Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2022/2995 K.2023/3336
T.C.D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2022/2995Karar No:2023/3336TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
**VEKİLİ:** Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1. … 2. …
**VEKİLİ:** Av. …İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, … tarihli ve … sayılı istasyonlu bayilik lisansı sahibi … Petrol Turizm Uluslararası Taşımacılık İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde akaryakıt istasyonunda gizli tank ve düzenek bulundurduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 11.446,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piysası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; akaryakıt istasyonundan 25/11/2010 tarihinde alınan akaryakıt (kırsal motorin) numunelere ilişkin TÜBİTAK MAM'ın yapmış olduğu tetkik ve analizler sonucu tanzim edilen … ve …sayılı analiz raporları ile, numunelerin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu, bunun yanı sıra numunelere ağır, hafif ürün karıştırılarak tağşiş edildiğinin analiz raporlarıyla sabit olduğu anlaşıldığından, şirketin 11.446,00-TL idari para cezası ile tecziyesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; Kurul'un … tarih ve … sayılı kararı ile davacıdan yazılı savunma alınmasına karar verildiği, … tarih ve … sayılı savunma isteme yazısının davacının bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebligatın belirtilen adrese posta yoluyla ulaştırılamaması üzerine, resmî veya özel müessese ve dairelerden davacının adresine yönelik bir araştırma yapılmaksızın, savunma isteme yazısının 08/03/2012 tarih ve 28227 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği ve akabinde dava konusu işlemin tesis edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "İlanen tebligat" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, adresi meçhul olanlara ilanen tebligat yapılacağı; üçüncü fıkrasında, adresin meçhul olması hâlinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceğinin, bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceğinin kurala bağlandığı, bu itibarla, Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiğinden, davalı idarece tebligatın yapılamadığından bahisle adres araştırması yaptırılmadan ilanen tebligat yapılmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, savunma isteme yazısının usule aykırı olarak ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yazılı savunma isteminin idarelerinde kayıtlı adrese tebliğ edildiği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, şirketin lisansının davalı idarenin onayı ile sonlandırılmış olduğu, savunma istemine ilişkin yazı şirkete tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:** USUL YÖNÜNDEN:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davaları, "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmış; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmiş ve idarî işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddî bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmiştir.Dolayısıyla, iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukukî nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idarî işlemlerin, bu idarî işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.Uyuşmazlıkta, dava konusu edilen Kurul kararının tüzel kişiye (şirkete) yönelik olduğu, şirketin hâlen tüzel kişiliğinin devam ettiği, şirket adına tesis edilen idari para cezasının iptalinin istenilmesinde şirketin hissedarlarının değil bizzat şirketin veya şirketin kanuni temsilcisinin yetkili olduğu, davacılar adına düzenlenmiş bir idari para cezasının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlem tarihinde yetkili olduklarından bahisle davacılar tarafından tüzel kişilik adına tesis edilmiş idari para cezası için kendi adlarına açılan işbu davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu durumda, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, esası incelenmek suretiyle verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 03/07/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. … KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1. … 2. …
**VEKİLİ:** Av. …İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, … tarihli ve … sayılı istasyonlu bayilik lisansı sahibi … Petrol Turizm Uluslararası Taşımacılık İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde akaryakıt istasyonunda gizli tank ve düzenek bulundurduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 11.446,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piysası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; akaryakıt istasyonundan 25/11/2010 tarihinde alınan akaryakıt (kırsal motorin) numunelere ilişkin TÜBİTAK MAM'ın yapmış olduğu tetkik ve analizler sonucu tanzim edilen … ve …sayılı analiz raporları ile, numunelerin ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu, bunun yanı sıra numunelere ağır, hafif ürün karıştırılarak tağşiş edildiğinin analiz raporlarıyla sabit olduğu anlaşıldığından, şirketin 11.446,00-TL idari para cezası ile tecziyesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; Kurul'un … tarih ve … sayılı kararı ile davacıdan yazılı savunma alınmasına karar verildiği, … tarih ve … sayılı savunma isteme yazısının davacının bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebligatın belirtilen adrese posta yoluyla ulaştırılamaması üzerine, resmî veya özel müessese ve dairelerden davacının adresine yönelik bir araştırma yapılmaksızın, savunma isteme yazısının 08/03/2012 tarih ve 28227 sayılı Resmî Gazete'de ilanen tebliğ edildiği ve akabinde dava konusu işlemin tesis edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "İlanen tebligat" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, adresi meçhul olanlara ilanen tebligat yapılacağı; üçüncü fıkrasında, adresin meçhul olması hâlinde keyfiyetin tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edileceğinin, bununla beraber tebliği çıkaran merciin, muhatabın adresini resmî veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine soracağı ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettireceğinin kurala bağlandığı, bu itibarla, Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma isteme yazısının tebliğ edilmesi gerektiğinden, davalı idarece tebligatın yapılamadığından bahisle adres araştırması yaptırılmadan ilanen tebligat yapılmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, savunma isteme yazısının usule aykırı olarak ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yazılı savunma isteminin idarelerinde kayıtlı adrese tebliğ edildiği, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, şirketin lisansının davalı idarenin onayı ile sonlandırılmış olduğu, savunma istemine ilişkin yazı şirkete tebliğ edilmediğinden savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE
**GEREKÇE:** USUL YÖNÜNDEN:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; iptal davaları, "idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan" davalar olarak tanımlanmış; yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idarî işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmiş ve idarî işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddî bir ilişki söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmiştir.Dolayısıyla, iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukukî nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idarî işlemlerin, bu idarî işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.Uyuşmazlıkta, dava konusu edilen Kurul kararının tüzel kişiye (şirkete) yönelik olduğu, şirketin hâlen tüzel kişiliğinin devam ettiği, şirket adına tesis edilen idari para cezasının iptalinin istenilmesinde şirketin hissedarlarının değil bizzat şirketin veya şirketin kanuni temsilcisinin yetkili olduğu, davacılar adına düzenlenmiş bir idari para cezasının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlem tarihinde yetkili olduklarından bahisle davacılar tarafından tüzel kişilik adına tesis edilmiş idari para cezası için kendi adlarına açılan işbu davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu durumda, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, esası incelenmek suretiyle verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU :Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 03/07/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.