Danıştay13. Daireİdare HukukuTicaret Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2022/3368 K.2025/3355
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2022/3368
Karar No: 2025/3355
DAVACI: ... Belediyesi
VEKİLLERİ: Av. ...,
Av. ...
DAVALILAR: 1) ...
2) ... Başkanlığı
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU:
1) 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının,
2) 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine ilişkin imar uygulamasının,
3) 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu işlemlerin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, gerek 2010 yılında alınan ÖYK kararının üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmiş olması, gerekse davaya konu parsellerle ilgili imar planlarının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tescil edilmiş olması nedeniyle en son alınan satış kararının da hukuki dayanağının kalmadığı, söz konusu ÖYK kararında özelleştirme işlemlerinin 2 yıl içinde tamamlanmasına karar verildiği, 2 yıllık süre dolduğundan dava konusu işlemleri tesis etme yetkisinin bulunmadığı, ÖYK kararının iptali istemiyle daha önce açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, yürütmesi durdurulan işlemde davalı idarece süre uzatımı yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, yok hükmündeki işlemin davalı idarelerce geçerli ve yürürlükte kabul edildiği, uygulama işlemi ile birlikte ÖYK kararının da iptalinin talep edildiği, çünkü ÖYK kararının sonraki işlemlere dayanak teşkil ettiği, davaya konu taşınmazlara ilişkin imar planlarının onaylanmasına yönelik Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin 2020/9736 sayılı esasına kayden açılan davada söz konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulduğu, Anayasa'nın 63. maddesi ile tahrip edildiğinde geri dönüşü olmayan veya çok zor olan tarihi, kültürel ve tabiat varlıklarının koruma altına alındığı, ekonomik nedenlerle yapılan özelleştirme uygulamalarının söz konusu varlıkların korunmasındaki kamu yararı ve Anayasal güvencelerin göz ardı edilmesi sonucunu doğurmaması gerektiği, oysa dava konusu işlemlerle ekonomik tercihlere öncelik verildiği, özelleştirme işleminde kamu yararı bulunmadığı, imar planlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin karara rağmen davalı idarece 14 taşınmazın ihaleye çıkarılmasının Anayasa'nın 138. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine açıkça aykırı olduğu, dava konusu satış ihalesindeki bedel tespitinin dayanağı imar planlarının yürütmesinin durdurulduğu, 14 taşınmazın tamamının plansız ve imarsız durumda olduğu, değer tespit komisyonunun dava konusu imar uygulaması doğrultusunda imarlı olduğu kabulü ile belirlediği muhammen bedelin gerçek durumu yansıtmadığı, ihalenin gerçeğe aykırı olarak taşınmazlarda imar ve yapılaşma izni olduğu kabulüyle gerçekleşmesi hâlinde ihaleye katılanların ve ihale üzerinde bırakılanın bilerek yanıltılmış olacağı, hem maddi hem manevi açıdan kamu zararı oluşacağı, taşınmazların tamamının Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile III. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen saha içerisinde yer aldığı, bir kısmının I. derece arkeolojik sit alanı olarak, kaya mezarlarının da anıt eser olarak tescil edildiği ileri sürmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI: Öncelikle usule ilişkin olarak dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca zorunlu unsurları taşımadığı, dilekçede dava konusu idari işlemlerin tebliğ tarihinin gösterilmediği, öğrenme tarihi belirtilerek dava açıldığı, davacının davayı açmada hukukî yararının bulunmadığı, ayrıca davada süre aşımı bulunduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, taşınmazların özelleştirilmesine ilişkin işlemlerin en son alınan 22/10/2020 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla 31/12/2025 tarihine kadar uzatıldığı, taşınmazlara yönelik hazırlanan imar planlarının 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylandığı, askı sürecinde yapılan itirazlara ilişkin 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 09/09/2021 tarih ve 31593 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak imar planlarının kesinleştiği, taşınmazlara yönelik imar uygulaması işlemlerinin tamamlandığı ve yeni parsellerin oluştuğu, uygulama sonrası park ve yolların terk edildiği, imar uygulaması sonrası 36 adet taşınmaz oluştuğu, gerekli izinlerin alındığı, imar planına göre sadece "gelişme konut alanı, otel alanı, ticaret alanı, ticaret-turizm-konut alanı, özel sağlık tesis alanı, günübirlik tesis alanı" kullanım kararları getirilen parsellerin satış yöntemiyle özelleştirileceği, "ilkokul alanı, ortaokul alanı, anaokulu alanı, pazar alanı, ağaçlandırılacak alan, doğal karakteri korunacak alan, cami, atıksu tesisleri alanı, içme suyu tesisleri alanı" kullanım kararları getirilen diğer parsellerin ise özelleştirmeye konu edilmediği, ihaleye konu tüm işlemlerin söz konusu ÖYK ve Cumhurbaşkanı kararları, İhale Şartnamesi, 4046 sayılı Kanun ve Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri çerçevesinde hukuka uygun olarak yapıldığı, bölgenin ihtiyaçları ve çevrede yer alan kullanımların irdelendiği, kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların, etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi bağlamında kamu yararının artırılması ve bu kaynaklara ekonomik anlamda değer katılması amacıyla söz konusu alanda imar planı ve değişikliği yapılmasına karar verildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesi gereği bahse konu parsellere ilişkin her tür ve ölçekte imar planı/değişikliği yapma/yaptırma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına, onaylama yetkisinin ise Cumhurbaşkanlığına ihtiyaç duyulması hâlinde bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planı yapma/yaptırma ve onaylama yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ait olduğu, 4046 sayılı Kanun'un 17/B maddesi ile 19/D maddesi ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 1995/1 sayılı "Özelleştirme" konulu Genelgesinin 3. maddesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığının imar uygulaması yapma yetkilerinin belirtildiği, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 Ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik hazırlanan tevhit, ifraz, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik imar uygulaması dosyasının onaylanarak ilgili kurumlara gönderildiği, gelen görüşler doğrultusunda da tescil işlemleri için ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüklerine gönderildiği ve 23/09/2021 tarihinde tescilin sağlandığı, imar uygulamasının yürürlükte olan imar planlarına uygun olarak yapıldığı, dava konusu ÖYK kararına karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararının 16/12/2014-21/06/2016 tarihleri arasını kapsadığı, özelleştirme işlemlerinin uzatılmasına ilişkin kararların yürütmeyi durdurma kararının verildiği tarih aralığını kapsamadığı, kararın gereklerinin yerine getirildiği, işlemlerin askıya alındığı, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı ile 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarına yönelik herhangi bir yürütmeyi durdurma ya da iptal kararı bulunmadığından söz konusu imar planı ve değişikliklerinin yürürlükte olduğu, dava konusu uygulama işleminin hâlen yürürlükte olan imar planı ve değişikliği doğrultusunda hazırlandığı, imar uygulamasının İmar Kanunu'nda öngörülen esaslara, mevzuata, planlamanın temel ilke ve esaslarına, çevre imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı, söz konusu alanın ... ve ... Mahallelerinin kesiştiği bölgede yer aldığı, kentsel kullanımlar için bağlantı niteliğinde olduğu, sahil yolu ve kıyı kullanımlarının devamlılığının sağlanması açısından önem arz ettiği, birçok turizm alanına yakın konumda olduğu, çevresinde konut, günübirlik tesis, turizm ve üniversite gibi kullanımların yer aldığı, plansız, boş ve atıl kalmasının gerek kamu gerek ülke ekonomisi adına telafisi güç sorunlara sebep olacağı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmı bakımından davanın incelenmeksizin reddi, 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulaması bakımından davanın ehliyet yönünden reddi, 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI PINAR KARA'NIN DÜŞÜNCESİ: Dava; 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının, 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının anılan taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, "Bu Kanun'un amacı; "bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. " hükmüne yer verilmiş; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinde de, (Mülga birinci fıkra: 002/7/2018-KHK-703/85 md.) Kurulun görevleri: "a) Bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "Özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibariyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek, b) Özelleştirme kapsamına alınmış olan kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesine ve/veya özelleştirme programına alınmış kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirmeye hazırlanmasına karar vermek, c) Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek, d) Özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamak, e) Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardan gerekli görülenlerin küçültülmesine, faaliyetlerinin süreli veya süresiz olarak durdurulmasına, kapatılmasına veya tasfiyesine karar vermek, f) Yurt içinden ve/veya yurt dışından Özelleştirme Fonunun kullanım alanlarında yararlanmak üzere borç almaya ve bu amaçla Devlet garantili ve garantisiz iç ve dış tahviller ile gerekli görülen hallerde her türlü menkul kıymet ihracı ve diğer kıymetli evrakın düzenlenmesine karar vermek, g) Gerekli görülen hallerde, özelleştirme programındaki kuruluşların hisse senetleri ile bu kuruluşlara ait her türlü menkul kıymet ve diğer kıymetli evrakın satın alınmasına ve tekrar satılmasına karar vermek, h) Özelleştirme Fonu ve Özelleştirme İdaresinin gelir gider programlarını görüşerek onaylamak, ı) Özelleştirme İdaresinin yıl içindeki uygulamaları ile gelecek yıl programlarını değerlendirerek varsa aksaklıkları giderecek tedbirleri almak, (Ek ibare:01/08/2003-4971/1 md.; İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2005 tarihli ve E:2003/87, K:2005/110 sayılı kararı ile.) i) Kanunlarla ve diğer mevzuatla verilen işleri karara bağlamak" olarak sayılmış ve son fıkrasında, Kurulun, hizmetin ifası için yarar gördüğü hallerde parasal sınırları ile usul ve esaslarını açıkça belirlemek kaydıyla bu maddenin (d) ve (g) bentlerinde yazılı konularda Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yetki verebileceği kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek-3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 17. maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla, "... Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 19/02/2010 tarih ve 1278 sayılı yazısına istinaden, 1) Maliye Hazinesine ait tapu kayıtları ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2) Söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmesine ve satışın varlık satışı suretiyle gerçekleştirilmesine, ... 5) Özelleştirme işlemlerinin 2 (iki) yıl içinde tamamlanmasına" karar verilmiş olup, kapsam ve programa alınan taşınmazlar arasında ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... sayılı parsellerin de bulunduğu, bilahare özelleştirme süresinin, 16/07/2012 tarih ve 2012/107 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2015; 07/08/2014 tarih ve 2014/72 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2020 ve 22/10/2020 tarih ve 3118 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ise 31/12/2025 tarihine kadar uzatıldığı, söz konusu parsellerin 11/11/2013 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi gereğince yenileme gördüğü ve ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele ve ... parselin, ... ada ... parsele dönüştüğü, daha sonra davalı idarece imar planı ve değişikliği yapılmasına karar verilerek, 25/10/2017 tarih ve 6007 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 22/08/2017 tarih ve 333 sayılı Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararıyla uygun görülen ve 20/08/2020 tarih ve 2836 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile "Kentsel Gelişme Alanının, Ağaçlandırılacak Alan ve Atıksu Tesisler Alanı" olarak; 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile, "Kentsel Gelişim Alanı"nın, "Ağaçlandırılacak Alan" ve "Teknik Altyapı Alanı (Arıtma Tesisi) olarak; 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı", "Otel Alanı", "Ticaret Alanı", "Ticaret-Turizm-Konut Alanı (TİCTK)", "Özel Sağlık Tesis Alanı", "Rekreasyon Alanı", "Günübirlik Tesis Alanı", "İlkokul Alanı", "Ortaokul Alanı", "Anaokulu Alanı", "Kreş, Gündüz Bakımevi", "Park", "Ağaçlandırılacak Alan", "Cami", "Atıksu Tesisleri Alanı", "İçmesuyu Tesisleri Alanı", "Pazar Alanı" ve "Yol" olarak; 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı (E:0,15, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m. (3 Kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (E:0,30, Yençok: Konut ve Ticaret yapılması hâlinde 2 kat, turizm yapılması hâlinde 3 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı, Rekreasyon Alanı (E:0,05, Yençok:8,30 m), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Kreş-Gündüz Bakımevi, Pazar Alanı, Park, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı ve Yol" olarak planlandığı, askı sürecinde yapılan itirazların kısmen kabulü ve kısmen reddi ile hazırlanan imar planı ve değişikliklerinin 26/01/2021 tarih ve 10407 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 04/03/2021 tarih ve 110 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı ile uygun bulunduğu, kabul edilen itirazların değerlendirilmesi sonucunda revize edilerek "Gelişme Konut Alanı (E:0,15; Yençok:6,50 m (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m (3 kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (Ticaret kullanımı yer alması hâlinde E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat), turizm kullanımı olarak otel, butik otel ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0,30 Yençok:10.50 m (3 kat), apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0,15 Yençok:6,50 m (2 kat), konut kullanımı yer alması hâlinde E:0,15, Yençok:6,50 m (2 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1,00, Yençok:3 kat), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Pazar Alanı, Park Alanı, Doğal Karakteri Korunacak Alan, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı, Genel Otopark ve Yol" kullanım kararları getirilen imar planı ve değişikliklerinin, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, anılan karara askı sürecinde yapılan itirazların reddedilerek 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile imar planı ve değişikliklerinin kesinleştiği, davalı idarece 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16. maddeleri uyarınca 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik olarak ifraz, tevhid, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik imar uygulaması dosyasının hazırlanarak, 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylandığı, imar uygulaması sonucunda, "Gelişme Konut Alanı (E:0.15, Yençok:2 Kat)" fonksiyonlu ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, .... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin; "Ticaret Alanı (E:0.30, Yençok 2 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; "Otel Alanı (E:0.30, Yençok 3 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; "Ticaret- Turizm- Konut Alanı (Ticaret kullanımı: E:0.30, Yençok 2 kat, Turizm Kullanımı: otel, butik otel, ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0.30, Yençok 3 kat, apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0.15, Yençok 2 kat, Konut Kullanımı: E:0.15 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin; "Günübirlik Tesis Alanı (E:0.05, Yençok 4.50m)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin, Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin, İlkokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin; Ortaokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Anaokul Alanı (E:1.00 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin; Cami Alanı (E:0.50 Yençok Serbest) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin, Pazar Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Ağaçlandırılacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; İçme Suyu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Atıksu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada... parselin oluştuğu anlaşılmıştır.
03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının anılan taşınmazlar yönünden iptali istemi bakımından yapılan inceleme;
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan maddede sayılanların ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş ve maddede, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakları da "kuruluş" tanımı içerisinde yer almış; Kanun'un 2. maddesinde ise, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra son fıkrasında, Kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca (Kurul) belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Kanun'un genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadî teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır.
4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kuruluna birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukuki durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukuki durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davaya konu 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazların, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24/06/2010 tarihli 6151 sayılı, 18/01/2013 tarihli 1331 sayılı, 26/01/2021 tarihli, 10405 sayılı kararları ile belirlenen "kısmen 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı, kısmen III. Derece Doğal Sit” içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dâhilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile, idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; I. ve II. Derece Doğal Sit Alanı ile III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında koruması gereken taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı sonucuna varıldığından, 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanı ile 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının iptali istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellere yönelik 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına ilişkin 21/08/2020 tarihli, 31220 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli ve E:2020/10132 K:2022/10427; 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9737 K:2022/10426; 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9736 K: 2022/10428 sayılı kararları ile iptaline karar verildiği, anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/04/2023 tarihli ve E:2023/378 K:2023/716, 10/04/2023 tarihli E:2023/379 K:2023/717, 10/04/2023 tarihli E:2023/393 K:2023/718 sayılı kararları ile onandığı, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda; hem 20/08/2020 tarihli 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, hem de anılan planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazların kısmen kabulü üzerine 22/04/2021 tarihli 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının birlikte incelendiği, bu nedenle anılan bilirkişi raporunun, 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının dayanağı 22/04/2021 tarih ve 3095 sayılı Cumhurbaşkanı kararının da iptalinin istenildiği Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasında (Danıştay Onüçüncü Dairesi ile müştereken) görülen davada da esas alındığı, Danıştay Altıncı Dairesinin Danıştay Onüçüncü Dairesi ile müştereken gördüğü bu davada, 22/04/2021 tarihli 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair kararda; "... dosyanın, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile bu dosyalarda verilen kararların birlikte değerlendirildiği ve aşağıda yer verilen sonuçlara ulaşıldığı;
Muğla Valiliğinin 02/03/2021 tarihli beyanıyla Mera Komisyonunun 06/09/2013 tarihli, 137 sayılı kararıyla parsellerin tamamının mera tespitlerinin iptal edildiği belirtildiğinden uyuşmazlık konusu taşınmazların mera vasfının bulunmadığı,
Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli E:2020/10132 K:2022/10427, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426, 30/12/2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında, "özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber; bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılmasının gerektiği; çevre düzeni değişikliklerinin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak şekilde yapılabileceği, çevre düzeni planı değişikliklerinde; kamu yatırımlarına, çevrenin korunmasına, çevre kirliliğinin önlenmesine, planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve taleplerin; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılacağı, bu açıklamalardan hareketle, anılan çevre düzeni planında arıtma tesis alanı, doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan, büyük bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan ve ağaçlandırılacak alan olarak belirlenen dava konusu alanın kentsel gelişme alanı ve ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmesinin, Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Bodrum ilçesinin, Bitez ve ...-Yahşi Mahalleri için getirilen ağaçlandırma kararı ve diğer ekolojik koruma kararları ve tarım arazilerinin sürdürülmesi yaklaşımlarıyla yerleşmenin sınırlandırılması yönünde bir yeşil kuşak oluşturulması stratejisinden bilimsel, teknik ve nesnel bir gerekçe gösterilmeksizin ayrıldığı, plan açıklama raporunda bu yaklaşımdan uzaklaşma gerekçesinin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ana stratejileriyle çeliştiği, Bodrum-Bitez yoğun yerleşik alanından sonra, ...'te iç kısımda ve kıyıda gelişme öngörüldüğü ancak bunun dışında yeşil alan sürekliliği sağlayan ve yerleşimleri çevreleyerek yeşil kuşak biçiminde mekânsal gelişmeyi denetleyen bir yapısal plan kararından ayrılarak doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın tamamen, ağaçlandırılacak alan, bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan olarak belirlenmiş bölgenin büyük kısmının kaldırılarak kentsel gelişme alanı olarak planlanmasının koruma-kullanma dengesini bozduğu, şehircilik ve planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin çevre düzeni planlarına yönelik revizyon ve değişikliklere ilişkin hükümlerine aykırılık taşıdığı, aynı zamanda ülkenin genel ekonomik kalkınma stratejileri ile turizm sektörü stratejisini şekillendiren sürdürülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, doğal yapıyı tahrip ettiğinden çevreyi koruma hedefini güvence altına alan bir gelişme ve kalkınma ilkesiyle bağdaşmadığından şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçeleriyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, 20/08/2020 tarihli çevre düzeni planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın yani taşınmazların kuzeybatısındaki kısmın kentsel gelişme alanından çıkartıldığı ve bu özelliğiyle korunduğu, ancak bu ilavelere rağmen, mevcut çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve bölgesel park olarak planlanmış alanın kentsel gelişmeye açılmış olması yönündeki temel kararın devam ettiği, bu yönüyle, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların giderilmediği,
1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737, K:2022/10426 sayılı, 30/12/2022 tarihli E:2020/9736, K:2022/10428 sayılı kararlarında "Üst ölçekli planda bu bölgenin koruma-kullanma dengesi içinde koruma ağırlıklı biçimde, doğal ve yeşil alan sistemi içinde değerlendirildiği, 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin bu ana kararı zedelediği, bu değişikliğe dayalı olarak tesis edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planının da üst ölçekli planın ana plan kararı ve stratejisine aykırı olduğu, 1/25.000 ölçekli bu nazım imar planında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından farklılaşan bölümün son derece sınırlı olduğu, bu ayrıntı düzeyinin bir nazım imar planı için yeterli olmadığı ve çevre düzeni planından nazım imar plana, ölçek olarak ise 1/100.000 ölçekten 1/25.000 ölçeğe geçerken ilave ayrıntılandırma ve plan kararı üretme açısından bu planın yetersiz olduğu, bir nazım imar planı için 1/25.000 ölçekli nazım imar planının genel arazi kullanım kararlarına ilişkin olarak çevre düzeni planından daha yüksek ayrıntıda bilgi vermesi gerektiği, belli alt bölgelemeler yapılarak sosyal donatı alanı odaklarına ilişkin belirlemeler yapılmasının beklendiği, genel olarak ilkesel anlamda merkez-çeper ilişkisine koşut bir yoğunluk kararı getirilmesi gerekirken bu gerekliliklerin hiçbirinin yer almadığı, 1/25.000 ölçeğinde olsa da bir nazım imar planı olduğundan ölçeği kapsamında nazım imar planının taşıması nitelikleri taşımadığından planlama esasları ve teknikleri açısından uygun olmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer alan nazım imar planının tanımına da aykırılık taşıdığı, “kentsel gelişme alanlarında, plan notunun bu genellik düzeyinde belirlenmesinin nazım imar planı için doğru bir yaklaşım olmadığından şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır" gerekçeleriyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, 20/08/2020 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde daha fazla ayrıntı düzeyinin ve ana kullanım kararlarının plana yansıtılmış olduğu, bu durumun plan hiyerarşisi ve planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından olumlu olmakla birlikte, üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının, bu bölgeyi doğal ve yeşil alan sistemi içinde koruma ağırlıklı stratejiye aykırılığı konusunun devam ettiği, bu yönüyle, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/25.000 ölçekli nazım imar plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği,
1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli ve E:2020/10132, K:2022/10427, 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9737, K:2022/10426, 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında, "Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına göre doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan kararının üst ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planda bu alan tamamen kentsel gelişme alanına dönüştürülmesinin doğal yapının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından zaten son derece olumsuz olduğu, alt ölçekli planların 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde belirlenen genel arazi kullanımı kararları doğrultusunda geliştirilmişse de 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Dairemizce şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından bu değişikliğin alt ölçekli planlara yansıtılmasının uygun olmadığı, dava konusu alan, açık yeşil alana isabet etmekte iken bu kurgunun bozularak kentsel gelişme alanı öngörülmesinin çevre ve imar bütünlüğünü zedelediği, kentin bu noktasında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, davaya konu alanın güneyindeki deniz kıyısında yapılan planlama ile kıyıdan ilk 50 metrelik alan içinden taşıt yolu geçirilmesinin Kıyı Kanun'una aykırı olduğu, plan, plan notu ve plan açıklama raporunda nüfus öngörü ve projeksiyonlarının bulunmamasının planlama esaslarına ve tekniğine aykırı bir yaklaşım olduğu, turizm tesis alanları ve turizm+ticaret+konut başlığıyla ayrı bir kullanım türünün planlanmasına rağmen plan notlarında ticaret alanı tanımı içinde, turizme yönelik olarak konaklama alanlarının da bulunmasının belirsizlik ve karışıklık yarattığı, turizm+ticaret+konut kullanımının da kendi içinde de çelişkiler barındırdığı, karma kullanım alanlarında konut, ticaret ve turizm alanlarının belirsiz olduğu, konut kullanımında ihtimalli olarak yapılaşma koşullarının belirlendiği, uygulamada belirsizlik oluşturacağı, diğer mekansal kullanımlar gibi konut, ticaret ve turizm alanlarının da planlama alanı içerisinde ayrılacağı mekan ve miktarın belirlenmesinin uygulama işlemlerinin değil, bu işlemlerin dayanağını oluşturan ve yönlendiren imar planlarının görevi olduğundan planlama alanı içerisinde barınma ihtiyacının karşılandığı ve günün her saati işlevini dinamik olarak muhafaza eden karma kullanım kararları içerisinde her bir kullanım kararının kapsayacağı alan ve emsal oranının henüz planlama aşamasında belirlenmesi gerektiği zira belirlenen kullanıma göre ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarının miktarı ve konumunun belirlenmesi, ancak bu suretle mümkün olabileceğinden dava konusu alanda aşırı bir yoğunluk ve yapılaşma getirilmesine rağmen karma bir kullanım getirildiğinden ve bu kullanıma ilişkin yönlendirici planlama ilkelerinin eksikliğinden dolayı sosyal ve teknik altyapı alanlarının değişkenlik sebebiyle tespitinde belirsizlik yaratılması sebebiyle şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatına aykırılık taşıdığı, özellikle turizm alanı ile ticaret+turizm+konut alanları için ada içi dolaşım sistemlerine ilişkin çözümün geliştirilmemesinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bakımından önemli bir eksiklik olduğu, parsellerin içinde kamuya ait ulaşım yollarının olması, taşıt ve yaya dolaşımının planlanması gerekirken 1/1000 ölçekli uygulama imar planında plan kademesinin içermesi gereken ayrıntı düzeyine ilişkin gereklerin yerine getirilmemesinin ulaşım kademelenmesi ve erişim açısından yetersiz bir plan oluşturduğu, davaya konu planların yapıldığı alanın 3. derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiş bir bölgenin içinde olup çeşitli arkeolojik sit alanları, kalıntılar ve tescilli yapıları da barındırdığından 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'una uygun olması gerekirken davaya konu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının plan açıklama raporunda doğal sit alanına ve alan içinde yer alan arkeolojik sit alanlarıyla tescilli kalıntı ve yapılara ilişkin alan araştırması yapıldığı ancak bu verinin plan kararlarını nasıl şekillendirdiğine, doğal ve arkeolojik alan koruma yaklaşımı olarak nasıl bir plan yaklaşımı benimsendiğine ilişkin hiçbir açıklamanın yer almadığı, orta ve kuzey bölgelerinde yer alan tüm arkeolojik sit alanlarının ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının yeşil alanlar içine isabet edecek biçimde bir planlama yapıldığı, ancak en güneyde yer alan 3. derece arkeolojik sit alanının diğerlerinden farklı olarak ticaret+turizm+konut olarak belirlenen kullanımın içinde yer aldığı, hatta üzerinden taşıt yolu da geçtiği, 2863 sayılı Kanun gereği bir arkeolojik sit alanı ile ilişkili olarak etkileşim-geçiş sahalarının, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarının planda belirtilmesi ve plan kararlarını yönlendirmesi, şekillendirmesi ve sınırlandırması gerekirken bu doğal sit ve arkeolojik alana ilişkin olarak plan paftasında bir koruma yaklaşımının benimsenmemiş olmasının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'una aykırılık taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında, kıyıdan 30-35 metre mesafede geçen taşıt yolunun düzeltildiği, bölgedeki kullanımın “otel” olarak değiştirildiği; bunun hemen gerisinde daha da büyük bir alan ticaret+turizm+konut kullanımı ile planlandığı, ilgili plan notunda ise bu alanlarda konut kullanımı yer alması halinde E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat), ticaret kullanımı yer alması halinde E:0,30 y.ençok:6,50 (2 kat), turizm kullanımlarından otel, butik otel ve tatil köyü yapılması durumunda E:0,30 y.ençok:10,50 (3 kat), turizm kullanımlarından apart otel ve pansiyon yapılması durumunda E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat) şeklinde yapılaşma koşullarının belirlendiği, bu kapsamda 20/08/2020 tarihli planlardaki aykırılıklar kısmen giderilmiş olmakla birlikte, alanda ticaret ile otel, butik otel ve tatil köyü yapılmasının teşvik edildiği, bölgede kıyıda çok büyük alanlarda turizm tesis alanlarının planlandığı, bu yaklaşımın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının üst ölçekli planın ana plan stratejisine aykırı olduğu Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği,
Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrası ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 28. maddesinin 1. fıkrası hükümlerine göre, herhangi bir planın yargı kararıyla iptali üzerine yapılan planın yargısal denetiminde, planın öncelikle yargı kararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, bu itibarla, dava konusu işlemde imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ile planlama esasları ve yargı kararlarına uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulü ile anılan planların yürütmelerinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 15/02/2022 tarihli kararla, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle ortaya konulmuştur.
Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16. maddeleri uyarınca 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik olarak ifraz, tevhid, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik hazırlanan imar uygulamasının onaylanmasına ilişkin dava konusu 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'unun dayanağı olan (22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan) 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının hukuka aykırılığı, bilirkişi raporu ve ilgili yargı kararları ile ortaya konulduğundan, dava konusu imar uygulamasının onaylanmasına ilişkin 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Oluru'nda da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, söz konusu taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanı bakımından, yukarıda yer verilen yürütme kabul kararında yer alan gerekçeler de dikkate alındığında, taşınmazların ihaleye çıkarılması mümkün olmadığından, dava konusu ihale ilanında da hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazine'ye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının, 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının anılan taşınmazlar yönünden İPTALİNE karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, taraflara önceden bildirilen 04/11/2025 tarihinde 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan duruşmada, davacı vekili Av. ... ve davalı Cumhurbaşkanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı vekilleri Av. ... ve Av. ...'ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla, "... Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 19/02/2010 tarih ve 1278 sayılı yazısına istinaden, 1) Maliye Hazinesine ait tapu kayıtları ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2) Söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmesine ve satışın varlık satışı suretiyle gerçekleştirilmesine, ... 5) Özelleştirme işlemlerinin 2 (iki) yıl içinde tamamlanmasına" karar verilmiş olup, kapsam ve programa alınan taşınmazlar arasında ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... sayılı parseller de bulunmaktadır.
Devamında özelleştirme süresi 16/07/2012 tarih ve 2012/107 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2015, 07/08/2014 tarih ve 2014/72 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2020 ve 22/10/2020 tarih ve 3118 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ise 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmıştır.
Söz konusu parseller 11/11/2013 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi gereğince yenileme görmüş ve ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel ... ada .... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele ve ... parsel, ... ada ... parsele dönüşmüştür.
Ardından imar planı ve değişikliği yapılmasına karar verilerek, 25/10/2017 tarih ve 6007 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 22/08/2017 tarih ve 333 sayılı Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararıyla uygun görülen ve 20/08/2020 tarih ve 2836 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan,
1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile "Kentsel Gelişme Alanı, Ağaçlandırılacak Alan ve Atıksu Tesisler Alanı" olarak;
1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile, "Kentsel Gelişim Alanı", "Ağaçlandırılacak Alan" ve "Teknik Altyapı Alanı (Arıtma Tesisi) olarak;
1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı", "Otel Alanı", "Ticaret Alanı", "Ticaret-Turizm-Konut Alanı (TİCTK)", "Özel Sağlık Tesis Alanı", "Rekreasyon Alanı", "Günübirlik Tesis Alanı", "İlkokul Alanı", "Ortaokul Alanı", "Anaokulu Alanı", "Kreş, Gündüz Bakımevi", "Park", "Ağaçlandırılacak Alan", "Cami", "Atıksu Tesisleri Alanı", "İçmesuyu Tesisleri Alanı", "Pazar Alanı" ve "Yol" olarak;
1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı (E:0,15, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m. (3 Kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (E:0,30, Yençok: Konut ve Ticaret yapılması hâlinde 2 kat, turizm yapılması hâlinde 3 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı, Rekreasyon Alanı (E:0,05, Yençok:8,30 m), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Kreş-Gündüz Bakımevi, Pazar Alanı, Park, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı ve Yol" olarak planlanmıştır.
Askı sürecinde yapılan itirazların kısmen kabulü ve kısmen reddi ile hazırlanan imar planı ve değişiklikleri 26/01/2021 tarih ve 10407 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 04/03/2021 tarih ve 110 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı ile uygun bulunmuştur.
Kabul edilen itirazların değerlendirilmesi sonucunda revize edilerek "Gelişme Konut Alanı (E:0,15; Yençok:6,50 m (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m (3 kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (Ticaret kullanımı yer alması hâlinde E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat), turizm kullanımı olarak otel, butik otel ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0,30 Yençok:10.50 m (3 kat), apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0,15 Yençok:6,50 m (2 kat), konut kullanımı yer alması hâlinde E:0,15, Yençok:6,50 m (2 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1,00, Yençok:3 kat), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Pazar Alanı, Park Alanı, DoğaL Karakteri Korunacak Alan, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı, Genel Otopark ve Yol" kullanım kararları getirilen imar planı ve değişiklikleri 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanmış, anılan karara askı sürecinde yapılan itirazlar reddedilerek 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile imar planı ve değişiklikleri kesinleşmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16. maddeleri uyarınca 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik olarak ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik imar uygulaması dosyası hazırlanmış ve 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanmıştır.
İmar uygulaması sonucunda, "Gelişme Konut Alanı (E:0.15, Yençok:2 Kat)" fonksiyonlu ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, .... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel; "Ticaret Alanı (E:0.30, Yençok 2 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; "Otel Alanı (E:0.30, Yençok 3 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; "Ticaret- Turizm- Konut Alanı (Ticaret kullanımı: E:0.30, Yençok 2 kat, Turizm Kullanımı: otel, butik otel, ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0.30, Yençok 3 kat, apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0.15, Yençok 2 kat, Konut Kullanımı: E:0.15 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel; "Günübirlik Tesis Alanı (E:0.05, Yençok 4.50m)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, İlkokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Ortaokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Anaokul Alanı (E:1.00 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Cami Alanı (E:0.50 Yençok Serbest) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, Pazar Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Ağaçlandırılacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; İçme Suyu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Atıksu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel oluşmuştur.
Davacı Belediye tarafından özelleştirme kapsam ve programında bulunan Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ve 20/08/2020 tarih ve 2836 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin, 1/25.000 ölçekli nazım imar planının, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile anılan planlara yapılan itirazlar üzerine alınan 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile anılan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2 yıl içinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 15/02/2022 tarihli kararla 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulü ile anılan planların yürütmelerinin durdurulmasına karar verilmiş; devam eden süreçte ise 07/05/2025 tarih ve E:2021/6836, K:2025/2566 sayılı kararla, "... Dava konusu 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı incelendiğinde; mülkiyeti Maliye Hazinesine ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı kararıyla, özelleştirme kapsam ve programa alınmasına karar verilmiştir.
Davacı Bodrum Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu taşınmazlara yönelik Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı kararıyla, özelleştirme kapsam ve programa alınmasına ilişkin işleme karşı açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2016 tarihli, E:2010/2997, K:2016/2713 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, anılan karar kesinleşmiştir. Dolayısıyla daha önce davaya konu edilen ve işin esası hakkında hüküm bulunan dava konusu işleme karşı açılan davanın bu nedenle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu taşınmaza ilişkin çevre düzeni planı değişiklikleri ile imar planları incelendiğinde; uyuşmazlık konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... sayılı parsellere ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden de incelenerek, belirlenen kullanımlarının değişiklik planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, doğal sit alanları ve arkeolojik sit alanları yönünden koruma, kullanma ilkeleri ile imar mevzuatına uygunluğunun, tespiti amacıyla 27/06/2024 tarihinde Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6900, E:2021/6835, E:2021/9523, E:2021/7249, E:2021/9621 sayılı dosyalarında naip üye ... niyabetinde Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda '...' tespitlerine yer verilmiştir.
Dosyanın, davacının iddiaları, davalının savunması, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6900, E:2021/6835, E:2021/9523, E:2021/7249, E:2021/9621 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarında verilen kararların birlikte değerlendirilmesinden aşağıda yer verilen sonuçlara ulaşılmıştır:
UYAP üzerinde yapılan incelemede, davacı Bodrum Belediye Başkanlığınca dava konusu taşınmazların mera vasfına sahip olduğu yolundaki iddiaları ile ilgili Danıştay Altıncı Dairesinin 26/01/2021 tarih ve E:2020/9736 sayılı ara kararıyla uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Muğla Valiliğinden, dava konusu imar planı değişikliğinin yapıldığı alanda mera vasfına sahip taşınmaz bulunup bulunmadığı, mera vasfına sahip taşınmaz bulunuyorsa bu taşınmazlara ilişkin mera vasfının devam edip etmediği, taşınmazın mera tahsisinin kaldırılıp kaldırılmadığı sorulmuş, ara kararına cevaben dava dışı Muğla Valiliğinin 02/03/2021 tarihli beyanıyla Mera Komisyonunun 06.09.2013 tarihli, 137 sayılı kararıyla parsellerin tamamının mera tespitlerinin iptal edildiği belirtildiğinden uyuşmazlık konusu taşınmazların mera vasfının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği yönünden, Bodrum ilçesini kapsayan 09/03/2011 tarihinde onaylı “Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı açıklama raporunda Bodrum hakkında yapılan değerlendirmede '...' şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737, K:2022/10426 sayılı, 30/12/2022 tarihli E:2020/9736, K:2022/10428 sayılı kararlarında '...' gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli çevre düzeni planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın yani taşınmazların kuzeybatısındaki kısmın kentsel gelişme alanından çıkartıldığı ve bu özelliğiyle korunduğu, ancak bu ilavelere rağmen, mevcut çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve bölgesel park olarak planlanmış alanın kentsel gelişmeye açılmış olması yönündeki temel kararın devam ettiği, bu yönüyle, yukarıda anılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların giderilmediği anlaşılmıştır.
1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli, E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426 sayılı 30/12/2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında '...' gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde daha fazla ayrıntı düzeyinin ve ana kullanım kararlarının plana yansıtılmış olduğu, bu durum plan hiyerarşisi ve planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından olumlu olmakla birlikte, üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının bu bölgeye ilişkin ana plan stratejisi olan doğal ve yeşil alan sistemi içinde bu bölgeyi koruma ağırlıklı stratejiye aykırılık konusunun devam ettiği, bu yönüyle, yukarıda anılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/25.000 ölçekli nazım imar plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği sonucuna varılmıştır.
1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli, E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426 sayılı 30/12/2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında '...' gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliklerine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında, kıyıdan 30-35 metre mesafede geçen taşıt yolunun düzeltildiği, bölgedeki kullanımın “otel” olarak değiştirildiği; bunun hemen gerisinde daha da büyük bir alan ticaret+turizm+konut kullanımı ile planlandığı, ilgili plan notunda ise bu alanlarda konut kullanımı yer alması halinde E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat), ticaret kullanımı yer alması halinde E:0,30 y.ençok:6,50 (2 kat), turizm kullanımlarından otel, butik otel ve tatil köyü yapılması durumunda E:0,30 y.ençok:10,50 (3 kat), turizm kullanımlarından apart otel ve pansiyon yapılması durumunda E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat) şeklinde yapılaşma koşullarının belirlendiği, bu kapsamda 20/08/2020 tarihli planlardaki aykırılıklar kısmen giderilmiş olmakla birlikte, alanda ticaret ile otel, butik otel ve tatil köyü yapılmasının teşvik edildiği, bölgede kıyıda çok büyük alanlarda turizm tesis alanlarının planlandığı, bu yaklaşımın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının üst ölçekli planın ana plan stratejisine aykırı olduğu Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükmü birlikte değerlendirildiğinde, herhangi bir planın yargı kararıyla iptali üzerine yapılan planın yargısal denetiminde, planın öncelikle yargı kararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemde imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ile planlama esasları ve yargı kararlarına uyarlık bulunmadığı, sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden oybirliğiyle davanın incelenmeksizin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının ise esasta ve gerekçede oyçokluğuyla iptallerine karar verilmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
1) 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemi bakımından yapılan incelemede;
Dosyanın incelenmesi ile UYAP üzerinden yapılan araştırma sonucunda, davacı Bodrum Belediyesi tarafından dava konusu 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı ÖYK kararının iptali istemiyle daha önce açılan davada Dairemizin 21/06/2016 tarih ve E:2010/2997, K:2016/2713 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, yine aktarılan Danıştay Altıncı Dairesinin 2021/6836 sayılı esasına kayden açılan davada da aynı dava konusu ÖYK kararının iptalinin istenildiği ve Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Dairelerince 2576 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 07/05/2025 tarih ve E:2021/6836, K:2025/2566 sayılı kararla bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, daha önce iki ayrı davaya konu edilen ve işin esası hakkında hüküm bulunan dava konusu işleme karşı açılan davanın esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2) 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine ilişkin imar uygulamasının incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alakasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanuni düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idari işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir alakanın bulunması gerekmekte, ancak menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alakasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…) yürürlüğe girer. ... Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. ..." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının onayına dair 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine ilişkin imar uygulamasının onaylanmasına karar verilmiştir.
İmar mevzuatına göre parselasyon işlemi, imar planlarındaki arazi kullanım kararlarının hayata geçirilmesi amacıyla mevcut tapu kayıtları esas alınarak arsa ve arazilerin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar uygulamasıdır.
Parselasyon işlemi ile kadastral mülkiyet dokusu imar planlarında belirlenen kullanım kararlarına göre yeniden düzenlemeye tabi tutulmakta olup kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değildir. Bu nedenle, doğrudan mülkiyet hakkına yönelik subjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işlemine karşı komşu parsel maliki, belde sakini, yatırımcı kuruluş vb. sıfatlarla dava açılması mümkün olmayıp, ancak parsel maliklerince dava açılabilir.
Bu itibarla, davacı Belediye tarafından imar planlarına yönelik iddialar ile subjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işleminin iptalinin istenildiği, davacının uyuşmazlığa konu taşınmazlarla herhangi bir mülkiyet bağının bulunmadığı ve imar uygulaması işlemi ile kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin varlığını ortaya koyacak nitelikte bir iddiasının da bulunmadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
3) 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının incelenmesinden;
Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 15/02/2022 tarihli kararla 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının ise yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, devam eden süreçte de 07/05/2025 tarih ve E:2021/6836, K:2025/2566 sayılı kararla, 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden davanın incelenmeksizin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının ise iptallerine karar verilmiştir.
Aktarılan Danıştay kararıyla dayanak imar planlarının yargı kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edildiği, kararın gerekçesi (mevcut çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve bölgesel park olarak planlanmış alanın kentsel gelişmeye açıldığı, alanda ticaret ile otel, butik otel ve tatil köyü yapılmasının teşvik edildiği, bölgede kıyıda çok büyük alanlarda turizm tesis alanlarının planlandığı, bu yaklaşımın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, ...) de dikkate alındığında taşınmazların ihaleye çıkarılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu ihale ilanında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemi bakımından DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE oybirliğiyle,
2. 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulaması bakımından DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE oybirliğiyle,
3. 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazine'ye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının İPTALİNE oyçokluğuyla,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6. Yargılama giderinin kalan kısmı olan ...-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, imar planlarının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tescil edilmiş olması nedeniyle alınan satış kararının da hukukî dayanağının kalmadığı gerekçesiyle davaya konu taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının iptali istenilmiş ve iş bu kararla; ihale ilanı bakımından, imar planlarının iptal edildiği, kararın gerekçesi de dikkate alındığında taşınmazların ihaleye çıkarılamayacağı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Kararın diğer kısımlarına katılmakla birlikte ihale ilanına ilişkin kısmına aşağıda belirtilen gerekçeyle katılmıyoruz.
Dava konusu ihale işlemi bakımından ihtilaf, imar planlarına ilişkin verilmiş olan yürütmeyi durdurma veya iptal kararlarının ilgili taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektirip gerektirmeyeceği hususundadır.
Mülkiyet hakkı, hak sahibine eşya üzerinde hâkimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir haktır. Mülkiyet hakkı malike mülkü üzerinde kullanma, yararlanma, tüketme, ayırma, birleştirme, işleme hakkını verir.
Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesi, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmünü içermekte olup, Anayasa’nın 35. ve 13. maddeleri uyarınca, mülkiyet hakkına getirilecek sınırlamaların kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.
Taşınmaz satış ihalesi mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan, imar planlarına ilişkin verilmiş olan yürütmeyi durdurma veya iptal kararları, açık bir kanuni düzenleme olmadıkça taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektirmez. Kaldı ki, taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektiren açık bir kanuni düzenleme de bulunmamaktadır.
İmar planları, taşınmaz satış işleminden bağımsız olarak sadece taşınmazın kullanım esaslarına ilişkin temel ilkeleri içermekte olup, imar planları ile taşınmazların genel kullanış biçimleri, bunların yoğunluk ve düzeni, kamu yararına en uygun kullanım şekli belirlenmektedir. Bu bağlamda, imar planında meydana gelen bir değişiklik veya imar planının yargı kararıyla iptal edilmesi taşınmazın sadece kullanım fonksiyonunu etkilemekte; mülkiyet devrini engelleyen bir etkisi bulunmamaktadır.
İmar planlarındaki değişiklik taşınmazın satışına engel oluşturmayacağı gibi, ihale sonucu taşınmaz satış ihalesi üzerinde kalan istekli tarafından taşınmaz üzerinde gerçekleştirilecek tasarrufların da imar planına uygun olması gerektiği için ilgili kurum ve kuruluşların izin ve onayına tâbi olacağı da kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanında hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyoruz.
Esas No: 2022/3368
Karar No: 2025/3355
DAVACI: ... Belediyesi
VEKİLLERİ: Av. ...,
Av. ...
DAVALILAR: 1) ...
2) ... Başkanlığı
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU:
1) 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının,
2) 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine ilişkin imar uygulamasının,
3) 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu işlemlerin idari işlemin unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, gerek 2010 yılında alınan ÖYK kararının üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmiş olması, gerekse davaya konu parsellerle ilgili imar planlarının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tescil edilmiş olması nedeniyle en son alınan satış kararının da hukuki dayanağının kalmadığı, söz konusu ÖYK kararında özelleştirme işlemlerinin 2 yıl içinde tamamlanmasına karar verildiği, 2 yıllık süre dolduğundan dava konusu işlemleri tesis etme yetkisinin bulunmadığı, ÖYK kararının iptali istemiyle daha önce açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, yürütmesi durdurulan işlemde davalı idarece süre uzatımı yapılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, yok hükmündeki işlemin davalı idarelerce geçerli ve yürürlükte kabul edildiği, uygulama işlemi ile birlikte ÖYK kararının da iptalinin talep edildiği, çünkü ÖYK kararının sonraki işlemlere dayanak teşkil ettiği, davaya konu taşınmazlara ilişkin imar planlarının onaylanmasına yönelik Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin 2020/9736 sayılı esasına kayden açılan davada söz konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulduğu, Anayasa'nın 63. maddesi ile tahrip edildiğinde geri dönüşü olmayan veya çok zor olan tarihi, kültürel ve tabiat varlıklarının koruma altına alındığı, ekonomik nedenlerle yapılan özelleştirme uygulamalarının söz konusu varlıkların korunmasındaki kamu yararı ve Anayasal güvencelerin göz ardı edilmesi sonucunu doğurmaması gerektiği, oysa dava konusu işlemlerle ekonomik tercihlere öncelik verildiği, özelleştirme işleminde kamu yararı bulunmadığı, imar planlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin karara rağmen davalı idarece 14 taşınmazın ihaleye çıkarılmasının Anayasa'nın 138. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesine açıkça aykırı olduğu, dava konusu satış ihalesindeki bedel tespitinin dayanağı imar planlarının yürütmesinin durdurulduğu, 14 taşınmazın tamamının plansız ve imarsız durumda olduğu, değer tespit komisyonunun dava konusu imar uygulaması doğrultusunda imarlı olduğu kabulü ile belirlediği muhammen bedelin gerçek durumu yansıtmadığı, ihalenin gerçeğe aykırı olarak taşınmazlarda imar ve yapılaşma izni olduğu kabulüyle gerçekleşmesi hâlinde ihaleye katılanların ve ihale üzerinde bırakılanın bilerek yanıltılmış olacağı, hem maddi hem manevi açıdan kamu zararı oluşacağı, taşınmazların tamamının Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile III. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen saha içerisinde yer aldığı, bir kısmının I. derece arkeolojik sit alanı olarak, kaya mezarlarının da anıt eser olarak tescil edildiği ileri sürmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI: Öncelikle usule ilişkin olarak dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca zorunlu unsurları taşımadığı, dilekçede dava konusu idari işlemlerin tebliğ tarihinin gösterilmediği, öğrenme tarihi belirtilerek dava açıldığı, davacının davayı açmada hukukî yararının bulunmadığı, ayrıca davada süre aşımı bulunduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, taşınmazların özelleştirilmesine ilişkin işlemlerin en son alınan 22/10/2020 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla 31/12/2025 tarihine kadar uzatıldığı, taşınmazlara yönelik hazırlanan imar planlarının 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylandığı, askı sürecinde yapılan itirazlara ilişkin 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 09/09/2021 tarih ve 31593 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak imar planlarının kesinleştiği, taşınmazlara yönelik imar uygulaması işlemlerinin tamamlandığı ve yeni parsellerin oluştuğu, uygulama sonrası park ve yolların terk edildiği, imar uygulaması sonrası 36 adet taşınmaz oluştuğu, gerekli izinlerin alındığı, imar planına göre sadece "gelişme konut alanı, otel alanı, ticaret alanı, ticaret-turizm-konut alanı, özel sağlık tesis alanı, günübirlik tesis alanı" kullanım kararları getirilen parsellerin satış yöntemiyle özelleştirileceği, "ilkokul alanı, ortaokul alanı, anaokulu alanı, pazar alanı, ağaçlandırılacak alan, doğal karakteri korunacak alan, cami, atıksu tesisleri alanı, içme suyu tesisleri alanı" kullanım kararları getirilen diğer parsellerin ise özelleştirmeye konu edilmediği, ihaleye konu tüm işlemlerin söz konusu ÖYK ve Cumhurbaşkanı kararları, İhale Şartnamesi, 4046 sayılı Kanun ve Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri çerçevesinde hukuka uygun olarak yapıldığı, bölgenin ihtiyaçları ve çevrede yer alan kullanımların irdelendiği, kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların, etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi bağlamında kamu yararının artırılması ve bu kaynaklara ekonomik anlamda değer katılması amacıyla söz konusu alanda imar planı ve değişikliği yapılmasına karar verildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesi gereği bahse konu parsellere ilişkin her tür ve ölçekte imar planı/değişikliği yapma/yaptırma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına, onaylama yetkisinin ise Cumhurbaşkanlığına ihtiyaç duyulması hâlinde bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planı yapma/yaptırma ve onaylama yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ait olduğu, 4046 sayılı Kanun'un 17/B maddesi ile 19/D maddesi ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 1995/1 sayılı "Özelleştirme" konulu Genelgesinin 3. maddesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığının imar uygulaması yapma yetkilerinin belirtildiği, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 Ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik hazırlanan tevhit, ifraz, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik imar uygulaması dosyasının onaylanarak ilgili kurumlara gönderildiği, gelen görüşler doğrultusunda da tescil işlemleri için ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüklerine gönderildiği ve 23/09/2021 tarihinde tescilin sağlandığı, imar uygulamasının yürürlükte olan imar planlarına uygun olarak yapıldığı, dava konusu ÖYK kararına karşı açılan davada verilen yürütmenin durdurulması kararının 16/12/2014-21/06/2016 tarihleri arasını kapsadığı, özelleştirme işlemlerinin uzatılmasına ilişkin kararların yürütmeyi durdurma kararının verildiği tarih aralığını kapsamadığı, kararın gereklerinin yerine getirildiği, işlemlerin askıya alındığı, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı ile 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararlarına yönelik herhangi bir yürütmeyi durdurma ya da iptal kararı bulunmadığından söz konusu imar planı ve değişikliklerinin yürürlükte olduğu, dava konusu uygulama işleminin hâlen yürürlükte olan imar planı ve değişikliği doğrultusunda hazırlandığı, imar uygulamasının İmar Kanunu'nda öngörülen esaslara, mevzuata, planlamanın temel ilke ve esaslarına, çevre imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı, söz konusu alanın ... ve ... Mahallelerinin kesiştiği bölgede yer aldığı, kentsel kullanımlar için bağlantı niteliğinde olduğu, sahil yolu ve kıyı kullanımlarının devamlılığının sağlanması açısından önem arz ettiği, birçok turizm alanına yakın konumda olduğu, çevresinde konut, günübirlik tesis, turizm ve üniversite gibi kullanımların yer aldığı, plansız, boş ve atıl kalmasının gerek kamu gerek ülke ekonomisi adına telafisi güç sorunlara sebep olacağı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmı bakımından davanın incelenmeksizin reddi, 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulaması bakımından davanın ehliyet yönünden reddi, 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI PINAR KARA'NIN DÜŞÜNCESİ: Dava; 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının, 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının anılan taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, "Bu Kanun'un amacı; "bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. " hükmüne yer verilmiş; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinde de, (Mülga birinci fıkra: 002/7/2018-KHK-703/85 md.) Kurulun görevleri: "a) Bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "Özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibariyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukuki açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek, b) Özelleştirme kapsamına alınmış olan kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirme kapsamından çıkarılarak eski statülerine iade edilmesine ve/veya özelleştirme programına alınmış kuruluşlardan gerekli görülenlerin özelleştirmeye hazırlanmasına karar vermek, c) Kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek, d) Özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamak, e) Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardan gerekli görülenlerin küçültülmesine, faaliyetlerinin süreli veya süresiz olarak durdurulmasına, kapatılmasına veya tasfiyesine karar vermek, f) Yurt içinden ve/veya yurt dışından Özelleştirme Fonunun kullanım alanlarında yararlanmak üzere borç almaya ve bu amaçla Devlet garantili ve garantisiz iç ve dış tahviller ile gerekli görülen hallerde her türlü menkul kıymet ihracı ve diğer kıymetli evrakın düzenlenmesine karar vermek, g) Gerekli görülen hallerde, özelleştirme programındaki kuruluşların hisse senetleri ile bu kuruluşlara ait her türlü menkul kıymet ve diğer kıymetli evrakın satın alınmasına ve tekrar satılmasına karar vermek, h) Özelleştirme Fonu ve Özelleştirme İdaresinin gelir gider programlarını görüşerek onaylamak, ı) Özelleştirme İdaresinin yıl içindeki uygulamaları ile gelecek yıl programlarını değerlendirerek varsa aksaklıkları giderecek tedbirleri almak, (Ek ibare:01/08/2003-4971/1 md.; İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2005 tarihli ve E:2003/87, K:2005/110 sayılı kararı ile.) i) Kanunlarla ve diğer mevzuatla verilen işleri karara bağlamak" olarak sayılmış ve son fıkrasında, Kurulun, hizmetin ifası için yarar gördüğü hallerde parasal sınırları ile usul ve esaslarını açıkça belirlemek kaydıyla bu maddenin (d) ve (g) bentlerinde yazılı konularda Özelleştirme İdaresi Başkanlığına yetki verebileceği kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek-3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 17. maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla, "... Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 19/02/2010 tarih ve 1278 sayılı yazısına istinaden, 1) Maliye Hazinesine ait tapu kayıtları ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2) Söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmesine ve satışın varlık satışı suretiyle gerçekleştirilmesine, ... 5) Özelleştirme işlemlerinin 2 (iki) yıl içinde tamamlanmasına" karar verilmiş olup, kapsam ve programa alınan taşınmazlar arasında ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... sayılı parsellerin de bulunduğu, bilahare özelleştirme süresinin, 16/07/2012 tarih ve 2012/107 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2015; 07/08/2014 tarih ve 2014/72 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2020 ve 22/10/2020 tarih ve 3118 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ise 31/12/2025 tarihine kadar uzatıldığı, söz konusu parsellerin 11/11/2013 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi gereğince yenileme gördüğü ve ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele; ... parselin, ... ada ... parsele ve ... parselin, ... ada ... parsele dönüştüğü, daha sonra davalı idarece imar planı ve değişikliği yapılmasına karar verilerek, 25/10/2017 tarih ve 6007 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 22/08/2017 tarih ve 333 sayılı Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararıyla uygun görülen ve 20/08/2020 tarih ve 2836 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile "Kentsel Gelişme Alanının, Ağaçlandırılacak Alan ve Atıksu Tesisler Alanı" olarak; 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile, "Kentsel Gelişim Alanı"nın, "Ağaçlandırılacak Alan" ve "Teknik Altyapı Alanı (Arıtma Tesisi) olarak; 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı", "Otel Alanı", "Ticaret Alanı", "Ticaret-Turizm-Konut Alanı (TİCTK)", "Özel Sağlık Tesis Alanı", "Rekreasyon Alanı", "Günübirlik Tesis Alanı", "İlkokul Alanı", "Ortaokul Alanı", "Anaokulu Alanı", "Kreş, Gündüz Bakımevi", "Park", "Ağaçlandırılacak Alan", "Cami", "Atıksu Tesisleri Alanı", "İçmesuyu Tesisleri Alanı", "Pazar Alanı" ve "Yol" olarak; 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı (E:0,15, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m. (3 Kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (E:0,30, Yençok: Konut ve Ticaret yapılması hâlinde 2 kat, turizm yapılması hâlinde 3 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı, Rekreasyon Alanı (E:0,05, Yençok:8,30 m), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Kreş-Gündüz Bakımevi, Pazar Alanı, Park, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı ve Yol" olarak planlandığı, askı sürecinde yapılan itirazların kısmen kabulü ve kısmen reddi ile hazırlanan imar planı ve değişikliklerinin 26/01/2021 tarih ve 10407 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 04/03/2021 tarih ve 110 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı ile uygun bulunduğu, kabul edilen itirazların değerlendirilmesi sonucunda revize edilerek "Gelişme Konut Alanı (E:0,15; Yençok:6,50 m (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m (3 kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (Ticaret kullanımı yer alması hâlinde E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat), turizm kullanımı olarak otel, butik otel ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0,30 Yençok:10.50 m (3 kat), apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0,15 Yençok:6,50 m (2 kat), konut kullanımı yer alması hâlinde E:0,15, Yençok:6,50 m (2 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1,00, Yençok:3 kat), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Pazar Alanı, Park Alanı, Doğal Karakteri Korunacak Alan, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı, Genel Otopark ve Yol" kullanım kararları getirilen imar planı ve değişikliklerinin, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylandığı, anılan karara askı sürecinde yapılan itirazların reddedilerek 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile imar planı ve değişikliklerinin kesinleştiği, davalı idarece 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16. maddeleri uyarınca 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik olarak ifraz, tevhid, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik imar uygulaması dosyasının hazırlanarak, 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylandığı, imar uygulaması sonucunda, "Gelişme Konut Alanı (E:0.15, Yençok:2 Kat)" fonksiyonlu ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, .... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin; "Ticaret Alanı (E:0.30, Yençok 2 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; "Otel Alanı (E:0.30, Yençok 3 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; "Ticaret- Turizm- Konut Alanı (Ticaret kullanımı: E:0.30, Yençok 2 kat, Turizm Kullanımı: otel, butik otel, ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0.30, Yençok 3 kat, apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0.15, Yençok 2 kat, Konut Kullanımı: E:0.15 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parselin; "Günübirlik Tesis Alanı (E:0.05, Yençok 4.50m)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin, Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin, İlkokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin; Ortaokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Anaokul Alanı (E:1.00 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin; Cami Alanı (E:0.50 Yençok Serbest) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parselin, Pazar Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Ağaçlandırılacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; İçme Suyu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Atıksu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parselin; Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada... parselin oluştuğu anlaşılmıştır.
03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının anılan taşınmazlar yönünden iptali istemi bakımından yapılan inceleme;
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin (A) fıkrasında, bu Kanun'un amacının, bu maddede belirtilen ve Kanun'un uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan maddede sayılanların ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş ve maddede, genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanun'un 35. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi hakları da "kuruluş" tanımı içerisinde yer almış; Kanun'un 2. maddesinde ise, özelleştirme uygulamalarındaki ilkeler sayıldıktan sonra son fıkrasında, Kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tâbi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca (Kurul) belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Kanun'un genel gerekçesinde, özelleştirmenin, geniş anlamda Devletin iktisadî faaliyetlerinin en aza indirilmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, kamu iktisadî teşebbüslerinin Devlet bütçesi üzerindeki finansman yükünün hafifletilmesi, rekabete dayalı piyasa ekonomisinin gerçekleştirilmesi, atıl tasarrufların ekonomiye kazandırılarak sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve bu şekilde elde edilecek kaynakların, altyapı yatırımları, savunma, eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılması suretiyle ekonomide verimliliğin arttırılmasını sağlayan önemli araçlardan biri olduğu vurgulanmıştır.
4046 sayılı Kanun'un yukarıda anılan genel gerekçesinde belirtilen amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Kanun'un 1. maddesinde yer alan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınması konusunda Özelleştirme Yüksek Kuruluna birtakım görev ve yetkiler tanınmış olmakla birlikte, verilen bu görev ve yetkinin, mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile özelleştirmeye konu varlığın niteliği, fiili ve hukuki durumu gözetilerek ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu nedenle, dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun, özelleştirme kapsam ve programına alınan alanın bulunduğu yer, nitelikleri, fiili ve hukuki durumları incelenerek, dava konusu alanın mevcut durumda özelleştirme kapsam ve programına alınarak özelleştirilip özelleştirilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davaya konu 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazların, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 24/06/2010 tarihli 6151 sayılı, 18/01/2013 tarihli 1331 sayılı, 26/01/2021 tarihli, 10405 sayılı kararları ile belirlenen "kısmen 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı, kısmen III. Derece Doğal Sit” içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit"in tanımı, "tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." şeklinde yapılmış; "Devir Yasağı" başlıklı 13. maddesinde ise, Hazine'ye ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olup, usulüne göre tescil ve ilan olunan, her çeşit korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ile bunlara ait korunma sınırları dâhilindeki taşınmazların, Kültür ve Turizm Bakanlığının izni olmadan gerçek ve tüzel kişilere satılamayacağı, hibe edilemeyeceği kurala bağlanmıştır.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'da varlıkların özelleştirilebileceği belirtilirken parantez içinde örnekleme yapıldığı ve benzerleri denildiği dikkate alındığında, sit alanlarının örnekleme yapılan varlıklara benzemediği ve kanun koyucunun hangi tür varlıkların özelleştirilebileceğine ilişkin belirlediği çerçeveye uymadığı; ayrıca 4046 sayılı Kanun ile, idareye, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama amacını gerçekleştirebilecek varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına yönelik olarak yetki ve görev verildiği göz önüne alındığında; I. ve II. Derece Doğal Sit Alanı ile III. Derece Arkeolojik Sit Alanında kalan ve devir yasağı kapsamında koruması gereken taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasının özelleştirmeden beklenen yasal amacı gerçekleştirecek mahiyette bulunmadığı ve kamu yararı amacı taşımadığı sonucuna varıldığından, 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanı ile 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının iptali istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellere yönelik 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına ilişkin 21/08/2020 tarihli, 31220 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli ve E:2020/10132 K:2022/10427; 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9737 K:2022/10426; 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9736 K: 2022/10428 sayılı kararları ile iptaline karar verildiği, anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/04/2023 tarihli ve E:2023/378 K:2023/716, 10/04/2023 tarihli E:2023/379 K:2023/717, 10/04/2023 tarihli E:2023/393 K:2023/718 sayılı kararları ile onandığı, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda; hem 20/08/2020 tarihli 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının, hem de anılan planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazların kısmen kabulü üzerine 22/04/2021 tarihli 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının birlikte incelendiği, bu nedenle anılan bilirkişi raporunun, 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının dayanağı 22/04/2021 tarih ve 3095 sayılı Cumhurbaşkanı kararının da iptalinin istenildiği Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasında (Danıştay Onüçüncü Dairesi ile müştereken) görülen davada da esas alındığı, Danıştay Altıncı Dairesinin Danıştay Onüçüncü Dairesi ile müştereken gördüğü bu davada, 22/04/2021 tarihli 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair kararda; "... dosyanın, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile bu dosyalarda verilen kararların birlikte değerlendirildiği ve aşağıda yer verilen sonuçlara ulaşıldığı;
Muğla Valiliğinin 02/03/2021 tarihli beyanıyla Mera Komisyonunun 06/09/2013 tarihli, 137 sayılı kararıyla parsellerin tamamının mera tespitlerinin iptal edildiği belirtildiğinden uyuşmazlık konusu taşınmazların mera vasfının bulunmadığı,
Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli E:2020/10132 K:2022/10427, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426, 30/12/2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında, "özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber; bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılmasının gerektiği; çevre düzeni değişikliklerinin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak şekilde yapılabileceği, çevre düzeni planı değişikliklerinde; kamu yatırımlarına, çevrenin korunmasına, çevre kirliliğinin önlenmesine, planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve taleplerin; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılacağı, bu açıklamalardan hareketle, anılan çevre düzeni planında arıtma tesis alanı, doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan, büyük bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan ve ağaçlandırılacak alan olarak belirlenen dava konusu alanın kentsel gelişme alanı ve ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmesinin, Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Bodrum ilçesinin, Bitez ve ...-Yahşi Mahalleri için getirilen ağaçlandırma kararı ve diğer ekolojik koruma kararları ve tarım arazilerinin sürdürülmesi yaklaşımlarıyla yerleşmenin sınırlandırılması yönünde bir yeşil kuşak oluşturulması stratejisinden bilimsel, teknik ve nesnel bir gerekçe gösterilmeksizin ayrıldığı, plan açıklama raporunda bu yaklaşımdan uzaklaşma gerekçesinin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ana stratejileriyle çeliştiği, Bodrum-Bitez yoğun yerleşik alanından sonra, ...'te iç kısımda ve kıyıda gelişme öngörüldüğü ancak bunun dışında yeşil alan sürekliliği sağlayan ve yerleşimleri çevreleyerek yeşil kuşak biçiminde mekânsal gelişmeyi denetleyen bir yapısal plan kararından ayrılarak doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın tamamen, ağaçlandırılacak alan, bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan olarak belirlenmiş bölgenin büyük kısmının kaldırılarak kentsel gelişme alanı olarak planlanmasının koruma-kullanma dengesini bozduğu, şehircilik ve planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin çevre düzeni planlarına yönelik revizyon ve değişikliklere ilişkin hükümlerine aykırılık taşıdığı, aynı zamanda ülkenin genel ekonomik kalkınma stratejileri ile turizm sektörü stratejisini şekillendiren sürdürülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, doğal yapıyı tahrip ettiğinden çevreyi koruma hedefini güvence altına alan bir gelişme ve kalkınma ilkesiyle bağdaşmadığından şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçeleriyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, 20/08/2020 tarihli çevre düzeni planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın yani taşınmazların kuzeybatısındaki kısmın kentsel gelişme alanından çıkartıldığı ve bu özelliğiyle korunduğu, ancak bu ilavelere rağmen, mevcut çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve bölgesel park olarak planlanmış alanın kentsel gelişmeye açılmış olması yönündeki temel kararın devam ettiği, bu yönüyle, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların giderilmediği,
1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737, K:2022/10426 sayılı, 30/12/2022 tarihli E:2020/9736, K:2022/10428 sayılı kararlarında "Üst ölçekli planda bu bölgenin koruma-kullanma dengesi içinde koruma ağırlıklı biçimde, doğal ve yeşil alan sistemi içinde değerlendirildiği, 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin bu ana kararı zedelediği, bu değişikliğe dayalı olarak tesis edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planının da üst ölçekli planın ana plan kararı ve stratejisine aykırı olduğu, 1/25.000 ölçekli bu nazım imar planında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından farklılaşan bölümün son derece sınırlı olduğu, bu ayrıntı düzeyinin bir nazım imar planı için yeterli olmadığı ve çevre düzeni planından nazım imar plana, ölçek olarak ise 1/100.000 ölçekten 1/25.000 ölçeğe geçerken ilave ayrıntılandırma ve plan kararı üretme açısından bu planın yetersiz olduğu, bir nazım imar planı için 1/25.000 ölçekli nazım imar planının genel arazi kullanım kararlarına ilişkin olarak çevre düzeni planından daha yüksek ayrıntıda bilgi vermesi gerektiği, belli alt bölgelemeler yapılarak sosyal donatı alanı odaklarına ilişkin belirlemeler yapılmasının beklendiği, genel olarak ilkesel anlamda merkez-çeper ilişkisine koşut bir yoğunluk kararı getirilmesi gerekirken bu gerekliliklerin hiçbirinin yer almadığı, 1/25.000 ölçeğinde olsa da bir nazım imar planı olduğundan ölçeği kapsamında nazım imar planının taşıması nitelikleri taşımadığından planlama esasları ve teknikleri açısından uygun olmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer alan nazım imar planının tanımına da aykırılık taşıdığı, “kentsel gelişme alanlarında, plan notunun bu genellik düzeyinde belirlenmesinin nazım imar planı için doğru bir yaklaşım olmadığından şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır" gerekçeleriyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, 20/08/2020 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde daha fazla ayrıntı düzeyinin ve ana kullanım kararlarının plana yansıtılmış olduğu, bu durumun plan hiyerarşisi ve planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından olumlu olmakla birlikte, üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının, bu bölgeyi doğal ve yeşil alan sistemi içinde koruma ağırlıklı stratejiye aykırılığı konusunun devam ettiği, bu yönüyle, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/25.000 ölçekli nazım imar plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği,
1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli ve E:2020/10132, K:2022/10427, 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9737, K:2022/10426, 30/12/2022 tarihli ve E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında, "Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına göre doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan kararının üst ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planda bu alan tamamen kentsel gelişme alanına dönüştürülmesinin doğal yapının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından zaten son derece olumsuz olduğu, alt ölçekli planların 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde belirlenen genel arazi kullanımı kararları doğrultusunda geliştirilmişse de 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Dairemizce şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından bu değişikliğin alt ölçekli planlara yansıtılmasının uygun olmadığı, dava konusu alan, açık yeşil alana isabet etmekte iken bu kurgunun bozularak kentsel gelişme alanı öngörülmesinin çevre ve imar bütünlüğünü zedelediği, kentin bu noktasında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, davaya konu alanın güneyindeki deniz kıyısında yapılan planlama ile kıyıdan ilk 50 metrelik alan içinden taşıt yolu geçirilmesinin Kıyı Kanun'una aykırı olduğu, plan, plan notu ve plan açıklama raporunda nüfus öngörü ve projeksiyonlarının bulunmamasının planlama esaslarına ve tekniğine aykırı bir yaklaşım olduğu, turizm tesis alanları ve turizm+ticaret+konut başlığıyla ayrı bir kullanım türünün planlanmasına rağmen plan notlarında ticaret alanı tanımı içinde, turizme yönelik olarak konaklama alanlarının da bulunmasının belirsizlik ve karışıklık yarattığı, turizm+ticaret+konut kullanımının da kendi içinde de çelişkiler barındırdığı, karma kullanım alanlarında konut, ticaret ve turizm alanlarının belirsiz olduğu, konut kullanımında ihtimalli olarak yapılaşma koşullarının belirlendiği, uygulamada belirsizlik oluşturacağı, diğer mekansal kullanımlar gibi konut, ticaret ve turizm alanlarının da planlama alanı içerisinde ayrılacağı mekan ve miktarın belirlenmesinin uygulama işlemlerinin değil, bu işlemlerin dayanağını oluşturan ve yönlendiren imar planlarının görevi olduğundan planlama alanı içerisinde barınma ihtiyacının karşılandığı ve günün her saati işlevini dinamik olarak muhafaza eden karma kullanım kararları içerisinde her bir kullanım kararının kapsayacağı alan ve emsal oranının henüz planlama aşamasında belirlenmesi gerektiği zira belirlenen kullanıma göre ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarının miktarı ve konumunun belirlenmesi, ancak bu suretle mümkün olabileceğinden dava konusu alanda aşırı bir yoğunluk ve yapılaşma getirilmesine rağmen karma bir kullanım getirildiğinden ve bu kullanıma ilişkin yönlendirici planlama ilkelerinin eksikliğinden dolayı sosyal ve teknik altyapı alanlarının değişkenlik sebebiyle tespitinde belirsizlik yaratılması sebebiyle şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatına aykırılık taşıdığı, özellikle turizm alanı ile ticaret+turizm+konut alanları için ada içi dolaşım sistemlerine ilişkin çözümün geliştirilmemesinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bakımından önemli bir eksiklik olduğu, parsellerin içinde kamuya ait ulaşım yollarının olması, taşıt ve yaya dolaşımının planlanması gerekirken 1/1000 ölçekli uygulama imar planında plan kademesinin içermesi gereken ayrıntı düzeyine ilişkin gereklerin yerine getirilmemesinin ulaşım kademelenmesi ve erişim açısından yetersiz bir plan oluşturduğu, davaya konu planların yapıldığı alanın 3. derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiş bir bölgenin içinde olup çeşitli arkeolojik sit alanları, kalıntılar ve tescilli yapıları da barındırdığından 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'una uygun olması gerekirken davaya konu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının plan açıklama raporunda doğal sit alanına ve alan içinde yer alan arkeolojik sit alanlarıyla tescilli kalıntı ve yapılara ilişkin alan araştırması yapıldığı ancak bu verinin plan kararlarını nasıl şekillendirdiğine, doğal ve arkeolojik alan koruma yaklaşımı olarak nasıl bir plan yaklaşımı benimsendiğine ilişkin hiçbir açıklamanın yer almadığı, orta ve kuzey bölgelerinde yer alan tüm arkeolojik sit alanlarının ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının yeşil alanlar içine isabet edecek biçimde bir planlama yapıldığı, ancak en güneyde yer alan 3. derece arkeolojik sit alanının diğerlerinden farklı olarak ticaret+turizm+konut olarak belirlenen kullanımın içinde yer aldığı, hatta üzerinden taşıt yolu da geçtiği, 2863 sayılı Kanun gereği bir arkeolojik sit alanı ile ilişkili olarak etkileşim-geçiş sahalarının, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarının planda belirtilmesi ve plan kararlarını yönlendirmesi, şekillendirmesi ve sınırlandırması gerekirken bu doğal sit ve arkeolojik alana ilişkin olarak plan paftasında bir koruma yaklaşımının benimsenmemiş olmasının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'una aykırılık taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verildiği, uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında, kıyıdan 30-35 metre mesafede geçen taşıt yolunun düzeltildiği, bölgedeki kullanımın “otel” olarak değiştirildiği; bunun hemen gerisinde daha da büyük bir alan ticaret+turizm+konut kullanımı ile planlandığı, ilgili plan notunda ise bu alanlarda konut kullanımı yer alması halinde E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat), ticaret kullanımı yer alması halinde E:0,30 y.ençok:6,50 (2 kat), turizm kullanımlarından otel, butik otel ve tatil köyü yapılması durumunda E:0,30 y.ençok:10,50 (3 kat), turizm kullanımlarından apart otel ve pansiyon yapılması durumunda E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat) şeklinde yapılaşma koşullarının belirlendiği, bu kapsamda 20/08/2020 tarihli planlardaki aykırılıklar kısmen giderilmiş olmakla birlikte, alanda ticaret ile otel, butik otel ve tatil köyü yapılmasının teşvik edildiği, bölgede kıyıda çok büyük alanlarda turizm tesis alanlarının planlandığı, bu yaklaşımın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının üst ölçekli planın ana plan stratejisine aykırı olduğu Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği,
Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrası ile, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 28. maddesinin 1. fıkrası hükümlerine göre, herhangi bir planın yargı kararıyla iptali üzerine yapılan planın yargısal denetiminde, planın öncelikle yargı kararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, bu itibarla, dava konusu işlemde imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ile planlama esasları ve yargı kararlarına uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulü ile anılan planların yürütmelerinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 15/02/2022 tarihli kararla, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle ortaya konulmuştur.
Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16. maddeleri uyarınca 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik olarak ifraz, tevhid, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik hazırlanan imar uygulamasının onaylanmasına ilişkin dava konusu 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'unun dayanağı olan (22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan) 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının hukuka aykırılığı, bilirkişi raporu ve ilgili yargı kararları ile ortaya konulduğundan, dava konusu imar uygulamasının onaylanmasına ilişkin 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Oluru'nda da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, söz konusu taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanı bakımından, yukarıda yer verilen yürütme kabul kararında yer alan gerekçeler de dikkate alındığında, taşınmazların ihaleye çıkarılması mümkün olmadığından, dava konusu ihale ilanında da hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazine'ye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulamasının, 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının anılan taşınmazlar yönünden İPTALİNE karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, taraflara önceden bildirilen 04/11/2025 tarihinde 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan duruşmada, davacı vekili Av. ... ve davalı Cumhurbaşkanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı vekilleri Av. ... ve Av. ...'ın geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla, "... Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 19/02/2010 tarih ve 1278 sayılı yazısına istinaden, 1) Maliye Hazinesine ait tapu kayıtları ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2) Söz konusu taşınmazların satış yöntemiyle özelleştirilmesine ve satışın varlık satışı suretiyle gerçekleştirilmesine, ... 5) Özelleştirme işlemlerinin 2 (iki) yıl içinde tamamlanmasına" karar verilmiş olup, kapsam ve programa alınan taşınmazlar arasında ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... sayılı parseller de bulunmaktadır.
Devamında özelleştirme süresi 16/07/2012 tarih ve 2012/107 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2015, 07/08/2014 tarih ve 2014/72 sayılı ÖYK kararıyla 31/12/2020 ve 22/10/2020 tarih ve 3118 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla ise 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmıştır.
Söz konusu parseller 11/11/2013 tarih ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi gereğince yenileme görmüş ve ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel ... ada .... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele; ... parsel, ... ada ... parsele ve ... parsel, ... ada ... parsele dönüşmüştür.
Ardından imar planı ve değişikliği yapılmasına karar verilerek, 25/10/2017 tarih ve 6007 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 22/08/2017 tarih ve 333 sayılı Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararıyla uygun görülen ve 20/08/2020 tarih ve 2836 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan,
1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile "Kentsel Gelişme Alanı, Ağaçlandırılacak Alan ve Atıksu Tesisler Alanı" olarak;
1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı ile, "Kentsel Gelişim Alanı", "Ağaçlandırılacak Alan" ve "Teknik Altyapı Alanı (Arıtma Tesisi) olarak;
1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı", "Otel Alanı", "Ticaret Alanı", "Ticaret-Turizm-Konut Alanı (TİCTK)", "Özel Sağlık Tesis Alanı", "Rekreasyon Alanı", "Günübirlik Tesis Alanı", "İlkokul Alanı", "Ortaokul Alanı", "Anaokulu Alanı", "Kreş, Gündüz Bakımevi", "Park", "Ağaçlandırılacak Alan", "Cami", "Atıksu Tesisleri Alanı", "İçmesuyu Tesisleri Alanı", "Pazar Alanı" ve "Yol" olarak;
1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ile, "Gelişme Konut Alanı (E:0,15, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m. (3 Kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m. (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (E:0,30, Yençok: Konut ve Ticaret yapılması hâlinde 2 kat, turizm yapılması hâlinde 3 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı, Rekreasyon Alanı (E:0,05, Yençok:8,30 m), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Kreş-Gündüz Bakımevi, Pazar Alanı, Park, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı ve Yol" olarak planlanmıştır.
Askı sürecinde yapılan itirazların kısmen kabulü ve kısmen reddi ile hazırlanan imar planı ve değişiklikleri 26/01/2021 tarih ve 10407 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı ile 04/03/2021 tarih ve 110 sayılı Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu kararı ile uygun bulunmuştur.
Kabul edilen itirazların değerlendirilmesi sonucunda revize edilerek "Gelişme Konut Alanı (E:0,15; Yençok:6,50 m (2 kat)), Otel Alanı (E:0,30, Yençok:10,50 m (3 kat)), Ticaret Alanı (E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat)), Ticaret-Turizm-Konut Alanı (Ticaret kullanımı yer alması hâlinde E:0,30, Yençok:6,50 m (2 kat), turizm kullanımı olarak otel, butik otel ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0,30 Yençok:10.50 m (3 kat), apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0,15 Yençok:6,50 m (2 kat), konut kullanımı yer alması hâlinde E:0,15, Yençok:6,50 m (2 kat), Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1,00, Yençok:3 kat), Günübirlik Tesis Alanı (E:0,05, Yençok:4,50 m), İlkokul Alanı, Ortaokul Alanı, Anaokulu Alanı, Pazar Alanı, Park Alanı, DoğaL Karakteri Korunacak Alan, Ağaçlandırılacak Alan, Cami, Atıksu Tesisleri Alanı, İçme Suyu Tesisleri Alanı, Genel Otopark ve Yol" kullanım kararları getirilen imar planı ve değişiklikleri 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanmış, anılan karara askı sürecinde yapılan itirazlar reddedilerek 08/09/2021 tarih ve 4488 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile imar planı ve değişiklikleri kesinleşmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16. maddeleri uyarınca 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli İlave ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine yönelik olarak ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine yönelik imar uygulaması dosyası hazırlanmış ve 17/08/2021 tarih ve 13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanmıştır.
İmar uygulaması sonucunda, "Gelişme Konut Alanı (E:0.15, Yençok:2 Kat)" fonksiyonlu ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, .... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel; "Ticaret Alanı (E:0.30, Yençok 2 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; "Otel Alanı (E:0.30, Yençok 3 kat)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; "Ticaret- Turizm- Konut Alanı (Ticaret kullanımı: E:0.30, Yençok 2 kat, Turizm Kullanımı: otel, butik otel, ve tatil köyü yapılması hâlinde E:0.30, Yençok 3 kat, apart otel ve pansiyon yapılması hâlinde E:0.15, Yençok 2 kat, Konut Kullanımı: E:0.15 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel; "Günübirlik Tesis Alanı (E:0.05, Yençok 4.50m)" fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, Özel Sağlık Tesis Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, İlkokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Ortaokul Alanı (E:1.00 Yençok 3 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Anaokul Alanı (E:1.00 Yençok 2 kat) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel; Cami Alanı (E:0.50 Yençok Serbest) fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, Pazar Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Ağaçlandırılacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; İçme Suyu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Atıksu Tesisleri Alanı fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel; Doğal ve Ekolojik Yapısı Korunacak Alan fonksiyonlu yeni ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel oluşmuştur.
Davacı Belediye tarafından özelleştirme kapsam ve programında bulunan Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca hazırlanan ve 20/08/2020 tarih ve 2836 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin, 1/25.000 ölçekli nazım imar planının, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile anılan planlara yapılan itirazlar üzerine alınan 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile anılan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, 2 yıl içinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 15/02/2022 tarihli kararla 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulü ile anılan planların yürütmelerinin durdurulmasına karar verilmiş; devam eden süreçte ise 07/05/2025 tarih ve E:2021/6836, K:2025/2566 sayılı kararla, "... Dava konusu 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı incelendiğinde; mülkiyeti Maliye Hazinesine ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazların Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı kararıyla, özelleştirme kapsam ve programa alınmasına karar verilmiştir.
Davacı Bodrum Belediye Başkanlığı tarafından dava konusu taşınmazlara yönelik Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01/06/2010 tarihli, 2010/31 sayılı kararıyla, özelleştirme kapsam ve programa alınmasına ilişkin işleme karşı açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2016 tarihli, E:2010/2997, K:2016/2713 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, anılan karar kesinleşmiştir. Dolayısıyla daha önce davaya konu edilen ve işin esası hakkında hüküm bulunan dava konusu işleme karşı açılan davanın bu nedenle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu taşınmaza ilişkin çevre düzeni planı değişiklikleri ile imar planları incelendiğinde; uyuşmazlık konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... sayılı parsellere ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının dava konusu taşınmaz açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden de incelenerek, belirlenen kullanımlarının değişiklik planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, doğal sit alanları ve arkeolojik sit alanları yönünden koruma, kullanma ilkeleri ile imar mevzuatına uygunluğunun, tespiti amacıyla 27/06/2024 tarihinde Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6900, E:2021/6835, E:2021/9523, E:2021/7249, E:2021/9621 sayılı dosyalarında naip üye ... niyabetinde Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda '...' tespitlerine yer verilmiştir.
Dosyanın, davacının iddiaları, davalının savunması, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6900, E:2021/6835, E:2021/9523, E:2021/7249, E:2021/9621 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarında verilen kararların birlikte değerlendirilmesinden aşağıda yer verilen sonuçlara ulaşılmıştır:
UYAP üzerinde yapılan incelemede, davacı Bodrum Belediye Başkanlığınca dava konusu taşınmazların mera vasfına sahip olduğu yolundaki iddiaları ile ilgili Danıştay Altıncı Dairesinin 26/01/2021 tarih ve E:2020/9736 sayılı ara kararıyla uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Muğla Valiliğinden, dava konusu imar planı değişikliğinin yapıldığı alanda mera vasfına sahip taşınmaz bulunup bulunmadığı, mera vasfına sahip taşınmaz bulunuyorsa bu taşınmazlara ilişkin mera vasfının devam edip etmediği, taşınmazın mera tahsisinin kaldırılıp kaldırılmadığı sorulmuş, ara kararına cevaben dava dışı Muğla Valiliğinin 02/03/2021 tarihli beyanıyla Mera Komisyonunun 06.09.2013 tarihli, 137 sayılı kararıyla parsellerin tamamının mera tespitlerinin iptal edildiği belirtildiğinden uyuşmazlık konusu taşınmazların mera vasfının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği yönünden, Bodrum ilçesini kapsayan 09/03/2011 tarihinde onaylı “Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı açıklama raporunda Bodrum hakkında yapılan değerlendirmede '...' şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737, K:2022/10426 sayılı, 30/12/2022 tarihli E:2020/9736, K:2022/10428 sayılı kararlarında '...' gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli çevre düzeni planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın yani taşınmazların kuzeybatısındaki kısmın kentsel gelişme alanından çıkartıldığı ve bu özelliğiyle korunduğu, ancak bu ilavelere rağmen, mevcut çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve bölgesel park olarak planlanmış alanın kentsel gelişmeye açılmış olması yönündeki temel kararın devam ettiği, bu yönüyle, yukarıda anılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların giderilmediği anlaşılmıştır.
1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli, E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı, 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426 sayılı 30/12/2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında '...' gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde daha fazla ayrıntı düzeyinin ve ana kullanım kararlarının plana yansıtılmış olduğu, bu durum plan hiyerarşisi ve planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından olumlu olmakla birlikte, üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının bu bölgeye ilişkin ana plan stratejisi olan doğal ve yeşil alan sistemi içinde bu bölgeyi koruma ağırlıklı stratejiye aykırılık konusunun devam ettiği, bu yönüyle, yukarıda anılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/25.000 ölçekli nazım imar plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği sonucuna varılmıştır.
1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/12/2022 tarihli, E:2020/10132, K:2022/10427 sayılı 30/12/2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426 sayılı 30/12/2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında '...' gerekçesiyle 20/08/2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20/08/2020 tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliklerine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında, kıyıdan 30-35 metre mesafede geçen taşıt yolunun düzeltildiği, bölgedeki kullanımın “otel” olarak değiştirildiği; bunun hemen gerisinde daha da büyük bir alan ticaret+turizm+konut kullanımı ile planlandığı, ilgili plan notunda ise bu alanlarda konut kullanımı yer alması halinde E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat), ticaret kullanımı yer alması halinde E:0,30 y.ençok:6,50 (2 kat), turizm kullanımlarından otel, butik otel ve tatil köyü yapılması durumunda E:0,30 y.ençok:10,50 (3 kat), turizm kullanımlarından apart otel ve pansiyon yapılması durumunda E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat) şeklinde yapılaşma koşullarının belirlendiği, bu kapsamda 20/08/2020 tarihli planlardaki aykırılıklar kısmen giderilmiş olmakla birlikte, alanda ticaret ile otel, butik otel ve tatil köyü yapılmasının teşvik edildiği, bölgede kıyıda çok büyük alanlarda turizm tesis alanlarının planlandığı, bu yaklaşımın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının üst ölçekli planın ana plan stratejisine aykırı olduğu Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'unun 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükmü birlikte değerlendirildiğinde, herhangi bir planın yargı kararıyla iptali üzerine yapılan planın yargısal denetiminde, planın öncelikle yargı kararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemde imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ile planlama esasları ve yargı kararlarına uyarlık bulunmadığı, sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden oybirliğiyle davanın incelenmeksizin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının ise esasta ve gerekçede oyçokluğuyla iptallerine karar verilmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
1) 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemi bakımından yapılan incelemede;
Dosyanın incelenmesi ile UYAP üzerinden yapılan araştırma sonucunda, davacı Bodrum Belediyesi tarafından dava konusu 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı ÖYK kararının iptali istemiyle daha önce açılan davada Dairemizin 21/06/2016 tarih ve E:2010/2997, K:2016/2713 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, yine aktarılan Danıştay Altıncı Dairesinin 2021/6836 sayılı esasına kayden açılan davada da aynı dava konusu ÖYK kararının iptalinin istenildiği ve Danıştay Altıncı ve Onüçüncü Dairelerince 2576 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 07/05/2025 tarih ve E:2021/6836, K:2025/2566 sayılı kararla bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, daha önce iki ayrı davaya konu edilen ve işin esası hakkında hüküm bulunan dava konusu işleme karşı açılan davanın esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
2) 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ve 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine ilişkin imar uygulamasının incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alakasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanuni düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idari işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir alakanın bulunması gerekmekte, ancak menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alakasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…) yürürlüğe girer. ... Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır. ..." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının onayına dair 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda hazırlanan ifraz, tevhit, cins değişikliği ve terk işlemlerine ilişkin imar uygulamasının onaylanmasına karar verilmiştir.
İmar mevzuatına göre parselasyon işlemi, imar planlarındaki arazi kullanım kararlarının hayata geçirilmesi amacıyla mevcut tapu kayıtları esas alınarak arsa ve arazilerin düzenlenmesi amacıyla yapılan subjektif nitelikte bir imar uygulamasıdır.
Parselasyon işlemi ile kadastral mülkiyet dokusu imar planlarında belirlenen kullanım kararlarına göre yeniden düzenlemeye tabi tutulmakta olup kullanım kararlarında herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu değildir. Bu nedenle, doğrudan mülkiyet hakkına yönelik subjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işlemine karşı komşu parsel maliki, belde sakini, yatırımcı kuruluş vb. sıfatlarla dava açılması mümkün olmayıp, ancak parsel maliklerince dava açılabilir.
Bu itibarla, davacı Belediye tarafından imar planlarına yönelik iddialar ile subjektif nitelikte bir idari işlem olan parselasyon işleminin iptalinin istenildiği, davacının uyuşmazlığa konu taşınmazlarla herhangi bir mülkiyet bağının bulunmadığı ve imar uygulaması işlemi ile kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin varlığını ortaya koyacak nitelikte bir iddiasının da bulunmadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
3) 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının incelenmesinden;
Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6836 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda 15/02/2022 tarihli kararla 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının ise yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiş, devam eden süreçte de 07/05/2025 tarih ve E:2021/6836, K:2025/2566 sayılı kararla, 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı yönünden davanın incelenmeksizin reddine, 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının ise iptallerine karar verilmiştir.
Aktarılan Danıştay kararıyla dayanak imar planlarının yargı kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edildiği, kararın gerekçesi (mevcut çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve bölgesel park olarak planlanmış alanın kentsel gelişmeye açıldığı, alanda ticaret ile otel, butik otel ve tatil köyü yapılmasının teşvik edildiği, bölgede kıyıda çok büyük alanlarda turizm tesis alanlarının planlandığı, bu yaklaşımın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, ...) de dikkate alındığında taşınmazların ihaleye çıkarılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu ihale ilanında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 03/06/2010 tarih ve 27600 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazineye ait ekli listede yer alan taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak 2 (iki) yıl içerisinde satış suretiyle özelleştirilmesine ilişkin 01/06/2010 tarih ve 2010/31 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) kararının Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,...,...,...,...,...,...,..., ve ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik kısmının iptali istemi bakımından DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE oybirliğiyle,
2. 17/08/2021 tarih ve E-13963 sayılı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Olur'u ile onaylanan imar uygulaması bakımından DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE oybirliğiyle,
3. 07/07/2022 tarih ve 31889 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Hazine'ye ait Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...,... parsel; ... ada, ...,... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; .... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel; ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının İPTALİNE oyçokluğuyla,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6. Yargılama giderinin kalan kısmı olan ...-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, imar planlarının hukuka aykırılığının yargı kararıyla tescil edilmiş olması nedeniyle alınan satış kararının da hukukî dayanağının kalmadığı gerekçesiyle davaya konu taşınmazların 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanının iptali istenilmiş ve iş bu kararla; ihale ilanı bakımından, imar planlarının iptal edildiği, kararın gerekçesi de dikkate alındığında taşınmazların ihaleye çıkarılamayacağı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Kararın diğer kısımlarına katılmakla birlikte ihale ilanına ilişkin kısmına aşağıda belirtilen gerekçeyle katılmıyoruz.
Dava konusu ihale işlemi bakımından ihtilaf, imar planlarına ilişkin verilmiş olan yürütmeyi durdurma veya iptal kararlarının ilgili taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektirip gerektirmeyeceği hususundadır.
Mülkiyet hakkı, hak sahibine eşya üzerinde hâkimiyet sağlayan ve herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir haktır. Mülkiyet hakkı malike mülkü üzerinde kullanma, yararlanma, tüketme, ayırma, birleştirme, işleme hakkını verir.
Anayasa’nın mülkiyet hakkını düzenleyen 35. maddesi, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmünü içermekte olup, Anayasa’nın 35. ve 13. maddeleri uyarınca, mülkiyet hakkına getirilecek sınırlamaların kanunla düzenlenmesi gerekmektedir.
Taşınmaz satış ihalesi mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan, imar planlarına ilişkin verilmiş olan yürütmeyi durdurma veya iptal kararları, açık bir kanuni düzenleme olmadıkça taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektirmez. Kaldı ki, taşınmazın satış ihalesinin iptalini gerektiren açık bir kanuni düzenleme de bulunmamaktadır.
İmar planları, taşınmaz satış işleminden bağımsız olarak sadece taşınmazın kullanım esaslarına ilişkin temel ilkeleri içermekte olup, imar planları ile taşınmazların genel kullanış biçimleri, bunların yoğunluk ve düzeni, kamu yararına en uygun kullanım şekli belirlenmektedir. Bu bağlamda, imar planında meydana gelen bir değişiklik veya imar planının yargı kararıyla iptal edilmesi taşınmazın sadece kullanım fonksiyonunu etkilemekte; mülkiyet devrini engelleyen bir etkisi bulunmamaktadır.
İmar planlarındaki değişiklik taşınmazın satışına engel oluşturmayacağı gibi, ihale sonucu taşınmaz satış ihalesi üzerinde kalan istekli tarafından taşınmaz üzerinde gerçekleştirilecek tasarrufların da imar planına uygun olması gerektiği için ilgili kurum ve kuruluşların izin ve onayına tâbi olacağı da kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu taşınmazların 4046 sayılı Kanun uyarınca "satış" yöntemiyle özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilecek olan ihale ilanında hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.