‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku

Danıştay 13. Daire E.2021/38 K.2024/2955

Esas No: 2021/38 · Karar No: 2024/2955 · Karar Tarihi: 01.07.2024
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/38
Karar No:2024/2955

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılarak anılan Dairenin istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından işletilen iş yerinde 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrasına aykırı olarak 22.00 ila 06.00 saatleri arasında perakende alkollü içki satışı yapıldığından bahisle 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (k) bendi uyarınca 36.758,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının sahibi olduğu markette 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 5. fıkrasına aykırı olarak 22:00-06:00 saatleri arasında perakende olarak alkollü içki satıldığından bahisle aynı Kanun'un 7. maddesinin 1/e bendi ve bu bendin yollamada bulunduğu 4733 sayılı Kanun'un 8/5-k maddesi uyarınca 36.758,00-TL idari para cezası ile cezalandırıldığı, her ne kadar 4733 sayılı Kanun uyarınca verilen idari para cezalarının iptali istemiyle açılacak davalarda idare mahkemesinin görevli olduğu görülmekte ise de, davacının tespit edilen fiilinin 4250 sayılı Kanun'da yer alan yasaklamalara ilişkin olduğu, 4250 sayılı Kanun'un 7/1-e maddesi ile 4733 sayılı Kanun'un 8/5-k maddesine yapılan atfın fiile yönelik olmayıp yalnızca verilecek para cezasının miktarının belirlenmesine yönelik olduğu, 4250 sayılı Kanun'da açıkça idari para cezalarına karşı açılacak davalarda görevli mahkemeye ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenen "bu kanunun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanır" hükmü ile aynı Kanun'un 27. maddesinde düzenlenen "idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde Sulh Ceza Mahkemesine başvurulabilir" hükmü uyarınca, bakılan uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Anılan karara yönelik davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Dairenin 24/05/2019 tarih ve E:2019/535, K:2019/540, Temyiz No:2019/221 sayılı kararıyla, temyiz isteminin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, davacının istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiğinden 2577 sayılı Kanun'un 45/6. maddesi gereğince davacının temyiz isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin olarak verilmesinin hak arama özgürlüğünü kısıtladığı, kesin olarak karar verilmesini gerektirecek bir uyuşmazlık olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceği tahdidî olarak sayılmış olup "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar" ile "Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davaların" temyize tabi olduğu kurala bağlanmıştır.

Dosya incelendiğinde, dava konusu işlemin Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı'nca tesis edildiği, söz konusu işlemin konusunun yüz bin Türk Lirasını aşan idarî işlemlerden olmadığı gibi, düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından alınan kararlardan da olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın görev yönünden reddine dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki karara karşı yapılan temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?