‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2022/1406 K.2023/3370

Esas No: 2022/1406 · Karar No: 2023/3370 · Karar Tarihi: 04.07.2023
Özet: İddialara göre, Sarıyer Belediye Başkanlığı Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nün 12/03/2021’de düzenlediği “Sürücüsüz ve Yakıtsız Araç Kiralama Hizmet Alımı” ihalesi, diğer bir itirazen şikayet başvurusu nedeniyle iptal edilen 31/03/2021 tarihli Kamu İhale Kurulu kararının davalıya ait iddiaların çerçevesinde bozulması istenmiştir. Danıştay, 12/10/2021 tarihli bozma kararının tek 1. iddiaya ilişkin kısmını ve sadece bu iddianın değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kararın ihtiyari düzeltmesine köküz tutmaz, yalnızca ilgili iddialarla ilgili karar düzeltmesini onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAYONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/1406
Karar No:2023/3370
TEMYİZ EDENLER: 1. (DAVACI) ... Turizm Nakliyat Oto Alım Satım ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Ltd. Şti.

VEKİLİ: Av. ... 2. (DAVALI) ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Sarıyer Belediye Başkanlığı Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nce 12/03/2021 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ve davacı şirket uhdesinde kalan "Sürücüsüz ve Yakıtsız Araç Kiralama Hizmet Alımı" ihalesinin, başka bir istekli tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine iptaline ilişkin 31/03/2021 tarih ve 2021/UH.I-728 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 12/10/2021 tarih ve E:2021/3879, K:2021/3277 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; iptali istenilen Kurul kararının, dava dışı başvuru sahibi tarafından yapılan ve 3 ayrı iddiayı içeren itirazen şikâyet başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin olduğu, söz konusu Kurul kararında başvuru sahibinin 1. iddiası yerinde görülerek, tespit edilen hususun düzeltici işlemle giderilemeyecek bir aykırılık olduğu gerekçesi ile ihalenin iptaline karar verildiği, davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinin "konu" ile "sonuç ve istem" kısmında iddialar ayrı ayrı belirtilmeksizin Kurul kararının tümünün iptali istenilmişse de, uyuşmazlığa konu olayın mahiyeti ve dava dilekçesinin bütünüyle incelenmesi sonucunda davacının kendi menfaatine aykırı olan ve ihalenin iptaline sebep olan iddia yönünden Kurul kararının iptalini istediği, diğer iddialar yönünden Kurul kararının iptalini istemesinin söz konusu olamayacağı anlaşıldığından, bakılan davada sadece söz konusu Kurul kararında yer alan başvuru sahibinin 1. iddiası yönünden inceleme yapılması gerektiği; bu kapsamda, uyuşmazlık konusu olayda dava konusu işlemin öncelikli olarak dava dışı başvuru sahibi tarafından, şikâyete konu ihaleye ait Sözleşme Tasarısı’nın "Cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 16. maddesinin, Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme’nin "Cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 16. maddesinde yer alan 26 numaralı dipnotunun üçüncü bendinde yer alan açıklamaya aykırı olduğu iddiası yönünden incelenmesinden; Hizmet Alımlarına Ait Tip Sözleşme’nin "Cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 16. maddesinin ilgili kısmındaki işin niteliğine uygun olarak belirlenen dipnot uyarınca, idareler tarafından hazırlanacak Sözleşme Tasarılarının 16.1.1. maddesinde, işin tekrar eden kısımlarının sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilmemesi hâlinde, sözleşme bedelinin %1’ini aşmamak üzere, uygulanacak ceza oranının, belirtilen durumlarda idarece sözleşmenin feshedilmesine sebep olabilecek asgari aykırılık sayısının ve bir defa gerçekleşmiş olması hâlinde bile sözleşmenin idarece feshedilebilmesine sebep olacak ağır aykırılık hâllerinin belirtilmesi gerektiği; Tip Sözleşme’nin 16.1.2. maddesinde ise, belirtilen hâllerin dışında kalan özel aykırılık hâllerinin belirtilmesi ve bu durumlarda uygulanacak ceza oranının idare tarafından belirlenmesi gerektiğinin ifade edildiği, başvuruya konu ihalenin ise 01/04/2021-30/09/2022 tarihleri arasında gerçekleştirilecek araç kiralama işi olduğu, dolayısıyla söz konusu işin özelliği gereği belli dönemler itibarıyla tekrarlanmak suretiyle ifa edilen sürekli nitelikte bir iş olduğu, ihaleye ait Sözleşme Tasarısı’nın "Cezalar ve sözleşmenin feshi" başlıklı 16.1.1. maddesinde, Tip Sözleşme’nin 16.1.1. maddesinin 26 numaralı dipnotunda yer alan işin özelliği gereği sürekli tekrar eden işlerde yer alması gereken düzenlemenin yapılmadığı ve bu kapsamda da asgari aykırılık sayısına ve ağır aykırılık hâllerine yer verilmediği, dolayısıyla mevcut doküman düzenlemesinin Tip Sözleşme’nin 16.1.1. maddesinin 26 numaralı dipnotuna aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu işin kısmî kabulü yapılamayan iş mahiyetinde olmadığı yönündeki hukukî vasıflandırmanın hatalı olduğu, sözleşme tasarısında kanuna yapılan göndermelerin dikkate alınması gerektiği, taraf ehliyeti olmayan şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunda esastan inceleme yapılamayacağı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Mahkeme kararında lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmişse de temyiz aşamasında kendilerince yapılan yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından yapılan temyiz isteminin reddi ile davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek usûl ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bakılan davada, Dairemizin bozma kararı doğrultusunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında, davacı tarafından mahkeme ve temyiz safhasında yapılan toplam 1.250,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması yönünde karar verildiği, fakat davalı tarafından temyiz aşamasında yapılan giderlerle ilgili olarak bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İdare Mahkemesi kararında temyiz yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraf olan davacıdan alınıp davalı idareye verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerekirken, davalı tarafından yapılan temyiz giderleri hakkında herhangi bir hüküm verilmemiş olmasında usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; "(...) aşağıda dökümü yapılan 695,75.-TL yargılama gideri ile 554,65.-TL temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine (...)" ibaresinin; ''(...) aşağıda dökümü yapılan 695,75-TL yargılama gideri ile 554,65-TL temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından temyiz aşamasında yapılan toplam 446,70.-TL temyiz yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.890,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine (...)" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine; davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara ayrı ayrı iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 04/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?