‹ Ana sayfa
Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2022/3956 K.2023/5264

Esas No: 2022/3956 · Karar No: 2023/5264 · Karar Tarihi: 05.12.2023
Özet: Uyuşmazlık, sosyal hizmet merkezi tarafından 18 Aralık 2017’de açılan “36 Aylık Temizlik & Ziyaretçi Danışma ve Yönlendirme Hizmet Alımı” ihalesinde, davacının pilot ortağı tarafından sahte şekilde düzenli “vergi borcu yoktur” yazısıyla hakediş tahsilinin yapılması ve bir yıl süren ihalelerden yasaklama kararının etkileri üzerine kurulmuş bir tazminat davasıdır. Mahkeme, İdare Mahkemesi kararını onaylayarak, davacının yasaklama kararından dolayı el konulan teminatın tasfiyesini, tazminat talebini reddederek yasaklama kararının geçerliliğini korumuş ve temyiz giderleri ile posta giderleri iades
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3956
Karar No:2023/5264

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Bakanlığı

VEKİLİ: Av. ...

2- (DAVACI) ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü’nce 18/12/2017 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “36 Aylık 3 Temizlik & 3 Ziyaretçi Danışma ve Yönlendirme Hizmet Alımı İşi” ihalesi üzerinde bırakılan ve sözleşme imzalanan davacının da aralarında bulunduğu iş ortaklığının pilot ortağı tarafından hakediş ödemelerinin tahsil edilmesi amacıyla “vergi borcu yoktur” yazısının elektronik ortamdan sahte şekilde düzenlendiğinin tespit edildiğinden bahisle davacının 1 (bir) yıl süreyle tüm ihalelerden yasaklanmasına ilişkin işlemin... İdare Mahkemesi’nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine uğranıldığı ileri sürülen 50.000,00-TL maddi, 200.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda;
Davanın, davacının maddi tazminat talebine ilişkin kısmı bakımından;
Davacı tarafından kendisi hakkında alınan yasaklama kararı sebebiyle yatırmış olduğu 44.200,00-TL'lik kesin teminata el konulduğu ileri sürülmekte ise de, teminata el konulmasının davacı hakkında alınan yasaklama kararı ile ilgilisinin olmadığı, iş ortaklığı olarak katılım sağladığı ihalenin pilot ortağınca yasak fiil ve davranışlarda bulunulduğunun sözleşme sonrası tespiti nedeniyle ilgili yasal düzenlemenin amir hükmü gereğince el koymanın gerçekleştirildiği, üstelik dava dilekçesinde de kabul olunduğu üzere pilot ortağın yasak fiil ve davranışı gerçekleştirdiği noktasına da davacının bir itirazının bulunmadığı, bu fiilin bizzat kendi ihbarı neticesinde ortaya çıktığının kabul edildiği, teminata el konulması noktasında iş ortaklığı olarak iştirak edilinen ihalelerde, yasak fiil ve davranışı gerçekleştiren ortağın teminatıyla sınırlı işlem tesisini gerektiren bir düzenlemeye mevzuatta yer verilmediği, dolayısıyla bu kısım için idareye atfı kabil bir kusur yüklenemeyeceği ve bu kısma dair davacının uğradığını iddia ettiği ve üçüncü kişinin yasak fiil ve davranışı neticesinde ortaya çıkan zarardan davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı,
Davada her ne kadar ihaleden yasaklama kararıyla kendisinin zarara uğradığı ileri sürülerek belirtilen zararların tazmini istenilmekte ise de, tazmini istenen zararlar ile davacının kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin yargı kararıyla iptal edilen hukuka aykırı işlem arasında somut bir ilişki ve illiyet bağının kurulması gerektiği, bu bağlamda, davacı tarafından ileri sürülen hiçbir ihaleye iştirak edemediği yolundaki iddianın ''katıldıkları ihaleleri üstlenme'' varsayımına dayandığı, mal varlığını azaltmak zorunda kalındığı yolundaki iddianın ise, bu durum ile kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanma kararı arasında somut bir ilişki ve illiyet bağının kanıtlanması hâlinde dikkate alınabileceği, davacının maddi tazminat isteminin gerçekleşmiş ya da ileride gerçekleşeceği kesin olan ve para ile ölçülebilecek bir zararın varlığı hâlinde kabulü gerektiği,
Tazmini istenen maddi zararın gerçek ve doğrudan zarar kapsamında doğmuş olması gerektiği, gerçekleşme olasılığı bulunan varsayıma dayalı zararların tazmin edilme olanağı bulunmadığından, davacının yasaklama kararının hukuka aykırı olduğu Mahkeme kararıyla ortaya konulmuş ise de, yasaklı olduğu dönem içerisinde herhangi bir ihale kazanıp da yüklenicisi olduğu ihale kapsamındaki işi bitirip maddi gelir elde edebileceği, yine yasaklandığı dönemdeki ilan edilen ihalelere katılıp katılmayacağı, katılması hâlinde ihalenin üzerinde bırakılıp bırakılmayacağı hususlarının ihtimale dayalı ve varsayımsal olduğu, ayrıca yüklenicilere ödeme yapılamadığı ileri sürülen meblağlar bakımından da yasaklama işlemi ile doğrudan bir illiyet kurulamadığı anlaşıldığından, davacının 50.000,00-TL maddi tazminat isteminin kabulünün hukuken mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacının manevi tazminat istemine gelince;
Davacı şirket hakkında bir yıl süre ile ihalelerden yasaklama kararının verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada da Mahkemece iptal kararı verildiği ve hatta dava esastan sonuçlanmadan evvel yürütmeyi durdurma kararı verildiği ve bu karara bağlı olarak dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere yasaklama işleminin sadece üç aylık bir dönem için gündemde kaldığı göz önünde bulundurulduğunda, hukuka aykırılığı saptanan yasaklama kararı nedeniyle ticari itibarının zedelendiği, ticari güvenirliğinin ise azaldığı açık olan davacıya uğradığı manevi zararın kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olayın niteliği ve yasaklama kararının dayanağı dikkate alınarak takdiren 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, davacının manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, haksız olarak üç ay yasaklı kaldığı, yasaklılık sürecinde hiçbir kamu ihalelerine katılamadığı, ticari ve şahsi itibarının zedelendiği, psikolojik olarak hayattan koptuğu, ... Sosyal Hizmet Merkezi gerçekleştirme görevlileri ve harcama yetkililerinin elektronik teyitleri yapmamaları nedeniyle görevlerini ihmal ettikleri, bu duruma istinaden yasaklama kararı verildiği, 44.200,00-TL kesin teminatının irat kaydedildiği, verilen manevi tazminatın ancak yargılama giderlerini karşılayacak miktarda olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, söz konusu yasaklama kararının iptal edilmiş olmasının davacıya tazminat ödenmesini gerektirmediği, ortada somut bir zararın bulunmadığı, hizmet kusurunun da bulunmadığı, harçtan muaf olmalarına rağmen karar harcına tâbi tutulmalarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve maddi tazminat yönünden ise davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?