‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare HukukuVergi Hukuku

Danıştay 13. Daire E.2023/3320 K.2024/3748

Esas No: 2023/3320 · Karar No: 2024/3748 · Karar Tarihi: 03.10.2024
Özet: 1. Uyuşmazlık, İdare Mahkemesi’nin vermiş olduğu reddi kararı üzerine açılan istinaf başvurusunun, temyiz sürecinin gerekliliklerine uymadığı gerekçesiyle sunulmaktadır. 2. Mahkeme, temyiz istemini incelenmeksizin reddetti, ilgili harçların iadesine ve posta giderlerinin ödenmesini karara karar etti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3320
Karar No:2024/3748

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA):... İşletme A.Ş. (...)

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dâhi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:
(...)
b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemler hakkında açılan davalar. (...)
m) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar." kurallarına yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un Ek 1. maddesinde ise, "Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." kuralı yer almıştır.

Aktarılan düzenlemeler uyarınca, bölge idare mahkemelerince, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda (yüz bin Türk lirası her takvim yılı başı itibarıyla güncellenmekte olup 2024 yılı itibarıyla söz konusu tutar 920.000,00-TL olarak belirlenmiştir) verilen kararlar temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almıştır. Bu kapsamda temyiz başvurusu yapılan bölge idare mahkemesi kararı, konusu para ile ölçülebilen bir davaya ilişkin ise, temyiz merciince her yıl yeniden belirlenen tutarlar üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda kararın temyize tabi olup olmadığı belirlenmektedir.

Bununla birlikte, konusu para ile ölçülebilen davalarda verilen kararlar bakımından parasal miktarın hangi tarih itibarıyla esas alınacağı konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığından, Danıştay içtihatları uyarınca söz konusu miktarın tespitinde bölge idare mahkemesinin karar tarihi esas alınmış, davanın konusunu oluşturan parasal tutarın bölge idare mahkemesi kararının verildiği tarih için belirlenen temyiz sınırının altında olup olmadığına göre temyize tabilik incelemesi yapılmıştır. Nitekim Dairemizin içtihadı da bu yönde olmuştur. (Dairemizin 27/09/2023 tarih ve E:2023/3033, K:2023/3763 sayılı kararı)
Devam eden süreçte anılan maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 13/10/2023 tarih ve 32338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı ile anılan ibarenin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (13/07/2024 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Söz konusu iptal kararı sonrasında 02/08/2024 tarih ve 32620 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, "Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar."; aynı Kanun'un Ek 1. maddesi ise, "1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298'inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.; 2. 17'nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45'inci ve 46'ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." şeklinde değiştirilmiş ve anılan değişiklikler Kanun'un yayımı tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş, aynı Kanun'un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Bu Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46'ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ek 1'inci maddesinde yapılan değişiklikler, 13/7/2024 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. Bu kararların temyiz süresi; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tebliğ edilenler bakımından maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ edilenler bakımından ise tebliğ tarihinden itibaren otuz gündür." kuralına yer verilmiştir.

Böylelikle, konusu para ile ölçülebilen davalarda bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabi olup olmadığına ilişkin olarak parasal sınırın hangi tarih itibarıyla dikkate alınacağına yönelik Kanunda yer alan belirsizlik giderilmiş, söz konusu davalar bakımından temyize konu bölge idare mahkemesinin nihai karar tarihindeki parasal sınırın esas alınması yönünde düzenleme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesinde Danıştay tarafından aynı kıstas esas alınarak değerlendirme yapıldığından, parasal sınır dikkate alınarak temyize tabiliğin değerlendirileceği davalarda önceki ve sonraki yasal düzenlemeler bakımından herhangi bir farklılık oluşmamıştır.

Nitekim Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinde yer alan parasal miktar Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak 2024 yılı için 920.000,00 TL olarak belirlenmiş, anılan maddenin güncel halinde de aynı tutara yer verilmiştir.

Diğer yandan 7524 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ek 1. maddesinde yapılan değişikliklerin Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği 13/07/2024 tarihi ile 7524 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02/08/2024 tarihi arasında verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilerek konuyla ilgili herhangi bir kanuni boşluğun oluşmasının önüne geçilmiş, başka bir anlatımla iptal kararının yürürlüğü girdiği tarihin öncesinde ve yürürlük sonrasında yeni kanuni düzenleme yapılana kadarki dönem bakımından uygulama birliği sağlanmıştır.

Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğünün dokuz ay süreyle ertelenmiş olması ve iptal edilen yasal düzenlemeyle yeni yasal düzenleme arasında temyize tabiliğin tespiti bakımından esas alınacak parasal miktar ile söz konusu miktarın hangi tarih itibarıyla dikkate alınacağına ilişkin herhangi bir farklılığın mevcut olmaması nedeniyle işbu davada temyize konu edilen bölge idare mahkemesi kararının temyize tabi olup olmadığının, bölge idare mahkemesi kararının verildiği tarih itibarıyla davanın konusunun 2023 yılı için belirlenen 581.000,00 TL'yi aşıp aşmadığının tespiti suretiyle belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) tarafından 03/09/2020 tarihinde Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği (Yönetmelik) kapsamında yük alma (elektrik üretim) talimatı verildiği, davacının söz konusu talimatı kısmen yerine getirdiğinin tespit edilmesi üzerine EPİAŞ tarafından düzenlenen Eylül 2020 dönemi faturası ile Yönetmeliğin 102/A maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca (TEİAŞ'ın katlandığı maliyet artışına göre oransal olarak hesaplanan) 2.133.302,30-TL dengeleme güç piyasası geliri alacağı tahakkuk ettirildiği, devam eden süreçte Eylül 2020 uzlaştırma dönemine ilişkin talimat teslim etmeme maliyetine neden olan piyasa katılımcılarının talimat teslim etmeme oranlarının yeniden hesaplandığı, yapılan hesaplama neticesinde davacının toplam talimat teslim etmeme oranı içerisindeki payının arttığının tespit edilmesi nedeniyle EPİAŞ tarafından davacı şirkete yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... numaralı, 453.015,33-TL tutarında ilave alacak (geçmişe dönük düzeltme geliri olarak) tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından 18/02/2021 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunularak anılan faturada geçmişe dönük düzeltme geliri adı altında tahakkuk ettirilen 453.018,90-TL tutarındaki fatura kaleminin Yönetmeliğin 133. maddesinin altıncı fırkası uyarınca iptal edilmesinin talep edildiği, başvurunun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedildiği, bunun üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, davanın konusunun, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının verildiği 2023 yılı için miktar itibarıyla öngörülen temyiz sınırı olan 581.000,00-TL'nin altında kaldığı, ayrıca Daire Başkanlığı'nca tesis edilen dava konusu işlemin düzenleyici ve denetleyici Kurul tarafından alınan karar niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusu üzerine verilen temyize konu kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin incelenemeyeceği kuşkusuzdur.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Toplam ...-TL temyiz harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dairemiz kararının bir örneği Mahkeme'ce ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 03/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?