‹ Ana sayfa
Danıştay 13. Daire İdare Hukuku Ticaret Hukuku

Danıştay 13. Daire E.2023/3732 K.2024/2382

Esas No: 2023/3732 · Karar No: 2024/2382 · Karar Tarihi: 27.05.2024
Özet: (1) Davacının, kayyım olarak atandığı şirketin mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilerek oluşturulan “Makine Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” nin satışına ilişkin ihale kararının iptali talebinde bulunduğu uyuşmazlık, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizinde incelenmektedir. (2) Danıştay, kayyım işlemlerinin idare hukuku yerine ticaret hukuku çerçevesinde gerçekleştirildiğini ve usulsüz bir karar olmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını onaylayarak temyiz talebini reddetti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3732
Karar No:2024/2382

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) ...

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVALI) ... Fonu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu ve Fon'un kayyım olarak atandığı ... Makina ve Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait mal, hak ve varlıkların bir araya getirilerek oluşturulan "... Makine Ticari ve İktisadi Bütünlüğü"nün satışına ilişkin 27/09/2021 tarih ve 31611 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ihalesine yönelik işlemlerin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalının kayyım sıfatıyla yönettiği şirketlerin hak ve taraf ehliyetlerini koruduğu, anılan şirketlere ilişkin olarak kayyımın ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem veya eylem niteliğinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği dikkate alındığında, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, işbu davada İstanbul İdare Mahkemelerinin görevli olduğu, Kurum'un kayyım olarak atandığı şirketlerle ilgili tesis edilen işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda görev ret kararları verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Kuruma devredildiği, bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulmadığı ileri sürülmektedir.

Davacı tarafından, davalı idarenin kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kuruluş olduğu, kamu tüzel kişilerinin kamu gücü ayrıcalığına dayanan irade açıklamalarının idari işlem olarak tanımlandığı, iptali istenen işlemin şirket yönetim kurulu kararıyla alınmayıp Fon Kurulu kararıyla alındığı, işlemin idare hukuku ilkelerine göre tesis edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından, esasa yönelik iddialar yönünden davalının temyiz isteminin reddi gerektiği;
Davalı idare tarafından, esasa yönelik iddialar yönünden davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?