Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2021/4098 K.2024/3630
Özet: (1) Uyuşmazlık, 18/10/2017’da bayisinde yapılan denetimde otomasyon sisteminde bulunan stok‑depo‑satış eşitliğinin sağlanmadığı gerekçesiyle davacı Petrolcülük A.Ş.'nin 1.066.327,00 TL idari para cezasıyla aynı anda verilen Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptali talebine ilişkinidir; (2) Danıştay, 13. Daire Başkanlığı, kararın temyiz sonucunda mevcut kararları bozmamayı ve ceza kararının geçerli kalmasını kabul ederek, temyiz giderlerini davacıya iade etmeyi ve kararın taraflara tebliğini sağlamayı emredmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4098
Karar No:2024/3630
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Petrolcülük A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 18/10/2017 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve saglıklı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum’a bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin bayisinde 18/10/2017 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sisteminde dönem başı motorin stok miktarının 14.919,71 litre, dönem sonu motorin stok miktarının 18.587,52 litre, dönem içi motorin dolumlarının 35.213,74 litre, dönem içi motorin satışlarının ise 50.407,77 litre olduğunun tespit edildiği, böylece "dönem başı stok+tanka dolum-pompa satış=dönem sonu stok" eşitliğinin sağlanamadığının aynı tarihli tutanakla tespit edildiği, denetçiler arasında bulunan il defterdarlık personeli tarafından ayrıca rapor düzenlendiği, tutanağın denetim elemanları, iş yeri yetkilisi ve hazirun tarafından imzalandığı, davalı idarece söz konusu tutanağa istinaden 14/11/2018 tarihli onayla doğrudan başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporunda, tutanakta tespit edilen hususların sabit olduğu ve bu durumun 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrası ile, 1240 sayılı Kurul Kararının 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerine, 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bunun üzerine davacı şirkete, bayisine ait otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aksaklıkların Kurum’a bildirilmemesi sebebiyle 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Dağıtıcı lisansı sahibi şirketlerin, bayisi olan akaryakıt istasyonları üzerinde dağıtıcı dışı akaryakıt ikmali ve satışını önleyecek tedbirleri almak, takip, denetim ve bildirim görevini yerine getirmekle mükellef oldukları, bu kapsamda, bayilerinde otomasyon sisteminin kurulması, sağlıklı çalışmasının sağlanması, mevzuata aykırılıkların tespit edilerek Kurum’a gerekli bildirimlerin yapılmasının dağıtıcı şirketler açısından yasal bir zorunluluk olduğu;
Davacı şirketin bayisi tarafından işletilen akaryakıt istasyonuna ait otomasyon sitemindeki verilerin "dönem başı stok+tanka dolum-pompa satış=dönem sonu stok" eşitliğini sağlamadığı, bu durumun sistemin doğru veriler içermediğini açıkça ortaya koyduğu ve davacı tarafından fark edilebilecek nitelik taşıdığı, buna rağmen davacı şirket tarafından otomasyon sistemine ilişkin herhangi bir arıza ve tutarsızlık bildiriminde bulunulmadığı;
Bu durumda, bayisinin sağlıklı çalışmayan otomasyon sistemine yönelik takip, tedbir, denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrasını ihlal ettiği ve söz konusu fiilin düzeltilebilir nitelikteki fiiller kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, bu fiiline karşılık kanunda öngörülen miktarda idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, isnat edilen fiil düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan öncelikle ihtar yapılması gerektiği, otomasyon sistemiyle ilgili üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bayi üzerinde fiili denetim yetkisi bulunmadığından tüm aykırılıkları tespit etmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte otomasyon sisteminin kaçak akaryakıt satışını engellemek amacıyla kurulduğu dikkate alındığında kaçak akaryakıt satışı yapıldığı tespit edilmeksizin verilen cezanın eksik incelemeye dayandığı, cezanın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'iN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2021/4098
Karar No:2024/3630
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Petrolcülük A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 18/10/2017 tarihinde yapılan denetimde, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve saglıklı veriler içermediği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum’a bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin bayisinde 18/10/2017 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sisteminde dönem başı motorin stok miktarının 14.919,71 litre, dönem sonu motorin stok miktarının 18.587,52 litre, dönem içi motorin dolumlarının 35.213,74 litre, dönem içi motorin satışlarının ise 50.407,77 litre olduğunun tespit edildiği, böylece "dönem başı stok+tanka dolum-pompa satış=dönem sonu stok" eşitliğinin sağlanamadığının aynı tarihli tutanakla tespit edildiği, denetçiler arasında bulunan il defterdarlık personeli tarafından ayrıca rapor düzenlendiği, tutanağın denetim elemanları, iş yeri yetkilisi ve hazirun tarafından imzalandığı, davalı idarece söz konusu tutanağa istinaden 14/11/2018 tarihli onayla doğrudan başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporunda, tutanakta tespit edilen hususların sabit olduğu ve bu durumun 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrası ile, 1240 sayılı Kurul Kararının 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine, 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerine, 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine aykırı olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bunun üzerine davacı şirkete, bayisine ait otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aksaklıkların Kurum’a bildirilmemesi sebebiyle 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Dağıtıcı lisansı sahibi şirketlerin, bayisi olan akaryakıt istasyonları üzerinde dağıtıcı dışı akaryakıt ikmali ve satışını önleyecek tedbirleri almak, takip, denetim ve bildirim görevini yerine getirmekle mükellef oldukları, bu kapsamda, bayilerinde otomasyon sisteminin kurulması, sağlıklı çalışmasının sağlanması, mevzuata aykırılıkların tespit edilerek Kurum’a gerekli bildirimlerin yapılmasının dağıtıcı şirketler açısından yasal bir zorunluluk olduğu;
Davacı şirketin bayisi tarafından işletilen akaryakıt istasyonuna ait otomasyon sitemindeki verilerin "dönem başı stok+tanka dolum-pompa satış=dönem sonu stok" eşitliğini sağlamadığı, bu durumun sistemin doğru veriler içermediğini açıkça ortaya koyduğu ve davacı tarafından fark edilebilecek nitelik taşıdığı, buna rağmen davacı şirket tarafından otomasyon sistemine ilişkin herhangi bir arıza ve tutarsızlık bildiriminde bulunulmadığı;
Bu durumda, bayisinin sağlıklı çalışmayan otomasyon sistemine yönelik takip, tedbir, denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 6. fıkrasını ihlal ettiği ve söz konusu fiilin düzeltilebilir nitelikteki fiiller kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, bu fiiline karşılık kanunda öngörülen miktarda idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, isnat edilen fiil düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan öncelikle ihtar yapılması gerektiği, otomasyon sistemiyle ilgili üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bayi üzerinde fiili denetim yetkisi bulunmadığından tüm aykırılıkları tespit etmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte otomasyon sisteminin kaçak akaryakıt satışını engellemek amacıyla kurulduğu dikkate alındığında kaçak akaryakıt satışı yapıldığı tespit edilmeksizin verilen cezanın eksik incelemeye dayandığı, cezanın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'iN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.