Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2021/295 K.2024/5406
Özet: (1) Uyuşmazlık, Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı verilen adli para cezasının şirketin temsili davacının tahsil edilmesiyle ilgili haciz işleminin iptali talebidir. (2) Danıştay, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliğ usulünü düzgün izlenildiği için haciz işleminin kaldırılmasına karar vererek, ilk derece mahkemesinin kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/295
Karar No:2024/5406
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (...) ... Asliye Ceza Mahkemesince 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefetten dolayı verilen adli para cezasının şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsiline ilişkin kısmı yönünden... tarih ve ... sayılı haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ödeme emrinin tebliğinin yasal usule uygun şekilde yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiği;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca, muhatabın adresinde bulunmaması durumu söz konusu olduğunda posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve tebliğ evrakının posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği ve bundan sonraki aşamada da muhatabın başkaca bilinen adresi yok ise tebligatın ilanen yapılması gerektiği, içeriğinde dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ödeme emrinin de bulunduğu tebliğ evrakının muhatabın adresinde bulunmaması üzerine 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirtilen usul izlenerek ilanen tebliğ yoluna gidilmesi gerekirken, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrinin tebliği aşamasında uygulanması mümkün bulunmayan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili düzenlemesi uygulanmaya çalışılarak davacının kapısına yapıştırılmak ve mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle yapılan tebliğin usulsüz şekilde yapıldığı;
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu haciz işlemine esas teşkil eden amme alacağına ilişkin olarak davacı hakkında tanzim edilmiş ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği anlaşıldığından, bu haliyle usulüne uygun tebliğ edilen bir ödeme emriyle tahsil yoluna gidilmeyen amme alacağına dayanılarak tesis olunan dava konusu haciz işleminin, ... tarih ve ... takip sayılı ödeme emri içeriği 9005 tür kodlu 1.549.339,85-TL adli para cezasına ilişkin kısmına isabet eden borçlar bakımından hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği;
Öte yandan, dava konusu haciz işlemine dayanak olan ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ağır para cezalarının mahiyetinin değerlendirilmesi gerektiği;
... aleyhine ağır para cezasına hükmedilmesine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararından sonra, 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile ihracat bedellerinin tasarrufuna serbesti getirildiği, davaya konu haciz işleminin ise bu tarihten sonra uygulandığı;
Bu durumda, davalı Vergi Dairesi tarafından, davaya konu haciz işlemine dayanak para cezasının tahsil aşamasının devam ettiği süreçte, ödeme emrinin düzenlendiği tarihten önce mevzuatta yapılan değişiklik dikkate alınarak adli para cezasının tahsiline engel bir durumun bulunup bulunmadığı, adli para cezasının infaz işlemlerinden ve denetiminden sorumlu olan ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, adli para cezasının dayanağı olan düzenlemeye göre sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin hükümlünün lehine olup olmadığı yolunda bir belirleme yapılıp yapılmadığı ve yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenip istenmediği araştırıldıktan sonra tahsilat işlemlerine devam edilip edilmeyeceğinin ortaya koyulması gerektiği;
Bu itibarla, davacının gayrimenkul miras hisselerine haciz uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ödeme emri kesinleştikten sonra dava konusu haciz işleminin tesis edildiği, ödeme emrine karşı dava açılmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ödeme emrinin hukuka uygun şekilde tebliğ edilmediği, haciz işleminin hukuka aykırı olduğu, borcun zaman aşımına uğradığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının ise hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden, Tekirdağ Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Tekirdağ Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2021/295
Karar No:2024/5406
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Başkanlığı)
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne (...) ... Asliye Ceza Mahkemesince 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefetten dolayı verilen adli para cezasının şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsiline ilişkin kısmı yönünden... tarih ve ... sayılı haciz işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ödeme emrinin tebliğinin yasal usule uygun şekilde yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiği;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca, muhatabın adresinde bulunmaması durumu söz konusu olduğunda posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve tebliğ evrakının posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği ve bundan sonraki aşamada da muhatabın başkaca bilinen adresi yok ise tebligatın ilanen yapılması gerektiği, içeriğinde dava konusu haciz işleminin dayanağı olan ödeme emrinin de bulunduğu tebliğ evrakının muhatabın adresinde bulunmaması üzerine 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirtilen usul izlenerek ilanen tebliğ yoluna gidilmesi gerekirken, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emrinin tebliği aşamasında uygulanması mümkün bulunmayan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili düzenlemesi uygulanmaya çalışılarak davacının kapısına yapıştırılmak ve mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle yapılan tebliğin usulsüz şekilde yapıldığı;
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu haciz işlemine esas teşkil eden amme alacağına ilişkin olarak davacı hakkında tanzim edilmiş ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği anlaşıldığından, bu haliyle usulüne uygun tebliğ edilen bir ödeme emriyle tahsil yoluna gidilmeyen amme alacağına dayanılarak tesis olunan dava konusu haciz işleminin, ... tarih ve ... takip sayılı ödeme emri içeriği 9005 tür kodlu 1.549.339,85-TL adli para cezasına ilişkin kısmına isabet eden borçlar bakımından hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlık konusu ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği;
Öte yandan, dava konusu haciz işlemine dayanak olan ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ağır para cezalarının mahiyetinin değerlendirilmesi gerektiği;
... aleyhine ağır para cezasına hükmedilmesine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin kararından sonra, 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile ihracat bedellerinin tasarrufuna serbesti getirildiği, davaya konu haciz işleminin ise bu tarihten sonra uygulandığı;
Bu durumda, davalı Vergi Dairesi tarafından, davaya konu haciz işlemine dayanak para cezasının tahsil aşamasının devam ettiği süreçte, ödeme emrinin düzenlendiği tarihten önce mevzuatta yapılan değişiklik dikkate alınarak adli para cezasının tahsiline engel bir durumun bulunup bulunmadığı, adli para cezasının infaz işlemlerinden ve denetiminden sorumlu olan ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, adli para cezasının dayanağı olan düzenlemeye göre sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin hükümlünün lehine olup olmadığı yolunda bir belirleme yapılıp yapılmadığı ve yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenip istenmediği araştırıldıktan sonra tahsilat işlemlerine devam edilip edilmeyeceğinin ortaya koyulması gerektiği;
Bu itibarla, davacının gayrimenkul miras hisselerine haciz uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, ödeme emri kesinleştikten sonra dava konusu haciz işleminin tesis edildiği, ödeme emrine karşı dava açılmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, ödeme emrinin hukuka uygun şekilde tebliğ edilmediği, haciz işleminin hukuka aykırı olduğu, borcun zaman aşımına uğradığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının ise hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden, Tekirdağ Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Tekirdağ Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.