Danıştay13. Daireİdare HukukuGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2023/3400 K.2023/5077
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3400
Karar No:2023/5077
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan Malkara Depolama RES tesisi için 02/12/2022 tarihinde yapılan ön lisans başvurusunun Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca reddedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na karşı açılmıştır.
Ankara 17. İdare Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ve E:2023/1723, K:2023/1799 sayılı kararıyla, dava konusunun taşınmaza bağlı lisans başvurusuna ilişkin olduğu, dolayısıyla yetkili Mahkemenin belirlenmesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin 1. fıkrası gereğince özel yetki kuralının uygulanması gerektiği anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde lisans talep edilen taşınmazın bulunduğu yerde kurulu olan Tekirdağ İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle dosyanın Tekirdağ İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih ve E:2023/936, K:2023/981 sayılı kararıyla ise, Elektrik Piyasası Yönetmeliği uyarınca önlisans talebinin reddi işleminden doğan uyuşmazlığın, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlerden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'nun 32. maddesinin 1. fıkrasındaki genel yetki kuralı uyarınca davanın görüm ve çözümünde idari işlemi tesis eden mercinin bulunduğu yer olan Ankara ilinin yargı çevresi yönünden bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılarak yetkili mahkemenin belirlenebilmesi için dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun'un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım/ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; "idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden" idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2020, Ankara, s.1051).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından Tekirdağ ili, Malkara ilçesi, Çınaraltı Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan Malkara Depolama RES tesisi için ön lisans verilmesi talebiyle 02/12/2022 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile reddedildiği, bunun üzerine anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, enerji piyasası mevzuatına dayalı olarak yapılan ön lisans başvurusunun reddine dair Kurul kararına ilişkin olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ'NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 17. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi'ne ve taraflara tebliğine, 27/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3400
Karar No:2023/5077
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan Malkara Depolama RES tesisi için 02/12/2022 tarihinde yapılan ön lisans başvurusunun Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca reddedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na karşı açılmıştır.
Ankara 17. İdare Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ve E:2023/1723, K:2023/1799 sayılı kararıyla, dava konusunun taşınmaza bağlı lisans başvurusuna ilişkin olduğu, dolayısıyla yetkili Mahkemenin belirlenmesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin 1. fıkrası gereğince özel yetki kuralının uygulanması gerektiği anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde lisans talep edilen taşınmazın bulunduğu yerde kurulu olan Tekirdağ İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesiyle dosyanın Tekirdağ İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih ve E:2023/936, K:2023/981 sayılı kararıyla ise, Elektrik Piyasası Yönetmeliği uyarınca önlisans talebinin reddi işleminden doğan uyuşmazlığın, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlerden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'nun 32. maddesinin 1. fıkrasındaki genel yetki kuralı uyarınca davanın görüm ve çözümünde idari işlemi tesis eden mercinin bulunduğu yer olan Ankara ilinin yargı çevresi yönünden bağlı olduğu Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılarak yetkili mahkemenin belirlenebilmesi için dava dosyasının Danıştay'a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun'da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun'un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım/ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; "idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden" idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2020, Ankara, s.1051).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından Tekirdağ ili, Malkara ilçesi, Çınaraltı Köyü sınırları içerisinde kurulması planlanan Malkara Depolama RES tesisi için ön lisans verilmesi talebiyle 02/12/2022 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 16. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile reddedildiği, bunun üzerine anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, enerji piyasası mevzuatına dayalı olarak yapılan ön lisans başvurusunun reddine dair Kurul kararına ilişkin olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ'NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 17. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, kararın Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi'ne ve taraflara tebliğine, 27/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.