‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2021/757 K.2023/5473

Esas No: 2021/757 · Karar No: 2023/5473 · Karar Tarihi: 12.12.2023
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/757
Karar No:2023/5473

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 02/08/2018 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, 19/05/2018 tarihinde 29.095 litre menşei belli olmayan (dağıtıcısı haricinde) akaryakıt ikmalinde bulunulmasının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 100.521,00
TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 02/08/2018 tarihinde yapılan denetimde 19/05/2018 tarihinde 29.095 litre menşei belli olmayan akaryakıt ikmalinde bulunduğu yönünde düzenlenen tutanakların istasyon yetkilisi tarafından da imzalandığı, Mahkemelerinin 18/04/2019 tarihli ara kararına istinaden davacının Mahkemelerinin kayıtlarına 27/05/2019 tarihinde giren dilekçesiyle davalı idareye yazılı savunma ekinde sunulmamış olan belgelerin yanında akaryakıt alışları listesinin de gönderildiği, davacının davaya konu dolumların arızadan kaynaklandığı yönünde iddiasının da, alış listesinde davacının dağıtıcısı olan ... Akaryakıt haricinde Mavi Bilge akaryakıt adlı firmadan da alım yapıldığının bizzat davacı beyanıyla ortaya konulduğu görüldüğünden, dava konusu işlemin davaya konu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davacı tarafından aynı fiilden dolayı iki ayrı ceza verilmeyeceği ileri sürülmekte ise de, dava konusu (a) bendinde tesis edilen işlemin davacının Mayıs ayında yapılan fiile ilişkin olduğu, (b) bendinde verilen cezanın ise Haziran ayı içerisindeki fiilin karşılığı olduğu, aynı fiil nitelike olmadığı anlaşıldığından iddiaya itibar edilmediği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle değişik 5015 sayılı Kanun'un "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinde yapılan değişiklikle idari para cezalarına getirilen asgari ceza oranlarının yükseltildiği, dolayısıyla bu hususun davacının lehine olmadığı;
Kurul'un 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı kararında "Bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması" fiili düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılmadığı, bu durumda, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'la getirilen ihtar müessesinin dava konusu olayda uygulanma imkanının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin davaya konu kısmı hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, söz konusu bu fiil ise eylem ve işlem tarihinde, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi kapsamında düzenlenmesine ve varlığını korumasına karşın davalı idarece, davacının anılan fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğindeki 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilerek belirtilen yükümlülüğün ihlâl edildiğinden bahisle Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığı;
Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak "Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" yükümlülüğünün ihlâl edilmiş olması şartına bağlı olduğu, dolayısıyla "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline karşılık olarak 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza verilemeyeceği gibi, "Dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline uygulanacak cezanın ise anılan Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde özel olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu maddenin Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, davacı hakkında bu madde yönünden de yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığından, anılan fiil için sözü edilen maddeler yasal dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemin davaya konu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin davaya konu kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Kurumun harçtan muaf olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesi göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu fiilin Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin davaya konu kısmının iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?