinin tanındığı, davalı idarece "IMT işletmecilerinin 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin olarak, Ar-Ge Merkezi ve KOBİ yükümlülüklerini, yerli malı belgeli ürün kullanma yükümlülüğünü, Ar-Ge Merkezi ve Ar-Ge Projelerine ilişkin kriterler ve KOBİ'lere ilişkin kriterlere ait hedefleri yerine getirip getirmediği" hususlarında yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin KOBİ’den alındığı belirtilen ürünlere ilişkin menşei belge numaralarına yer vermediği ve mezkur belgelerin davalı kuruma gönderilmediğinin tespit edildiği göz önüne alındığında, davacı şirketin yatırım yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin doğrulanması açısından önemli olan raporlama faaliyetinin 27/10/2016-26/10/2017 döneminde tam olarak yerine getirmediği, böylelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 25. maddesinde yer verilen "mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve belgelerin eksik verilmesi" şeklindeki eylemin sübut bulduğu anlaşıldığından, davacı şirkete 2017 yılı net satışlarının yüz binde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kurumca talep edilen belgelerin menşei belgeleri olduğu, menşei belgesinin sadece dış ticarete ilişkin bir belge olduğu, KOBİ'lerden tedariki yapılan ürünler için bu belgenin düzenlenmesi ve davalı idareye sunulmasının mümkün olmadığı, davalı idarece istenen belgenin amacına uygun olarak KOBİ'lerden sağlanan kapasite raporları ve sanayi sicil belgelerinin davalı idareye sunulduğu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ihlal olduğu iddia olunan eylemin altyapı yükümlülüklerinin esasına etkili olmadığı, uygulanan idari para cezasının ölçüsüz olduğuna ilişkin iddialarının Mahkeme kararında karşılanmadığı, bu durumun gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin iddiasının aksine KOBİ yükümlülüğün tespitinde sadece dış ticarete konu olan “menşei belgesi” istendiğine yönelik kısıtlayıcı bir hükmün bulunmadığı, KOBİ yatırımlarının raporlanmasında hangi belge olduğuna bakılmaksızın ürünün menşeini ispatlayıcı olarak sunulacak belgelerin numarasının yazılmasının yeterli olduğu, raporlamaya konu faturalamada eksikliklerinin var olduğunun kabul edildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği açısından kanuni bütünlüğü sağlayacak amaca dayalı yorum yapılarak dava konusu ihlal kapsamında maktu idari para cezasının uygulandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu idari yaptırımın dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması durumunda verilecek olan idari para cezasının bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranda verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davalı idarece tesis edilen idari para cezasının sabit oran olduğu açıktır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Eksik bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 25. maddesinde, "(1) Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması halinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanır. (2) Eksik olan bilgi ve/veya belgelerin tekrar istenmesine rağmen tamamlanmaması halinde 44'üncü maddedeki ölçütler dikkate alınarak, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisinin (%0,002) iki katından az olmamak üzere yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır."; ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralları yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idarî işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri hâlinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/707
Karar No:2024/5817
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 4,5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında, KOBİ'den alındığı belirtilen ürünlere ilişkin menşei belge numaralarına yer verilmemesi ve söz konusu belgelerin birer örneğinin Kuruma iletilmemesi suretiyle bilgi ve belgelerin eksik raporlandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddenin birinci fıkrası ve 44. maddesi uyarınca 2017 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 7. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 131.925,94-TL tutarındaki idari para cezası karar tutanağı ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'yla davalı idareye elektronik haberleşme sektöründe yer alan gerçek ve tüzel kişileri denetleme görevi verildiği ve yapılan bu denetim sonucu yaptırım uygulama yetkisinin tanındığı, davalı idarece "IMT işletmecilerinin 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin olarak, Ar-Ge Merkezi ve KOBİ yükümlülüklerini, yerli malı belgeli ürün kullanma yükümlülüğünü, Ar-Ge Merkezi ve Ar-Ge Projelerine ilişkin kriterler ve KOBİ'lere ilişkin kriterlere ait hedefleri yerine getirip getirmediği" hususlarında yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin KOBİ’den alındığı belirtilen ürünlere ilişkin menşei belge numaralarına yer vermediği ve mezkur belgelerin davalı kuruma gönderilmediğinin tespit edildiği göz önüne alındığında, davacı şirketin yatırım yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin doğrulanması açısından önemli olan raporlama faaliyetinin 27/10/2016-26/10/2017 döneminde tam olarak yerine getirmediği, böylelikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliğinin 25. maddesinde yer verilen "mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve belgelerin eksik verilmesi" şeklindeki eylemin sübut bulduğu anlaşıldığından, davacı şirkete 2017 yılı net satışlarının yüz binde ikisi oranında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kurumca talep edilen belgelerin menşei belgeleri olduğu, menşei belgesinin sadece dış ticarete ilişkin bir belge olduğu, KOBİ'lerden tedariki yapılan ürünler için bu belgenin düzenlenmesi ve davalı idareye sunulmasının mümkün olmadığı, davalı idarece istenen belgenin amacına uygun olarak KOBİ'lerden sağlanan kapasite raporları ve sanayi sicil belgelerinin davalı idareye sunulduğu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ihlal olduğu iddia olunan eylemin altyapı yükümlülüklerinin esasına etkili olmadığı, uygulanan idari para cezasının ölçüsüz olduğuna ilişkin iddialarının Mahkeme kararında karşılanmadığı, bu durumun gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin iddiasının aksine KOBİ yükümlülüğün tespitinde sadece dış ticarete konu olan “menşei belgesi” istendiğine yönelik kısıtlayıcı bir hükmün bulunmadığı, KOBİ yatırımlarının raporlanmasında hangi belge olduğuna bakılmaksızın ürünün menşeini ispatlayıcı olarak sunulacak belgelerin numarasının yazılmasının yeterli olduğu, raporlamaya konu faturalamada eksikliklerinin var olduğunun kabul edildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği açısından kanuni bütünlüğü sağlayacak amaca dayalı yorum yapılarak dava konusu ihlal kapsamında maktu idari para cezasının uygulandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu idari yaptırımın dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 25. maddesinin birinci fıkrasında, Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması durumunda verilecek olan idari para cezasının bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranda verileceğinin belirtildiği, dolayısıyla davalı idarece tesis edilen idari para cezasının sabit oran olduğu açıktır.
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Eksik bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 25. maddesinde, "(1) Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin eksik olması halinde 44'üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanır. (2) Eksik olan bilgi ve/veya belgelerin tekrar istenmesine rağmen tamamlanmaması halinde 44'üncü maddedeki ölçütler dikkate alınarak, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisinin (%0,002) iki katından az olmamak üzere yüzde birine (%1) kadar idari para cezası uygulanır."; ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlâller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralları yer almaktadır.
Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idarî işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri hâlinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir.
Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.