Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2023/196 K.2024/4197
Özet: Uyuşmazlık, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca verilen 339.814,00 TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali talebidir. Mahkeme, kurallar çerçevesinde şekillenen tebligat sürecinin eksik olduğunu kabul ederek ve idari para cezasının hukuka uygunluğunu yeniden inceleme gerekliliğini iddia ederek, ödeme emrinin iptali istekli davayı “borcum yoktur” gerekçesiyle reddetti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/196
Karar No:2024/4197
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Ürünleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca verilen 339.814,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ihrakiye teslimi lisansı sahibi davacı şirketin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (Kurum) 2012 yılı gelir tablosu beyanı bildirimini yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 339.814,00-TL idari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, Kurul kararının, davacı şirketin Kurumda kayıtlı adresi olan "... Mahallesi, ... Bulvarı, No:... K:..., D:... Ümraniye/İSTANBUL" adresine tebligata çıkartıldığı, ancak posta memurluğunca tebliğ mazbatası üzerine "gösterilen adresten soruldu, muhatap adresten taşınmış, iade" şeklinde 04/08/2016 tarihli şerhin düşüldüğü, bilinen adreste tebligat yapılamaması üzerine, Kurul kararının 14/10/2016 tarih ve 29857 sayılı Resmi Gazete'de ilanen tebliğ edildiği, süresinde ödeme yapılmadığından idari para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, Mahkemelerinin 06/08/2020 tarihli ara kararına cevaben Kurumca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu ödeme emrine esas teşkil eden idari para cezasına ilişkin Kurul kararının davacıya tebliğ edilemediği, ilanen tebligat yapılmadan önce gerekli adres araştırmasının yapılmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda düzenlenen usul izlenerek adres araştırması yapılması ve bütün araştırmalara rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması halinde adresi meçhul kapsamında değerlendirilip ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, bu yol izlenilmeden, muhatabın adresten ayrıldığı belirtilerek tebliğ yapılamaması üzerine ilanen tebligata çıkıldığı, ilanen tebligat şartlarının oluşmadığı;
Bu itibarla; dava konusu ödeme emri tebliğ edilmeden önce, usulüne uygun şekilde idari para cezasının tebliğ edilmesi gerektiği, Kurum tarafından dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının tebliğinin usulüne uygun yapılmadığından, idari para cezasının kesinleştiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla idari para cezası takip edilebilir hale gelmiş olmadığından, kesinleşmemiş idari para cezası için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı şirketin adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, ilanen tebliğ yoluna başvurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, usulüne uygun tebliğ edilmediğinden kesinleşmeyen idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezası kaynaklı kamu alacağının takip ve tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan idari işlemin, idarenin iradesi dışında yalnızca mahkeme kararıyla hüküm ve sonuçlarının ortadan kaldırılması mümkündür ve söz konusu işlemlere karşı dava açılmasının süresi ve yolu kanunla belirlenmiştir. Bu yol ve süre dışında ilgili idari işlemin mahkemece değerlendirilme olanağı bulunmamaktadır. Aksi takdirde idari işlemin sürekli ortadan kaldırılma riski bulunur ki, bu durum idarenin sürekliliği ve işleyişi açısından bir aksamaya sebebiyet vermesinin yanı sıra, işlemden yararlananların da hukuk güvenliğinin korumasız kalması sonucunu doğurur.
Kural olarak ödeme emrinin dayanağını oluşturan idari işlemin hukuka uygunluk denetimi ancak bu işleme karşı açılmış bir davada mümkündür. Ödeme emrinin dayanağı işlem, dava açılmayarak idari yönden veya dava neticesinde yargısal olarak kesinlik kazanmış ise, ödeme emrine karşı açılan davada, söz konusu idari işlemin hukukilik denetimi yapılamaz. Ancak, 6183 sayılı Kanun’un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında ... itirazda bulunabilir..." hükmü kapsamında inceleme yapılabilir. Bu maddede belirtilen "böyle bir borcu olmadığı" itirazı kapsamında ise, dava açılmayarak idari yönden kesinleşmiş işlemin yeniden dava edilmesi sonucunu doğuracak şekilde hukukilik denetimi yapılması mümkün olmayıp, yalnızca dayanak işlemin tahakkukundan sonraki aşamalara ilişkin olarak ileri sürülen iddialar incelenebilir.
Davaya konu olayda, davacı şirketin, adına düzenlenen idari para cezasına karşı dava açmadığı ve söz konusu para cezasının kesinleştiği; idari para cezasına ilişkin işlemin tebliğinin usulsüz olduğu kabul edilse dahi, davacı şirketin hakkında tesis edilen idari para cezasına ilişkin işlemden en geç ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğu, bu tarih itibarıyla dahi idari para cezasının iptali istemiyle açılan bir dava bulunmadığından, davacı adına uygulanan idari para cezasının hukuka uygunluğunun bu aşamada "borcum yoktur" itirazı kapsamında incelenme imkanı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Esas No:2023/196
Karar No:2024/4197
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Ürünleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca verilen 339.814,00-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ihrakiye teslimi lisansı sahibi davacı şirketin, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (Kurum) 2012 yılı gelir tablosu beyanı bildirimini yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 339.814,00-TL idari para cezası ile tecziyesine karar verildiği, Kurul kararının, davacı şirketin Kurumda kayıtlı adresi olan "... Mahallesi, ... Bulvarı, No:... K:..., D:... Ümraniye/İSTANBUL" adresine tebligata çıkartıldığı, ancak posta memurluğunca tebliğ mazbatası üzerine "gösterilen adresten soruldu, muhatap adresten taşınmış, iade" şeklinde 04/08/2016 tarihli şerhin düşüldüğü, bilinen adreste tebligat yapılamaması üzerine, Kurul kararının 14/10/2016 tarih ve 29857 sayılı Resmi Gazete'de ilanen tebliğ edildiği, süresinde ödeme yapılmadığından idari para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, Mahkemelerinin 06/08/2020 tarihli ara kararına cevaben Kurumca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu ödeme emrine esas teşkil eden idari para cezasına ilişkin Kurul kararının davacıya tebliğ edilemediği, ilanen tebligat yapılmadan önce gerekli adres araştırmasının yapılmadığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda düzenlenen usul izlenerek adres araştırması yapılması ve bütün araştırmalara rağmen tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması halinde adresi meçhul kapsamında değerlendirilip ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, bu yol izlenilmeden, muhatabın adresten ayrıldığı belirtilerek tebliğ yapılamaması üzerine ilanen tebligata çıkıldığı, ilanen tebligat şartlarının oluşmadığı;
Bu itibarla; dava konusu ödeme emri tebliğ edilmeden önce, usulüne uygun şekilde idari para cezasının tebliğ edilmesi gerektiği, Kurum tarafından dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezasının tebliğinin usulüne uygun yapılmadığından, idari para cezasının kesinleştiğinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla idari para cezası takip edilebilir hale gelmiş olmadığından, kesinleşmemiş idari para cezası için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı şirketin adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, ilanen tebliğ yoluna başvurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, usulüne uygun tebliğ edilmediğinden kesinleşmeyen idari para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezası kaynaklı kamu alacağının takip ve tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan idari işlemin, idarenin iradesi dışında yalnızca mahkeme kararıyla hüküm ve sonuçlarının ortadan kaldırılması mümkündür ve söz konusu işlemlere karşı dava açılmasının süresi ve yolu kanunla belirlenmiştir. Bu yol ve süre dışında ilgili idari işlemin mahkemece değerlendirilme olanağı bulunmamaktadır. Aksi takdirde idari işlemin sürekli ortadan kaldırılma riski bulunur ki, bu durum idarenin sürekliliği ve işleyişi açısından bir aksamaya sebebiyet vermesinin yanı sıra, işlemden yararlananların da hukuk güvenliğinin korumasız kalması sonucunu doğurur.
Kural olarak ödeme emrinin dayanağını oluşturan idari işlemin hukuka uygunluk denetimi ancak bu işleme karşı açılmış bir davada mümkündür. Ödeme emrinin dayanağı işlem, dava açılmayarak idari yönden veya dava neticesinde yargısal olarak kesinlik kazanmış ise, ödeme emrine karşı açılan davada, söz konusu idari işlemin hukukilik denetimi yapılamaz. Ancak, 6183 sayılı Kanun’un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında ... itirazda bulunabilir..." hükmü kapsamında inceleme yapılabilir. Bu maddede belirtilen "böyle bir borcu olmadığı" itirazı kapsamında ise, dava açılmayarak idari yönden kesinleşmiş işlemin yeniden dava edilmesi sonucunu doğuracak şekilde hukukilik denetimi yapılması mümkün olmayıp, yalnızca dayanak işlemin tahakkukundan sonraki aşamalara ilişkin olarak ileri sürülen iddialar incelenebilir.
Davaya konu olayda, davacı şirketin, adına düzenlenen idari para cezasına karşı dava açmadığı ve söz konusu para cezasının kesinleştiği; idari para cezasına ilişkin işlemin tebliğinin usulsüz olduğu kabul edilse dahi, davacı şirketin hakkında tesis edilen idari para cezasına ilişkin işlemden en geç ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğu, bu tarih itibarıyla dahi idari para cezasının iptali istemiyle açılan bir dava bulunmadığından, davacı adına uygulanan idari para cezasının hukuka uygunluğunun bu aşamada "borcum yoktur" itirazı kapsamında incelenme imkanı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.