‹ Ana sayfa
Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2022/3613 K.2022/4618

Esas No: 2022/3613 · Karar No: 2022/4618 · Karar Tarihi: 06.12.2022
Özet: Uyuşmazlık, Mamak Belediyesi'ne ait bir konutun devlet ihalesi sırasında belirlenen en düşük fiyatı aşarak 470.000,00 TL satış bedeli ile tahsis edilirken, davacının bu bedelin rekabet ilkesine aykırı olduğunu iddia etmesidir. Danıştay, İdare Mahkemesi kararının ONANMAKİ (kısmen yanıt vererek) gerek duymadığını, temyiz giderlerini davacıya tahsis ettiğini ve ihalenin hukukî olarak doğrudan onaylandığını karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3613
Karar No:2022/4618

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mülkiyeti Mamak Belediyesi’ne ait olan "… Mahallesi … ada, … parsel, L-… Blok, No:…" sayılı meskenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca şahsına ilişkin ihale uhdesinde kalan davacı tarafından, anılan Kanun’un 31. maddesi uyarınca ita amirince ihalenin onaylanmamasına dair 15/03/2022 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; uyuşmazlık konusu taşınmaz ile aynı yerde yer alan ve aynı şartlarda satılan emsal konut satışlarına bakıldığında en düşük bedel 485.000,00-TL olmak üzere 537.000,00-TL ile 540.000,00-TL'ye satıldığı, dava konusu ihalenin ise anılan değerlerden daha düşük olarak 470,000,00-TL satış bedeli ile davacının üzerinde kaldığı, Devlet İhale Kanunu'na tâbi ihalelerde idarelerin rekabet ilkesini sağlamakla yükümlü oldukları, rekabet ilkesinin sağlanamadığı durumlarda ihalenin usulüne uygun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanmasının aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını gerektirdiği, bir kamu malının satışından ya da kiralanmasından mümkün olduğunca yüksek gelir elde edilmesinin kamunun yararına olacağı, bu konuya ilişkin ihalelerde, idarece kabul edilen en düşük fiyat olan muhammen bedelin aşılmış olduğu durumlarda dahi, söz konusu taşınmazın daha yüksek bir bedelle değerlendirilebileceğine dair bulguların varlığı hâlinde, idarece, ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ve kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkeleri doğrultusunda yeniden ihale yapılması gerektiği;
Bu itibarla, mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazın satışına yönelik ihalenin, 2886 sayılı Kanun kapsamında idareye tanınan ihalenin iptali konusundaki takdir yetkisinin hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun olarak kullanılarak, rekabet koşullarının oluşmamış olması ve teklif edilen tutarın emsal konutlara verilen teklif tutarlarının altında kalması sebebiyle 2886 sayılı Kanun’un 31. maddesi uyarınca ita amiri tarafından iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, İdare Mahkemesi’nce eksik inceleme ile karar verildiği, gerekli ilanlar yapılmak suretiyle ihalede rekabetin oluştuğu, oluşmadıysa bile rekabet koşullarının sağlanamamasından kendilerinin sorumlu tutulmaması gerektiği, muhammen bedelin idare tarafından belirlendiği ve muhammen bedelin üzerinde teklif verildiği, mevzuatta tek kişi katıldığından bahisle ihalenin iptaline karar verilmesi gerektiğine ilişkin bir kural bulunmadığı, davalı idarece 53 adet konutun hangilerinin satıldığına ilişkin yeterli açıklama getirilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu ihaleye tek kişi katıldığından rekabet koşullarının oluşmadığı, aynı şartlarda satılan emsal konut satışlarına bakıldığında, dava konusu ihalenin iptaline sebep olan taşınmazın emsallerinin çok altında fiyata satıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?