‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2021/2882 K.2024/4295

Esas No: 2021/2882 · Karar No: 2024/4295 · Karar Tarihi: 31.10.2024
Özet: Uyuşmazlık, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 339.814,00 TL idari para cezası ve buna bağlı ödeme ordunun kanuni temsilci olarak verilen davacıdan tahsil edilmesiyle ilgilidir. Danıştay, ilk derece mahkemesinin kararı bozulmasına gerek olmadığını belirterek, ödeme emrinin iptalini reddetti ve kararını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2882
Karar No:2024/4295

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul)... tarih ve ... sayılı kararı ile verilen 339.814,00-TL idari para cezasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca, "kanuni temsilci" sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlendiği görülmekle birlikte, asıl borçlu ... Denizcilik ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına bakıldığında; 22/11/2013 tarih ve 8449 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde davacının "iki yıl süreyle şirketin aktifinde kayıtlı gemi ve deniz taşıtlarının alım satımı haricinde, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili olmak üzere" şirket müdürlüğüne seçildiğinin ilan edildiği, dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararının ise asıl borçlu şirkette 01/06/2012 tarihinde yapılan denetimde "usulsüz akaryakıt transferi yapıldığı"nın tespit edildiğinden bahisle tesis edildiği, bu durumda; davacının asıl borçlu şirkette kanuni temsilci olarak görevlendirilmesinden önceki döneme ait olan söz konusu amme alacağının ödenmesinden "kanuni temsilci" sıfatıyla sorumlu tutulmasına hukuken olanak bulunmadığı anlaşıldığından, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, asıl borçlu şirkete idari para cezası verilmesini gerektiren ihlalin gerçekleştiği ve bunun tespit edildiği tarihte şirkette kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı, ancak söz konusu ihlal nedeniyle idari para cezası yaptırımının uygulandığı ve idari para cezasının ödenmesi gerektiği tarihlerde, asıl borçlu şirketin müdürü olarak münferit imzasıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili kanuni temsilci olduğu, davacının, bahse konu amme alacağının asıl borçlu şirketin mal varlığından tahsil edilemeyeceğinin belirlenmesi halinde 6183 sayılı Kanun uyarınca söz konusu kamu alacağından sorumlu tutulabileceği, bununla birlikte, asıl borçlu şirket adına kayıtlı geminin şirket adına ödeme emrinin düzenlenmesinden sonra 11/04/2019 tarihinde haczedildiği, bu malvarlığı üzerinde önceden gelen çok sayıda haciz bulunmakla birlikte, davalı idarenin alacağının bir kısmını bunun satış bedelinden karşılamasının mümkün olduğu, alacağın bu yolla tahsil edilmesine yönelik başkaca bir işlem yapılmadığı, bu durumda, davalı idarece alacağın asıl borçlu şirketten tahsil edebilmesi için gerekli işlemler eksiksiz bir biçimde yerine getirilmeden, borçlu şirkete ait gemi üzerinde mülkiyet hakkının sınırlanmasına ilişkin (ipotek, rehin, vs. gibi) hakların lehdar tarafından kullanılıp, idare lehine hacizli geminin satışı istenilmeden veya buna biçilen değerin amme alacağını karşılayamayacağı açıkça ortaya konulmadan söz konusu borcun kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilemeyeceği dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, vadesinde ödenmemek suretiyle kesinleşen ve asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?