Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2022/1600 K.2023/867
Özet: (1) Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından 16/12/2020’da açılan “Ceyhan Havzası Nehir Havza Yönetim Planının Hazırlanması Projesi Danışmanlık Hizmet Alım İşi” ihalesinin iptali başvurusundaki haklılık; (2) İdare Mahkemesi'nin yetki reddi kararı Danıştay tarafından bozuldu ve dava esasına ilişkin karar yeniden değerlendirildi, ancak ihale sürecinde şehir plancısının görev alanının planlama aşamasına dayandığı, söz konusu ihalede uzmanlık o kadar kapsamlı olmadığı için takdir yetkisiyle ilerlenmesinin gerektiği sonuçlandı.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1600
Karar No:2023/867
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Odası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nca 16/12/2020 tarihinde belli istekliler arasında ihale usulü ile gerçekleştirilen … kayıt numaralı "Ceyhan Havzası Nehir Havza Yönetim Planının Hazırlanması Projesi Danışmanlık Hizmet Alım İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararının Dairemizin 13/10/2021 tarih ve E:2021/1482, K:2021/3295 sayılı kararıyla bozulması üzerine davanın esasına yönelik verilen kararda; davacı oda tarafından her ne kadar dava dilekçesinde, doğrudan şehir planlama meslek alanını ilgilendiren havza yönetim planının hazırlanması aşamasında proje ekibinde şehir plancılarının da bulunması gerektiği, planların kademeli birlikteliği ilkesi gereğince doğal kaynak kullanımı ve arazi kullanımına ilişkin tüm ulusal, bölgesel ve yerel planlar ile uyumlu olması gerektiği, şehir plancısının teknik bilgisinden faydalanılmasının zorunlu olduğu iddiaları ileri sürülmüş ise de, mevzuat hükümleri ile de sabit olduğu üzere şehir plancılarının görev alanının daha çok planlama aşamasına ilişkin olduğu, işbu davaya konu ihalenin ise planlama değil nehir havza planın hazırlanması projesine yönelik danışmanlık hizmeti işinden ibaret olduğu, ihaleye ilişkin Sözleşme Tasarısı göz önünde bulundurulduğunda ihtiyaca göre ilave danışman personel çalıştırılabilmesine imkân tanındığı, hâliyle planlamaya yönelik olmayan söz konusu iş kapsamında çalıştırılacak teknik personele ilişkin meslek gruplarının belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahip olan idarenin şehir plancısı meslek grubunun ihale için zorunlu olarak öngörülen teknik personel grubuna dahil edilmesi hususunda yargı kararı ile zorlanamayacağı açık olduğundan, dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, şartnamede yeraltı ve yerüstü tüm suların bütünsel olarak korunması ve planlanması hedeflenmiş ve bu hususta veri hazırlanması, çalışma yapılması ve bu teknik araştırmalara en geniş ölçüde yer verilmesinin talep edildiği, mevzuatta havza yönetim planının, havzadaki su kaynaklarının ve canlı hayatının korunması ve geliştirilmesini sağlamak amacıyla koruma kullanma dengesi çerçevesinde hazırlanan planlar olarak tanımlandığı, plan hazırlanma aşamasında plana altlık teşkil edecek şekilde verilerin hazırlanması ve rapor hazırlanması gerekliliğinin ve ayrıca bu planların hazırlanması esnasında milli parklar, tabiat parkları, koruma planları ve ilgili diğer planların esas alınması gerektiğinin belirtildiği, nehir havza planları hazırlanırken, Milli Park Uzun Devreli Gelişim Planları, Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişim Planları, Tabiatı Koruma Alanları, Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planları, Sulak Alan Yönetim Planları gibi planlara dikkat edilmesinin gerektiği, bu planlama çalışmalarının proje ekiplerinde şehir plancısı istendiği, ihale dokümanında teknik personel listesinde hemen hemen çoğu mühendislik mensupları yer almasına rağmen şehir plancısına yer verilmediğinin görüldüğü, nehir havzası yönetim planlarının yürürlükte olan her tür ve ölçekteki mekânsal ve stratejik planlamalarla entegrasyonunun büyük önem taşıdığı, çevre düzeni planı, imar planları gibi planlar dikkate alınarak hangi su kaynaklarının kimler tarafından ne şekilde ve hangi oranda kullanıldığına dair durum tespitlerinin yapılması, kullanılan bu su kaynaklarının kullanım ömürlerine dair teknik verilerin hazırlanması ve sektörel dağılım yapılması gerektiği, sektörel dağılıma bağlı olarak da kalkınma planları, çevre düzeni planları, master plan, imar planları, havza koruma eylem planları, nehir havza yönetim planları vb planlar hazırlanarak, baraj, sulama plan ve projeleri, tarımsal havzalara yönelik ürün deseni planları, teşvikler vb. sanayi ve üretime yönelik planların kurum/kuruluşlarca hazırlandığı/hazırlatıldığı, su talepleri analizi rapor içeriğinde yer verilen hususların Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinden de görüleceği üzere planların yapım aşamasında şehir plancıları tarafından yapılması istenen eşik analizi, etüt ve diğer analizler doğrultusunda oluşturulan araştırma ve açıklama raporları ile aynı içeriğe sahip olduğu, su kullanım kararları sektörel bazlı nüfusa bağlı olarak değişmekte olup bu sektörel dağılım kararlarının şehir plancıları tarafından üretilen çevre düzeni planları, nazım ve uygulama imar planları aracılığı ile belirlendiği, dava konusu ihalede teknik personel listesine şehir plancısının eklenmesi gerektiği, şehir plancılarının, verilerin hazırlanması, değerlendirilmesi, diğer planlarla uyumlu hâle getirilmesi ve su tahsis planına ve benzer şekilde havza yönetim planına aktarılması aşamasında katkısının diğer mühendislik alanları kadar önem arz ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2022/1600
Karar No:2023/867
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Odası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nca 16/12/2020 tarihinde belli istekliler arasında ihale usulü ile gerçekleştirilen … kayıt numaralı "Ceyhan Havzası Nehir Havza Yönetim Planının Hazırlanması Projesi Danışmanlık Hizmet Alım İşi" ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararının Dairemizin 13/10/2021 tarih ve E:2021/1482, K:2021/3295 sayılı kararıyla bozulması üzerine davanın esasına yönelik verilen kararda; davacı oda tarafından her ne kadar dava dilekçesinde, doğrudan şehir planlama meslek alanını ilgilendiren havza yönetim planının hazırlanması aşamasında proje ekibinde şehir plancılarının da bulunması gerektiği, planların kademeli birlikteliği ilkesi gereğince doğal kaynak kullanımı ve arazi kullanımına ilişkin tüm ulusal, bölgesel ve yerel planlar ile uyumlu olması gerektiği, şehir plancısının teknik bilgisinden faydalanılmasının zorunlu olduğu iddiaları ileri sürülmüş ise de, mevzuat hükümleri ile de sabit olduğu üzere şehir plancılarının görev alanının daha çok planlama aşamasına ilişkin olduğu, işbu davaya konu ihalenin ise planlama değil nehir havza planın hazırlanması projesine yönelik danışmanlık hizmeti işinden ibaret olduğu, ihaleye ilişkin Sözleşme Tasarısı göz önünde bulundurulduğunda ihtiyaca göre ilave danışman personel çalıştırılabilmesine imkân tanındığı, hâliyle planlamaya yönelik olmayan söz konusu iş kapsamında çalıştırılacak teknik personele ilişkin meslek gruplarının belirlenmesi konusunda takdir yetkisine sahip olan idarenin şehir plancısı meslek grubunun ihale için zorunlu olarak öngörülen teknik personel grubuna dahil edilmesi hususunda yargı kararı ile zorlanamayacağı açık olduğundan, dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, şartnamede yeraltı ve yerüstü tüm suların bütünsel olarak korunması ve planlanması hedeflenmiş ve bu hususta veri hazırlanması, çalışma yapılması ve bu teknik araştırmalara en geniş ölçüde yer verilmesinin talep edildiği, mevzuatta havza yönetim planının, havzadaki su kaynaklarının ve canlı hayatının korunması ve geliştirilmesini sağlamak amacıyla koruma kullanma dengesi çerçevesinde hazırlanan planlar olarak tanımlandığı, plan hazırlanma aşamasında plana altlık teşkil edecek şekilde verilerin hazırlanması ve rapor hazırlanması gerekliliğinin ve ayrıca bu planların hazırlanması esnasında milli parklar, tabiat parkları, koruma planları ve ilgili diğer planların esas alınması gerektiğinin belirtildiği, nehir havza planları hazırlanırken, Milli Park Uzun Devreli Gelişim Planları, Tabiat Parkı Uzun Devreli Gelişim Planları, Tabiatı Koruma Alanları, Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planları, Sulak Alan Yönetim Planları gibi planlara dikkat edilmesinin gerektiği, bu planlama çalışmalarının proje ekiplerinde şehir plancısı istendiği, ihale dokümanında teknik personel listesinde hemen hemen çoğu mühendislik mensupları yer almasına rağmen şehir plancısına yer verilmediğinin görüldüğü, nehir havzası yönetim planlarının yürürlükte olan her tür ve ölçekteki mekânsal ve stratejik planlamalarla entegrasyonunun büyük önem taşıdığı, çevre düzeni planı, imar planları gibi planlar dikkate alınarak hangi su kaynaklarının kimler tarafından ne şekilde ve hangi oranda kullanıldığına dair durum tespitlerinin yapılması, kullanılan bu su kaynaklarının kullanım ömürlerine dair teknik verilerin hazırlanması ve sektörel dağılım yapılması gerektiği, sektörel dağılıma bağlı olarak da kalkınma planları, çevre düzeni planları, master plan, imar planları, havza koruma eylem planları, nehir havza yönetim planları vb planlar hazırlanarak, baraj, sulama plan ve projeleri, tarımsal havzalara yönelik ürün deseni planları, teşvikler vb. sanayi ve üretime yönelik planların kurum/kuruluşlarca hazırlandığı/hazırlatıldığı, su talepleri analizi rapor içeriğinde yer verilen hususların Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinden de görüleceği üzere planların yapım aşamasında şehir plancıları tarafından yapılması istenen eşik analizi, etüt ve diğer analizler doğrultusunda oluşturulan araştırma ve açıklama raporları ile aynı içeriğe sahip olduğu, su kullanım kararları sektörel bazlı nüfusa bağlı olarak değişmekte olup bu sektörel dağılım kararlarının şehir plancıları tarafından üretilen çevre düzeni planları, nazım ve uygulama imar planları aracılığı ile belirlendiği, dava konusu ihalede teknik personel listesine şehir plancısının eklenmesi gerektiği, şehir plancılarının, verilerin hazırlanması, değerlendirilmesi, diğer planlarla uyumlu hâle getirilmesi ve su tahsis planına ve benzer şekilde havza yönetim planına aktarılması aşamasında katkısının diğer mühendislik alanları kadar önem arz ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.