‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2021/2771 K.2024/5338

Esas No: 2021/2771 · Karar No: 2024/5338 · Karar Tarihi: 09.12.2024
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2771
Karar No:2024/5338

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Elektrik Üretim Sanayi Ticaret A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Şanlıurfa ilinde işletilen ODAŞ DGKÇ Santrali ünitelerinin 30/03/2015 tarihinde ... Hz frekansında iletim şebekesine bağlı kalarak çalışmaması ve servis harici olması nedeniyle iletim sisteminde oluşan arızanın büyümesinde ve bölgesel olarak iletim sisteminin çökmesinde ve 31/03/2015 tarihinde ise iletim sisteminde oluşan arızanın büyüyerek tüm iletim sisteminin çökmesinde önemli rol oynadığı gerekçesiyle, ilgili frekans aralıklarında mevzuatta belirtilen minimum süre kadar iletim şebekesine bağlı kalmadan servis dışı kalındığından bahisle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca 572.186,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin "Üretim Tesislerinin Tasarım ve Performans Esasları" başılıklı 20. maddesi uyarınca, iletim sistemlerine doğrudan bağlı üretim tesislerinin maddede yer alan tablodaki belirtilen frekans aralıklarında belirtilen süreler kadar iletim şebekesine bağlı kalarak çalışmakla yükümlü oldukları, iletim şebekesinin güvenli bir şekilde işletilmesi ve kullanıcılara kesintisiz ve kaliteli elektrik enerjisi arz edilmesi için iletim sistemine bağlanan üretim tesislerinin söz konusu çalışma şeklini sağlayacak şekilde tasarlanması ve performans göstermesinin bir zorunluluk olduğu, normal şartlar altında ... Hz mertebesinde işletilmesi gereken sistem frekansının ... Hz ile ... Hz değerleri arasında kontrol edilmesi gerektiği, aksi takdirde iletim sistemi frekans değerinin kararlı halden çıkarak şebekede arızalara yol açabileceği, ihlalin gerçekleştiği tarihte sistem frekansının ... Hz değerinde kritik işletme koşullarında olduğu, sistem güvenliği açısından bir acil duruma işaret ettiği, bu gibi durumlarda iletim sistemine bağlanan üretim tesislerinin sistem performansının kararılı bir şekilde çalışmalarını sağlamakla yükümlü olduğu;
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından hazırlanan 21/09/2015 tarihli Türkiye 31/03/2015 Sistem Çökmesi Raporunda özetle, bütün elektrik santrallerinden, Ulusal Elektrik Şebeke Yönetmeliğinde belirtilen frekans aralıklarında şebekeye bağlı kalmalarının istendiği, ünitelerin devre dışı kalması ve frekans kararlılığı kaybının, yaklaşık 4700 MW'lık oluşan üretim açığıyla (Doğu bölgesinden alınan enerjinin kesilmesiyle), düşük frekansın... Hz'den ... Hz'ye düşene kadar, düşük frekans yük atma rölelerinin yaklaşık olarak 4800 MW'lık yük atarak durdurması beklendiği, düşük frekans yük atma rölelerinin Hamitabat TM'deki Özel Koruma Sistemi tarafından 377 MW'lık düşmesini karşılayacak şekilde tamamlandığı, frekansın her nasılsa ... Hz'nin üzerindeki frekanslarda, bu frekans seviyesi ünitelerin en azından 10 dakika boyunca serviste kalması için Türkiye Elektrik Şebeke Yönetmeliği tarafından öngörülen frekans düzeyi olduğu, bazı jeneratörleri açması sebebiyle frekansın düşmeye devam ettiği, bu durumun yaklaşık 10 saniye sonra tüm sistemin tamamen çökmesine neden olduğu, Batı kısmındaki karşı sorun, geçici düşük frekansın olduğu yerlerin yük atma röleleri tarafından yönetilebilir olması olduğu, bu durumda anahtar rolün, olaylara yol açan hususun üretim santrallerinin devre dışı kalmasının rol oynadığı ve yük atmasıyla oluşan dengesizliğin arttığı, reaktif güç kontrolünün kaybı ve aşırı voltaj ve makinelerde "görünür" alan kaybı nedeniyle ilave jeneratörlerin kaskad olarak açmasının arttığı, sanayileşmiş ülkelerde yaşanan daha önceki büyük çaplı benzer elektrik sistemi kesintileri gibi genel sistem çöküşlerine, iletim, üretim, koruma-kontrol ve işletim-denetim alt sistemlerini değişik düzeylerde içeren hızlı olay ardışıklığının neden olduğu, şeklinde görüş ve kanaat belirtildiği;
Davacı şirket, dava konusu olaya ilişkin olarak; söz konusu olayın soruşturma raporu düzenlenmesine gerek olmayacak derecede açık olmadığı, TEİAŞ'ın sorumlu bulunduğu, Santralın söz konusu bölgesel ve/veya ulusal iletim arızalarının oluşması ve büyümesinde rol almadığı yönünde iddialarda bulunmuş ise de; her ne kadar şebekenin güvenilir bir şekilde işletilmesi ve kullanıcılara kesintisiz olarak gerilim ve frekansın mevzuatta belirlenmiş standartlar dahilinde kaliteli enerjiye erişimi sağlamak TEİAŞ'ın görevleri arasında bulunsa da, iletim sistemine bağlı üretim tesisleri işleticilerinin, mevzuatta belirtilen süre ve frekans aralıklarında çalışarak sisteme bağlı kalma yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı, şebeke işletmecilerinin sisteme bağlanma konusunda, mevzuatla çalışma/performans koşullarının kesin çizgileri ile belirlendiği, konu hakkında TEİAŞ tarafından 21/09/2015 tarihli geniş kapsamlı bir araştırma ve inceleme yapıldığı, bu rapor ile olayın tüm yönleriyle açıklanarak ortaya konulduğu, iletim sistemine Yönetmelikte belirtilen süreler kadar bağlı kalınmadığı iddiasına ilişkin hangi bilgi ve belgenin verilmediği, bu hususların davacı şirketçe somutlaştırılmadığı, Elektrik Şebeke Yönetmeliği'nin 20/8 maddesinin açıkça sistemin işletilmesi aşamasına ilişkin bir düzenleme getirdiği görüldüğünden, davacı şirketin söz konusu iddiaları, dava konusu işlemi kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 30/03/2015 tarih ve 31/03/2015 tarihleri arasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, arızanın doğmasına ve büyümesine sebebiyet vermediği, kapsamlı bir soruşturma ve araştırma yapmaksızın, sebep-sonuç bağlantılarını araştırmaksızın idari para cezasının uygulandığı, bu durumun mevzuata aykırı olduğu, yaşanan teknik problemlerin soruşturma raporu düzenlenmesine gerek olmayacak derecede açık olmadığı, 31/03/2015 tarihinde meydana gelen sistem çökmesine neden olunmadığı, TEİAŞ'ın usulüne uygun olup olmadığını kontrol etmediği hatların bölgesel problemlere yol açmasının şirket sorumluluğunda bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?