Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2022/1934 K.2024/700
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1934
Karar No:2024/700
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisinin otomasyon sistemine müdahalesine ilişkin aykırılıklarının Kurum'a bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) .. tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu Kurul kararının,... tarih ve ... sayılı bildirim yazısı ile birlikte 04/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu hususun Mahkemelerinin 16/09/2021 tarihli ara kararı gereği sunulan ve 08/10/2021 tarihinde kayda giren cevabi yazı ve eki belgeler ile sabit olduğu, bakılan davanın ise 29/07/2021 tarihinde açıldığı, hâliyle 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde, bir başka anlatımla en son 05/07/2021 tarihine kadar davanın açılması gerekirken belirtilen süre geçtikten sonra açılan iş bu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece 01/01/2021 tarihine kadar UETS kaydının yapılmasının istenildiği, 29/09/2020 tarihli yazı ile davalı idareye e-tebligat adresinin bildirildiği, bu tarihten sonra davalı idare tarafından UETS üzerinden tebligat yapıldığı, davalı idare tarafından zorunlu tutulduğundan tüm işlemlerin UETS üzerinden takip edildiği, şirket çalışanlarının bu doğrultuda bilgilendirildiği ve görevlendirildiği, UETS adresine bildirim yapmak yerine başka şekilde gerçekleştirilecek tüm tebligatların usulsüz olduğu, dava konusu idari para cezasından kendilerine gönderilen ödeme emirlerine ilişkin bir inceleme yapıldığı esnada 24/06/2021 tarihinde yetkililerce haberdar olunması üzerine yasal süresi içerisinde davanın açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı şirket tarafından, bayisinin otomasyon sistemine müdahalesine ilişkin aykırılıklarının Kurum'a bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarihli ara kararı ile, "Dava konusu işlemin davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edildi ise hangi tarihte, hangi usule göre tebliğinin gerçekleştirildiği hususlarının sorularak, anılan hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin (tebliğe dair) gönderilmesinin istenilmesine," karar verilmiş, davalı idarenin 08/10/2021 tarihli cevabi yazısında, söz konusu Kurul kararının ... tarih ve ... sayılı Kurum yazısı ile davacı şirketin KEP adresine gönderildiği ve ilgiliye 04/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği beyan edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu kuralı yer almıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bilgilerin toplanması, kayıt düzeni, denetim ve tebligat" başlıklı 14. maddesinin 7. fıkrasında, "Kurumca bu Kanun'a göre yapılacak her türlü tebligat hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır, ancak, ilânen yapılacak tebligatlar Resmî Gazete'de yayımlanır."; "İdari Yaptırımlar" başlıklı 19. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu Kanunun 20'nci maddesi ve bu madde hükümlerine göre yürütülen idari işlemler, lisans sahibinin Kuruma bildirdiği elektronik tebligat adresine tebliğ edilir. Kuruma bildirilen elektronik tebligat adresine tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde Kuruma bildirilen adrese yapılan bildirim tebligat yerine geçer." kuralına yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat:" başlıklı 7/a maddesinde, "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddelerinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle dava açma süresinin başlamasında, "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmektedir.
5015 sayılı Kanun'a göre Kurum'ca yapılacak her türlü tebligat hakkında 7201 sayılı Kanun'un uygulanmasının gerektiği, 7201 sayılı Kanun'a göre de, Kanun'la kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişilerine elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın bila tarih ve ... sayılı yazısı ile, "15/09/2020 tarihinde Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ne kayıt olma zorunluluğu oluştuğu, yazının tebliğ tarihinden itibaren 01/01/2021 tarihinde aktif ve sadece tebligat alımlarınıza açık bir şekilde UETS kayıt olmanız yazının tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde tamamlanması konusunda" gereğinin bildirildiği, davacının 29/09/2020 tarihli yazı ile UETS adresini davalı idareye bildirdiği, dava konusu idari para cezasının ise UETS adresi üzerinden değil, 03/05/2021 tarihinde KEP sistemi üzerinden gönderildiği ve gönderinin 04/04/2021 tarihinde okunduğunun kabul edildiği görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının tebliği aşamasında davacının UETS alıcısı olmasına rağmen, tebliğ işlemlerinin UETS üzerinden değil, KEP sistemi üzerinden gerçekleştirildiği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 12/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1934
Karar No:2024/700
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrolcülük A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisinin otomasyon sistemine müdahalesine ilişkin aykırılıklarının Kurum'a bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.220.624,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) .. tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu Kurul kararının,... tarih ve ... sayılı bildirim yazısı ile birlikte 04/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu hususun Mahkemelerinin 16/09/2021 tarihli ara kararı gereği sunulan ve 08/10/2021 tarihinde kayda giren cevabi yazı ve eki belgeler ile sabit olduğu, bakılan davanın ise 29/07/2021 tarihinde açıldığı, hâliyle 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde, bir başka anlatımla en son 05/07/2021 tarihine kadar davanın açılması gerekirken belirtilen süre geçtikten sonra açılan iş bu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece 01/01/2021 tarihine kadar UETS kaydının yapılmasının istenildiği, 29/09/2020 tarihli yazı ile davalı idareye e-tebligat adresinin bildirildiği, bu tarihten sonra davalı idare tarafından UETS üzerinden tebligat yapıldığı, davalı idare tarafından zorunlu tutulduğundan tüm işlemlerin UETS üzerinden takip edildiği, şirket çalışanlarının bu doğrultuda bilgilendirildiği ve görevlendirildiği, UETS adresine bildirim yapmak yerine başka şekilde gerçekleştirilecek tüm tebligatların usulsüz olduğu, dava konusu idari para cezasından kendilerine gönderilen ödeme emirlerine ilişkin bir inceleme yapıldığı esnada 24/06/2021 tarihinde yetkililerce haberdar olunması üzerine yasal süresi içerisinde davanın açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı şirket tarafından, bayisinin otomasyon sistemine müdahalesine ilişkin aykırılıklarının Kurum'a bildirilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesi'nin 16/09/2021 tarihli ara kararı ile, "Dava konusu işlemin davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edildi ise hangi tarihte, hangi usule göre tebliğinin gerçekleştirildiği hususlarının sorularak, anılan hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin (tebliğe dair) gönderilmesinin istenilmesine," karar verilmiş, davalı idarenin 08/10/2021 tarihli cevabi yazısında, söz konusu Kurul kararının ... tarih ve ... sayılı Kurum yazısı ile davacı şirketin KEP adresine gönderildiği ve ilgiliye 04/05/2021 tarihinde tebliğ edildiği beyan edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; "Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu kuralı yer almıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bilgilerin toplanması, kayıt düzeni, denetim ve tebligat" başlıklı 14. maddesinin 7. fıkrasında, "Kurumca bu Kanun'a göre yapılacak her türlü tebligat hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır, ancak, ilânen yapılacak tebligatlar Resmî Gazete'de yayımlanır."; "İdari Yaptırımlar" başlıklı 19. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu Kanunun 20'nci maddesi ve bu madde hükümlerine göre yürütülen idari işlemler, lisans sahibinin Kuruma bildirdiği elektronik tebligat adresine tebliğ edilir. Kuruma bildirilen elektronik tebligat adresine tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde Kuruma bildirilen adrese yapılan bildirim tebligat yerine geçer." kuralına yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat:" başlıklı 7/a maddesinde, "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddelerinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmek suretiyle dava açma süresinin başlamasında, "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma sürelerinin hesabında, idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmektedir.
5015 sayılı Kanun'a göre Kurum'ca yapılacak her türlü tebligat hakkında 7201 sayılı Kanun'un uygulanmasının gerektiği, 7201 sayılı Kanun'a göre de, Kanun'la kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişilerine elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı'nın bila tarih ve ... sayılı yazısı ile, "15/09/2020 tarihinde Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ne kayıt olma zorunluluğu oluştuğu, yazının tebliğ tarihinden itibaren 01/01/2021 tarihinde aktif ve sadece tebligat alımlarınıza açık bir şekilde UETS kayıt olmanız yazının tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde tamamlanması konusunda" gereğinin bildirildiği, davacının 29/09/2020 tarihli yazı ile UETS adresini davalı idareye bildirdiği, dava konusu idari para cezasının ise UETS adresi üzerinden değil, 03/05/2021 tarihinde KEP sistemi üzerinden gönderildiği ve gönderinin 04/04/2021 tarihinde okunduğunun kabul edildiği görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu idari para cezasının tebliği aşamasında davacının UETS alıcısı olmasına rağmen, tebliğ işlemlerinin UETS üzerinden değil, KEP sistemi üzerinden gerçekleştirildiği anlaşıldığından, davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 12/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.