Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2021/3583 K.2024/4790
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3583
Karar No:2024/4790
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, gayrimenkul değerleme lisansının iptal edilmesine ilişkin... tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece davacının 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa, anılan Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle lisansının iptal edildiğinin belirtildiği, gerekçesinin ise davacının devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara; üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmasının gösterildiği;
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile ilgili olarak hakkında yargılama bulunduğu, örgütü üyeliği suçlamasından beraatine karar verildiği, öte yandan davalı idarece davacının anılan terör örgütü ile üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olduğu yönünde, kamu kurumlarınca tespitlerin yapıldığı, ancak davacının Kanuna, Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle lisansı iptal edilmiş ise de davalı idarece davacının belirtilen hususlara aykırı hareket ettiğine ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, davacının devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara; üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olmasının Kanuna, Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiği sonucuna varılabileceğinin davalı idarece gerekçeleri ile ortaya koyulamadığı;
Mevzuatta, lisansların hangi hallerde iptal edileceği düzenlemesine yer verildiği, devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara; üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olduğu yahut bunlarla irtibatı olduğu tespiti yapılanların mevzuatta bir düzenleme yapılmaksızın lisansın iptali işlemi tesis edilemeyeceği, bunun hiçbir idarenin mevzuatla verilmemiş bir yetkiyi kullanamamasının gereği olduğu;
Bu itibarla, idarenin mevzuatla verilmeyen bir yetkiyi kullanamayacağı hususu doğrultusunda, Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde Gayrimenkul Değerleme Hizmeti Verecek Şirketler ile Bu Şirketlerin Kurulca Listeye Alınmalarına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 7. ve 18. maddelerinde, hangi hallerde lisansın verileceği ve iptal edileceğinin düzenleme altına alındığı, davacının lisansının iptal edilmesine davalı idare tarafından gerekçe sunulan hususun bu maddelerden herhangi birine girmediği, davacının mevzuata aykırı hareket ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin davalı idarece dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, davacı tarafından, 6362 sayılı Kanunun 1. maddesi ile sermaye piyasası mevzuatına aykırı hareket edildiğinin Kurulca tespit edilmesi üzerine, her idari işlemin en temel amacı olan kamu yararının sağlanması ve özel olarak sermaye piyasalarının adil, şeffaf, etkin ve rekabetçi bir ortamda işleyişi ve gelişiminin sağlanması amacıyla, emniyet ve istihbarat kurumlarının görüşleri çerçevesinde takdir yetkisini kullanmak suretiyle davacının lisanslarının iptal edilmesinin uygun görüldüğü, Kurulun, Kanunun tanıdığı yetki sınırları içerisinde kamu düzenine ilişkin hususları da göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullandığı, 6362 sayılı Kanunun 1. ve 96/2 maddeleri ile Lisanslama Tebliğinin 18/2 maddesi ve III-62.3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi düzenlemeleri uyarınca, Kurulun, mevzuat hükümlerine aykırı hareket eden personelin lisanslarını iptal etme yetkisini haiz olduğu, davacının lisansının iptal edilmesi işleminde, Kurula tanınan takdir yetkisi için gerekli koşullar oluşmuş olduğundan, dava konusu işlemin amaç yönünden hukuka uygun olduğu, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespit edilmiş olmasının davacının sahip olduğu lisansı kullanırken sahip olması gereken güvenilirliği sorgulanır hale getirdiği, dava konusu Kurul işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2021/3583
Karar No:2024/4790
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, gayrimenkul değerleme lisansının iptal edilmesine ilişkin... tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece davacının 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa, anılan Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle lisansının iptal edildiğinin belirtildiği, gerekçesinin ise davacının devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara; üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olmasının gösterildiği;
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında PKK/KCK terör örgütü ile ilgili olarak hakkında yargılama bulunduğu, örgütü üyeliği suçlamasından beraatine karar verildiği, öte yandan davalı idarece davacının anılan terör örgütü ile üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olduğu yönünde, kamu kurumlarınca tespitlerin yapıldığı, ancak davacının Kanuna, Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiğinin tespit edildiği gerekçesiyle lisansı iptal edilmiş ise de davalı idarece davacının belirtilen hususlara aykırı hareket ettiğine ilişkin herhangi bir tespite yer verilmediği, davacının devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara; üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olmasının Kanuna, Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiği sonucuna varılabileceğinin davalı idarece gerekçeleri ile ortaya koyulamadığı;
Mevzuatta, lisansların hangi hallerde iptal edileceği düzenlemesine yer verildiği, devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara; üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı olduğu yahut bunlarla irtibatı olduğu tespiti yapılanların mevzuatta bir düzenleme yapılmaksızın lisansın iptali işlemi tesis edilemeyeceği, bunun hiçbir idarenin mevzuatla verilmemiş bir yetkiyi kullanamamasının gereği olduğu;
Bu itibarla, idarenin mevzuatla verilmeyen bir yetkiyi kullanamayacağı hususu doğrultusunda, Sermaye Piyasası Mevzuatı Çerçevesinde Gayrimenkul Değerleme Hizmeti Verecek Şirketler ile Bu Şirketlerin Kurulca Listeye Alınmalarına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 7. ve 18. maddelerinde, hangi hallerde lisansın verileceği ve iptal edileceğinin düzenleme altına alındığı, davacının lisansının iptal edilmesine davalı idare tarafından gerekçe sunulan hususun bu maddelerden herhangi birine girmediği, davacının mevzuata aykırı hareket ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin davalı idarece dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, davacı tarafından, 6362 sayılı Kanunun 1. maddesi ile sermaye piyasası mevzuatına aykırı hareket edildiğinin Kurulca tespit edilmesi üzerine, her idari işlemin en temel amacı olan kamu yararının sağlanması ve özel olarak sermaye piyasalarının adil, şeffaf, etkin ve rekabetçi bir ortamda işleyişi ve gelişiminin sağlanması amacıyla, emniyet ve istihbarat kurumlarının görüşleri çerçevesinde takdir yetkisini kullanmak suretiyle davacının lisanslarının iptal edilmesinin uygun görüldüğü, Kurulun, Kanunun tanıdığı yetki sınırları içerisinde kamu düzenine ilişkin hususları da göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullandığı, 6362 sayılı Kanunun 1. ve 96/2 maddeleri ile Lisanslama Tebliğinin 18/2 maddesi ve III-62.3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi düzenlemeleri uyarınca, Kurulun, mevzuat hükümlerine aykırı hareket eden personelin lisanslarını iptal etme yetkisini haiz olduğu, davacının lisansının iptal edilmesi işleminde, Kurula tanınan takdir yetkisi için gerekli koşullar oluşmuş olduğundan, dava konusu işlemin amaç yönünden hukuka uygun olduğu, davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespit edilmiş olmasının davacının sahip olduğu lisansı kullanırken sahip olması gereken güvenilirliği sorgulanır hale getirdiği, dava konusu Kurul işleminin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.