Danıştay13. DaireCeza Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2020/672 K.2023/5306
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/672
Karar No:2023/5306
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Piyasası Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...9 tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı bankanın rehin hakkına sahip olduğu 3.000.000 adet ... Holding Anonim Şirketi (Eski ünvanı: ... Holding Anonim Şirketi, ...) payının Borsa’da satışının kısıtlanmasına dair... tarih ve... sayılı ile ... tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararlarının kaldırılması ve anılan payların Borsa’da satışına getirilen kısıtlamanın kaldırılmasına yönelik olarak ... tarihinde yapmış olduğu başvurunun reddine yönelik... tarih ve... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin mevzuatın kendisine yüklediği adil ve rekabetçi ortamda yatırımcıyı korumak görevi kapsamında paylar üzerinde rehin bulunan ...’in pay hareketliliklerinin, sermaye artırımları, pay alımlarında küçük yatırımcıları olumsuz etkileyebilecek hareketler gözlemlemesi üzerine birbirini takip eden kararlar aldığı, buna rağmen ...’in varlıklarında azalma gerçekleştiği, yapılan suç duyurusu üzerine devam eden ceza yargısında önce başlangıçta verilen tedbir ve elkoyma kararlarının kaldırıldığı, dava konusu işlemden sonra ise suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verildiği görülmüş ise de ceza yargısındaki el koyma ve tedbir kararlarının niteliği ile davalı idarenin idarî anlamda aldığı tedbir kararlarının niteliğinin farklı olduğu, ...’in varlıklarında meydan gelen azalmanın telafisi için açılan davanın hâlen ilk derece mahkemesinde derdest olduğu, davacı bankanın kendisine rehinli olan hisseleri borsa dışında satma imkânının bulunduğu, ...’in malvarlığında meydana gelen 64.405.452,00-TL tutarındaki azalmanın giderilmesini teminen 64.405.452,00-TL'nin tahsisli satış işleminin gerçekleştiği 13/12/2012 tarihinden itibaren işletilecek kanunî faizi ile tahsil edileceği kişiler arasında L.E.'nin de bulunduğu, ... hakkında Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayınlanan 01/12/2016 tarihli Borsa İstanbul duyurusunda; payları borsamızın yakın izleme pazarında işlem gören ... ile ilgili olarak Borsamız tarafından 01/12/2016 tarihinde, Borsanın 30/11/2015 tarihli duyurusu ile faal hâle gelmesi için 30/11/2016 tarihine kadar süre verildiği, ancak ...’in 30/11/2016 tarihi itibarıyla gayri faal olduğu anlaşıldığından, ... paylarının borsa kotundan çıkarılmasına karar verildiğinin açıklandığı, davalı idarenin aldığı tedbirlerin daha çok payın borsada işlem görmesi suretiyle yatırımcıların daha fazla zarar görmesini engellemiş olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin küçük yatırımcıyı şirketin hâkim ortaklarına karşı korumak için tesis etmiş olduğu dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, rehinli payların borsa dışında satışının mümkün olduğuna yönelik gerekçenin hatalı olduğu, kısıtlılık kararı nedeniyle alacağını 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca tahsil edemediği, herhangi bir ön şartı yerine getirmeksizin rehinli payları borsada satabileceği, kısıtlılık kararı nedeniyle bu hakkının kullanamadığı, payları borsa dışında satılması hukuken mümkünse de fiilen imkânsız olduğu, ...’a kredi kullandırdığı, bunun karşılığında şirket ortağı L.E.’nin payları üzerinde rehin hakkı tesis edildiği, ...’in borcunu ifa etmediği, rehinli payları paraya çeviremediği için zararının doğduğu, kısıtlama kararının rehinden sonra verildiği, gerekçeli kararın hatalı olduğu, kısıtlılık kararının kamu hukukuna aykırı olduğu, Kurul’un kendisine tanıdığı yetki ile banka alacağına üstünlük sağlamaya çalıştığı, bankanın manipülasyon yapmasının imkânsız olduğu, adlî yargıda verilen kısıtlılık kararının kaldırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu idarî işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:
Dosyanın incelenmesinden, ... Holding’in kayıtlı sermaye tavanı içinde 10.000.000-TL olan çıkarılmış sermayesinin 85.000.000-TL'ye artıracak olması nedeniyle yeni ortaya çıkacak olan 75.000.000 adet payın, L.E. ve S.B.E. dışındaki diğer ortakların pay alım hakları kısıtlanarak, şirket ortaklarına satılması ve bu payların Kurul kayıtlarına alınması istemiyle yapılan başvuru kapsamında, ... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla, anılan payların satış işlemi sonrasında bir yıl süreyle borsada alınıp satılmasının kısıtlanması ve bu payların borsa dışında üçüncü kişilere veya yabancı yatırım fonlarına satılması hâlinde ortaklar tarafından tahsil edilecek olan tutarın ... Holding'in kullanımına sunulması ve kesinlikle şirket dışına çıkarılmaması kaydıyla talebin olumlu karşılanmasına karar verildiği, ancak anılan payların borsada satışının kısıtlanmasına ilişkin olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (...) herhangi bir bilgi verilmediği ve borsada satışın kısıtlanmasına yönelik kararın fiilen uygulanmadığı, bu sırada davacı ile L.E. arasında, 09/08/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında Yedieminli Menkul Kıymet Rehin Sözleşmesi 21/06/2013 tarihinde akdedildiği ve bu kapsamda L.E.'ye ait 3.000.000 adet ... Holding payı üzerinde davacı lehine rehin hakkı tesis edildiği, şartlı olarak yapılan sermaye artırımı sonrası ortaya çıkan 75.000.000 adet payın borsada alınıp satıldığının Kurul'ca tespit edilmesi sonrasında, şirket ortaklarının paylarının sermaye artırımından elde ettikleri pay sayısını geçmemek üzere var olan paylarının borsada satışının kısıtlanmasına yönelik olarak 03/07/2013 tarihinde ... bilgi verildiği, akabinde ... Holding ortakları ile M.U arasındaki pay devir sözleşmeleri uyarınca, sermaye artırımı ile ... Holding'te fiktif bir değer artışı meydana getirildiği ve ... Dış Ticaret Anonim Şirketi paylarının şirket ortakları tarafından bariz bir şekilde farklı fiyatlar üzerinden satılması nedeniyle ... Holding'in 64.405.452,00-TL zarara uğradığı ve bu zarar tazmin edilene kadar rehinli olan paylar da dâhil 62.900.000 adet payın borsada satışının kısıtlanmasına ve bu konuda MKK'ye bildirimde bulunulmasına ... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla karar verildiği anlaşılmaktadır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir."; 47. maddesinin 4. fıkrasında, "(4) Temerrüt hâlinde ya da kanun veya sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda; herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunma, süre verme, adlî veya idarî merciden izin ya da onay alma, teminatın açık artırma ya da başka bir yol ile nakde çevrilmesi gibi herhangi bir ön şartı yerine getirme yükümlülüğü olmaksızın;
a) Mülkiyetin teminat alana devredildiği sözleşmelerde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması kaydıyla, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçların değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir.
b) Mülkiyetin teminat verende kaldığı teminat sözleşmelerinde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçları mülkiyetine geçirerek değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir. Teminat alanın bu şekilde teminat konusu sermaye piyasası araçlarını mülkiyetine geçirebilmesi için taraflar arasındaki teminat sözleşmesinde, bu hakkın kullanılabileceğinin ve sermaye piyasası aracı borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote değil ise değerlemenin ne şekilde yapılacağının açıkça öngörülmüş olması gerekmektedir.
c) (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında temerrüt hâlinde doğan hakların kullanılmasında, borsaya veya teşkilatlanmış diğer piyasalara kote olan teminat konusu sermaye piyasası araçları bakımından vade tarihindeki en yüksek değeri esas alınır. Teminat alanın haklarını kullanması ile alacağını karşıladıktan sonra arta kalan değer teminat verene iade edilir." kurallarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.000.000 adet pay üzerinde rehin hakkına sahip olan bankanın, genel kredi sözleşmesi kapsamında şirketten olan alacağını tahsil edememesi üzerine, rehinli payları borsada satarak nakde çevirmek istemesi üzerine davalı idarenin vermiş olduğu kısıtlama kararı nedeniyle payların borsada satışının engellenmesinden kaynaklanmaktadır.
6362 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca, sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek görevine sahip davalı idarenin, halka açık şirkette sermaye artırımı sonucunda ortaya çıkan kurgusal değer nedeniyle küçük yatırımcının korunması için payların borsada satışının kısıtlanması yönünde bir idarî tedbir alabilirse de, bu tedbir kararının alınması ve uygulanması sırasında ölçülü ve adil davranması gerektiği açıktır. 6362 sayılı Kanun'un 47. Maddesinde düzenlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkı incelendiğinde, sermaye piyasası araçlarının rehnini kolaylaştırmak ve rehin alanların haklarını korumak amacıyla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun rehin hakkı sahibine tanıdığı yetkilerin ötesinde yetkiler tanıdığı anlaşılmaktadır. Nitekim anılan maddesinin gerekçesinde, "Madde ile teminat sözleşmelerinin niteliğine ilişkin düzenlemeler uluslararası özel hukuka ilişkin UNIDROIT düzenlemeleri kapsamında teminat verenin ve teminat alanın haklarının korunduğu bir şekilde kaleme alındığı" ifade edilmiştir.
Davalı idare, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararını ... zamanında bildirmemekle ağır kusurlu olup uyuşmazlığın doğmasına da neden olmuştur. Her ne kadar, uyuşmazlık konusu payların borsa dışında satışı hukuken mümkünse de, davacı bankanın pratikte çok zor olan bu usule zorlanması 6362 sayılı Kanun'un 47. maddesine aykırıdır. Aynı zamanda, davacı bankanın 31/11/2015 tarihli başvurusu üzerine, idare tarafından rehin hakkını da göz önüne alan herhangi bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmamıştır.
Bu itibarla, davacı bankanın rehin hakkını da göz önüne alan ölçülü bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmaksızın payların borsada satışının kısıtlanmasına yönelik dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden, ... Holding’in kayıtlı sermaye tavanı içinde 10.000.000-TL olan çıkarılmış sermayesinin 85.000.000-TL'ye artıracak olması nedeniyle yeni ortaya çıkacak olan 75.000.000 adet payın, L.E. ve S.B.E. dışındaki diğer ortakların pay alım hakları kısıtlanarak, şirket ortaklarına satılması ve bu payların Kurul kayıtlarına alınması istemiyle yapılan başvuru kapsamında, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, anılan payların satış işlemi sonrasında bir yıl süreyle borsada alınıp satılmasının kısıtlanması ve bu payların borsa dışında üçüncü kişilere veya yabancı yatırım fonlarına satılması hâlinde ortaklar tarafından tahsil edilecek olan tutarın ... Holding'in kullanımına sunulması ve kesinlikle şirket dışına çıkarılmaması kaydıyla talebin olumlu karşılanmasına karar verildiği, ancak anılan payların borsada satışının kısıtlanmasına ilişkin olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (MKK) herhangi bir bilgi verilmediği ve borsada satışın kısıtlanmasına yönelik kararın fiilen uygulanmadığı, bu sırada davacı ile L.E. arasında, ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında Yedieminli Menkul Kıymet Rehin Sözleşmesi 21/06/2013 tarihinde akdedildiği ve bu kapsamda L.E.'ye ait 3.000.000 adet ... Holding payı üzerinde davacı lehine rehin hakkı tesis edildiği, şartlı olarak yapılan sermaye artırımı sonrası ortaya çıkan 75.000.000 adet payın borsada alınıp satıldığının Kurul'ca tespit edilmesi sonrasında, şirket ortaklarının paylarının sermaye artırımından elde ettikleri pay sayısını geçmemek üzere var olan paylarının borsada satışının kısıtlanmasına yönelik olarak 03/07/2013 tarihinde ... bilgi verildiği, akabinde ... Holding ortakları ile M.U arasındaki pay devir sözleşmeleri uyarınca, sermaye artırımı ile ... Holding'te fiktif bir değer artışı meydana getirildiği ve ... Dış Ticaret Anonim Şirketi paylarının şirket ortakları tarafından bariz bir şekilde farklı fiyatlar üzerinden satılması nedeniyle ... Holding'in 64.405.452,00-TL zarara uğradığı ve bu zarar tazmin edilene kadar rehinli olan paylar da dâhil 62.900.000 adet payın borsada satışının kısıtlanmasına ve bu konuda ... bildirimde bulunulmasına ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla karar verildiği anlaşılmaktadır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir."; 47. maddesinin 4. fıkrasında, "(4) Temerrüt hâlinde ya da kanun veya sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda; herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunma, süre verme, adlî veya idarî merciden izin ya da onay alma, teminatın açık artırma ya da başka bir yol ile nakde çevrilmesi gibi herhangi bir ön şartı yerine getirme yükümlülüğü olmaksızın;
a) Mülkiyetin teminat alana devredildiği sözleşmelerde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması kaydıyla, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçların değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir.
b) Mülkiyetin teminat verende kaldığı teminat sözleşmelerinde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçları mülkiyetine geçirerek değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir. Teminat alanın bu şekilde teminat konusu sermaye piyasası araçlarını mülkiyetine geçirebilmesi için taraflar arasındaki teminat sözleşmesinde, bu hakkın kullanılabileceğinin ve sermaye piyasası aracı borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote değil ise değerlemenin ne şekilde yapılacağının açıkça öngörülmüş olması gerekmektedir.
c) (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında temerrüt hâlinde doğan hakların kullanılmasında, borsaya veya teşkilatlanmış diğer piyasalara kote olan teminat konusu sermaye piyasası araçları bakımından vade tarihindeki en yüksek değeri esas alınır. Teminat alanın haklarını kullanması ile alacağını karşıladıktan sonra arta kalan değer teminat verene iade edilir." kurallarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.000.000 adet pay üzerinde rehin hakkına sahip olan bankanın, genel kredi sözleşmesi kapsamında şirketten olan alacağını tahsil edememesi üzerine, rehinli payları borsada satarak nakde çevirmek istemesi üzerine davalı idarenin vermiş olduğu kısıtlama kararı nedeniyle payların borsada satışının engellenmesinden kaynaklanmaktadır.
6362 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca, sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek görevine sahip davalı idarenin, halka açık şirkette sermaye artırımı sonucunda ortaya çıkan kurgusal değer nedeniyle küçük yatırımcının korunması için payların borsada satışının kısıtlanması yönünde bir idarî tedbir alabilirse de, bu tedbir kararının alınması ve uygulanması sırasında ölçülü ve adil davranması gerektiği açıktır. 6362 sayılı Kanun'un 47. maddesinde düzenlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkı incelendiğinde, sermaye piyasası araçlarının rehnini kolaylaştırmak ve rehin alanların haklarını korumak amacıyla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun rehin hakkı sahibine tanıdığı yetkilerin ötesinde yetkiler tanıdığı anlaşılmaktadır. Nitekim anılan maddesinin gerekçesinde, "Madde ile teminat sözleşmelerinin niteliğine ilişkin düzenlemeler uluslararası özel hukuka ilişkin UNIDROIT düzenlemeleri kapsamında teminat verenin ve teminat alanın haklarının korunduğu bir şekilde kaleme alındığı" ifade edilmiştir.
Davalı idare, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararını MKK'ye zamanında bildirmemekle ağır kusurlu olup uyuşmazlığın doğmasına da neden olmuştur. Her ne kadar, uyuşmazlık konusu payların borsa dışında satışı hukuken mümkünse de, davacı bankanın pratikte çok zor olan bu usule zorlanması 6362 sayılı Kanun'un 47. maddesine aykırıdır. Aynı zamanda, davacı bankanın... tarihli başvurusu üzerine, idare tarafından rehin hakkını da göz önüne alan herhangi bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmamıştır.
Bu itibarla, davacı bankanın rehin hakkını da göz önüne alan ölçülü bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmaksızın payların borsada satışının kısıtlanmasına yönelik dava konusu Kurul kararının rehinli paylar yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/672
Karar No:2023/5306
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Piyasası Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...9 tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı bankanın rehin hakkına sahip olduğu 3.000.000 adet ... Holding Anonim Şirketi (Eski ünvanı: ... Holding Anonim Şirketi, ...) payının Borsa’da satışının kısıtlanmasına dair... tarih ve... sayılı ile ... tarih ve... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararlarının kaldırılması ve anılan payların Borsa’da satışına getirilen kısıtlamanın kaldırılmasına yönelik olarak ... tarihinde yapmış olduğu başvurunun reddine yönelik... tarih ve... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin mevzuatın kendisine yüklediği adil ve rekabetçi ortamda yatırımcıyı korumak görevi kapsamında paylar üzerinde rehin bulunan ...’in pay hareketliliklerinin, sermaye artırımları, pay alımlarında küçük yatırımcıları olumsuz etkileyebilecek hareketler gözlemlemesi üzerine birbirini takip eden kararlar aldığı, buna rağmen ...’in varlıklarında azalma gerçekleştiği, yapılan suç duyurusu üzerine devam eden ceza yargısında önce başlangıçta verilen tedbir ve elkoyma kararlarının kaldırıldığı, dava konusu işlemden sonra ise suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verildiği görülmüş ise de ceza yargısındaki el koyma ve tedbir kararlarının niteliği ile davalı idarenin idarî anlamda aldığı tedbir kararlarının niteliğinin farklı olduğu, ...’in varlıklarında meydan gelen azalmanın telafisi için açılan davanın hâlen ilk derece mahkemesinde derdest olduğu, davacı bankanın kendisine rehinli olan hisseleri borsa dışında satma imkânının bulunduğu, ...’in malvarlığında meydana gelen 64.405.452,00-TL tutarındaki azalmanın giderilmesini teminen 64.405.452,00-TL'nin tahsisli satış işleminin gerçekleştiği 13/12/2012 tarihinden itibaren işletilecek kanunî faizi ile tahsil edileceği kişiler arasında L.E.'nin de bulunduğu, ... hakkında Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yayınlanan 01/12/2016 tarihli Borsa İstanbul duyurusunda; payları borsamızın yakın izleme pazarında işlem gören ... ile ilgili olarak Borsamız tarafından 01/12/2016 tarihinde, Borsanın 30/11/2015 tarihli duyurusu ile faal hâle gelmesi için 30/11/2016 tarihine kadar süre verildiği, ancak ...’in 30/11/2016 tarihi itibarıyla gayri faal olduğu anlaşıldığından, ... paylarının borsa kotundan çıkarılmasına karar verildiğinin açıklandığı, davalı idarenin aldığı tedbirlerin daha çok payın borsada işlem görmesi suretiyle yatırımcıların daha fazla zarar görmesini engellemiş olduğu anlaşıldığından, davalı idarenin küçük yatırımcıyı şirketin hâkim ortaklarına karşı korumak için tesis etmiş olduğu dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, rehinli payların borsa dışında satışının mümkün olduğuna yönelik gerekçenin hatalı olduğu, kısıtlılık kararı nedeniyle alacağını 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca tahsil edemediği, herhangi bir ön şartı yerine getirmeksizin rehinli payları borsada satabileceği, kısıtlılık kararı nedeniyle bu hakkının kullanamadığı, payları borsa dışında satılması hukuken mümkünse de fiilen imkânsız olduğu, ...’a kredi kullandırdığı, bunun karşılığında şirket ortağı L.E.’nin payları üzerinde rehin hakkı tesis edildiği, ...’in borcunu ifa etmediği, rehinli payları paraya çeviremediği için zararının doğduğu, kısıtlama kararının rehinden sonra verildiği, gerekçeli kararın hatalı olduğu, kısıtlılık kararının kamu hukukuna aykırı olduğu, Kurul’un kendisine tanıdığı yetki ile banka alacağına üstünlük sağlamaya çalıştığı, bankanın manipülasyon yapmasının imkânsız olduğu, adlî yargıda verilen kısıtlılık kararının kaldırıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu idarî işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ:
Dosyanın incelenmesinden, ... Holding’in kayıtlı sermaye tavanı içinde 10.000.000-TL olan çıkarılmış sermayesinin 85.000.000-TL'ye artıracak olması nedeniyle yeni ortaya çıkacak olan 75.000.000 adet payın, L.E. ve S.B.E. dışındaki diğer ortakların pay alım hakları kısıtlanarak, şirket ortaklarına satılması ve bu payların Kurul kayıtlarına alınması istemiyle yapılan başvuru kapsamında, ... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla, anılan payların satış işlemi sonrasında bir yıl süreyle borsada alınıp satılmasının kısıtlanması ve bu payların borsa dışında üçüncü kişilere veya yabancı yatırım fonlarına satılması hâlinde ortaklar tarafından tahsil edilecek olan tutarın ... Holding'in kullanımına sunulması ve kesinlikle şirket dışına çıkarılmaması kaydıyla talebin olumlu karşılanmasına karar verildiği, ancak anılan payların borsada satışının kısıtlanmasına ilişkin olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (...) herhangi bir bilgi verilmediği ve borsada satışın kısıtlanmasına yönelik kararın fiilen uygulanmadığı, bu sırada davacı ile L.E. arasında, 09/08/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında Yedieminli Menkul Kıymet Rehin Sözleşmesi 21/06/2013 tarihinde akdedildiği ve bu kapsamda L.E.'ye ait 3.000.000 adet ... Holding payı üzerinde davacı lehine rehin hakkı tesis edildiği, şartlı olarak yapılan sermaye artırımı sonrası ortaya çıkan 75.000.000 adet payın borsada alınıp satıldığının Kurul'ca tespit edilmesi sonrasında, şirket ortaklarının paylarının sermaye artırımından elde ettikleri pay sayısını geçmemek üzere var olan paylarının borsada satışının kısıtlanmasına yönelik olarak 03/07/2013 tarihinde ... bilgi verildiği, akabinde ... Holding ortakları ile M.U arasındaki pay devir sözleşmeleri uyarınca, sermaye artırımı ile ... Holding'te fiktif bir değer artışı meydana getirildiği ve ... Dış Ticaret Anonim Şirketi paylarının şirket ortakları tarafından bariz bir şekilde farklı fiyatlar üzerinden satılması nedeniyle ... Holding'in 64.405.452,00-TL zarara uğradığı ve bu zarar tazmin edilene kadar rehinli olan paylar da dâhil 62.900.000 adet payın borsada satışının kısıtlanmasına ve bu konuda MKK'ye bildirimde bulunulmasına ... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla karar verildiği anlaşılmaktadır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir."; 47. maddesinin 4. fıkrasında, "(4) Temerrüt hâlinde ya da kanun veya sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda; herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunma, süre verme, adlî veya idarî merciden izin ya da onay alma, teminatın açık artırma ya da başka bir yol ile nakde çevrilmesi gibi herhangi bir ön şartı yerine getirme yükümlülüğü olmaksızın;
a) Mülkiyetin teminat alana devredildiği sözleşmelerde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması kaydıyla, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçların değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir.
b) Mülkiyetin teminat verende kaldığı teminat sözleşmelerinde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçları mülkiyetine geçirerek değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir. Teminat alanın bu şekilde teminat konusu sermaye piyasası araçlarını mülkiyetine geçirebilmesi için taraflar arasındaki teminat sözleşmesinde, bu hakkın kullanılabileceğinin ve sermaye piyasası aracı borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote değil ise değerlemenin ne şekilde yapılacağının açıkça öngörülmüş olması gerekmektedir.
c) (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında temerrüt hâlinde doğan hakların kullanılmasında, borsaya veya teşkilatlanmış diğer piyasalara kote olan teminat konusu sermaye piyasası araçları bakımından vade tarihindeki en yüksek değeri esas alınır. Teminat alanın haklarını kullanması ile alacağını karşıladıktan sonra arta kalan değer teminat verene iade edilir." kurallarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.000.000 adet pay üzerinde rehin hakkına sahip olan bankanın, genel kredi sözleşmesi kapsamında şirketten olan alacağını tahsil edememesi üzerine, rehinli payları borsada satarak nakde çevirmek istemesi üzerine davalı idarenin vermiş olduğu kısıtlama kararı nedeniyle payların borsada satışının engellenmesinden kaynaklanmaktadır.
6362 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca, sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek görevine sahip davalı idarenin, halka açık şirkette sermaye artırımı sonucunda ortaya çıkan kurgusal değer nedeniyle küçük yatırımcının korunması için payların borsada satışının kısıtlanması yönünde bir idarî tedbir alabilirse de, bu tedbir kararının alınması ve uygulanması sırasında ölçülü ve adil davranması gerektiği açıktır. 6362 sayılı Kanun'un 47. Maddesinde düzenlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkı incelendiğinde, sermaye piyasası araçlarının rehnini kolaylaştırmak ve rehin alanların haklarını korumak amacıyla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun rehin hakkı sahibine tanıdığı yetkilerin ötesinde yetkiler tanıdığı anlaşılmaktadır. Nitekim anılan maddesinin gerekçesinde, "Madde ile teminat sözleşmelerinin niteliğine ilişkin düzenlemeler uluslararası özel hukuka ilişkin UNIDROIT düzenlemeleri kapsamında teminat verenin ve teminat alanın haklarının korunduğu bir şekilde kaleme alındığı" ifade edilmiştir.
Davalı idare, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararını ... zamanında bildirmemekle ağır kusurlu olup uyuşmazlığın doğmasına da neden olmuştur. Her ne kadar, uyuşmazlık konusu payların borsa dışında satışı hukuken mümkünse de, davacı bankanın pratikte çok zor olan bu usule zorlanması 6362 sayılı Kanun'un 47. maddesine aykırıdır. Aynı zamanda, davacı bankanın 31/11/2015 tarihli başvurusu üzerine, idare tarafından rehin hakkını da göz önüne alan herhangi bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmamıştır.
Bu itibarla, davacı bankanın rehin hakkını da göz önüne alan ölçülü bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmaksızın payların borsada satışının kısıtlanmasına yönelik dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden, ... Holding’in kayıtlı sermaye tavanı içinde 10.000.000-TL olan çıkarılmış sermayesinin 85.000.000-TL'ye artıracak olması nedeniyle yeni ortaya çıkacak olan 75.000.000 adet payın, L.E. ve S.B.E. dışındaki diğer ortakların pay alım hakları kısıtlanarak, şirket ortaklarına satılması ve bu payların Kurul kayıtlarına alınması istemiyle yapılan başvuru kapsamında, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, anılan payların satış işlemi sonrasında bir yıl süreyle borsada alınıp satılmasının kısıtlanması ve bu payların borsa dışında üçüncü kişilere veya yabancı yatırım fonlarına satılması hâlinde ortaklar tarafından tahsil edilecek olan tutarın ... Holding'in kullanımına sunulması ve kesinlikle şirket dışına çıkarılmaması kaydıyla talebin olumlu karşılanmasına karar verildiği, ancak anılan payların borsada satışının kısıtlanmasına ilişkin olarak Merkezi Kayıt Kuruluşu'na (MKK) herhangi bir bilgi verilmediği ve borsada satışın kısıtlanmasına yönelik kararın fiilen uygulanmadığı, bu sırada davacı ile L.E. arasında, ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında Yedieminli Menkul Kıymet Rehin Sözleşmesi 21/06/2013 tarihinde akdedildiği ve bu kapsamda L.E.'ye ait 3.000.000 adet ... Holding payı üzerinde davacı lehine rehin hakkı tesis edildiği, şartlı olarak yapılan sermaye artırımı sonrası ortaya çıkan 75.000.000 adet payın borsada alınıp satıldığının Kurul'ca tespit edilmesi sonrasında, şirket ortaklarının paylarının sermaye artırımından elde ettikleri pay sayısını geçmemek üzere var olan paylarının borsada satışının kısıtlanmasına yönelik olarak 03/07/2013 tarihinde ... bilgi verildiği, akabinde ... Holding ortakları ile M.U arasındaki pay devir sözleşmeleri uyarınca, sermaye artırımı ile ... Holding'te fiktif bir değer artışı meydana getirildiği ve ... Dış Ticaret Anonim Şirketi paylarının şirket ortakları tarafından bariz bir şekilde farklı fiyatlar üzerinden satılması nedeniyle ... Holding'in 64.405.452,00-TL zarara uğradığı ve bu zarar tazmin edilene kadar rehinli olan paylar da dâhil 62.900.000 adet payın borsada satışının kısıtlanmasına ve bu konuda ... bildirimde bulunulmasına ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla karar verildiği anlaşılmaktadır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir."; 47. maddesinin 4. fıkrasında, "(4) Temerrüt hâlinde ya da kanun veya sözleşme hükümlerinde öngörülen sebeplerle, teminattan alacağın karşılanması söz konusu olduğunda; herhangi bir ihbar veya ihtarda bulunma, süre verme, adlî veya idarî merciden izin ya da onay alma, teminatın açık artırma ya da başka bir yol ile nakde çevrilmesi gibi herhangi bir ön şartı yerine getirme yükümlülüğü olmaksızın;
a) Mülkiyetin teminat alana devredildiği sözleşmelerde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, taraflar arasındaki sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması kaydıyla, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçların değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir.
b) Mülkiyetin teminat verende kaldığı teminat sözleşmelerinde; teminat alan, teminat konusu sermaye piyasası araçlarını, bunlar borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote ise bu piyasalardaki değerlerinden aşağı olmamak üzere, satarak satım bedelinden alacağını karşılama veya bu araçları mülkiyetine geçirerek değerini borçlunun yükümlülüklerinden mahsup etme hakkına sahiptir. Teminat alanın bu şekilde teminat konusu sermaye piyasası araçlarını mülkiyetine geçirebilmesi için taraflar arasındaki teminat sözleşmesinde, bu hakkın kullanılabileceğinin ve sermaye piyasası aracı borsa veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda kote değil ise değerlemenin ne şekilde yapılacağının açıkça öngörülmüş olması gerekmektedir.
c) (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasında temerrüt hâlinde doğan hakların kullanılmasında, borsaya veya teşkilatlanmış diğer piyasalara kote olan teminat konusu sermaye piyasası araçları bakımından vade tarihindeki en yüksek değeri esas alınır. Teminat alanın haklarını kullanması ile alacağını karşıladıktan sonra arta kalan değer teminat verene iade edilir." kurallarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.000.000 adet pay üzerinde rehin hakkına sahip olan bankanın, genel kredi sözleşmesi kapsamında şirketten olan alacağını tahsil edememesi üzerine, rehinli payları borsada satarak nakde çevirmek istemesi üzerine davalı idarenin vermiş olduğu kısıtlama kararı nedeniyle payların borsada satışının engellenmesinden kaynaklanmaktadır.
6362 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca, sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek görevine sahip davalı idarenin, halka açık şirkette sermaye artırımı sonucunda ortaya çıkan kurgusal değer nedeniyle küçük yatırımcının korunması için payların borsada satışının kısıtlanması yönünde bir idarî tedbir alabilirse de, bu tedbir kararının alınması ve uygulanması sırasında ölçülü ve adil davranması gerektiği açıktır. 6362 sayılı Kanun'un 47. maddesinde düzenlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki rehin hakkı incelendiğinde, sermaye piyasası araçlarının rehnini kolaylaştırmak ve rehin alanların haklarını korumak amacıyla, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun rehin hakkı sahibine tanıdığı yetkilerin ötesinde yetkiler tanıdığı anlaşılmaktadır. Nitekim anılan maddesinin gerekçesinde, "Madde ile teminat sözleşmelerinin niteliğine ilişkin düzenlemeler uluslararası özel hukuka ilişkin UNIDROIT düzenlemeleri kapsamında teminat verenin ve teminat alanın haklarının korunduğu bir şekilde kaleme alındığı" ifade edilmiştir.
Davalı idare, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararını MKK'ye zamanında bildirmemekle ağır kusurlu olup uyuşmazlığın doğmasına da neden olmuştur. Her ne kadar, uyuşmazlık konusu payların borsa dışında satışı hukuken mümkünse de, davacı bankanın pratikte çok zor olan bu usule zorlanması 6362 sayılı Kanun'un 47. maddesine aykırıdır. Aynı zamanda, davacı bankanın... tarihli başvurusu üzerine, idare tarafından rehin hakkını da göz önüne alan herhangi bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmamıştır.
Bu itibarla, davacı bankanın rehin hakkını da göz önüne alan ölçülü bir idarî tedbir veya giderim imkânı araştırılmaksızın payların borsada satışının kısıtlanmasına yönelik dava konusu Kurul kararının rehinli paylar yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, aksi yöndeki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.