‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2021/4864 K.2024/5512

Esas No: 2021/4864 · Karar No: 2024/5512 · Karar Tarihi: 16.12.2024
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4864
Karar No:2024/5512

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Danışmanlık A.Ş.

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı bağımsız denetim kuruluşu tarafından ... Anonim Şirketi'nin 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden davacı bağımsız denetim kuruluşuna "Uyarı" ve "25.000-TL idarî para cezası" verilmesine ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket tarafından ... şirketinin 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemi finansal tablolarının bağımsız denetimiyle ilgili yürüttüğü denetim çalışmalarının 660 sayılı KHK, Bağımsız Denetim Standarları (BDS) ve ilgili mevzuat kapsamında davalı kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda ... tarih ve ... sayılı uzman inceleme raporunun hazırlandığı, bunun üzerine davacı şirket hakkında BDY'nin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine istinaden uyarı yaptırımı uygulanmasına ve 660 sayılı KHK’nin 26. maddesinin 3. fıkrası ile BDY’nin 39. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 25.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Dava konusu işleme dayanak alınan ... tarih ve ... sayılı uzman inceleme raporunda özetle,"-Bağımsızlık taahhütlerinde denetlenen şirkete yönelik ibare içermediğinden her bir denetimden önce alınması gereken bağımsızlık taahhüdü kapsamında olmadığı ve sözleşmede belirtilen yedek denetim ekibinden herhangi bir bağımsızlık taahhüdü alınmadığı,
-Yönetim teyit mektubunun denetçi raporundan 80 gün önce alındığı,
-'Denetim Stratejisi Geliştirme Anket Soruları’ adlı çalışma kağıdında ve ‘Hesap Hareketleri İç Kontrol Soru Anketi’ klasörünün içinde bulunan çalışma kağıtlarında çalışmanın tamamlanma tarihlerinin; ‘Şirkete Sorulan Sorular’ adlı çalışma kağıdında ise çalışmanın tamamlanma tarihinin, düzenleyen ve onaylayan denetçilerin isimlerinin bulunmadığı,
-Denetim kuruluşunun, kontrollerin işleyiş etkinliklerine ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde etmek amacıyla kontrol testlerinin tasarlanmadığı ve uygulanmadığı,
-BDS 300'ün 9'uncu paragrafında belirtilen hususları karşılayan bir denetim planının hazırlanmadığı,
-Stoklar ile ilgili test sayımı yapılmadığı,
-Finansal tabloların tutarlı olup olmadığı hakkında genel sonuca ulaşırken, denetimin sonuna doğru uygulanması gereken analitik prosedürlerin uygulanmadığı" hususlarının tespit edildiği;
Davacı denetim kuruluşu tarafından gerçekleştirilen bağımsız denetim kapsamında hazırlanan denetim dosyasında, denetim ekibinden ve yedek denetim ekibinden her bir denetimden önce alınması gereken bağımsızlık taahhütlerinin kalite kontrol standardında açık bir şekilde düzenlenmesine karşın dosyasında yer almadığı, yönetim teyit mektubunun alındığı tarih ile bağımsız denetim raporunun imza altına alındığı tarih arasında makul olmayan nitelikte sürenin bulunması, çalışma kağıtlarında yer alan şekli eksikliklerinin bulunması, kontrol testleri, denetim planı, stoklara ilişkin test sayımı ve analitik prosedürün uygulanmaması yahut yapılmaması şeklinde ortaya çıkan bağımsız denetim standartlarına aykırılıkların inceleme raporuyla ortaya konulduğu, davacı şirketin inceleme konu fiillerinden birisinin kalite kontrol standartlarına, diğerlerinin ise bağımsız denetim standartlarıyla aranan şekil şartları ile denetim dosyasının hazırlığı esnasında uyulması gereken usul kurallarına aykırı olduğu, tüm bu değerlendirmeler neticesinde davacı şirketin denetim faaliyetini Türkiye Denetim Standartlarına aykırı olarak yürüttüğü sonucuna varıldığı;
Öte yandan, davacı şirket tarafından idari para cezasının alt sınırın üzerinde verildiği belirtilerek miktarına itiraz edilmiş ise de, 660 sayılı KHK kapsamında belirlenmiş olan fiillerin ihlali halinde uygulanacak olan idari para cezalarının miktarının ve/veya aralığının tespitinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinde yer alan düzenleme de göz önününde bulundurulmak suretiyle, fiilin ağırlığı, failin kastı, kusuru ve ekonomik durumu gibi etkenlerin dikkate alınacağı, bu kapsamda, davacı şirketin inceleme raporuyla ortaya konulan ekonomik durumuna göre yine anılan raporla tespiti yapılan kalite kontrol standartları ile bağımsız denetim Standartlarına aykırılıklar göz önünde bulundurulup alt sınırdan uzaklaşılarak idari para cezasının verildiği anlaşıldığından, davacı tarafından ileri sürülen bu iddiaya itibar edilmediği belirtilmiştir.

Bu durumda, davacı şirketin ... şirketinin 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemi finansal tablolarının bağımsız denetimiyle ilgili yürüttüğü denetim çalışmalarının davalı kurum uzmanlarınca incelenmesi üzerine hazırlanan ... tarih ve ... sayılı uzman inceleme raporu neticesinde davacı şirket hakkında BDY’nin 40. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine istinaden uyarı yaptırımı ve 660 sayılı KHK’nin 26. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirket hakkında 25.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 660 sayılı KHK uyarınca verilmesi gereken sürenin kendilerine verilmediği, bu hususun dava konusu işlemin gerçekleştiği tarihteki 660 sayılı KHK’nin 25. maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olduğu, idari para cezasında alt sınırdan hangi gerekçelerle uzaklaşıldığına ilişkin somut bir tespit yapılmadığı, Uluslararası Kalite Kontrol Standardı 1’in 24. paragrafında “at least annualy” ifadesi yer almaktayken, Türkçe çevirisinde “her bir denetimden önce ve her halükarda yılda en az bir kez” ifadesinin yer aldığı, bu hususun da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 397. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetlenir.” ifadesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?